''Namazlı ve abdestli, çok mütevazi bir çocuk''
Fenerbahçeli N’Golo Kante ile samimiyeti gündem olan Hatun teyze konuştu
"O gece Hüseyin'i bize Allah getirtti"
Depremde 6 kişilik aileden sadece o hayatta kaldı
6 Şubat 2023 saat 04.17
Türkiye bu tarihi ve saati hiçbir zaman unutmayacak...
"25 yıllık emeğimiz vardı''
"Altın iş yapacağız" vaadiyle kandırılan adam 16 milyon TL'sini kaybetti
"Atık" demedi, kazanca dönüştürdü!
Fabrikaların kumaşlarını satın alıp, 20 dakikada kıyafet üretiyor
Buca Belediyesinde rüşvet soruşturması
28 şüpheli hakkında gözaltı kararı
N’Golo Kante, resmen Fenerbahçe’de
2.5 yıllığına sarı-lacivertli renklere bağlayan sözleşmeye imza attı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi açıkladı!
"ABD ile nükleer müzakereler cuma günü Maskat’ta gerçekleştirilecek"
Taraftardan coşkulu karşılama
Fenerbahçe’nin yeni transferi N’Golo Kante, İstanbul’da
’Casusluk’ soruşturması tamamlandı!
Ekrem İmamoğlu ve 3 şüpheliye 20 yıla kadar hapis talebi
"Çok endişelenmeli"
Trump’tan İran Dini Lideri Hamaney’e tehdit
Kupada Aslan şov!
Galatasaray, İstanbulspor'u rahat geçti
Kahire'de Togg sürprizi!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sisi'ye hediye etti
Ortak gündemimiz Filistin davası!
"İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararını kabul etmiyoruz"
Görüşmede duygusal anlar yaşandı!
Albay, depremzede Beliz'e üşümesin diye montunu vermişti
7 araç zarar gördü!
Kastamonu’da istinat duvarı çöktü
"Kızımın ölümünden FETÖ sorumludur"
Defne Joy Foster’ın ölüm yıldönümünde şüphe yeniden gündemde!
Dev kayalar yola düştü!
Yüksekova-Van karayolunda faciadan dönüldü
Rıza Akpolat'ın makam şoförü savunma yaptı!
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılamalar sürüyor
Vatandaşlar koruma altına alınmasını istiyor
Gizemli yer altı yapıları definecilerin talanına uğradı!
Tartışma konusu olmuştu
Selimiye Camii'nde kubbe yazıları uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi
"Yusuf benim nefesim oldu"
Bakan Kurum’un hikayesini paylaştığı dede ve torun deprem anlarını anlattı
Cansız bedenine ulaşıldı
Nevşehir'de kayıp genç kızdan acı haber!
''Hafızamdan silinmiyor''
Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı
Üç bin heykelin en büyüğü yerle bir edilmişti
Suriye’de halkın yıktığı Hafız Esad’ın dev heykelinden geriye enkazı kaldı
İHA objektiflerinden 2025 yılı2025 yılı böyle geçti2025 yılının drone panorama görüntüleri15 Temmuz En Uzun GeceİHA Arşivinden 1999 Depremi6 Şubat Kahramanmaraş Depremi BelgeseliYüzyılın ihaneti: Mankurtlar, HaşhaşilerOradaydık, unutmadık, unutturmadık! - 15 TemmuzİHA arşivinden 28 Şubat Postmodern Darbesi...İHA arşivinden başörtüsü zulmüİHA arşivinden Gezi Kalkışması belgeseli2024 yılı böyle geçti2024 yılının dron panorama görüntüleriİHA objektiflerinden 2024 yılıİHA 2023 PanoramaİHA 2023 drone panoramaİHA objektiflerinden 2023 yılıİhlas Haber Ajansı (İHA) 30 yaşında!2022 yılının drone panorama görüntüleriİHA objektiflerinden 2022 yılıİHA Panorama 2021!2021 yılının drone panorama görüntüleriİHA objektiflerinden 2021 yılıDiyarbakır'ın çileli anneleriİHA Objektifinden Çeyrek AsırİHA'nın İHA'ları her yerde
Yerel Haberler
Adana Uçurum: "AOSB’yi yeniden Türkiye’nin zirvesine taşımak için yola çıktık" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 10 Şubat’ta yapılacak seçimler öncesinde sanayici kimliği, yönetsel deneyimi ve katılımcı vizyonuyla öne çıkan Başkan Adayı İsrafil Uçurum, "Hep birlikte yönetmek, hep birlikte büyümek" anlayışını merkeze alan bir vizyon ile hizmete talip olduklarını belirtti. AOSB’nin köklü ve güçlü sanayi yapısının simge firmaları arasında yer alan Bossa ve Oğuz Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve Adana Sanayi Odası (ADASO) Meclis Başkanlığı görevini 2014 yılından bu yana sürdüren İsrafil Uçurum, seçim yarışında özellikle arsa, enerji ve yönetişim başlıklarında ortaya koyduğu net mesajlarla öne çıktı. 2004-2010 yılları arısında AOSB’nin yönetiminde görev alan, başkanlık yapan ve bu görevi kendi isteğiyle devrederek kurumsal yönetişim anlayışıyla örnek bir davranış ortaya koyan İsrafil Uçurum, güneyin sanayi üssünü yeniden Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getirmek için başkanlığa talip olduğunu vurguladı. İsrafil Uçurum, "AOSB, Adana’nın sanayi hafızası, Türkiye’nin ihracat gücünün önemli merkezlerinden biridir. Ben de bu bölgenin içinde yetişmiş, yatırımını AOSB’ye yapmış, üretimin her aşamasını birebir yaşamış bir sanayici olarak sorumluluk almaya talibim. Çünkü AOSB’nin yeniden ivme kazanması, sanayicinin önünün açılması ve bölgenin hak ettiği yere ulaşması gerektiğine inanıyorum" dedi. "Vizyonumuzun temel sütunları şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık" Yönetim vizyonunun merkezinde şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık anlayışının yer aldığını, kişilere değil sisteme dayalı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini kaydeden İsrafil Uçurum, "Farklı sektörlerden 11 asıl, 11 yedekten oluşan güçlü bir yönetim kurulu oluşturduk. AOSB’deki sanayicilerin teveccühü ile hizmet bayrağını devraldıktan sonra önde gelen sanayicilerin yer alacağı bir de danışma kurulu oluşturacağız. Bölgemizdeki sanayicileri karar süreçlerine doğrudan dahil edeceğiz. Genç ve kadın sanayicilerimizi de OSB yönetimine entegre edeceğiz. AOSB’yi 500 sanayicimizle birlikte yönetmek istiyoruz. Herkes ne olup bittiğini bilsin, söz sahibi olsun. Bunu anlayışın oturmasını istiyoruz" diye konuştu. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasının temel öncelik olması gerektiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, özellikle ucuz ve temiz enerji konusuna dikkat çekti. Yönetimleri döneminde atmış oldukları adımlar sayesinde bugün OSB’de kullanılan elektriğin ve doğalgazın OSB dışındaki fabrikalara göre daha ucuz olmasını sağladıklarını kaydeden İsrafil Uçurum, "Şimdi mevcudun üzerine yenilerini ekleme zamanıdır. Göreve gelir gelmez sanayicinin daha ucuz ve temiz enerji kullanabilmesi için bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla irtibata geçeceğiz. Türkiye genelinde tarıma elverişsiz alanlarda enerji santrali projemizi hayata geçirmek istiyoruz. Böylelikle sanayiciye uygun maliyetli elektrik sağlayacağız. Bu yatırımlarımız sınırda karbon düzenlemesi başta olmak üzere küresel çevre standartlarını da gözeten stratejik yatırımlar olacak" ifadelerini kullandı. Temel amaçlarının AOSB’de üretim yapan sanayicinin rekabet gücünü artırmak, yatırımı teşvik etmek ve bölgeyi yeniden Türkiye’nin öncü sanayi merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu kaydeden İsrafil Uçurum, "Elektrik, su, doğal gaz ve OSB aidatlarında maliyetleri aşağı çekecek düzenlemeler yapacağız. Sanayicinin dış pazarlara erişimini kolaylaştıracak ihracat destek ofislerinin kurulmasını sağlayacağız. Nitelikli iş gücüne erişimi güçlendirecek insan kaynakları destek mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Dijitalleşme, yazılım ve yeni nesil sanayi yatırımları için altyapıyı güçlendireceğiz" dedi. "Sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle başkan adayı oldum" Başkan adaylığının bir makam arayışından değil, sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle şekillendiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, yönetim anlayışının merkezine sorumluluk, şeffaflık ve hesap verebilirliği koyduklarını ifade etti. Makamların hizmet aracı olarak görülmesi gerektiğini dile getiren İsrafil Uçurum, "Makam peşinde değiliz. Zamanında AOSB Başkanlığını kendi isteği ile bırakan biriyim. Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı olarak odasını sanayiciye hizmet üretmek için Türk Eximbank’a veren bir anlayışa sahibim" diye konuştu. En dikkat çekici taahhütlerinden birinin de görev süresi sınırlaması olduğunu belirten İsrafil Uçurum, AOSB’de yönetim anlayışının kurumsallaşması gerektiğine dikkat çekti. İsrafil Uçurum, bu kapsamda başkanlık görev süresinin en fazla iki dönemle sınırlandırılmasına yönelik prensip kararının genel kurulda sanayicilerin oyuna sunulmasını hedeflediklerini söyledi. AOSB’nin bugün çözüm bekleyen en önemli sorunlarının başında arsa üretimi ve yatırım süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların geldiğini söyleyen İsrafil Uçurum, daha sonra şunları söyledi: "Yıllardır ön tahsisi yapılmış ancak yatırıma dönüşmemiş alanlar, teslim tarihleri belirsiz projeler ve sanayicinin kullanamadığı ciddi bir kaynak söz konusu. Sanayici arsa istiyor. Ön tahsis yapılmış ama arsa sanayiciye yatırım için teslim edilmediği gibi alt yapı yatırımları dahi yapılmamış alanlar mevcut. Göreve gelir gelmez en öncelikli işimiz, arsa üretimini hızlandırmak, altyapıları tamamlamak ve tüm süreçleri şeffaf, takvime bağlı ve denetlenebilir hale getirmek olacaktır. AOSB, bir dönem Türkiye’nin en büyük ve en güçlü 2’nci OSB’si iken ancak bugün geldiğimiz noktada ilk 15 içine dahi giremiyor. Doğru yönetim, güçlü vizyon ve sanayicinin desteğiyle AOSB’yi yeniden Türkiye’nin ilk üç organize sanayi bölgesi arasına taşımak mümkündür. Ben bu sorumluluğu almaya, AOSB’yi birlikte yönetmeye ve üretimin gücünü yeniden zirveye taşımaya hazırım."
Malatya Fırat EDAŞ Malatya’da deprem sonrası enerji altyapısına 3,5 milyar TL yatırım yaptı 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da enerji altyapısının yeniden ayağa kaldırılması için sahadaki çalışmalarını sürdüren Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), 3,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Yatırımlar kapsamında Malatya genelinde 83 dağıtım merkezi, 270 trafo, 36 bin 255 direk, 10 bin 671 armatür ile 1.701 kilometre yeni hattı şebekeye dahil eden şirket, enerji arzının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için saha faaliyetlerini sürdürüyor. Üç yıl önce meydana gelen 6 Şubat Depremi, binlerce insanın yaşamını kalıcı biçimde değiştirdi. Depremden etkilenen şebekenin tekrar ayağa kaldırılması ve güvenli şekilde yeniden işletilmesi öncelik haline geldi. Bu kapsamda Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’da enerji altyapısının güçlendirilmesini öncelikli bir sorumluluk olarak ele aldı. Afetin hemen ardından başlatılan çalışmalarla, güvenli ve dayanıklı bir şebeke yapısının oluşturulmasını hedefledi. Güçlü ve dayanıklı bir enerji altyapısı Şirket, Malatya’da deprem sonrasında toplam 3,5 milyar TL yatırım hayata geçirerek kent genelinde enerji altyapısının onarımı, yenilenmesi ve kapasitesinin artırılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda kent genelinde 83 dağıtım merkezi, 270 trafo, 36 bin 255 direk, 10 bin 671 armatür ve 1.701 kilometre yeni hat şebekeye dahil edildi. Gerçekleştirilen yatırımlar, Malatya’da günlük yaşamın devamı açısından kritik öneme sahip altyapının yeniden ayağa kalkmasına katkı sundu. Fırat EDAŞ, gerçekleştirdiği çalışmalarla mevcut ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı dirençli bir enerji altyapısı oluşturduğunu duyurdu. "Önceliğimiz hayatın devamlılığı oldu" Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Fırat EDAŞ Şirket Müdürü Müjdat Çelik, "6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da enerji altyapısının güvenli ve dayanıklı biçimde yeniden kurulması, bizim için teknik bir çalışmanın ötesinde bir sorumluluktu. Enerji altyapısını mümkün olan en kısa sürede yeniden ayağa kaldırmak için aralıksız çalıştık. Bu süreçte önceliğimiz, yaşamın kesintisiz sürdürülebilmesi için sahada hızlı, koordineli ve kalıcı çözümler üretmekti. Yaptığımız yatırımlarla altyapıyı daha güvenli ve daha dayanıklı hale getirdik. Çalışmalarımız sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda aralıksız sürdürüyoruz" dedi.
Bursa Yüzlerce yıllık tatlıyı dondurmayla buluşturdu; şimdi dünyaya satıyor Bursa’nın İnegöl ilçesinde 125 yıllık tarihe sahip bir helvacının 4’üncü kuşak temsilcisi Cihan Bozacılar, yüzlerce yıllık tarihe sahip geleneksel Türk tatlısı olan irmik helvasını 2017’de dondurmayla bir arada sunmaya başlayarak, gençlerin tüketim alışkanlıklarına girmeyi başardı. Çocukluğu tezgah başında helva satarak geçen 40 yaşındaki Bozacılar, bugün 400’e yakın şubesiyle milyonlarca kişiye klasik, Antep fıstıklı, Dubai çikolatalı, meyveli irmik helvası yediriyor. Yaş ortalamasını düşüren, çocuklara bile irmik helvasını sevdiren Bozacıoğlu, Türkiye ve 20 ülkede 400’e yakın şubesinde dondurmalı irmik helvası yedirirken, şube ağını genişletmeyi hedefliyor. Helvacı Ali Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Bozacılar, hikayelerinin 1892 yılında ilk kuşak dedeleri olan İdris Efendi’nin Yugoslavya (Kosova) Prizen’den İnegöl’e göç etmesiyle başladığını söyledi. Bozacılar, İdris Efendi tarafından ilk helva, boza ve şıra dükkanının 1900’de İnegöl’de açıldığını anlatarak, "Helvacı Ali’nin isim babası ise 1919 yılında doğan 2. kuşak dedemiz Ali Bozacılar oldu. Uzun yıllar sürdürdüğü helvacılığı oğlu Şadan Bozacılar’a devretti ve bu köklü miras babamdan da bana aktarıldı" dedi. Tahin helvası ve yaz helvası gibi katı helva grubunun üreticisi olduklarını dile getiren Bozacılar, 125 yıllık dükkanlarında aynı lezzet ve kaliteyle bugünlere geldiklerini kaydetti. Çocukluğu ticaretin içinde geçti Dedesinin yönlendirmesiyle çocukluğunun tatlı tezgahında helva satarak geçtiğini aktaran Bozacılar, 40 yaşında olduğunu ve tüm hayatının helvanın içinde geçtiğini söyledi. Zamanla irmik helvası ve diğer bazı tatlıların da üretim ve satışına başladıklarını anlatan Bozacılar, "Ticaretin Türkiye’deki merkezlerinden olan İnegöl’de bulunmak bizim için bir şanstı. Yeni bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Mobilyanın merkezindeyiz. Herkes sürekli yeni ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkıyor. Bizim de yeni, kalıcı ve sevilen bir ürüne ihtiyacımız vardı" ifadesini kullandı. Katı helvaların özellikle tahin helvasının sezonluk olduğunu belirten Bozacılar, şöyle konuştu: "Tam zamanlı helva tüketimini nasıl oluştururuz diye düşündük, çalıştık ve katma değerli bir ürün ortaya koyduk. Osmanlı’dan gelen kültürel mirasımız olan irmik helvasını dondurmayla buluşturduk. İrmik helvası genellikle Ramazan ayında iftar sonrasında tüketilen bir tatlı türü. Anadolu’da düğün yemeklerinde de sıkça tüketiliyor. Biz bu geleneksel tatlıyı dondurmayla kolay sunum halinde planladık. 2017 yılında ikinci şubemizi İnegöl’de açtık ve dondurmalı irmik helvası hikayesi de böyle başladı." Helva tüketim yaş ortalaması düştü Normalde tahin helvasının, yaz ve irmik helvasının genel tüketim yaş ortalamasının yukarıda olduğunu belirten Bozacılar, "Gençlere bu tatlıyı tükettirmek kolay değildi. Dondurmalı hale gelince tüketici yaşını çok aşağılara çektik. Çocuklar ve gençler dondurmalı irmik tatlısını çok sevdi" dedi. Gıdada hızlı tüketim çağında olunduğunu dile getiren Bozacılar, "İnsanlar yemeğini, tatlısını hızlıca tüketip işlerini halletme telaşında. Elbet yemek ayrı bir kültür, sohbeti, buluşmaları, iş görüşmeleri açısından önemli. Ancak hızlı tüketimde tatlının yeri azdı. Biz hızlı gıda tüketimine dondurmalı irmik helvasını da soktuk. Ayakta kase içinde tadımlık özel bir lezzet oldu" diye konuştu. Dondurmalarının keçi sütünden olduğunu vurgulayan Bozacılar, "Dondurmanın formülü bize ait, ürettiriyoruz. İrmiği de hep aynı güvenilir yerlerden kaliteli olarak tedarik ediyoruz. Bizde lezzetin sürdürülebilir olması ve bozulmaması çok önemli" ifadesini kullandı. Geleneksel Türk tatlısı ABD’de tüketiliyor Zamanla irmik helvasını çeşitlendirdiklerini belirten Bozacılar, klasik irmik helvası yanında, cennet çamuru denilen Antep fıstıklı, lotuslu, sade çikolatalı, Dubai çikolatalı ve meyveli sultan çeşitlerinin bulunduğunu anlattı. Dubai, Katar, Almanya ve ABD gibi yurt dışında birçok noktada şubelerinin bulunduğunu aktaran Bozacılar, şöyle devam etti: "Şu an 20 ülkede satışımız var. Türkiye ve yurt dışında lokomotif ürünümüz klasik irmik helvası. Bunu cennet çamuru içerikli ürünümüz izliyor. Kanada’da mesela en çok bu ürünümüz tüketiliyor, ilgi görüyor. ABD gibi bir ülkede geleneksel tatlımızın, irmik helvasının tüketilmesini sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Dubai’de, Katar’da, Kuveyt’te üst düzey yöneticilerin, yüksek statüdeki kişilerin bile bizim tatlımızı yediklerini duyuyoruz, mutlu oluyoruz" Bozacılar, Türkiye’de 81 ilde 300’ün üzerinde şubelerinin bulunduğunu belirterek, yurt dışındakilerle 400’e yakın şubeyle hizmet sunduklarını söyledi. Kasede sundukları tatlılarının İstanbul’dan Kars’a, Adana’dan Samsun’a her yerde aynı fiyatta olduğuna dikkati çeken Bozacılar, "Kendi tatlı kültürümüzü yurt dışında da sunmak çok keyifli. Şubelerimizle 4-5 bin kişiye istihdam sağlamış olduk. Ticari hareket sağladık ve bu bizi mutlu ediyor." dedi. Bozacılar, geleceğe yatırım kapsamında İnegöl’de 14 bin metrekarelik yeni bir üretim yerinin inşasına başladıklarını belirterek, "Dünyanın olabildiğimiz her yerinde olmayı hedefliyoruz.  Kimsenin inanmadığı bir işi başarmak çok önemli. Helvayı ABD’de bile satıyor olmak bence çok önemli." ifadesini kullandı.
Kahramanmaraş Deprem sonrası bel fıtığı vakalarında artış yaşandı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin ardından özellikle bel ağrısı ve bel fıtığı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayısında artış yaşandığı bildirildi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beşir Şahin İnceer, "Deprem anında ani yapılan hareketler, vücudun kendini koruması için refleks olarak yaptığı koruma hareketleri, zorlamalar, depremden sonra ağır eşya taşımalar, çadırda, konteynerde kalma, bunlar omurgada zorlanmaya yol açtı" dedi. Özel HG Hospital Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beşir Şahin İnceer, deprem sonrası dönemde omurga kaynaklı rahatsızlıkların sık görülmeye başladığını belirterek, hastaların büyük bölümünün şikayetlerini doğrudan deprem süreciyle ilişkilendirdiğini söyledi. İnceer, deprem anında yapılan ani hareketler, korunma refleksleri, kaçma sırasında oluşan zorlanmaların yanı sıra deprem sonrası ağır eşya taşınması, ev değişiklikleri, çadır ve konteyner yaşamı ile araçlarda kalmanın omurgada anormal yüklenmeye yol açtığını ifade etti. Depremin ortaya çıkardığı psikolojik stresin de kas-iskelet sistemi üzerinde etkili olduğuna dikkat çeken Dr. İnceer, uzun süreli kaygı ve tetikte olma halinin bel ve sırt kaslarının gevşemesini engellediğini, bunun da bel ağrıları ve bel fıtığı oluşumuna zemin hazırladığını vurguladı. Uzman Dr. Beşir Şahin İnceer, deprem ile bel fıtığı arasındaki bölgede belirgin bir ilişki gözlemlediklerini dile getirerek, şu bilgileri paylaştı: "Deprem anında ani yapılan hareketler, ters hareketler, vücudun kendini koruması için refleks olarak yaptığı koruma hareketleri, zorlamalar, kaçma sırasında kendini koruma sırasında. Bunlar omurgada bir zorlanmaya yol açtı. Depremden sonra özellikle ağır eşya taşımalar, ev taşımaları, çadırda, konteynerda kalma, insanlar arabalarda kaldılar. Bunların hepsi omurgada anormal bir yüklenmeye ve bel ağrılarının, bel fıtıklarının oluşumuna yol açtı. Tabii bir de işin görünmeyen tarafı var insanlarda. Depremin psikolojik hissi, stres dediğimiz durum. Burada vücut uzun süre strese maruz kaldığında, her an bir deprem olacak, her an bir sallanacak hissi, insanlarda her an savaş ya da kaç dediğimiz duruma hazır bir şekilde tetiklenmiş bir şekilde bekliyor vücut. Yani bel kasları, omurga kasları gevşemeye fırsat bulamıyor. Sürekli stres altında. Bu da omurga kaslarında gevşemeye fırsat bulamayıp sürekli bir kasılı halde kalmasına yol açıyor. Ve bu da yine omurgada, belde fıtıklara ve bel ağrılarına, bacak ağrılarına oluşmasına zemin hazırlıyor. Depremle bel fıtığı arasında çok belirgin bir ilişki. Omurgada bizim diskler dediğimiz iki omurgayı bir arada tutan, omurun arasında yerleşen diskler mevcut. Bu disklerin içerisindeki materyal dışarı çıkıp bacağına sinirlere baskı yaptığında bel fıtığına bağlı ağrılar oluşuyor. Bel fıtığında genellikle bel ve bacak ağrıları görüyoruz ve birçoğu ameliyata gerek kalmadan iyileşebiliyor. Ve hastalara bizim tavsiyemiz şu eğer bel ağrısı varsa bir an önce başvurmaları ve tedavi yapmaları. Erken tedavi ile doğru tedavi ile kalıcı bir hasar oluşmadan ağrıları önlemek ve bu sorunların önüne geçmek mümkün."
Adana Yüreğir Ziraat Odası’ndan BDDK’ya düzenleme çağrısı: "Üretimin devamlılığı için limitler korunmalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, BDDK tarafından planlanan kredi kartı limit düzenlemesinin tarım sektöründeki yansımalarına dikkat çekti. Doğan, limitlerin düşürülmesinin üretim süreçlerini zorlaştırabileceğini belirterek, tarımsal sürdürülebilirlik için mevcut finansal imkanların korunması gerektiğini vurguladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 400 bin TL üzerindeki kredi kartı limitlerinin kullanılmayan kısımlarında indirime gitme hazırlığı, tarım sektöründe hassasiyetle takip ediliyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çiftçinin üretim planlamasında kredi kartı limitlerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade ederek, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim faaliyetlerinde kredi kartı finansal hareket alanı sağlıyor Son dönemde iklim değişikliği ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Doğan, kredi kartlarının çiftçiler için önemli bir finansal araç haline geldiğini söyledi. Doğan, "Çiftçilerimiz, üretimlerini kesintisiz sürdürebilmek adına kredi kartlarını aktif bir şekilde kullanmaktadır. Bu limitler sadece tarımsal girdilerde değil, çiftlik onarımlarından temel yaşam ihtiyaçlarına kadar pek çok alanda finansal bir güvence oluşturmaktadır" dedi. Limitlerin düşürülmesinin üretim çarkları üzerinde baskı oluşturabileceğine değinen Doğan, üreticinin dönemsel ihtiyaçlarına göre bu limitlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Harcamaların kısıtlanmasının üretimi aksatabileceğine işaret eden Doğan, "Borç yönetimiyle üretimini ayakta tutmaya çalışan çiftçimiz için limitlerin korunması, tarım sektöründeki istikrarın devamı açısından kritik bir öneme sahiptir. Limitlerdeki azalma, üretimin aksamasına ve sektörde beklenmedik mali zorlukların yaşanmasına zemin hazırlayabilir" uyarısında bulundu. Tarımın stratejik önemine ve gıda arz güvenliğine dikkat çeken Başkan Doğan, BDDK tarım sektörünün özel şartlarını değerlendirmeli, ülke ekonomisinin lokomotifi olan tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması için mevcut düzenlemeden vazgeçerek çiftçinin finansal hareket alanını korumalıdır ifadelerini kullandı.