Yerel Haberler
Rize
Çocukluk hayalini bütün engellere rağmen tamamladı
24 Haziran 2024 Pazartesi - 12:05 Çocukluk hayalini bütün engellere rağmen tamamladı Rizeli kaporta ustası Cihat Çelik, arkadaşından satın aldığı 12 metrelik direğin üzerine 3+1 ev yaptı. Rize’de yaşayan Cihat Çelik, yaklaşık 9 yıl önce bir arkadaşından 12 metrelik bir direk satın aldı. Aldığı bu direk ile neler yapabileceği hakkında kafa yoran Çelik, en sonunda direğin üstünde bir ev yapmaya karar verdi. Çelik, evin nasıl oluşabileceği hakkında notlar almaya başladı. Direğin evi taşıyabilmesi için yakın çevresinde bulunan mühendis, fizikçi ve matematikçilerden yardım aldı. Yaklaşık 3 yıl boyunca projeyi oluşturmak için çalıştı. Ev daha proje aşamasında iken eşi Asya Çelik, tehlikeli olabileceğinden ötürü işe karşı çıktı. Maketleri dahi kıran eşine rağmen projeyi bitiren Çelik, inşaat aşamasına başladı. Temeli atılan direğin içi komple beton doldurularak ve çelik bariyerler ile sağlamlaştırıldı. 6 yıllık süren inşaatın sonunda Çelik, hayalini kurduğu evi sonunda bitirdi. Merkeze bağlı Derebaşı köyündeki arazisinde direğin üzerinde 70 metrekarelik 2+1 ev kurdu. Ev yaparken hastanelik oldu 38 yaşındaki Cihat Çelik, 6 yıllık inşaat sürecini de kolay atlatmadı. Çevredeki komşularının bile kendisine inancı bulunmazken Çelik, bol olduğu her gün evi yapabilmek için çabaladı. İnşaat esnasında devrilen vincin çarpması sonucu kafatasında çatlak ve boynunda kırık meydana geldi. Hastanede kaldığı sürede de sürekli evi düşünen Çelik, proje çizmeye devam etti. Cihat Çelik, şimdi ailesiyle beraber inşaatını tamamladığı evin manzarası karşısında zaman geçiriyor. “İnşaat süreci zorlu geçti” İnşaat sürecinin kendisi ve ailesi için zorlu geçtiğini ifade eden Cihat Çelik, “Aslında bu boyutlarda bir şey yapmayı planlamamıştım. Bir arkadaşımdan direk satın aldım. Sonrasında da bu şekilde gelişti. Bu yapının 9 senelik bir mazisi var. Bunun 3 senesi proje aşamasıydı zaten. Direk uzun olunca her şeyi hesaplamak zorundasın. Bir çok aşamayı zor atlattık zaten. Yeri geldi mühendis arkadaşlardan, yeri geldi fizikçi arkadaşlardan, yeri geldi matematikçi arkadaşlardan yardım aldık. Sonrasında bunun olabileceğine karar verdik ve başladık. Bu proje 6 yıl sürdü. Bu direği arkadaşımdan aldığım için sağlamlığı merak ediliyor. Normalde 30 ton çekebilecek bir halde. İçini çelik bariyerlerle döşedik. İçini de komple beton doldurduk. Şu anda 300 bin tona kadar ağırlık taşıyabilir. Bunun temeli de ona göre yapıldı. Evin yönü bile rüzgâr yönüne göre yapıldı. Sağlamlığından en ufak bir şüphemiz yok. Altında 14 tane çelik bariyerle yapıldı. Bunun ustalığını ben yaptım. Temelinden çatısına kadar her şey bana ait. İnşaat süreci zorlu geçti. Kafamda 70 tane dikiş var. Kafatasım çatladı. Boynum kırıldı. Beni buradan hastaneye zor yetiştirdiler. Hastanedeyken bile bana artık yapmaz diyorlardı. Ben hastanede merdiven projesini çiziyordum. Yarıda kalması benim için daha kötü olurdu. Ölene kadar ben o psikolojisinde olurdum. Çünkü başaramamış oluyorsun” ifadelerini kullandı. “Hiç bize vakit bile ayıramadı” Evi yapabilmek için hiç ailesine bile vakit ayıramadığına vurgu yapan karısı Asya Çelik, “İlk duyduğumda çok karşı çıktım. Tehlikeli olabileceğini düşündüm. Bir de maliyet açısından istemedim ama beni dinlemedi. Hiç bize vakit bile ayıramadı. Her Pazar günü buradaydı. Bazen akşamları bile buraya geldiği oldu. Bize pek vakit ayıramadı. Bittiğinde de biraz isteksiz geldim ama şu anda keyifli vakit geçiriyoruz. Ben maketini kırdım. Burayı yapmasını istemedim. Sonra tekrar birleştirdi. İkinci bir kez daha kırdım. En son çöpe atacağım diye kapıya koydum” şeklinde konuştu. “Bu arada çok hastanelerde uğraştık” Çocukluğundan itibaren çok projeler yaptığını söyleyen anne Fatma Çelik, “Çocukluğundan beri hayali buydu. Küçük küçük başlamıştı. Hatta uçmak için de bir şeyler yapmıştı. Kanat yapmıştı, uçacaktı. Böyle evler yapıyordu. Çok projeleri vardı. Aklında çok şey vardı. Ancak defterlere çizerdi. Allah’a çok şükür yaptı. Bu arada çok hastanelerde uğraştık. Çok şeyler yaşadık” dedi.
Çocukluk hayalini bütün engellere rağmen tamamladı
24 Haziran 2024 Pazartesi - 11:58 Çocukluk hayalini bütün engellere rağmen tamamladı Rizeli kaporta ustası Cihat Çelik, arkadaşından satın aldığı 12 metrelik direğin üzerine 3+1 ev yaptı. Rize’de yaşayan Cihat Çelik, yaklaşık 9 yıl önce bir arkadaşından 12 metrelik bir direk satın aldı. Aldığı bu direk ile neler yapabileceği hakkında kafa yoran Çelik, en sonunda direğin üstünde bir ev yapmaya karar verdi. Çelik, evin nasıl oluşabileceği hakkında notlar almaya başladı. Direğin evi taşıyabilmesi için yakın çevresinde bulunan mühendis, fizikçi ve matematikçilerden yardım aldı. Yaklaşık 3 yıl boyunca projeyi oluşturmak için çalıştı. Ev daha proje aşamasında iken eşi Asya Çelik, tehlikeli olabileceğinden ötürü işe karşı çıktı. Maketleri dahi kıran eşine rağmen projeyi bitiren Çelik, inşaat aşamasına başladı. Temeli atılan direğin içi komple beton doldurularak ve çelik bariyerler ile sağlamlaştırıldı. 6 yıllık süren inşaatın sonunda Çelik, hayalini kurduğu evi sonunda bitirdi. Merkeze bağlı Derebaşı köyündeki arazisinde direğin üzerinde 70 metrekarelik 2+1 ev kurdu. Ev yaparken hastanelik oldu 38 yaşında ki Cihat Çelik, 6 yıllık inşaat sürecini de kolay atlatmadı. Çevredeki komşularının bile kendisine inancı bulunmazken Çelik, bol olduğu her gün evi yapabilmek için çabaladı. İnşaat esnasında devrilen vincin çarpması sonucu kafatasında çatlak ve boynunda kırık meydana geldi. Hastanede kaldığı sürede de sürekli evi düşünen Çelik, proje çizmeye devam etti. Cihat Çelik, şimdi ailesiyle beraber inşaatını tamamladığı evin manzarası karşısında zaman geçiriyor. “İnşaat süreci zorlu geçti” İnşaat sürecinin kendisi ve ailesi için zorlu geçtiğini ifade eden Cihat Çelik, “Aslında bu boyutlarda bir şey yapmayı planlamamıştım. Bir arkadaşımdan direk satın aldım. Sonrasında da bu şekilde gelişti. Bu yapının 9 senelik bir mazisi var. Bunun 3 senesi proje aşamasıydı zaten. Direk uzun olunca her şeyi hesaplamak zorundasın. Bir çok aşamayı zor atlattık zaten. Yeri geldi mühendis arkadaşlardan, yeri geldi fizikçi arkadaşlardan, yeri geldi matematikçi arkadaşlardan yardım aldık. Sonrasında bunun olabileceğine karar verdik ve başladık. Bu proje 6 yıl sürdü. Bu direği arkadaşımdan aldığım için sağlamlığı merak ediliyor. Normalde 30 ton çekebilecek bir halde. İçini çelik bariyerlerle döşedik. İçini de komple beton doldurduk. Şu anda 300 bin tona kadar ağırlık taşıyabilir. Bunun temeli de ona göre yapıldı. Evin yönü bile rüzgâr yönüne göre yapıldı. Sağlamlığından en ufak bir şüphemiz yok. Altında 14 tane çelik bariyerle yapıldı. Bunun ustalığını ben yaptım. Temelinden çatısına kadar her şey bana ait. İnşaat süreci zorlu geçti. Kafamda 70 tane dikiş var. Kafatasım çatladı. Boynum kırıldı. Beni buradan hastaneye zor yetiştirdiler. Hastanedeyken bile bana artık yapmaz diyorlardı. Ben hastanede merdiven projesini çiziyordum. Yarıda kalması benim için daha kötü olurdu. Ölene kadar ben o psikolojisinde olurdum. Çünkü başaramamış oluyorsun” ifadelerini kullandı. “Hiç bize vakit bile ayıramadı” Evi yapabilmek için hiç ailesine bile vakit ayıramadığına vurgu yapan karısı Asya Çelik, “İlk duyduğumda çok karşı çıktım. Tehlikeli olabileceğini düşündüm. Bide maliyet açısından istemedim ama beni dinlemedi. Hiç bize vakit bile ayıramadı. Her Pazar günü buradaydı. Bazen akşamları bile buraya geldiği oldu. Bize pek vakit ayıramadı. Bittiğinde de biraz isteksiz geldim ama şu anda keyifli vakit geçiriyoruz. Ben maketini kırdım. Burayı yapmasını istemedim. Sonra tekrar birleştirdi. İkinci bir kez daha kırdım. En son çöpe atacağım diye kapıya koydum” şeklinde konuştu. “Bu arada çok hastanelerde uğraştık” Çocukluğundan itibaren çok projeler yaptığını söyleyen anne Fatma Çelik, “Çocukluğundan beri hayali buydu. Küçük küçük başlamıştı. Hatta uçmak için de bir şeyler yapmıştı. Kanat yapmıştı, uçacaktı. Böyle evler yapıyordu. Çok projeleri vardı. Aklında çok şey vardı. Ancak defterlere çizerdi. Allah’a çok şükür yaptı. Bu arada çok hastanelerde uğraştık. Çok şeyler yaşadık” dedi. (HFD-ÖS-Y)
Ayder’de kıyasıya boğa güreşleri
23 Haziran 2024 Pazar - 14:28 Ayder’de kıyasıya boğa güreşleri Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin dünyaca ünlü turizm bölgesi Ayder Yaylası’nda bu yıl 28’incisi düzenlenen Ayder boğa güreşlerinde boğalar kıyasıya mücadele etti. Çamlıhemşin’in Ayder Yaylası Galer Düzü’nde bulunan arenada baş, başaltı, küçük orta ve büyük orta ve ayak kategorisi olmak üzere 5 kategoride yarışan 70 boğa kıran kırana mücadele etti. Boynuz kontrolleri gerçekleştirilen boğalar sırayla arenaya alındı. Boğa sahiplerinin de büyük heyecan yaşadığı güreşlerde bazı boğalar hemen sonuca giderken, bazı boğalar ise hiç güreşmeden arenayı terk ederek sahibinin hüsrana uğramasına sebep oldu. Güreşlerde boğaların sahipleri güreşi kendi boğası kazanabilmesi için yanına yaklaşarak onunla konuşuyor. Güreşlerde dereceye giren boğaların sahiplerine toplam 400 bin lira ödül verildi. “Boğalar muhteşem” Boğa güreşi festivalinin kendileri için eğlenceli geçtiğini söyleyen Osman Çamkerte, “Boğa festivali çok güzel geçiyor. Katılım çok güzel. Boğalar muhteşem. Çamlıhemşin’de artık geleneksel olarak düzenleniyor. Artvin yöresinde de bu güreşler oluyor. Buradaki şampiyonlar Türkiye şampiyonasına gidiyor. Buradaki birincileri oraya gönderiyorlar. Süper eğleniyoruz. Hava da muhteşem” ifadelerini kullandı. “Bu bizim kültürümüzdür” Boğa güreşlerinin kendilerinin bir kültürü olduğunu ve her yıl izlemek için geldiklerini ifade eden Havva Şen, “Burası çok güzel. Boğa güreşlerine geldik. Şimdi de onları izliyoruz. Her sene izliyoruz. Bu bizim kültürümüzdür. Çok da güzeldir. Biz burada eğleniyoruz. Eğlenmezsek gelmeyiz. Eğleniyoruz ki geliyoruz” şeklinde konuştu.
Ayder’de boğa güreşlerine yoğun ilgi
23 Haziran 2024 Pazar - 14:27 Ayder’de boğa güreşlerine yoğun ilgi Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin dünyaca ünlü turizm bölgesi Ayder Yaylası’nda bu yıl 28’ncisi düzenlenen Ayder boğa güreşlerinde boğalar kıyasıya mücadele etti. Çamlıhemşin’in Ayder Yaylası Galer Düzü’nde bulunan arenada baş, başaltı, küçük orta ve büyük orta ve ayak kategorisi olmak üzere 5 kategoride yarışan 70 boğa kıran kırana mücadele etti. Boynuz kontrolleri gerçekleştirilen boğalar sırayla arenaya alındı. Boğa sahiplerinin de büyük heyecan yaşadığı güreşlerde bazı boğalar hemen sonuca giderken, bazı boğalar ise hiç güreşmeden arenayı terk ederek sahibinin hüsrana uğramasına sebep oldu. Güreşlerde boğaların sahipleri güreşi kendi boğası kazanabilmesi için yanına yaklaşarak onunla konuşuyor. Güreşlerde dereceye giren boğaların sahiplerine toplam 400 bin lira ödül verildi. “Boğalar muhteşem” Boğa güreşi festivalinin kendileri için eğlenceli geçtiğini söyleyen Osman Çamkerte, “Boğa festivali çok güzel geçiyor. Katılım çok güzel. Boğalar muhteşem. Çamlıhemşin’de artık geleneksel olarak düzenleniyor. Artvin yöresinde de bu güreşler oluyor. Buradaki şampiyonlar Türkiye şampiyonasına gidiyor. Buradaki birincileri oraya gönderiyorlar. Süper eğleniyoruz. Hava da muhteşem” ifadelerini kullandı. “Bu bizim kültürümüzdür” Boğa güreşlerinin kendilerinin bir kültürü olduğunu ve her yıl izlemek için geldiklerini ifade eden Havva Şen, “Burası çok güzel. Boğa güreşlerine geldik. Şimdi de onları izliyoruz. Her sene izliyoruz. Bu bizim kültürümüzdür. Çok da güzeldir. Biz burada eğleniyoruz. Eğlenmezsek gelmeyiz. Eğleniyoruz ki geliyoruz” şeklindekonuştu. (HFD-
Rize’de denize giren Gürcistan uyruklu 2 kişi hayatlarını kaybetti
22 Haziran 2024 Cumartesi - 12:28 Rize’de denize giren Gürcistan uyruklu 2 kişi hayatlarını kaybetti Rize’nin Pazar ve Ardeşen ilçelerinde denize giren 2 Gürcistan uyruklu kişi hayatlarını kaybetti. İlk boğulma vakası Rize’nin Pazar ilçesi Hamidiye Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Gürcistan uyruklu olan Avtandil Tavartkiladze (45) serinlemek üzere denize girdi. Denize giren Tavartkiladze, bir süre sonra akıntıya kapılarak sürüklenmeye başladı. Çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı servisine bildirdi. İhbarın üzerine olay yerine AFAD, sahil güvenlik, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sahil güvenlik ve kıyı emniyeti ekiplerince Tavartkiladze, kıyıya çıkarıldı. Kıyıya çıkarılan Tavartkiladze, sağlık ekipleri tarafından yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. İkinci boğulma vakası Ardeşen’de ikinci boğulma vakası ise Ardeşen ilçesine bağlı Fatih Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Gürcistan uyruklu olan Alvarce Tavatgadze (50) serinlemek üzere denize girdi. Denize giren Tavatgadze, bir süre sonra hareketsiz bir biçimde suyun üzerinde kaldı. Suyun üzerinde hareketsiz olarak sürüklenen Tavatgadze’yi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı servisine bildirdi. İhbarın üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerince Tavatgadze, kıyıya çıkarıldı. Kıyıya çıkarılan Tavatgadze, sağlık ekipleri tarafından yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden Avtandil Tavartkiladze’nin cenazesi Kaçkar Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, hayatını kaybeden Tavatgadze ise Rize Adli Tıp Merkezi’ne kaldırıldı.
Sahte Anzer balı için hukuki süreç başlatıldı
22 Haziran 2024 Cumartesi - 11:53 Sahte Anzer balı için hukuki süreç başlatıldı Piyasada satışa sunulan sahte Anzer balı satıcıları hakkında hukuki işlem başlatıldı. Rize’nin Anzer Yaylası’nda üretilen ve şifa olarak bilinen dünyaca ünlü Anzer balı, yurt içinde ve yurt dışında taklit edilerek satışı gerçekleştiriliyor. Vatandaşların sağlıkları ve sağlık umutlarıyla oynayan umut tacirlerine karşı Anzer Yaylası sakinleri mücadelesini sürdürüyor. Sahte Anzer balı satışlarını durdurmak isteyen yayla sakinleri, hukuki yollara başvurdu. Anzer Ballıköy köyünde toplanan Anzerliler, sahte bala karşı vatandaşları uyarmak adına basın açıklaması yaparak, sahte Anzer balı üreticileri hakkında yasal süreç başlatıldığını duyurdu. Konu hakkında açıklama yapan Rize Barosu Başkanı Ümit Peçe, gerçeğinin az üretilebilmesine rağmen ülke genelinde Anzer balı adı altında tonlarca sahte bal satıldığını ifade ederek, “Anzer balı için, Anzer balının geleceği için, Anzer balını koruyup kollamak için buradayız ve sahip çıkmaya kararlıyız. Bunu ifade etmek için toplandık. Anzer balı ismini bu yöreden alan, Anzer yöresinden alan coğrafi işaretli bir baldır. Ama maalesef çok az üretilmesine karşın ülkemiz genelinde çok fazla yaygın bir şekilde satışı yapılmaktadır. Tonlarca birçok yerden, birçok noktadan satışı yapılmaktadır. Biz bu kaçak satışın, sahte balın, bu sahte pazarlamanın önüne geçmek için toplandık ve karar verdik. Artık bu saatten sonra kaçak bala, sahte bala, sahtekarlara müsaade etmeyeceğiz” dedi. Anzer balı sahtekarlarının peşini bırakmayacaklarına vurgu yapan Peçe, köy sakinleri adına belirlenen sahte bal satıcılarına tazminat davası da açılacağını kaydederek, “Bu işin bir adli soruşturmayla çözülebileceğini, bir nihai çözüme adli soruşturmayla ulaşılabileceğini düşündük. Bu bakımdan Türkiye’nin neresinde olursa olsun kaçak bal satışı yapanlarla ilgili tespit yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bununla ilgili Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçemizi verdik ve bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma şu an titizlikle devam etmektedir. Biz de bu soruşturmanın akıbetini takip ediyoruz. Önümüzdeki günlerde hep birlikte suçlular tespit edilecek ve adaletin önüne çıkartılacaktır. Aynı zamanda tespit edilecek şüpheliler, sahtekarların peşini bırakmayacağız. Bunlarla ilgili Anzer halkı adına tazminat davası açacağız. Bunları Anzer Yaylası’ndan deklare etmek için toplandık. Anzer balı sadece Anzer’de yaşayan insanların değil, Rize’nin, Rize’mizin bir markasıdır. Biz de Rize Barosu olarak Anzer balına sahip çıkmak zorunda olduğumuzu hissettik. Bu konuda destek vermeyi, bundan sonraki süreci yürütmeye kararlıyız” şeklinde konuştu. “Türkiye’nin çok noktalarında bal satılıyor ama öyle bir bal üretilmiyor” Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel ise sahte bal satıcılarının Anzer ismi ile bir rant kapısı oluşturulduğunu ve bu şekliyle Anzer balının ismine zarar verildiğini dile getirerek, “Yerelde ve Türkiye genelinde satılan sahte ballarla ilgili bir mücadele başlattık. Bu mücadelemizin ilk ayağı olan iki ay önce Baro Başkanımız ile görüştükten sonra kooperatif başkanlarımızla ve Sayın Valimizin de tam desteğini alarak mücadelemizi sürdürüyoruz. Burada özellikle tüketicilerimizle ilgili şunu söylemek istiyorum. Türkiye’nin çok noktalarında bal satılıyor ama öyle bir bal üretilmiyor. Yani satılan balların birçoğunun sahte olduğunu ben buradan deklare ediyorum ve söylüyorum. Artık mücadelemiz başlamıştır. Bu mücadelemizin sonuna kadar hukuk olarak biz devam edeceğiz. Ta ki balımızın aslına, özüne dönene kadar. Çünkü artık Türkiye’de bana göre sahtekarlar bir rant kapısı oluşturmuş. Balımızın markasını kendilerinin yok etmesine müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. “Tüketici burada kandırılıyor, aldatılıyor” Azner balı alırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurun coğrafi işaret bandrolü olduğunun altını çizen Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Muzaffer Deniz, “Anzer balı 2021 yılı itibarıyla coğrafi işaretli olarak, coğrafi logo olarak tescillenmiştir. Yani gerçek Anzer balında coğrafi işaret logosu olmak zorundadır. Gerçek Anzer balının dolumu Rize Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde Rize Arızalar Birliği tesislerinde yapılıyor. Bu hususları barındırarak satılan ballar gerçek Anzer balıdır. Ama maalesef tabii ki bir kanuni boşluk var. Ülkemizde birçok ilimizde, hatta yurt dışında bile Anzer menşeili olmayan ballar maalesef Anzer balı diye satılıyor ve tüketici burada kandırılıyor, aldatılıyor. Tabii ki biz Anzer Ballı Köyü Kooperatifleri olarak buradan tüketiciye şunu ifade etmek istiyoruz. Lütfen hakiki ve gerçek Anzer balı alınmak isteniyor ise coğrafi patentli, coğrafi logolu gerçek Anzer ballarına yönelsinler. Bunların dışında piyasada satılan hatta kooperatif adı altında bile olsa farklı bireysel markalarda olsa bile, kurşun mühürlü olsa dahi bunlar gerçek Anzer balı değildir” dedi.