ASAYİŞ - 27 Temmuz 2023 Perşembe 09:25

Eyüpsultan’da küle dönen evden geriye sadece Kur’an-ı Kerim kaldı

A
A
A
00:00
00:00
HD

Eyüpsultan’da çıkan yangında tek katlı prefabrik ev küle dönüp kullanılamaz hale geldi geriye ise sadece Kur’an-ı Kerim kaldı.

Olay dün saat 14.00 sıralarında Eyüpsultan ilçesi Pirinççi Mahallesi Agaçkakan Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, İlyas Avcılar isimli vatandaşa ait tek katlı prefabrik eve gelen elektrik hattı bilinmeyen bir nedenle yanmaya başlayarak koptu. Bunun sonucunda evin çevresinde bulunan kurumuş otlar alev aldı. Rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyen alevler bitişiğinde bulunan prefabrik eve ulaştı. Durumu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, jandarma ve elektrik ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, elektrik ekipleri ise mahalleye gelen enerjiyi keserek tedbir aldı. Yaklaşık 45 dakika süren müdahalenin ardından yangın tamamen söndürülürken, evde bulunan 6 adet tüpün patlamaması ise faciayı önledi.

Eyüpsultan’da küle dönen evden geriye sadece Kur’an-ı Kerim kaldı

Bir tek Kur’an-ı Kerim yanmadı

Yangının ardından yapılan kontrollerde evde bulunan tüm eşyaların kullanılamaz hale geldiği belirlenirken, Kur’an-ı Kerim’in zarar görmemesi ise dikkat çekti. Kur’an-ı Kerim’in sadece kenarlarının yandığı görüldü.

Osman Avcılar isimli vatandaş, "Her şey yandı Kur’an-ı Kerim yanmadı. Şuraya bakın vallahi yanmamış adına kurban olduğum Allah’ım neylerse güzel eyler komple yanmış her taraf Kur’an-ı Kerim yanmamış" diyerek şaşkınlığını gizleyemedi.

Yanan evin kardeşine ait olduğunu belirten Avcılar "Görülmez bir kaza yangın malum havalar sıcak elektrik kabloları yere sarkmış ondan dolayı yandığını tespit ettik. İtfaiyeye haber verildi. Ama gelene kadar maalesef hiçbir şey kalmadı. Maddi zararımız var Allah’ım beterinden korusun. Burası biraderimin oturduğu yer hastamız var. Buraya gelip kalıyorlardı elektriği suyu her şeyi var Allah’a şükür. Otlar bahçedeki meyveler de yandı. Gecekondu görüyorsunuz maddi hasar var gelen mala gelsin cana gelmesin" dedi.

Hasan Tik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da öğretmen eşi ile bacanağını öldüren uzman çavuşun yargılanmasına devam edildi Adana’da öğretmen eşini ve bacanağını tabancayla öldürüp, yoldan geçen 2 kişiyi yaralayan, bir polis memurunu öldürmeye teşebbüs ettiği, belediye ve polis araçlarına zarar verdiği iddiasıyla da hakkında biri ağırlaştırılmış iki müebbet hapis ve 18 yıl 6 ay hapis cezası talep edilen uzman çavuşun yargılanmasına devam edildi. Seyhan ilçesi Güneykuşak Bulvarı’nda 28 Haziran’da Murat Akdöker yönetimindeki otomobilde bulunan 1 çocuk annesi öğretmen Hatice Çelik ile daha önce hakkında şikayetçi olup uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Uzman Çavuş Gökhan Çelik arasında tartışma çıktı. İddiaya göre aralarında kıskançlık nedeniyle geçimsizlik olduğu belirtilen çiftin arasında çıkan tartışmada Gökhan Çelik, beylik tabancası ile bacanağı Murat Akdöker’i yaralarken, eşi Hatice Çelik otomobilden inip kaçmaya çalıştı. Ancak Gökhan Çelik, kendisi gibi Mardin’de görev yapan eşini arkasından vurarak öldürdü. Seken kurşunlar olay yerine yakın yerdeki polis aracına isabet ederken, yoldan geçen İsmail Hakkı Ağca (71) ve Can Alagöz (57) de yaralandı. Belediye otobüsü ile polis devriye aracı da kurşunlardan hasar gördü. Kafasından yaralanan Murat Akdöker de kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olay sonrası saklandığı binanın damında yakalanarak tutuklanan Gökhan Çelik hakkında ’’eşi kasten öldürmek, kasten öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, silahla olası kastla yaralama, silahla olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kamu malına zarar verme" suçlarından Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Gökhan Çelik katılırken, bazı müşteki ile taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Duruşmada Sanık Çelik önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyerek, ’’Bu olay öncesinde baldızım G.A. kendisini darp ettiğimi iddia ediyor. Eğer söyledikleri doğru ise neden ailemi arayıp beni şikayet etmedi. Ayrıca evliliğim boyunca bana ’terörist’ gibi ithamlarda bulunmuştur. Öte yandan bu olay sonrasında kayınvalidem basına verdiği röportajda bu evliliği istmediğini söylemiş. Ben yine de evliliğimi kurtarmak için çabaladım. İstemediğini söyleyen bir insan çocuğumu göstermek için benim yanıma getirmezdi" dedi. Duruşmada, sanık Çelik’in kaçtığı binadaki evin sahibi S.E. de tanık olarak dinlendi. Olayla ilgisi olmadığını söyleyen S.E., ’’Sanık evime geldiğinde yaralıydı ve elinde silah vardı. Ben kendisini görünce çok korktum. Bana, ’Abla korkma, sana bir şey yapmayacağım. Sadece yardıma ihtiyacım var’ dedi. Kendisinin nereden, nasıl geldiğini görmedim. Olaya dair bir bilgim yok. Şahısları da tanımam’’ diye konuştu. Tanık olarak dinlenen sanığın annesi ile babası da, eski gelinleri Hatice Çelik’in kendisine zarar veren biri olduğunu iddia etti. Cumhuriyet savcısı, suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu göz önünde bulundularak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.