SAĞLIK - 10 Nisan 2015 Cuma 15:16

İlkbaharın habercisi Nisan hastalıklara davetiye çıkarıyor

A
A
A
İlkbaharın habercisi Nisan hastalıklara davetiye çıkarıyor

Takvim yaprakları Nisan ayını göstermesine rağmen yaşanan soğuk hava grip ve nezle vakalarını arttırdı. Burun fizyolojisinin yaşanan bu değişikliklere adapte olmakta zorlandığını belirten Doç. Dr. Fadlullah Aksoy, “Hastalıklarla etkin bir şekilde mücadele edebilmek için kişiler istirahat etmeli, bol sıvı almalı ve mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeliler” dedi.

Mevsim geçişlerinde yaşanan ani sıcaklık değişimleri, vücudun savunma mekanizmasını zayıflatabiliyor. Bu durumdan etkilenen kesim ise kronik hastalığı olanlar, çocuklar, yaşlılar ve hamileler. Yaz aylarını beklediğimiz bu günlerde günün her saati değişen hava sıcaklığı karşısında enerjimizi alacağımız birtakım önlemlerle korumak mümkün. ‘Nisan ayında olmamıza rağmen grip ve nezle vakalarına sıkça rastlıyoruz’ diyen Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Genel Koordinatör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Fadlullah Aksoy, “Nisan aylarında karlı havaları yaşayınca insan fizyolojisinin buna uyumu biraz zor oluyor. Özellikle burun fizyolojisi buna adapte olmakta zorlanıyor. Bu mevsimde biz beklenilenin çok üstünde grip ve nezle vakaları ile karşılaşıyoruz. Nisan ayında olmamıza rağmen bu vakalar artmaya başladı” dedi.

  Nezle ve grip vakalarının karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Fadlullah Aksoy, “Nezle ve grip halk arasında birbirine çok karıştırılan iki hastalık. Nezle bir viral enfeksiyondur üst solunum yolu hastalığıdır ve en fazla gün içinde ortaya çıkmaya başlar. Hasta kendisinde boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırık belirtilerini görebilir ve ilerleyen dönemlerde buna ateş de eklenir. Daha sonra 5 günde ses kısıklığı yaygın kas ağrısı ortaya çıkar. Bu süre içerisinde hastalar dinlendiği takdirde herhangi bir tedaviye de ihtiyaç olmadan düzelme şansları vardır” diye konuştu.

  “YORGUNLUK SADECE MEVSİMSEL DEĞİL”

  Bahar aylarında kişilerin yorgunluk şikayetinde bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Fadlullah Aksoy, yorgunluğun sadece mevsimsel bir belirti olmadığının altını çizdi. Doç. Dr. Aksoy, “Yorgunlukta mevsimin olduğu kadar tekrarlayan enfeksiyonların da etkisi büyük. Özellikle alerji yorgunluğu tekrarlayan bir durum. Alerji hastalığı veya alerjik yatkınlığı olan kişilerde üst solunum yolu enfeksiyonları daha çok görülüyor. Alerjinin kendisi de yorgunluk yaptığı gibi tekrarlayan enfeksiyonlara bağlı da kişiler de yorgunluk görülebiliyor. Özellikle bu mevsimlerde kişiler mevsime uygun giyinmelidir. Kişi terlememeye özen göstermeli ve terlediğinde üstünü değiştirmelidir” ifadelerini kullandı.

  BOL SIVI VE DENGELİ BESLENME

  Üst solunum yolu enfeksiyonlarında direkt temasın önemli bir rol oynadığını söyleyen Aksoy, “Hasta olan bir kişi ile temas ettiğimizde veya o kişinin temas ettiği bir yere temas ettiğimizde hastalığın bulaşması olasıdır. Özellikle toplu aşıma araçlarını kullanırken cebimizde bulunan bir dezenfektan jelle ellerini temizlemelerini öneriyoruz. Kalabalık ortamlardan uzaklaştıkları anda kişilere ellerini yıkamalarını öneriyoruz” diye konuştu.

  Vücudun direncini düşüren enfeksiyonlara karşı beslenme ile önlem almak mümkün. Aksoy, vücut direncini arttırmak ve enerjiyi tekrardan yükseltmek için alınacak önlemleri şu söylerle sıraladı: “Hem bol sıvı hem de dengeli beslenme yani meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketerek hastalıklardan korunmak mümkün. Kişi özellikle hastalıklara yatkınlığı varsa vitamin kullanmalıdır. Vitaminlerden C vitaminin üst solunum yolu hastalıklarını azalttığı yönünde bulgular olduğu için özellikle bunu tavsiye ediyoruz. Bu mevsimde C vitamini çok tüketmekte fayda var. Ayrıca A ve D vitaminin de bu tür hastalıkları önlemeye faydası vardır. Bol istirahat, bol sıvı ve dengeli beslenme iyileşmeyi hızlandıracaktır.”

İLKNUR SARGUT-UĞUR GÜLBOY
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de "koku" faciası: 23 küçükbaş hayvan telef oldu, 77’si son anda kurtarıldı Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde menfezdeki dereden yayılan keskin koku küçükbaş hayvanları zehirledi, 23 hayvan telef oldu. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 77 hayvan da son anda kurtarıldı. Olay, Ankara-Kırıkkale karayolunun 16’ncı kilometresindeki menfezde meydana geldi. Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde hayvancılıkla uğraşan 2 çocuk babası Sakin Ulusoy (49), her gün olduğu gibi 100 küçükbaş hayvanını otlattıktan sonra menfezden geçirdiği sırada yoğun bir kokuyla karşılaştı. Dere yatağından akan atık suyun yaydığı keskin koku hayvanları etkiledi. Zehirlendiği iddia edilen hayvanlardan 23’ü olay yerinde telef olurken, 76’sı köylülerin ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Telef oldu sanılan bir hayvan da ekiplerin müdahalesiyle menfezden çıkarıldı. AFAD, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, Kırıkkale Valisi Mehmet Makas’ın talimatıyla bölgede inceleme başlattı. Uzman ekipler, menfezden akan sudan numune alırken, telef olan hayvanlar üzerinde de inceleme başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Uğur Atar, olay yerinde bulunan vatandaşlara yaptığı açıklamada, hayvanların ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar analizlerinin ardından netlik kazanacağını bildirdi. "Acayip bir koku vardı" Dereden yayılan kokudan dolayı hayvanlarının telef olduğunu ifade eden yetiştirici Sakin Ulusoy, "Hayvanların arkasından geliyordum, acayip bir koku vardı. Hayvanlar etkilendi. Hayvanları ben çıkartayım dedim ama baktım, zehirleneceğim. Mecburen bıraktık, muhtarı aradım. Komutanlar geldi, Allah razı olsun, onlar da yardımcı oldu. Daha sonra itfaiye ekipleri geldi, gaz maskesiyle içeri girdiler. Normalde girilmiyor. Sayın Valimiz de sağ olsun, bütün ekipleri gönderdi. Yardımcı oldu. Allah işini gücünü rast getirsin" şeklinde konuştu. "Hayvanları kurtarmak istedim ama müdahale edemedik" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, olayın akşam saatlerinde meydana geldiğini belirterek, "Bugün akşam saatlerinde köylümüz Sakin Ulusoy beni aradı. ’Muhtarım yetiş, hayvanlarım telef oluyor’ dedi. Olay yerine geldiğimizde menfezin altında hayvanların içeri girdiğini ve ağır bir koku olduğunu fark ettik. Kendisi de biraz içeride durmuş, yarı baygın durumdaydı. Ben de hayvanları kurtarmak için müdahale etmek istedim ama giremedik. Daha sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Allah razı olsun, onlar müdahale etti. İtfaiye ekipleri ise içeride kalan hayvanları dışarı çıkardı. Özellikle Sayın Valimize çok teşekkür etmek istiyorum. Gecenin bu saatinde tüm ekipleri yönlendirdi, sağ olsun" dedi. Köy sakinlerinden çiftçi Dursun Doğan ise, "Telefon ettiğimizde jandarma ekiplerimiz geldi gerekeni yaptı. İtfaiye geldi maskeyle bir kısmını kurtardı. Herkes geldi, yoksa biz giremiyorduk kokudan. Çoban bayılıyordu, neredeyse ambulansı arıyorduk, temiz havaya çıkınca geri ayıldı" ifadesini kullandı.