EKONOMİ - 17 Aralık 2024 Salı 12:16

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

A
A
A
Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

Gaziantep ve Şanlıurfa’da "yeşil altın" olarak da nitelendirilen Antep fıstığında rekoltenin, kullanım alanının ve ihracatın her geçen gün artması yüzleri güldürüyor. Yılın 9 ayında 88 ülkeye 144 milyon 489 bin dolarlık Antep fıstığı ihracatı gerçekleştirildi.

Türkiye’de yaygın olarak yetiştirildiği Gaziantep ve Şanlıurfa’da "yeşil altın" olarak da nitelendirilen Antep fıstığının kullanım alanının artması ihracata da yansıdı. Yüksek getirisi dolayısıyla son dönemlerde üreticinin büyük ilgi gösterdiği ve başta Gaziantep, Kilis ile Şanlıurfa olmak üzere Türkiye’deki birçok ilde yetiştirilen Antep fıstığı, çerezlik ürün olmakla birlikte, özellikle son yıllarda kullanım alanının genişlemesiyle endüstriyel bir ürün haline geldi. Başta Gaziantep olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesinin ekonomisi açısından da önemli bir ürün olan Antep fıstığı, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa gibi bölge illerinin yanı sıra Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetiştirilmeye başlandı.

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

Yılın 9 ayında 88 ülkeye 144 milyon 489 bin dolarlık Antep fıstığı ihracatı

Türkiye’den yılın 9 ayında 88 ülkeye 144 milyon 489 bin dolarlık Antep fıstığı ihracatı gerçekleştirildi. Hasat sezonu olarak kabul edilen 1 Ağustos-31 Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 94 oranında ihracat artışı sağlandı. 2014’te 53 bin ton olan Antep fıstığı rekoltesi 2024’de 500 bin ton olarak gerçekleşti. Son dönemde Dubai çikolatasındaki kullanımı nedeniyle fiyatı da artan Antep fıstığı geçtiğimiz aylarda "TasteAtlas" isimli platform tarafından hazırlanan dünyanın en iyi 10 kuruyemişi listesinde de ikinci sırada yer aldı.

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

“Bu yıl 500 bin ton Antep fıstığı rekoltesi elde edildi”

Girdiği her ürüne lezzet katan Antep fıstığının kullanım alanının ve ihracatının arttığını belirten fıstık işletmecisi Özgür Atakan, son aylarda daha çok Dubai çikolatasında kullanılan Antep fıstığına yılbaşı öncesi de talebin arttığını söyledi. Türkiye’de fıstık üretiminin ve rekoltesinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Atakan, “Antep fıstığında her yıl üretim miktarı artmaktadır. Geçen yıl 150-160 bin ton Türkiye genelinde rekolte varken bu yıl 500 bin ton çok yüksek miktarda Antep fıstığı rekoltesi elde edildi. Bu yüksek rekolte de ihracatçılarımızın, odalarımızın ve özel şirketlerin tanıtımıyla Antep fıstığı yurt dışında ciddi bir pazar buldu. 500 bin ton fıstığın yüzde 10-15’i ihracata gidiyor. Geri kalanı ise iç piyasada tüketiliyor” dedi.

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

“Her geçen yıl Antep fıstığı ihracatı artmaktadır”

Antep fıstığında fiyat dengesinin çok önemli olduğunu ifade eden Atakan, “Amerika’da ve İran’da da fıstık var. Bu ülkelerle rekabetçi fiyatlarımız oluştuğu zaman ihracat oluyor. İhracat konusunda bir kısıtlama yok ama gönül ister ki Antep fıstığının yüzde 70-80’ini ihraç edelim ama bu zamanla olacaktır. Yine de önceki yıllara göre her geçen sene Antep fıstığı ihracatı artmaktadır” ifadelerini kullandı.

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

“Antep fıstığı girdiği her ürüne değer katıyor”

Daha önce sadece çerez olarak tüketilen Antep fıstığının önemli bir sanayi ürünü haline geldiğini ifade eden Atakan, “Antep fıstığı yaklaşık 10-15 yıldır artık sanayi ürünü oldu. Her sene de artarak sanayi alanında kullanımı artmaktadır. Tatlılarda, baklavalarda, helvada, hatta kebaplarda bile Antep fıstığı kullanılıyor. Antep fıstığı girdiği her ürüne değer katıyor. Dolayısıyla her gıda maddesini Antep fıstığı ile tanıştırmak istiyoruz. Bazı gıda ürünleri de gerçekten Antep fıstığı ile birleştiğinde kabul görüyor. Bunlardan biri bu sene Dubai çikolatası oldu. Dubai çikolatası tüm dünyayı kasıp kavurdu. Antep fıstığı çok özel bir lezzettir. Her sene üretimimiz artıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın da artacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Antep fıstığının kullanım alanı ve ihracatı arttı

“Aflatoksinli ürün ülkemizde tüketilemez ve imha edilir”

Antep fıstığında yüksek oranda aflatoksin tespit edildiği iddialarına da değinen Atakan, “Aflatoksin yağlı tohumların hepsinde yıllardır olan bir çeşit mantardır, yani küftür. Antep fıstığının ağaçta toplanma şekilleri, işletmenin hijyen şartları da aflatoksini etkiliyor fakat bu geri dönen ürünler her sene olabiliyor. Yalnız geri dönen ürünler bir prosedür gereği limanlarda bekletilir, analiz edilir ve o üründe aflatoksin varsa o ülkeye getirilmesine izin verilmez. Bir yıl içinde aflatoksin analizine tabi olmayan ülkelere ihracat yapılması istenir. Şayet bu olmazsa o ürün imha edilir. Dolayısıyla gitmeyen ürünün tekrar gelip iç piyasada kolay bir şekilde satılması mümkün değil” ifadelerine yer verdi.

“Yılbaşı öncesi Antep fıstığına talep var”

Yılbaşı öncesi en çok tercih edilen çerezler arasında Antep fıstığının da yer aldığını bildiren Atakan, “Antep fıstığı endüstriyel bir ürün olmasının yanı sıra kuruyemiş olarak da tüketilen bir üründür. Her yılbaşında olduğu gibi bu sene de Antep fıstığına talep artmaktadır çünkü her insan yılbaşı gecesinde Antep fıstığı tedarikini sağlamaktadır. O yüzden satışlar da artmaktadır” diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Menteşe Belediyesinden eğitime destek Menteşe Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve çocukları geleceğe hazırlamak amacıyla 2014 eğitim-öğretim yılında 80 öğrenciye öğrenim yardımı ve Bin öğrenciye kırtasiye malzemelerinden oluşan çanta dağıttı. Ayrıca Özel Uygulama Okulu’nda eğitim gören 120 öğrenciye hafta içi her gün öğle yemeği veriliyor. “Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak önceliğimiz” Menteşe Belediye Başkanı Şehir Plancısı Gonca Köksal, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarına yönelik projeler hayata geçirdiklerini belirterek, yeni eğitim - öğretim döneminde 80 öğrenciye öğrenim yardımında bulunduklarını kaydetti. Başkan Köksal, “İlçemiz Özel Uygulama Okulu’nda eğitim alan 120 öğrencimize hafta içi her gün üç çeşit öğle yemeği sunarak sağlıklı beslenmelerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca, eğitim hayatlarına destek olmak için içerisinde kırtasiye malzemeleri ve beslenme çantası bulunan 1.000 eğitim çantası ulaştırdık. Eğitim, herkesin hakkıdır ve bu hakka erişimi kolaylaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. “Eğitim yuvalarımızın bakım ve onarımlarını yapıyoruz” Okullardan ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen talepler doğrultusunda okulların önemli bakım, onarım ve tadilat çalışmalarını gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Köksal, “Okullarımızdaki yeşil alanlarda peyzaj çalışmaları, sınıfların boya-badana işlerini, Atatürk büstlerini, bayrak direklerinin bakımlarını ve spor alanlarının onarımlarını yapıyoruz.” diye konuştu. “Kırsaldaki Çocuklarımızın Kültür ve Sanata Erişimini Sağlıyoruz” Menteşe Belediyesi, kültür, sanat ve spor faaliyetlerine erişimi zor olan kırsal mahallelerde çocuklara özel projeler gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Köksal, açıklamasına şöyle devam etti. “Kırsalda yaşayan çocuklarımızın kültürel ve sanatsal faaliyetlere erişimini artırmak amacıyla yaz aylarında tiyatro ve açık hava sinema günleri düzenledik. Kırsalda yaşayan çocuklarımızın sanata dokunmasını sağlamak, ülkemizin kültürel zenginliğini geleceğe taşımak adına attığımız her adım çok değerli." “Teknoloji üreten bireyler yetişmesini sağlıyoruz” Teknolojiyi yakından takip ederek geleceğin teminatı olan çocukların donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini ifade eden Menteşe Belediye Başkanı Köksal, bu vizyon doğrultusunda önemli projeleri hayata geçirdiklerini kaydetti. Başkan Köksal, “Menteşe Belediyemize ait ‘Robotik ve Kodlama Eğitim Merkezimiz’ sayesinde çocuklarımıza dijital dönüşüm çağına uyum sağlamaları için erken yaşta eğitimler veriyoruz. Dijital okuryazarlığın giderek arttığı günümüzde çocuklarımızı teknoloji üreten bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Robotik ve kodlama eğitimlerimiz yarının mühendislerini, yazılımcılarını, bilim insanlarını bugünden yetiştirmemize imkan tanıyor. Çocuk Bilim Parkı’mızda bu yıl 13 bin çocuğu ağırladık.” diye konuştu. “Öğrenci- Kent-Yerel Yönetim ilişkisini MEGEM ile güçlendirdik” Üniversite-kent- yerel yönetim ilişkisini güçlendirmek, bütünleşmeyi sağlamak adına Menteşe Belediyesi Kötekli Gençlik Merkezi’ni (MEGEM) aktif hale getirdiklerini ifade eden Başkan Köksal, “MEGEM bulunduğu konum itibariyle çok önemli bir lokasyonda. Yakın zamanda üniversitedeki 13 öğrenci topluluğu ile MEGEM’de buluştuk. Onların fikirlerini ve taleplerini dinledik. Bizim için çok verimli bir buluşma oldu. Kendilerini geliştirebilecekleri, sosyal aktivitelerini güvenle ve keyifle gerçekleştirebilecekleri alanlar oluşturmak için çalışıyoruz.” diye konuştu. “Kültür-sanat ve eğlence alanları inşa edeceğiz” Eğitime yönelik yapılan çalışmalara daha fazla zaman ayıracaklarını belirten Başkan Köksal sözlerine şöyle devam etti: “Hedeflerimiz arasında kreş projemiz var. Çocukların ve gençlerin yerel yönetimlerde söz sahibi olabilmeleri için Kent Konseyi Çocuk ve Gençlik Meclislerini daha aktif hale getireceğiz. İkinci el pazarları, sokak sanatı ve müzisyenleri ile eğlenceyi, hareketi ve sosyalliği sokağa taşıyacağız. Tüm bu proje ve hizmetlerimizi sosyal sorumluluk anlayışı ile eğitimi desteklemek ve toplumsal gelişime katkıda bulunmak amacıyla yürütüyoruz. Menteşe Belediyesi olarak hem bugüne hem yarına hizmet etmeye devam edeceğiz”
İstanbul Bayrampaşa’da yüksekten betona düşen 2 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumu’ndan alındı Bayrampaşa’da mangal yakarken yaslandıkları telin kopması sonucu dengelerini kaybederek beton zemine düşüp hayatını kaybeden 2 kişinin cenazesi aileleri tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan alındı. Olay, dün gece Bayrampaşa 15 Temmuz Demokrasi Otogarı otobüs otoparkında meydana geldi. İddiaya göre, Uğur Bolat ve Halil Doğan, Ferhatpaşa Caddesi üzerinde tellerle çevrili alanda alkol aldı. Mangal yakmaya çalışan iki kişi, tellerde yaşanan kopma sonrası dengelerini kaybederek aşağıya düştü. Yaklaşık 10 metreden beton zemine düşerek kanlar içinde kalan 2 arkadaş hayatını kaybetti. Cenazeler otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna getirildi. Burada yapılan işlemlerin ardından aileleri tarafından teslim alınan cenazeler yarın Bağcılar’da defnedilecek. “Tel örgüler çürüktü” Olay gecesi kuzeni Halil Doğan’ın yanında olan Süleyman Gezen, “Gece 01.00 sıralarında 4 arkadaş orada oturuyorduk. Arkadaşım tel örgülere yaslanmıştı. O sırada diğer arkadaşım ona sarılırken tel örgüye takılıp aşağı düştü. Tel örgüler çürüktü. Tel örgüler Bayrampaşa Belediyesi’ne ait” şeklinde konuştu. “Oradaki demirlerin hepsi çürük” Olayla ilgili konuşan Halil Doğan’ın kuzeni Bünyamin Kaya, “Geçen yılda aynı şekilde bir genç daha düşüyor. İhmalkarlıklar var. Oradaki demirlerin hepsi çürük. Yaslanmayla nasıl aşağı düşüyorlar. Buradaki ihmalde 2 can kaybı var. Bayrampaşa Belediyesi bunun önüne geçmiyor. Bunu bir türlü düzeltmiyor. Bir gecede 2 can gitti. Sesimizi duyuracağız, bu işin peşini bırakmayacağız. Burada bir can gitti başka canlar gitmesin. 3 kuzen orada oturuyor. Diğer arkadaşına sarılıyor ve 10-15 metre aşağı düşüyorlar” ifadelerini kullandı. Uğur Bolat’ın ablası Hicran Bolat ise, “Sonsuza dek şikayetçiyim. İnsanın hayatı bir tel parçasına mı bağlı? Neden onarılmıyor. Orası otogar, bir çocuk da, anne de, hamile bayan da olabilir. 2 can gitti, kim geri verecek?” diye konuştu.
Adana Eski eşini öldüren sanığın gerekçeli kararında ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ vurgusu Adana’da, eski eşi başhekim yardımcısı Feray Balkan’ı tabancayla öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutuklu Seçkin E. hakkındaki gerekçeli kararda, cinayetin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde işlendiğine dikkat çekilerek, iyi hal indirimi uygulanmamasının da sebepleri anlatıldı. Gaziantep’in Nizip ilçesinde Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Feray Balkan’ın Adana’da annesinin evinin bulunduğu merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki apartmanın girişinde, 8 Mart’ta tabancayla öldürülmesiyle ilgili "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen eski eşi astsubay Seçkin E’ye verilen hükmün gerekçeli kararı açıklandı. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesince yazılan kararda, sanığın olay günü oğluna kek vermek için eski eşi Feray Balkan’ın yanına gittiğini öne sürdüğü kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi: "Sanığın, Feray Balkan’ın kendisine ’Bir kek için mi geldin, oğlumun masrafları var, işim başımdan aşkın, bir kekle mi baba oluyorsun?’ dediğini ve kendisine hakaret ettiğini, ’Çocuğu alamazsın’ şeklinde söylemlerde bulunduğunu, kendisinden para istediğini iddia etmişse de dosyada mevcut bulunan kamera kayıtları incelendiğinde sanığın saat 18.17’de Balkan’ın bulunduğu apartmana girdiği ve 18.18’de olayı gerçekleştirdiği, soğukkanlılıkla olay yerinden çıkışının kameraya yansıdığı değerlendirdiğinde, Feray Balkan’ın bu kadar kısa süre içinde sanığa bu kadar cümle sarf etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Feray Balkan’ın çocuklar için para talep ettiği kabul edilse dahi sanığın ortak çocuklara bakmakla yükümlü olduğu, telefon mesajlaşmaları incelendiğinde sürekli Balkan ile yeniden bir araya gelme çabasında olduğu, Balkan’ın ise yeniden ortak hayat kurmayı kabul etmediği, kısa net cevaplar vererek sanıkla konuşmak istemediği anlaşılmıştır." Kararda, Dünya Kadınlar Günü ‘ne vurgu yapıldı Kararda, öldürülen Balkan’ın sanık Seçkin E’ye hakaret ettiğine yönelik herhangi bir delil olmadığı anlaşıldığından, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine oy birliğiyle karar verildiği anlatılarak, şunlar kaydedildi: "Her ne kadar sabıkasız bir geçmişe sahipse de kadın cinayetlerinin toplumumuzu derinden yaralaması, gerek yasa koyucu gerek yargı organları ve kolluk birimlerince kadın cinayetlerinin önüne geçmek amaçlı birçok önlem alınırken toplum bu konuda eğitilmeye çalışılırken sanığın ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadın doktor olan, çocuklarının annesi olan boşandığı eşini öldürmesi, yargılanması sırasında mahkemeye yansıyan bir pişmanlık yaşamadığı gözlemlendiğinden kamu vicdanını yaralayan bu vahim olay karşısında Türk milleti adına karar veren mahkememizde sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 62. maddesinde tanımlanan ’iyi hal indirimi’ tatbik edilmemesine oy birliğiyle karar verilmiştir."