ASAYİŞ - 01 Ekim 2024 Salı 13:02

İskeleden denize düşen 2 yaşındaki çocuk boğuldu

A
A
A
İskeleden denize düşen 2 yaşındaki çocuk boğuldu

Mersin’in Bozyazı ilçesinde, iskeleden denize düşen 2 yaşındaki çocuk boğuldu.


Edinilen bilgiye göre, Bozyazı ilçesindeki yazlık bir sitenin önündeki iskelede oynayan 2 yaşındaki Mehmet Ege S., denize düştü. Çevredekilerin fark etmesiyle denizden çıkarılarak ambulansla Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan küçük çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Polis olayla ilgili inceleme başlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Diyetisyeni Demirkıran: “Anne sütü, bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için en önemli etmendir” SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Diyetisyeni Tuğba Demirkıran, anne sütünün bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için en önemli etmen olduğunu söyledi. 1-7 Ekim Emzirme Haftası nedeniyle, anne sütünün önemine yönelik bir açıklama yapan Uzm. Dyt. Demirkıran, “Anne sütü; yeni doğanlar ve bebekler için ideal bir besindir. En kaliteli protein kaynağıdır. Bu sayede bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için en önemli etmendir” dedi. Anne sütünün bebek için biyoyararlılığı yüksek, sindirimi kolay, hastalıklara karşı koruyucu olduğunu belirten Uzm. Dyt. Demirkıran, “Anne için pratiktir, hazırlama zorluğu yoktur, güvenilirdir ve ekonomiktir. Bileşiminin her annenin kendi bebeğinin gestasyonel yaşına, bebeğin gereksinimlerine özgü olması, büyüme ve gelişmeye destek olması sayesinde anne sütü “canlı” bir sıvı olarak kabul edilmektedir” şeklinde konuştu. Anne sütünün bebeklerin enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin ilk 6 ayda tamamını, 6-12’nci aylarda yarısını, 13-24’üncü aylar arasında ise üçte birini karşıladığını anımsatan Uzm. Dyt. Demirkıran, şöyle devam etti: “Yeni doğanlar ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenerek tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. Altıncı ay itibarıyla ise artan gereksinimleri karşılayabilmek için tamamlayıcı beslenmeye başlanmalıdır. Ancak tamamlayıcı beslenmeye başlansa bile emzirme işlemi 2 yıl devam etmelidir.” Uzm. Dyt. Demirkıran anne sütüyle beslenen bebeklerle ilgili şu bilgileri verdi: “Anne sütünün yapısında bulunan antikorlar, immünoglobülinler, çeşitli sitokin ve lenfositler bebeklerde astım, obezite, Tip 1 diyabet, şiddetli alt solunum yolu enfeksiyonları (Pnömoni), orta kulak enfeksiyonu, ani bebek ölümü sendromu, sarılık, gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına (İshal) yakalanma ihtimalini azaltmakta ve bebeği pişiğe karşı korumaktadır. Çünkü bu bileşenler bağışıklık sisteminin gelişimi ve korunmasına katkıda bulunmaktadır. Anne sütü alan bebek daha az ağlamaktadır. Bu sayede anne psikolojik açıdan daha rahat hissetmekte ve bu sayede süt verimi artmaktadır. Emme işlemi bebeğin çene kaslarının kuvvetlenmesini sağlayarak tamamlayıcı beslenmeye geçiş için alt yapıyı oluşturmaktadır. Yine anne sütüyle beslenen bebeklerin zeka gelişimi daha hızlı olmakta ve okula devam etme oranının yüksek olması sayesinde okul başarıları da artmaktadır.” “Anne sütünün adölesan ve yetişkinlik dönemine etkisi” Yapılan çalışmaların anne sütü alımının sadece bebeklik döneminde değil adölesan ve yetişkinlik döneminde de bireyi özellikle kilolu ve obez olma durumundan koruyarak aşırı kiloya bağlı bulaşıcı olmayan kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığını kaydeden Uzm. Dyt. Demirkıran emzirmenin anne açısından yararlarını ise şöyle sıraladı: “Emzirmeyle birlikte salınan hormonlar sayesinde annenin sağlığı korunmaktadır. Meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi, Tip 2 diyabet, hipertansiyon, demir eksikliği anemisi, doğum sonrası depresyon geçirme riski azalmaktadır. Emzirme annenin ağırlık kaybını kolaylaştırmaktadır. Anne için doğal bir sakinleştiricidir. Anne ve bebek arasındaki bağı güçlendirerek sevgi dolu bir ilişki sağlamaktadır. Maliyetsizdir, pratiktir, hazırlama gerektirmez. Her zaman steril ve güvenilirdir. Bebeğin sağlığını koruyucu etmenler içermektedir.”
Kocaeli Ailesiyle gittiği kayak merkezinde ölmüştü: Sanığa 45 bin TL para cezası Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde 50 yaşındaki kadının kayak merkezinde şambrelle kayarken açıklık bulunan tellerden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin açılan davanın duruşmasında karar verildi. Bilirkişi raporunda yüzde 70 oranında asli kusurlu bulunan işletme sahibine 45 bin TL para cezası verildi. Edinilen bilgiye göre, 3 çocuk annesi Tuğba Paloluoğlu (50), 14 Ocak’ta ailesiyle birlikte Kartepe’de bulunan kayak tesisine gitti. Paloluoğlu, şambrelle kayarken açıklık bulunan tellerden 2-3 metre yükseklikten düştü. Hastaneye kaldırılan kadın hayatını kaybetti, ailesi işletmenin kusurlu ve ihmalkar davrandığı iddiasıyla şikayette bulundu. "Biraz kusurum var ancak büyük kusur bende değildir" Olaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanık İsmail S. (39), müştekiler Muhammed Yaşık, Murathan Yaşık ve avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İsmail T., "İş yerini ben işletiyorum. Olay günü maktul Tuğba, aile bireyleriyle iş yerime geldi. Ateş yakıp piknik yapacaklarını, aynı zamanda kaymak istediklerini söylediler. Ben de şahıslara kaymaları için şambrel isimli simit verdim. Tuğba Hanım’ı da kilosu sebebiyle kaymaması gerektiği hususunda uyarıda bulundum. Bir süre sonra tesisteki tüm insanların kayak pistinden aşağıya koştuklarını gördüm. Ben de oraya koştum. Tuğba Hanım battaniye ile yukarı taşınıyordu. Onu kafe bölümüne alıp ısıtmaya çalıştım. Akabinde ambulansa alıp hastaneye götürdük, sonradan vefat ettiğini öğrendim. Ben bu işi 2006 yılından beri yapıyorum, işletmemde kaygan zemin ve diğer uyarı levhaları mevcuttur. Bu olayda hiç kusurum yok diyemem, biraz kusurum var ancak büyük kusur bende değildir. Yüzde 70 kusurunu kabul etmiyorum. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzüldüm, çok pişmanım, keşke bu olay yaşanmasaydı. Beraatimi talep ediyorum" dedi. "Annem açılan tel örgülerden yaklaşık 2-3 metre aşağıya düştü" Sanıktan şikayetçi olan maktulün oğlu Muhammed Yaşık, "Kardeşim, annem ve halamlarla birlikte hem piknik yapmak hem de kaymak için olay yerine gittik. Şambrelleri alıp ilk defa kaydığımızda annemin üstünde bulunduğu şambrel tel örgülerden aşağıya uçtu. Annemin eli ve yüzü kara saplanmış şekilde yüz üstü düşmüştü. Annemi hemen kar içerisinden çıkardık, bağırarak etraftan yardım istedik. 5 dakikaya battaniye getirdiler, yaklaşık 10 kişi annemi battaniye üzerinde kafeteryaya kadar götürdük. Annem bize ’Ellerim ayaklarım tutmuyor, ellerim ve omuzlarım kırıldı’ şeklinde söylemlerde bulundu. Hemen ambulansa haber verdik, hastaneye götürdük. Hastanede annemin vefat ettiğini söylediler. Olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum. Pistin en aşağısında tel örgüler vardı ancak annemin kaydığı yerdeki tel örgüler açılmıştı, annem de zaten buradan tel örgü olmadığı için yaklaşık 2-3 metre aşağıya düştü. Annem ile ben de şambrelle kayıyordum. Ben kayarken pistin aşağısındaki tel örgüde açıklık olduğunu görmedim, zaten görsem annemin kaymasına izin vermezdim, ben de kaymazdım" diye konuştu. 45 bin TL ceza verildi Mahkemede bilirkişi raporuna da yer verildi. Raporda sanığın yüzde 70 asli kusurlu, Tuğba Paloluoğlu’nun ise yüzde 30 tali kusurlu bulunduğu belirtildi. Mahkeme heyeti, sanığın dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları sebebiyle ölüm olayında sorumlu olduğuna ve eylemine uyan taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl hapis cezası alması gerektiğine karar verdi. Ancak cezada indirim yapılması sonucu, hapis cezası 2 yıl 6 aya düşürüldü ve bu ceza 45 bin TL para cezasına çevrildi. "İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı" Karardan sonra açıklamalarda bulunan Tuğba Paloluoğlu’nın kayınbiraderi Sümmani Yaşık, "Karar sebebiyle çok üzgünüz. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Sanık, bilirkişi raporunda yüzde 70 kusurlu belirtilmesine rağmen 3 yıl ceza aldı. Bu 3 yıl cezada ise indirim yapıldı ve 45 bin TL para cezasına çevrildi. Adalet herkes için eşit olmalı, çok üzgünüz. Yüzde 70 kusura rağmen sanık hiç tutuklanmadı ve ilk celsede böyle bir karar çıktı. Karar itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı.