GÜNDEM - 07 Şubat 2024 Çarşamba 10:20

Bayburt Belediyesi kandil geleneğini devam ettirdi

A
A
A
Bayburt Belediyesi kandil geleneğini devam ettirdi

Miraç kandilinde tüm yurtta olduğu gibi Bayburt’ta da camiler hıncahınç dolarken, Bayburt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri vatandaşlara kandil simidi ikramında bulundu.


Yatsı namazı ve kandil için camileri dolduran vatandaşlar, depremde hayatını kaybeden deprem şehitleri için dualar ettiler. Namazdan çıkan cami cemaatine, zabıta ekipleri kandil simidi ikram ederek, kandillerini kutladılar.


Bayburt Belediyesinin her kandilde kandil simidi dağıttığını söyleyen Murat Demir isimli vatandaş, geleneği devam ettiren Bayburt Belediyesi ve ekibine teşekkür etti, Demir, "Tüm İslam aleminin kandili mübarek olsun, depremde hayatını kaybeden kardeşlerimizin mekanı cennet olsun. Acılı ailelere rabbim dayanma gücü versin" dedi.



Bayburt Belediyesi kandil geleneğini devam ettirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Emrah Eren: "Türk futbolunda liyakat sorunu var" Trabzonspor’un eski futbolcusu Emrah Eren, bordo-mavili kulübün değerinin, formasını giydiği diğer takımların çok üzerinde olduğunu söyledi. Eren, Türk futbolunda liyakat sorununun olduğunu vurgulayarak, Trabzon’a giden her oyuncunun formanın hakkını vermesi gerektiğini belirtti. Trabzonspor’da 2003-2006 yılları arasında forma giyen ve 83 maça çıkan Emrah Eren, Süper Lig’de Konyaspor, Giresunspor, Galatasaray, Denizlispor, Gaziantepspor, Malatyaspor, Adanaspor, İstanbulspor, Kocaelispor, Çaykur Rizespor ve Akhisar gibi kulüplerde 450’nin üzerinde maça çıktı. Eren, 61 Derece Dergisi’nin ikinci sayısına verdiği röportajda kariyeri ve Trabzonspor ile ilgili açıklamalarda bulundu. "Trabzonspor’un değeri diğer kulüplerin üzerinde" Bordo-mavili kulübün kendisi ve ailesi için her zaman diğer kulüplerin üzerinde bir değere sahip olduğunu belirten Emrah Eren, "Forma giydiğim her kulüpten çok şey öğrendim ve hepsinin benim için ayrı bir yeri var. Tabiri caizse, her birinin sayesinde ailemize ekmek götürdük, bu yüzden sonsuz saygım ve sevgim var. Ancak Trabzonspor’un benim için değeri, diğer kulüplerin çok üzerinde" dedi. Futbol kariyerinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Eren, "Şükürler olsun ki Türkiye’de şampiyonluk yaşamış takımlarda da, alt sıralarda mücadele eden takımlarda da oynama fırsatım oldu. Allah bana özel yetenekler verdi. Kanat oyuncusu olarak süratliydim, adam geçme yeteneğim yüksekti ve orta yapabilme kabiliyetim vardı. Bu yeteneklerimi sahada kullanma şansım oldu. Ancak kariyerimde çok sık ağır sakatlıklarla karşılaştım. Trabzonspor’da üç kez A Milli Takıma çağırıldım ama her seferinde sakatlık yaşadım. Yurt dışından transfer tekliflerim oldu ama bazen yanlış kararlar verdim. Sonuç olarak, iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Allah’a şükürler olsun ki, o kulüplerden talep gördük" ifadelerini kullandı. "İyi ki Trabzonsporlu Emrah Eren olmuşum" Galatasaray’da kötü bir tecrübe yaşadığını vurgulayan Emrah Eren, "UEFA kupasını kazanan Galatasaray takımında genç yaşta gittiğim için yer bulamamıştım, bu da benim için kötü bir tecrübe oldu. Fuat Hoca, beni geleceğe yönelik planları doğrultusunda takımda görmek istiyordu ama ben kulübede oturmayı asla kabullenemeyen bir oyuncuydum. Bu nedenle, sözleşme uzatılacağı zaman Galatasaray’dan ayrılıp Kocaelispor’a imza attım. Kocaelispor o dönemde çok iyi bir takımdı ve burada müthiş bir sezon geçirdim. İki kez Avrupa karmasına seçildim. Sezon sonunda Trabzonspor ve Fenerbahçe benimle ilgilendi. Galatasaray’daki tecrübelerimden dolayı Fenerbahçe’ye gitmekten korkuyordum. Trabzonspor’a gitmekten de endişeliydim. Eski Trabzonspor oyuncularının kaybettikleri maçların ardından yaşadıkları zorlukları duymuştum ve taraftarın tepkisinden korkuyordum. Ama sonra Trabzonspor’un bana karşı olan samimiyetini ve beni ne kadar istediğini gördüm. O dönemde Özkan Hoca’nın başkanlığında Trabzonspor’a imza attım. İyi ki de atmışım; iyi ki Trabzonsporlu Emrah olmuşum" diye konuştu. "Trabzonspor’u o kadar sevdik ki" Trabzonspor’da iki sezon geçirdikten sonra sözleşmesinin bittiğini söyleyen Emrah Eren, o dönemde kontrat yenileme görüşmeleri yapacaklarını belirterek, "Ancak rahmetli Özkan Sümer’in ardından yeni bir yönetim gelmişti. İsimlerini vermek istemiyorum ama o yönetim bana göre tecrübesizdi ve yetersizdi. Bu durum beni gerçekten çok kırdı. Trabzonspor’da kalmak isteyen biri olarak çok zorlu bir dönem geçirdim. O sırada Galatasaray beni sürekli arıyordu, telefonlarım hiç susmuyordu. Yurt dışından da teklifler geliyordu ama ben Trabzonspor’da kalmak istiyordum. Fakat iki yönetici beni gerçekten çok kırdı ve o yüzden o gün sinirle Galatasaray’a gitmek için harekete geçtim" şeklinde konuştu. "Trabzon’da formanın hakkını vereceksin" "Trabzonspor’a gelirken, ilk duyduğum şeylerden biri, Trabzon’da mağlup olduğunuzda dışarı çıkmanın zor olduğuydu" diyen Emrah Eren, "Ama ben Trabzon’a gittiğimde, insanların gerçekten sahada formanın hakkını verdiğinizde sizi ne kadar sevdiğini deneyimledim. Orada kendimi aileden biri gibi hissettim. Trabzonspor taraftarı benim için bambaşka; gerçekten benim ailem gibidir. Bir yere gittiğimde, biri ’Galatasaraylı Emrah’ dediğinde, hemen kızan Trabzonsporlu taraftarlar olurdu. Onlar beni ’Trabzonsporlu Emrah’ olarak gördüler ve bu benim için çok büyük bir duygu. Yıllar geçmesine rağmen, ben Trabzonspor’dan ayrıldığımda bile bu sevgiyi hissetmek, onların bizi ailelerinden biri gibi görmesinden kaynaklanıyor. Onlar bizi ne kadar seviyorsa, biz de onları o kadar seviyoruz" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor ikinci yarıdan sonra iyi bir ivme yakalayacaktır" Trabzonspor’u takip ettiğini belirten Emrah Eren, "Trabzonspor’un bu sezon bazı maçlarını izledim, özellikle Beşiktaş maçını. Açıkçası, oyunu pek beğenmedim ve oyuncu performanslarını da çok iyi bulmadım. Ancak, Şenol Hoca’nın geldiği ilk maçta yaşananları dikkate alarak, onun çok başarılı olacağına inanıyorum. Şenol Hoca, Trabzonspor’da bunu defalarca kanıtladı. Hüseyin Çimşir, bizim futbolcu arkadaşlarımızdan biri. Onun da antrenörlük ve teknik direktörlükte büyük tecrübeleri var. Bu nedenle, Trabzonspor’a önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum. Özellikle ikinci yarıdan sonra takımın iyi bir ivme yakalayacağını düşünüyorum, ancak bazı eksikliklerin olduğunu da belirtmeliyim" dedi. "Teknik direktörlük konusunda hiç bir beklentim yok" Emrah Eren, teknik direktörlük hedefleriyle ilgili ise şunları söyledi: "Antrenörlük kurslarına gidiyorum, en son UEFA kursuna katıldım. Bu kursta gelecekle ilgili planlarımı paylaştım. Arkadaşlarımın ve eğitimcilerin önünde, ’Ben gelecekte şunu, şunu, şunu yapmak istiyorum,’ dedim. İnanın, oradaki eğitimciler bile açıklamalarımdan etkilenmişti. Antrenörlerin bile atandığı bir ülkede benim antrenörlükten ve teknik direktörlükten hiç bir beklentim yok. Sistem değişirse, liyakatli insanlar bir yerlere gelirse, o zaman ben bu ülkede antrenörlük veya teknik direktörlük yapmak için elimden geleni yaparım ve tecrübelerimi genç arkadaşlarıma aktarmaya çalışırım. Ama şu an, dürüst bir şekilde, hak ederek başarılı olma şansımız yok. Kapıların çoğunun kapalı olduğunu görüyoruz. Şu anda Süper Lig’de veya 1. Lig’deki takımlara baktığımda, açıkçası antrenörlükten çok fazla beklentim yok." "Ülkemizde liyakat sorunu var" Tecrübeli futbolcuların teknik direktörlük teklifi almasının zor olduğuna vurgu yapan Emrah Eren, sözlerini şöyle tamamladı: "Süper Lig’de uzun yıllar oynamış biri olarak, benim gibi tecrübeli futbolcuların teknik direktörlük teklifleri alması oldukça zor. Sonrasında çok kısa bir dönem Ispartaspor’da çalıştım ama Türkiye’deki şartlar nedeniyle bu da yeterli olmadı. Liyakatin maalesef futbol dünyasında eksik olduğunu düşünüyorum. Özellikle arkanızda bir güç varsa, bu işte bir yere gelebiliyorsunuz; aksi takdirde dünyanın en iyi teknik direktörü değilseniz bu işin dışında kalabiliyorsunuz. Futboldan gelecek bir şeye fazla ihtiyacımız yok ama yıllarca emek vermiş futbolcuların bu şekilde dışarıda kalması üzücü. Türk futbolunun durumu ortada. Örneğin, Türk milli takımında oynayan 10 oyuncudan 8’i yurt dışından. Türkiye’de 80 milyondan yeterince futbolcu çıkmıyor. 3-4 milyon içinden futbolcu çıkıyor. Çünkü onları yetiştirenlerde liyakat var."
Ankara Eğitim Gücü-Sen Genel Başkanı Oğuz Özat: “Mülakata giren 60 bin öğretmenin tamamının sıralaması değişmiştir” Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü-Sen) Genel Başkanı Oğuz Özat, “Mülakata giren 60 bin öğretmenin tamamının sıralaması değişmiştir” dedi. Eğitim Gücü-Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, öğretmen atama mülakat sonuçlarının açıklanmasını değerlendirdi. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte birçok öğretmenin mağduriyet yaşadığını savunan Özat, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 60 bin kişi içinde sadece bin 100 kişinin sıralamasının değiştiğini ifade etmiş. Biz bunu hatalı bir cümle veya bir dil sürçmesi olarak ya da yanlış bilgilendirme olarak algılıyoruz. Galiba 20 bin kontenjan içinde kontenjan dışına çıkarılan sayıyı ifade etti diye düşünüyoruz. Çünkü böyle bir cümle ne istatistik ne matematik ne başka bir bilimle açıklanamaz. Mülakata giren 60 bin öğretmenin tamamının sıralaması değişmiştir. Bunun yanında, 20 bin kontenjanına giren öğretmenlerin tamamının sıralaması değişmiştir. ’45 dakika branş bazında komisyonlarla mülakat yapacağız’ dedikten sonra bunu uygulayamadı ve sadece 3 soruyla mülakata giren 60 bin öğretmenin sıralaması değişti. Üstelik soruları tam yapanlar kontenjan dışında kaldı, 2 soru yapanlar dereceye alındı. Ve bugün açıklamalarla kamuoyu yanıltılmaya çalışılıyor” diye konuştu. "Mülakat nedeniyle mağdur olmuşlardır, sıralamaları geriye düşmüştür" Konuya ilişkin bazı siyasi parti temsilcileri ve bürokratlarla görüştüğünü de bildiren Özat, “20 bin öğretmen tercih yapacak, içerisinde derece yapmış ama mülakatta geriye düştüğü için istemediği yerlere gidecek. Hatta özel durumları nedeniyle yaptığı tercihlere mülakatta geriye düştüğü için gidemeyecek mağdur binlerce öğretmen olacak. Yani mağduriyet sadece kontenjan dışına çıkanlarda değil, sıralaması geriye düşüp kontenjanlarda olanlarda da büyük sayıdadır. Bugün için bu arkadaşlar kontenjanda olduklarına dua edip sevinirken, 4 yıl boyunca istemedikleri yere gidecekler veya gidemeyecekler. Çünkü mülakat nedeniyle mağdur olmuşlardır, sıralamaları geriye düşmüştür. Mağduriyet sadece bu bin 100 kontenjan dışına çıkan değil, kontenjanda kalıp da sıralamada geriye düşen ve tercih avantajı kaybeden tahmini en az 10 bin kişidir. Bu arkadaşların da idari ve hukuki itiraz hakkı vardır ve mağdur olmuşlardır” dedi.
Antalya Şelale Mahallesi Koca Dere’de imar yolları açıldı Kepez Belediyesi, Şelale Mahallesi’ndeki Koca Dere’nin çevresinde yer alan imar yollarını, bin kamyona eşit dolgu çalışmasıyla açtı. Bölgedeki yağmur suyunun tahliyesi için de drenaj kanalı inşa ediliyor. Kepez Belediyesi, mülkiyet sorunlarını çözdüğü yerleşim yerlerini, kalıcı hizmetlerle modern bir şehre dönüştürüyor. Şelale Mahallesi’nde, Koca Dere olarak bilinen bölgedeki plansız kent görüntüsü de tarih oluyor. Bölge, imar planındaki kullanımına göre yapılan hizmetlerle planlı şehre dönüştürülüyor. Yeni yollar için bin kamyona eşit dolgu çalışması Dönüşüm çalışması, dere havzasının çevresinde yer alan ve gecekondu işgalinden dolayı kapalı olan 7207, 7213, 7214, 7216 ile 7217 sokaklarda gerçekleştiriliyor. Fen İşleri Müdürlüğü, başka bir alandan arsa tapuları verilen 6’sı kısmi olmak üzere 14 gecekondunun yıkılmasından sonra yolların yapımını başlattı. Yaklaşık 30 gün süren çalışmanın ardından sokakların toprak işlerinin yapımı tamamlandı. Bin kamyona eşit 10 bin 400 metreküp dolgu malzemesiyle yol tabanı oluşturuldu. Bölgede 700 metre uzunluğunda yeni yol yapımı gerçekleştirildi. Koca Dere’ye yağmur suyu drenaj kanalı Yağmur suyu taşkınının önlenmesi için bölgede drenaj kanalı çalışması da başlatıldı. Koca Dere ile Musa Özkan Caddesi arasında 250 metre uzunluğunda kanal çalışması gerçekleştiriliyor. Kanala konulacak 1,5 metreye 1,5 metre boyutlarında betonarme menfez kutularla (Baks) yağmur suyu, Musa Özkan Caddesi’ndeki ana hatta tahliye edilecek. Habibler İlkokulu’nun yanındaki altyapı çalışması, güvenlik tedbirleri alınarak yapılıyor. Kocagöz’den yatırımlara yerinde denetim Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, mahalleyi ziyaret ederek yol ve kanal yapımı çalışmalarını inceledi. Şelale Mahalle Muhtarı Durmuş Bilgin ile çalışma alanını gezen Başkan Mesut Kocagöz, bürokratlarından bilgi aldı. İncelemenin ardından bir açıklama yapan Başkan Kocagöz, 1000 kamyona eşit 10 bin 400 metreküp dolgu çalışmasıyla Koca Dere bölgesindeki imar yollarını açtıklarını söyledi. “Vatandaşımızın taleplerini karşıladık” Bölge sakinlerinin yol talebini karşıladıklarını, su taşkını sorununun çözümü için de çalışma başlattıklarını aktaran Kocagöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dere yatağının suyunun tahliyesi için yağmur suyu drenaj kanalının yapımını başlattık. Dere yatağı ile Musa Özkan Caddesi arasında 250 metre uzunluğunda kanal inşa ediyoruz. Kanala yerleştireceğimiz 1,5 metreye 1,5 metre boyutlarında betonarme menfez kutularla (baks) yağmur sularını, Musa Özkan Caddesi’ndeki ana hatta tahliye edeceğiz. Bu çalışma ile bölgede yaşanan su taşkınlarını büyük ölçüde önlemiş olacağız. Bölgede yer alan okul binasında su taşkını riski yaşanmaması için de gerekli önlemleri alacağız. Gereken neyse yapacağız. İlçemizdeki yağmur suyu drenaj kanallarının yapımında bize destek veren Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğümüze de teşekkür ederim.” “Yeşil alanlarını da yapacağız” Kocagöz, yağmur suyu drenaj çalışmasının bağlantısını kısa sürede tamamlayacaklarının, açılan yolların sathi asfaltını da en kısa sürede yapacaklarını kaydetti. Bölgenin sosyal tesis ihtiyacını karşılayacaklarını belirten Kocagöz, yatırım planlaması çerçevesinde Koca Dere’nin çevresindeki yeşil alanları da yapacaklarını sözlerine ekledi. "Yeni yollar planlı şehirleşmeyi sağlayacak" Yeni yolların inşasıyla, bölgedeki imar planında yer alan yeşil alanlar ile açık otoparkın yapımının önü açılırken; telekomünikasyon, içme suyu, kanalizasyon gibi altyapı da daha sağlıklı hale getirilmiş olacak. Beş sokağın ulaşıma açılması, aynı zamanda konut parsellerindeki gecekonduların yerine planlı yapıların inşa edilmesini de sağlayacak.