KÜLTÜR SANAT - 01 Nisan 2025 Salı 10:37

Bu muhtarlıkta telefon kullanmak yasak

A
A
A
00:00
00:00
HD

Yozgat’ta mahallesinde iki dönemdir muhtarlık yapan Tekin Öztürk, antika merakını muhtarlık ofisine taşıdı. Mahalle sakinlerini muhtarlığında ağırlayan Öztürk, odada telefon kullanmayı yasakladı.

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Eymir kasabasında Çay Mahallesi muhtarlığı yapan Tekin Öztürk, 23 yıl önce antika biriktirmeye başladı. İlk kez muhtar seçildiğinde tarihi eşyaları biriktirip sergilemek için oda oluşturan Öztürk, zamanla çevresindekilerin de bu fikre alıştığını söyledi. Muhtarlık binasının yetersiz olmasından dolayı eşyaların büyük bir bölümünü evinde muhafaza eden Öztürk, muhtarlıkta işi olan vatandaşları antikalar arasında ağırlıyor.

Bu muhtarlıkta telefon kullanmak yasak

"Bizden sonraki nesil öğrensin istiyorum"

Odayı oluşturma amacının eşya biriktirmekten çok daha fazlası olduğunu ifade eden Öztürk, "Bizden sonraki gençlere anlatıyor, gösteriyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. Burası benim muhtar odam. Bütün misafirlerimi burada ağırlıyorum. Herkes burayı seviyor. Yazın özellikle bayanlar ve gençler geliyor. Misafirlerimize organik kuşburnu, ıhlamur, çay ikram ediyoruz" dedi.

Bu muhtarlıkta telefon kullanmak yasak

"Bu odada telefon kullanmak yasak"

Müzeye benzer odasının ayrıntılarından söz eden Öztürk, "İnternetten burayı görüp arayıp gelenler oluyor. ‘Muhtar, yerin çok güzel’ diyorlar, herkes çok sevdi. Burada çeşit çeşit eşyalar var. Somali’ye giden arkadaşım davul getirdi. 1980’li yıllarda Afrika’ya gittiğinde dönüşte bana timsah getiren yakınım oldu. 2002’de Antalya’dan getirilen geyik boynuzları var. Ayran yayığı, tarihi tüfekler, 1960’ta Almanya’ya ilk gidenlerden olan amcamın getirdiği radyo teyp var. Madeni paralar, gaz ocakları, aşiretten gelen kırbaçlar, çobanlardan değnekler var. Tarihi eşyaları biriktirme merakım para koleksiyonu ile başladı. Şimdi oluşturduğum bu odada sadece sohbet var. Telefon kullanmak yasak. Televizyon bile almıyoruz" diye konuştu. Mahalle sakinlerinden Tahsin Özdemir ise, "61 yaşındayım. Bu odadaki eşyaları yeni nesil pek bilmez. Gençler bu eşyalara dönmese de biz döneceğiz. Bizden sonraki nesil, babalarımız dedelerimiz gördü, diye konuşurlar. Bu oda oldukça hoşumuza gidiyor" cümlelerini kullandı.

Emel Yiğit - Beka Yiğit 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de "koku" faciası: 23 küçükbaş hayvan telef oldu, 77’si son anda kurtarıldı Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde menfezdeki dereden yayılan keskin koku küçükbaş hayvanları zehirledi, 23 hayvan telef oldu. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 77 hayvan da son anda kurtarıldı. Olay, Ankara-Kırıkkale karayolunun 16’ncı kilometresindeki menfezde meydana geldi. Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde hayvancılıkla uğraşan 2 çocuk babası Sakin Ulusoy (49), her gün olduğu gibi 100 küçükbaş hayvanını otlattıktan sonra menfezden geçirdiği sırada yoğun bir kokuyla karşılaştı. Dere yatağından akan atık suyun yaydığı keskin koku hayvanları etkiledi. Zehirlendiği iddia edilen hayvanlardan 23’ü olay yerinde telef olurken, 76’sı köylülerin ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Telef oldu sanılan bir hayvan da ekiplerin müdahalesiyle menfezden çıkarıldı. AFAD, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, Kırıkkale Valisi Mehmet Makas’ın talimatıyla bölgede inceleme başlattı. Uzman ekipler, menfezden akan sudan numune alırken, telef olan hayvanlar üzerinde de inceleme başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Uğur Atar, olay yerinde bulunan vatandaşlara yaptığı açıklamada, hayvanların ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar analizlerinin ardından netlik kazanacağını bildirdi. "Acayip bir koku vardı" Dereden yayılan kokudan dolayı hayvanlarının telef olduğunu ifade eden yetiştirici Sakin Ulusoy, "Hayvanların arkasından geliyordum, acayip bir koku vardı. Hayvanlar etkilendi. Hayvanları ben çıkartayım dedim ama baktım, zehirleneceğim. Mecburen bıraktık, muhtarı aradım. Komutanlar geldi, Allah razı olsun, onlar da yardımcı oldu. Daha sonra itfaiye ekipleri geldi, gaz maskesiyle içeri girdiler. Normalde girilmiyor. Sayın Valimiz de sağ olsun, bütün ekipleri gönderdi. Yardımcı oldu. Allah işini gücünü rast getirsin" şeklinde konuştu. "Hayvanları kurtarmak istedim ama müdahale edemedik" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, olayın akşam saatlerinde meydana geldiğini belirterek, "Bugün akşam saatlerinde köylümüz Sakin Ulusoy beni aradı. ’Muhtarım yetiş, hayvanlarım telef oluyor’ dedi. Olay yerine geldiğimizde menfezin altında hayvanların içeri girdiğini ve ağır bir koku olduğunu fark ettik. Kendisi de biraz içeride durmuş, yarı baygın durumdaydı. Ben de hayvanları kurtarmak için müdahale etmek istedim ama giremedik. Daha sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Allah razı olsun, onlar müdahale etti. İtfaiye ekipleri ise içeride kalan hayvanları dışarı çıkardı. Özellikle Sayın Valimize çok teşekkür etmek istiyorum. Gecenin bu saatinde tüm ekipleri yönlendirdi, sağ olsun" dedi. Köy sakinlerinden çiftçi Dursun Doğan ise, "Telefon ettiğimizde jandarma ekiplerimiz geldi gerekeni yaptı. İtfaiye geldi maskeyle bir kısmını kurtardı. Herkes geldi, yoksa biz giremiyorduk kokudan. Çoban bayılıyordu, neredeyse ambulansı arıyorduk, temiz havaya çıkınca geri ayıldı" ifadesini kullandı.