ASAYİŞ - 31 Ocak 2025 Cuma 10:25

Jandarmadan Samsun merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 6 gözaltı

A
A
A
Jandarmadan Samsun merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 6 gözaltı

Samsun merkezli 4 ilde Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 6 kişi gözaltına alındı.


Edinilen bilgiye göre, Samsun İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Samsun merkezli Sinop, Amasya ve Şırnak illerini kapsayan yasa dışı bahis operasyonu düzenlendi. Operasyonda 6 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin cep telefonları, sim kartları, tablet ve bilgisayarları ile akıllı saatlerine incelenmek üzere el konuldu.


Jandarmadaki işlemleri tamamlanan A.A.Ö. ve C.S. serbest bırakıldı.


Diğer şüpheliler M.A.A., Ü.O., N.A. ve U.S. ise Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.



Jandarmadan Samsun merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 6 gözaltı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beylikdüzü sanat buluşmaları sürüyor Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen "Sanat Buluşmaları Satır Arası Sohbetleri’nin ikinci programı gerçekleşti. Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği "Sanat Buluşmaları" programları devam ediyor. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programın bu haftaki konuğu fotoğraf sanatçısı Özcan Yurdalan oldu. Bir gezgin ve yazar olarak da tanınan Yurdalan, "Fotoğrafın Gizli Bırakılmış Tarihi" başlıklı söyleşisinde dinleyicileri MÖ. 500’lerden bugüne, dijital fotoğraf makinelerinin mucidi Steve Sassol’a uzanan bir yolculuğu anlattı. Sanatçı, konuşmasının bir bölümünü de Türkiye ve dünyadaki tanınmış kadın fotoğrafçıları anlattı. Fotoğrafçılığın toplumsal tarihine odaklanmak gerektiğini belirten Yurdalan, söyleşisinde fotoğrafın bir sanat olmanın ötesine geçip, belgeleme aracı olmasının gerektiğini belirtti. Sanayi Devrimi, Amerikan İç Savaşı ve Afrika’nın sömürgecilik tarihiyle içe içe geçirip, her biri belge niteliğindeki unutulmaz fotoğrafları bir slayt gösterisi eşliğinde salondaki dinleyicilere aktardı. Türkiye’nin sözlü bir kültüre sahip olduğunu, dolayısıyla resme ve fotoğrafa hak ettikleri değerin verilmediğini, Kurtuluş Savaşı’ndan bile birkaç fotoğrafın günümüze ulaşabildiğini açıklayan Yurdalan, "Fakat Meryem hanım çok önemli bir isim. Onun 1930’larda çektiği 200 bin fotoğraf 2011’de kamuya açıldı. Bu müthiş bir rakam gerçekten. Ve her ne kadar stüdyo ortamında çekilmiş olsalar da dönemin giyim kuşamı ve ruh hali hakkında bize çok önemli bilgiler veriyorlar" dedi.
Malatya Malatya OSB’de üretim tam kapasiteye ulaştı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından büyük zarar gören iller arasında yer alan Malatya, ekonomik toparlanma sürecinde önemli bir aşamaya geldi. Malatya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) fabrikalarında üretim, deprem sonrası yaşanan zorlukların aşılmasının ardından tam kapasiteye ulaşmış durumda. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde etkilenen kentlerden biri olan Malatya’da, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) fabrikalarında üretim tam kapasiteye ulaştı. Depremler sonrası yaşanan göçle oluşan insan gücü konusunda sorunların yaşandığı Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) aradan geçen 2 yılın ardından fabrikalarında üretim kesintisiz devam ediyor. "Teşvik süresinin uzatılması üretim artışına olumlu yansıdı" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) meclis üyesi iş adamı Mahmut Boyraz, depremler sonrası Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yaşanan olumsuzlukların ortandan kalktığını belirterek, 6. bölge teşviklerinden yararlanma süresinin 1 yıl daha uzatılmasıyla beraber üretimin tam kapasiteye ulaştığını söyledi. "Malatya çok daha iyi bir noktaya gelecektir" 6. Bölge teşviklerinden yararlanma süresinin 1 yıl daha uzatılmasının Malatya için önemli bir kazanım olduğunu aktaran Boyraz, iş dünyası olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini sunduklarını ifade ederek, Malatya ekonomisinin devam eden inşa çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte çok daha iyi bir noktaya geleceğine inandıklarını kaydetti.
İstanbul Vakıf eserleri uzman ellerde yeniden hayat buluyor: 600 yıllık Kuran-ı Kerim’in restorasyonunda sona gelindi Beyoğlu’ndaki Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi’nde yüzlerce yıllık tarihi eserler doğal yöntemlerle uzman ellerde restore edilerek yeniden hayat buluyor. Atölyedeki eserler titizle onarılarak gelecek nesillere aktarılırken, 600 yıllık bir Kuran-ı Kerim’in restorasyonunda sona gelindi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi tarafından tarihin izlerini taşıyan eşsiz eserler yeniden hayat buluyor. Beyoğlu’nda bulunan laboratuvarda vakıf eserleri titizlikle korunarak gelecek nesillere aktarılıyor. El yazması eserlerden, hat levhalara, metal eserlerden halı ve kilimlere kadar birçok eser, uzman ellerde doğal yöntemlerle restore ediliyor. 21 kişilik bir ekip tarafından atölyede, Türkiye’nin birçok bölge müdürlüklerinden getirilen eserlerin restorasyon çalışması tamamlanarak tekrar ait olduğu bölgeye gönderiliyor. Eserlerde yıllar içerisinde meydana gelen tahribat onarılırken, çalışmalar çerçevesinde Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait 600 yıllık bir Kuran-ı Kerim’in restorasyonunda sona gelindi. Öte yandan, Sultan 2. Mahmut’a ait bir hat levhası da onarılarak eski haline getirilirken, birçok eserde çalışmalar devam ediyor. "2. Mahmut’a ait bir eserdir" Restoratör Reyhan Özer, "Bünyemize gelen hat levhaların restorasyonu ile uğraşıyorum. 19. yüzyıl eserlerinden 2. Mahmut’a ait bir eserdir. Celil-i sülüs levhasıdır. Edirnekari ahşap üzerine altın varak kullanılarak malakari üslupla yazılmıştır. Raspa işlemlerin arkasından katmanlara inilerek barok motifler çıkartılmış, motiflerin eksik kısımların aslına bağlı kalarak tamamlanmıştır. Altın varak kısmında da eksiklikler belirlendikten sonra tamir edilmiştir. Restorasyonu da bu şekilde tamamlanmıştır" dedi. "Halıdan halıya göre, restorasyon süresi değişiyor" Tekstil restoratörü Özlem Akyel ise, "Önümde görmüş olduğunuz 17. yüzyıl Uşak halısı. Eserler bize geldiğinde ilk olarak kuru temizliğini yapıyoruz. Süpürüyoruz, kirlerden ve tozlardan arındırıyoruz. Daha sonra hasarlı bölgeleri var, onları tespit ediyoruz. Atkı ve çözgü ipliklerin detaylı temizliklerini yaptıktan sonra neresinde hasarlı bölge varsa orasının onarım işlemi başlıyor. Hasarlı olan bölge dokunarak onarılıyor. Halımızın restorasyon aşaması bu şekilde bitmiş oluyor. Bu halı da ise atkı ve çözgü iplikleri cımbızla temizleme aşamasındayım. Halıdan halıya göre, restorasyon süresi değişiyor ama en az 2 ay elimizde kalmış oluyor. Bu eser bittikten sonra Ankara’ya geri gönderilecek" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’ten gelen 600 yıllık bir Kuran-ı Kerim’in restorasyonunu tamamladık" Geç Osmanlı dönemi Berat’ına yönelik yapılan çalışmaları anlatan Ece Fuat Başoğlu ise, "Fiziksel tahribata uğramış, yırtıklarımız var. Bantlar kullanıldığı için lekeleri bulunuyor. Biz şu an kağıt restorasyonunun ilk aşaması olan kuru temizliğini yapıyoruz. Ardından mekanik temizliği yapılacak. Ardından ıslak temizliği yapılacak ve uygun Japon kağıdı ile onarımına geçilecek. Onarımı bittikten sonra dijital ortama aktarılacak. Bizdeki işlemi bitmiş olacak. Bir cildi ve kaplaması olmadığı için bu şekilde muhafaza edeceğiz. Biz burada başka eserlerde yapıyoruz. El yazması eserlerimiz de var. En son Gaziantep’ten gelen 600 yıllık bir Kuran-ı Kerim’in restorasyonunu tamamladık. Şu an geri göndermesini yapacağız" şeklinde konuştu. "13. yüzyıla ait olduğu düşünülen ferman üzerinde çalışmaktayım" 13. yüzyıla ait olduğu düşünülen ferman üzerinde çalıştığını söyleyen Esra Arı ise, "Eserde yoğun mantar görülmektedir. Eser üzerinde görülen siyah lekeler, mantarın eser üzerinde bıraktığı kalıcı izlerdir. Etil alkol ile eserimizin mantarını arındırma işlemini yapmaktayım. Bundan önce kuru temizleme işlemi yapıldı. Şu an mantar giderme işlemindeyim. Bundan sonra ıslak temizleme ve onarım işlemi yapılacak. Toplam da bitmesi 2 ayı bulur" ifadelerini kullandı. "21 kişilik bir ekip yer almaktadır" Çalışmalarla ilgili bilgi veren Müze Araştırmacısı Battal Yalbaç ise, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü uhdesindeki restorasyon ve konservasyon laboratuvarı burası. Buradaki eserler Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait bölge müdürlüklerimizden getirilen taşınır kültür varlığı olan gerek yazma eserler, Kuran-ı Kerimler, hatlar, çiniler ve halılar gibi farklı eserlerin restorasyon ve konservasyonun yapıldığı bir atölye. Burada eserler geldiğinde ilk dikkat ettiğimiz durumudur. Ağır hasarlı mı değil mi, eser de mantar var mı yok mu diye kontrol ediyoruz. Eğer eserde mantar varsa o esere öncelik veriyoruz. Öncelikle eserle mantar arasındaki ilişkiyi kesmeye çalışıyoruz. İlişiği kestikten sonra bu esere numara veriyoruz ki restorasyon aşamasında herhangi bir karışıklık olmasın. Daha sonra eserin ön taraması yapılıyor. Ardından eserin temizlik kısmı başlıyor. Restorasyon aşamasına geçildiğinde eserin yapısına, ruhuna, dönemine ait şekilde çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu uygulamalar gerek ulusal gerekse uluslararası standartlar ve metotlar göz önüne alınarak restorasyon aşamasına müdahaleler yapılmaktadır. Restorasyon aşaması bittikten sonra eserin sonraki taraması yapılarak eser dijital ortama aktarılmaktadır. Daha sonra eser hangi bölgeye aitse tekrar iade edilmektedir. Burada 21 kişilik bir ekip yer almaktadır. Arkadaşlarımız kendi alanlarında uzman kişilerdir" dedi.
Muğla Diyanet İşleri Başkanlığı merkez taşra buluşması Muğla’da gerçekleştirildi Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Akif Pusmaz’ın katılımıyla düzenlenen Merkez Taşra Buluşması, Muğla’nın Akçaova Hacı Fikret Çiçek Hafızlık Yatılı Kur’an Kursu’nda gerçekleştirildi. Programa Genel Müdür Pusmaz’ın yanı sıra Daire Başkanları Murat Akdoğan, Mehmet Aydın, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, İl Müftü Yardımcısı Sema Özbakış, İlçe Müftüleri, vaizler, şube müdürleri, murakıplar, veri hazırlama memurları, imam hatipler, müezzin kayyımlar ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Muğla İl Müftüsü Yaşar Çapçı selamlama konuşması yaparak, Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Akif Pusmaz ve daire başkanları Murat Akdoğan ile Mehmet Aydın’ı Muğla’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Çapçı, programın önemine vurgu yaparak, din hizmetlerinde etkinliğin ve verimliliğin artırılmasına yönelik böyle buluşmaların önemli katkılar sağladığını ifade etti. Müftü Çapçı’nın ardından, Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Akif Pusmaz, "Dijital Dünyada Dini Değerlerin Temsili" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Pusmaz, konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluşundan itibaren ulusal ve uluslararası alanda sürekli bir gelişim gösterdiğini belirterek, "Bugün sadece cami eksenli hizmetlerle sınırlı kalamayacağımızı açıkça görmekteyiz. Müslüman dünyası, küresel ölçekte ciddi bir kuşatılmışlık sorunu ile karşı karşıya. Bu noktada manevi dinamiklerin çok büyük bir rolü bulunuyor. Toplumumuzu, milletimizi manevi değerlerle harekete geçirecek, gönül dünyasına dokunacak ve manevi hayatlarında izler bırakacak olan ise şüphesiz sizlersiniz" dedi. Konferansın ardından, Merkez Taşra Buluşması kapsamında katılımcılar üç farklı gruba ayrılarak kendi alanlarında çalıştaylar gerçekleştirdi. Çalıştaylarda, din hizmetlerinin etkili bir şekilde yürütülmesi, manevi rehberlik faaliyetlerinin geliştirilmesi ve dijital dünyada dini değerlerin temsil edilmesine yönelik çözüm önerileri ele alındı.