ASAYİŞ - 30 Mart 2025 Pazar 15:24

Yolcu otobüsü otomobille çarpıştı: 2 ölü

A
A
A
00:00
00:00
HD

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yolcu otobüsü ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobilde bulunan 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.

Kaza, Manavgat ilçesi Taşkesiği Mahallesinde öğle saatlerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Manavgat’tan Akseki ilçesine seyir halindeki Hasan Yiğit (55) idaresindeki 42 HC 731 plakalı Kontur firmasına ait Man marka yolcu otobüsü karşı yönden gelmekte olan Mesüt Özlemiş (49) idaresindeki 07 BAH 781 plakalı Kia marka otomobille çarpıştı.

Yolcu otobüsü otomobille çarpıştı: 2 ölü

Kaza sonucunda 07 BAH 781 plakalı araç sürücüsü sürücü Mesüt Özlemiş ile aynı araçta yolcu olarak bulunan Leyla Özlemiş (80) olay yerinde hayatını kaybetti. Yine aynı otomobil de yolcu olarak bulunan Ümmü Gülsüm Özlemiş (49) , Kübra Özlemiş (21), Leyla Özlemiş (24), Süleyman Özlemiş (11) yaralandı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenilirken otobüste yaralanan kimse olmadı. Kazayla ilgili tahkikat başlatılırken otobüs şoförü gözaltına alındı.

Yolcu otobüsü otomobille çarpıştı: 2 ölü

Arif Kaplan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çocuklarda kasık fıtığının tek tedavisi cerrahi Kasık fıtığının tedavisinde tek seçeneğin cerrahi olduğunu, ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, "Günümüzde çocuklarda kasık fıtığının kapalı (laparoskopik) onarımı, hızlı iyileşme imkanına imkan vermesi sebebiyle, aileler tarafından giderek daha çok tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi’nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, çocuklarda kasık fıtığı tedavisi hakkında açıklamalarda bulundu. Kasık fıtığının belirtilerine değinen Op. Dr. Aliye Kandırıcı, "Kasık kanalındaki zayıf noktalardan karın içi organların veya dokuların dışarı çıkması sonucu kasık bölgesinde şişlik (özellikle ağlama, şiddetli öksürük ve ıkınma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda), ağrı, huzursuzluk ve şişliğin üzerine bastırıldığında kaybolması gibi durumlarda kasık fıtığı ortaya çıkar" dedi. "Doğumsal bir sorundur" Kasık fıtığının çocuklarda ve yetişkinlerde nasıl meydana geldiğinden bahseden Op. Dr. Kandırıcı, şu bilgileri paylaştı: "Çocuklarda görülen kasık fıtığı, doğum sırasında kasık kanalında yer alan karın zarının (periton) kapanmaması sonucunda meydana gelir. Bu nedenle doğuştan gelen bir rahatsızlıktır. Erişkinlerde ise kasık fıtığı sonradan geliştiği için oluşum nedeni ve tedavi süreci çocuklardakinden farklılık gösterir. Kasık fıtığı, genellikle kasık bölgesinde şişlik olarak kendini belli eder ve bu şişliğin içinde çoğunlukla bağırsaklar bulunur. Kız çocuklarında ise nadiren yumurtalıklar da fıtık kesesinde yer alabilir. Kasıktaki şişlik, çocuğun hareketli olduğu zamanlarda daha belirgin hale gelirken, dinlenme ya da uyku sırasında kaybolabilir. Ancak, fıtık kesesine giren organlar karın boşluğuna geri dönemezse ‘fıtık boğulması’ adı verilen ciddi bir durum ortaya çıkar. Bu durumda, fıtık kesesinde sıkışan organların kan dolaşımı bozulabilir ve bu durum tedavi edilmezse organların zarar görmesine yol açabilir. Fıtık boğulması, acil müdahale gerektiren tıbbi bir durumdur ve vakit kaybetmeden ameliyat edilmesi gerekir." "Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülür" Aileler üstteki şikâyetlerle hekime başvurduğunda muayene ve ailenin verdiği öykü ile tanı koyulduğunun altını çizen Op. Dr. Kandırıcı, "Ancak tanıda şüphe olması halinde, kasık bölgesine yönelik yapılan ultrason da bize yardımcı olur. Kasık fıtığının tedavisi cerrahidir, ilaçla tedavisi mümkün değildir. Kasık fıtığı, erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülen doğumsal bir sorundur" şeklinde konuştu. Bebeklik çağında daha sık saptanan ancak çocuklarda her yaşta görülebilecek olan kasık fıtığı tanısının, deneyimli çocuk cerrahları tarafından poliklinik şartlarında konabileceğini vurgulayan Op. Dr. Kandırıcı, "Fiziksel inceleme sırasında kasıkta şişliğin görülmesi yeterlidir. Kuşkulu durumlarda ultrasonografi ayırıcı tanı için en uygun görüntüleme yöntemidir" diye konuştu. "Kapalı yöntem ile daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme mümkün" Günümüzde kasık fıtığı tedavisinde iki farklı cerrahi yaklaşım olduğunu belirten Op. Dr. Kandırıcı, "Kasık fıtığında iki cerrahi yöntem uygulanır; birincisi klasik (açık), diğeri ise laparoskopik (kapalı) yöntemdir. Klasik yöntemde olduğu gibi kapalı yöntem de her yaş grubunda cerrahın deneyimine bağlı olarak rahatlıkla uygulanabilir. Ancak kapalı yöntemde daha az ağrı ve hızlı iyileşme, daha küçük kesiler, diğer taraftan da belirti vermeyen fıtık onarımının aynı seansta yapılarak anestezi yükünün azaltılması ve daha düşük enfeksiyon riski gibi avantajları vardır. Bu avantajlar, bu yöntemin daha çok tercih edilmesine sebep olmaktadır. Genel anestezi altında yapılan bu ameliyatta, göbek deliğinden küçük bir kesi açılarak bir kamera eşliğinde kasık kanalındaki açıklıklar değerlendirilir. Küçük aletlerle fıtık kesesinin ağzı, açık teknikte olduğu gibi onarılır" ifadelerini kullandı.
Çorum Kadın kaynak operatörleri Çorum sanayisinde yerini aldı Çorum’da oluşturulan eğitim programı ile kaynak operatörü kursunu başarıyla bitiren 9 kadın Çorum sanayisinde istihdam edildi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Çorum Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ve Başermak Makine (Robinson Co.) iş birliğiyle, kadın kaynak operatörleri yetiştirildi. OKA Çorum Yatırım Destek Ofisi’nin saha ziyaretleri doğrultusunda oluşturulan bu eğitim programı, sanayide en yaygın kullanılan kaynak tekniklerine odaklandı. Gaz altı (MIG/MAG), TIG ve lazer kaynağı gibi yöntemler üzerine kurulan eğitim içeriği, katılımcıların mesleki becerilerini geliştirecek şekilde tasarlandı. Katılımcı belirleme süreci ise, 2020 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Çorum Belediyesi’nin yararlanıcısı olduğu "Güçlü Kadın Güçlü Gençlik Projesi" ile kurulan Çorum Belediyesi Kariyer ve İş Merkezi (ÇOKİŞ) aracılığıyla yürütüldü. İş arayan kadınlar, ÇOKİŞ üzerinden belirlenerek programa dâhil edildi. Hitit Üniversitesi Kaynak Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Çiçek tarafından verilen eğitimler, Başermak Makine’nin eğitim salonlarında ve üretim sahasında uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar, firmanın gerçek iş parçaları üzerinde kaynak uygulamaları yaparak sektöre hazır hale geldi. Toplam 80 saat süren eğitim programını başarıyla tamamlayan 9 kadın kursiyerin tamamı Başermak Makine’de istihdam edildi. Yerel kalkınmada kadın eli Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen "Kadın Girişimciliği / Kadın İstihdamı" teması çerçevesinde şekillenen bu çalışmalar, Çorum’da hem kaynaklı imalat hem de talaşlı imalat sektörlerinde kadınların varlığını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar içeriyor. OKA’nın Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesi Teknik Destek Programı kapsamında daha önce Çorum OSB’de faaliyet gösteren Cazgır A.Ş. iş birliğinde kadın kaynak ustaları yetiştirildi. Ardından, Yağmaksan A.Ş.’de gerçekleştirilen programla kadın CNC operatörleri istihdama kazandırıldı. Bu program ile kaynakçılık alanındaki eğitimler daha da yaygınlaştırılarak yeni istihdam imkanları oluşturuldu. Kadınların üretim süreçlerine aktif katılımını destekleyen bu tür uygulamalar, bölge illerinde de yaygınlaştırılıyor. Orta Karadeniz sanayiinde kadın istihdamında yeni bir dönemin kapılarını aralayan bu çalışmalar, yerel kalkınmaya da güçlü bir katkı sağlıyor.
Kocaeli SEDAŞ’ta Genel Müdür Vekili Mustafa Yılmaz oldu Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce’nin yer aldığı Doğu Marmara Bölgesinde elektrik dağıtım hizmeti sunan SEDAŞ’ta Regülasyon, Strateji ve Uyum Direktörü olarak görev yapan Mustafa Yılmaz, Genel Müdür Vekilliğine atandı. SEDAŞ İcra Başkanlığı görevini yürüten Dr. Necmi Odyakmaz, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılma kararı aldı. Odyakmaz’ın SEDAŞ’taki Yönetim Kurulu üyeliği ise devam ediyor. Genel Müdür Vekili olarak görevi devralan Mustafa Yılmaz, enerji dağıtım alanında sürdürülebilir ve daha kaliteli hizmet sunmak için gerekli görülen müşteri memnuniyeti, inovasyon, dijital dönüşüm ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda SEDAŞ’ın sektördeki öncü konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Mustafa Yılmaz kimdir? SEDAŞ Genel Müdür Vekili Mustafa Yılmaz, 1982 yılında Karabük’te doğdu. 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu, Syracuse Üniversitesi (New York-ABD) Kamu Yönetimi alanındaki yüksek lisansını 2013 yılında tamamladı. Profesyonel iş hayatına 2004 yılında İçişleri Bakanlığında başladı. Daha sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda (EPDK) çalışan Yılmaz, ERRA’da (Energy Regulators Regional Association) Tarife Komitesi Başkanlığı görevlerini de yürüttü. 2019 yılından itibaren ise SEDAŞ’ta Regülasyon, Strateji ve Uyum Direktörü olarak görevini sürdürdü. SEDAŞ Genel Müdür Vekili Mustafa Yılmaz, evli ve iki çocuk babası.
Adana Prof. Dr. Akpınar: "Kalp krizinde kalp masajı çok önemli" Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, temel yaşam desteği konusunu herkesin bilmesi gerektiğini belirterek, "Kalp krizi geçiren bir kişiyi kontrol edip nabız olmadığını görünce hemen kalp masajı yapılmalı. Dakikada yüz defa hızlı bir şekilde kalp masajı yapmak hayat kurtarır" dedi. Ünlü sanatçı Volkan Konak’ın geçtiğimiz günlerde KKTC’de sahnede kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesi sonucu bu tür ölümler tekrar gündeme geldi. Özel Medline Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, kalp krizinin belirtilerinin önceden başladığını ifade ederek, "Kalp krizi belirtisi çoğunlukla göğüs ağrısıyla gelir. Göğüs ağrısı bazen sol kol, mide ve alt çenede ağrı ya da hıçkırık gibi kendini gösterebilir. Ayrıca soğuk bir terleme olur. Volkan Konak’ı izlediyseniz midede baskı hissi, terleme ve kötü hissetme gibi belirtileri görebilirsiniz" diye konuştu. Kalp krizi geçiren birine sağlık görevlilerinden önce yanındakilerin ilk müdahaleyi yapması gerektiğine dikkat çeken Akpınar, şöyle devam etti: "Temel yaşam desteği konusunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Kalp krizi ya da bayıldığını anlamaya çalışmamız gerekiyor. Nabız almak zor olabilir ancak kontrol yaparak ilk müdahale, hemen masaja başlamamız gerekiyor. Masajın güçlü yapılması ve göğüs duvarının hareket ettirilmesi gerekiyor. Dakikada yüz defa hızlı bir şekilde masaj yapmak gerekiyor. Suni teneffüs yani solunum yolunu açma teknikleri biraz daha geri planda kaldı. Eskiden her 5 masaja bir suni solunum önerilirdi ama şimdi temel olan güçlü şekilde kalp masajı yapmaktır. Bunları yaparken hemen 112 Acil’i aramamız gerekiyor. Kalp masajını göğsün tam ortasına ve eller gergin şekilde basarak gerçekleştirmek gerekiyor. Amacımız göğsün ön duvarına bası yaparak hastanın bir miktar nefes almasını sağlamak. Basınç değişikliğiyle beraber beyine kan göndeririz. Bunu yaptığımız zaman bazı hastalar kendiliğinden düzelebiliyor. Bazen de 112 Acil gelene kadar hastanın hayatta kalmasını sağlayabiliriz." "Otelde şok cihazı olmalıydı" Akpınar, "Volkan Konak’ın en önemli öyküsü olayın bir otelde gerçekleşmesidir. Otelde muhakkak bir şok cihazının olması gerekiyordu. Şok cihazı o an hastanın ani duran kalbinin düzelmesini sağlayacaktı" dedi. Akpınar, bir cansız manken üzerinde de kalp masajının tekniklerini ve nasıl yapılması gerektiğini anlattı.
Adana Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akpınar: "Kalp krizinde kalp masajı çok önemli" Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, temel yaşam desteği konusunu herkesin bilmesi gerektiğini belirterek, "Kalp krizi geçiren bir kişiyi kontrol edip nabız olmadığını görünce hemen kalp masajı yapılmalı. Dakika da yüz defa hızlı bir şekilde kalp masajı yapmak hayat kurtarır" dedi. Ünlü sanatçı Volkan Konak’ın geçtiğimiz günlerde KKTC’de sahnede kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesi sonucu, bu tür ölümler tekrar gündeme geldi. Özel Medline Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, kalp krizinin belirtilerinin önceden başladığını ifade ederek, "Kalp krizi belirtisi çoğunlukla göğüs ağrısıyla gelir. Göğüs ağrısı bazen sol kol, mide be alt çene de ağrı, ya da hıçkırık gibi kendini gösterebilir. Ayrıca soğuk bir terleme olur. Volkan Konak’ı izlediyseniz midede baskı hissi, terleme ve kötü hissetme gibi belirtileri görebilirsiniz" diye konuştu. Kalp krizi geçiren birine sağlık görevlilerinden önce yanındakilerin ilk müdahaleyi yapması gerektiğine dikkat çeken Akpınar şöyle devam etti: "Temel yaşam desteği konusunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Kalp krizi ya da bayıldığını anlamaya çalışmamız gerekiyor. Nabız almak zor olabilir ancak kontrol yaparak ilk müdahale, hemen masaja başlamamız gerekiyor. Masajın güçlü yapılması ve göğüs duvarının hareket ettirilmesi gerekiyor. Dakika da yüz defa hızlı bir şekilde masaj yapmak gerekiyor. Suni teneffüs yani solunum yolunu açma teknikleri biraz daha geri planda kaldı. Eskiden her 5 masaja bir suni solunum önerilirdi ama şimdi temel olan güçlü şekilde kalp masajı yapmaktır. Bunları yaparken hemen 112 acili aramamız gerekiyor. Kalp masajı, göğsün tam ortasına ve eller gergin şekilde basarak gerçekleştirmek gerekiyor. Amacımız göğsün ön duvarın bası yaparak hastanın bir miktar nefes almasını sağlamak. Basınç değişikliğiyle beraber beyine kan göndeririz. Bunu yaptığımız zaman bazı hastalar kendiliğinden düzelebiliyor. Bazen de 112 acil gelene kadar hastanın hayatta kalmasını sağlayabiliriz." "Otelde şok cihazı olmalıydı" Akpınar, "Volkan Konak’ın en önemli öyküsü olayın bir otelde gerçekleşmesidir. Otelde muhakkak bir şok cihazının olması gerekiyordu. Şok cihazı o an, hastanın ani duran kalbinin düzelmesini sağlayacaktı" dedi. Akpınar, bir cansız manken üzerinde de kalp masajının tekniklerini ve nasıl yapılması gerektiğini anlattı.