GÜNDEM - 23 Mart 2025 Pazar 20:04

Adanalılar Ramazan’da da kebaptan vazgeçmiyor

A
A
A
Adanalılar Ramazan’da da kebaptan vazgeçmiyor

Adanalılar, on bir ayın sultanı Ramazan ayında kebapçılara akın ediyor.


Ramazan ayında Adanalılar iftarda oruçlarını tescilli ‘Adana kebap’ ile açıyor. Esnaf Ramazan ayı nedeniyle hareketli günler geçirirken, iftar saatinde kebapçılar tıka basa doluyor. Ramazan’la birlikte hareketlilik artarken, esnafın da yüzü gülüyor. Kebapçı Yaşar Aydın, Ramazan menüsü dayatması yapmadıklarını belirterek, "İşlerimiz çok şükür iyiydi ama Ramazan ayında daha iyi oldu. Ramazan berekettir. Ramazan’da esnafın yüzü gülüyor. O yüzden mutlu oluyoruz. Bir kişilik 170 gram kebap bizde 355 TL. Biz menü yapmıyoruz. Menü yapıp bu 5 liradır, 10 liraya vereyim yok. Ramazan’dan önce fiyatımız neyse Ramazan’da da aynı fiyat" ifadelerini kullandı.



"İftarda kebap muhteşem"


Kebap yemeye gelen Gürkan Çetin, "Adana’ya arada bir geliyorum, yemeklerini beğeniyordum. Bugün iftarı yapmak burada nasip oldu. Denemeyen kim varsa iftarda kebapçıya gelmeli, muhteşem" dedi.



"Buradaki kebabın İstanbul ile alakası yok"


İstanbul’dan gelen Güllü Yılmaz, "İstanbul’dan geldim ve buranın kültürünü biliyorum. Buradaki kebabın İstanbul ile alakası yok. Adana’ya geldiğim zaman mutlaka kebap yiyorum. Herkese tavsiye ederim" diye konuştu.


Efe Yiğit ve Aynur Aksoy isimli vatandaşlar ise kebapçıda iftar yapmaktan mutlu olduklarını söylediler.



Adanalılar Ramazan’da da kebaptan vazgeçmiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Prof. Dr. Fatma Gültekin: "Türkiye’de maden sularının yüzde 96’sı boşa akıyor" Türkiye’nin maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahip olduğu ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranının boşa aktığı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin, maden suyunun (mineralli su), yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden veya teknik usullerle çıkartılan, mineral içeriği, kalıntı elementleri ve diğer bileşenleri ile her türlü kirlenme risklerine karşı korunmuş yer altı suları olduğunu söyledi. Gültekin "Sular yeraltına sızarken ve yukarıya çıkarken temas ettikleri değişik türdeki kayaçlardan farklı mineralleri bünyelerine alırlar. Böylece maden suyu özelliği kazanmış olurlar. Bu suları diğer sulardan ayıran en önemli özellik bünyelerinde normal sulardan daha fazla çözünmüş madde bulundurmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı maden suları, sağlıklı yaşam desteği ve sağlığı koruma, bazı hastalıkların doğrudan veya destekleyici tedavisi, bazı rahatsızlıkların giderilmesi ve önlenmesi gibi alanlarda kullanılır. Bunun için günlük sıvı ihtiyacının bir kısmını maden suyu içerek karşılamak gerekir" dedi. "Mineralli sular ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmüyor" Avrupa’da bebek mamalarının hazırlanmasından, sporcu beslenmesine, ileri yaştakilerin kullanımına kadar günlük sıvı tüketiminde rutinde kullanılan mineralli suların ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmediğine dikkat çeken Gültekin "Uzmanlar çocukluk döneminden itibaren insan metabolizmasına olan faydalarının olduğunu belirtirken ülkemizde tüketim oldukça kısıtlıdır. Bunun nedeni maden suyu ile sodanın karıştırılmasıdır. Oysa maden suyu, doğal yollardan elde edilen birçok çözünmüş madde ve eser element içeren şifalı bir su iken; soda işlenmiş suya litresinde en az 750 mg olacak şekilde soda (sodyum bikarbonat) ve litresinde 2-4 g düzeyde karbondioksit katılıp şişelenerek üretilen yapay bir içecektir. Türkiye maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahiptir, ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranı boşa akmaktadır. Maden sularının kozmetik uygulamaları, insan psikolojisi üzerine etkisi, mutfak uygulamalarında kullanımı, çocuk ve sporcu beslenmesindeki önemi nedeniyle günden güne kişi başı kullanımı artmaktadır. Ancak bu oran Avrupa ülkelerine göre ülkemizde 10 kat daha düşüktür" diye konuştu. "Trabzon’da yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunuyor" Trabzon’da çıkartılarak işlenen bir kaç bilinen maden suyunun dışında hemen her ilçede yöre halkı tarafından kullanılan ve şifalı su olarak kabul edilen kaynaklar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Gültekin "Bu kaynakların bir kısmı ile ilgili çalışmalar bulunsa da kısıtlıdır. Çünkü bu tür kaynak sularının kullanıma sunulmadan önce ilgili yönetmelikler gereği çok sayıda parametre açısından analiz edilmesi gerekir. Bu analizlerin maliyeti yüksek olduğu için özellikle debisi ekonomik açıdan önemli olanlar değerlendirilmeye alınmaktadır. Trabzon il sınırları içerisinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunmaktadır. Bu kaynakların çoğunun debileri çok düşük olduğu için ayrıntılı kimyasal analizleri yapılmamıştır. Bu kaynaklar bir proje kapsamında ele alınarak tekrar çalışılır ve kullanım alanları belirlenerek halkın kullanımına sunulursa yöreye ekonomik gelir sağlayabilirler. Maden suyu özelliği gösteren bu tür kaynaklar debileri açısından ekonomik değer taşımazlarsa bile içmece olarak kullanılabilirler. Bu şekilde belirlenen kaynaklar Sağlık Bakanlığının ilgili yönetmelikleri gereğince takip edildikleri için halkın sağlıklı su tüketimine de katkı olacaktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken Trabzon’un maden suyu kaynaklarının araştırılması, mevcut kaynakların her türlü analizlerinin yapılarak ekonomiye kazandırılması turizmin çeşitlenmesi açısından da son derece önemlidir. Bu konuda karar vericiler ile araştırmacıların birlikte yapacakları çalışmalar olumlu sonuçlar verebilir" ifadelerini kullandı.