KÜLTÜR SANAT - 01 Nisan 2025 Salı 12:33

Fren yok, heyecan çok, geleneksel tahta araba yarışı nefesleri kesti

A
A
A
Fren yok, heyecan çok, geleneksel tahta araba yarışı nefesleri kesti

Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köylüleri çocukken oynadıkları tahta arabaları tekrar yaparak bayramlarda geleneksel hale gelen tahta araba yarışı düzenliyor. Tasarladıkları araçların hünerlerini de sergileyen köylüler, kurdukları dernek koordinesinde düzenledikleri bu etkinlikle hem kaynaşıyor hem de doyasıya eğleniyor. Yarışmacılar küçük çaplı da olsa kaza ihtimallerine karşı plastik baretlerini takmayı da ihmal etmiyorlar.


Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köyünde Ramazan Bayramı’nın ikinci günü geleneksel hale gelen tahta araba yarışları büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Köylülerin çocukluk yıllarında oynadıkları tahta arabaları yeniden tasarlayarak düzenlediği yarışlar, yoğun katılımla gerçekleşti.



Hem nostalji, hem dayanışma örneği


Yeşildere Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği koordinesinde düzenlenen etkinlikte, köylüler hem nostalji yaşadı hem de dayanışma içinde keyifli anlar geçirdi. Köyde bayramların vazgeçilmez organizasyonlarından biri haline gelen yarışlarla, geçmişten günümüze taşınan gelenek yaşatılmaya devam ediyor.


Yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yarışlarda, köy merkezi adeta festival alanına dönüştü. Yağmura ve soğuk havaya rağmen büyük bir ilgiyle takip edilen etkinlikte, yarışmacılar kıyasıya mücadele etti. Köy içerisindeki yaklaşık 7 kilometrelik doğal rampa parkurunun bu yıl 2 kilometrelik kısmında yapılan yarışlara, 40 sporcu katıldı. Sabah saatlerinde köy meydanında bir araya gelen vatandaşlar, Yeşildere Köyü Muhtarlığı ve Dernek organizesinde kurulan çadırlarda çeşitli ikramlarla ağırlanırken, yarışma için büyük bir heyecan yaşandı. Sporcu kayıtları ve kura çekimlerinin ardından etaplar halinde başlayan yarışlar, büyük çekişmeye sahne oldu.



Yarışın birincisi tahta araba açık artırmayla satılıyor


Yeşildere Köyü sakinlerinin yanı sıra gurbette yaşayan köylülerin de yoğun ilgi gösterdiği yarışlar, ilçe merkezi ve çevre illerden gelen izleyiciler tarafından da büyük bir heyecanla takip edildi. Beş etaptan oluşan ve eleme usulüyle gerçekleşen mücadelede, final etabında en hızlı isim Veli Ekiz oldu. Yarışma sonunda dereceye giren sporcular ödüllerini alırken, en güzel tasarıma sahip tahta araba ve yarışın birincisi olan tahta araba için açık artırma düzenlendi. Bu yılın şenlik ağası unvanını Muhammet Tatlı kazandı.


Ödül töreninin ardından etkinlik, yöresel sanatçılar Ali Elmas ve İbrahim Karagöz’ün sahne aldığı konserle devam etti. Yağmura ve soğuk havaya aldırış etmeyen katılımcılar, müzik eşliğinde eğlenerek şenliği coşkuyla tamamladı.


Yarışmaya katılan tahta araba sporcularından Hasan Özkara; "2 yıldır bu yarışmaya katılıyorum. Yarışmalarda eğlenceli vakitler geçiriyoruz. Amaç birinci ya da ikinci olmak değil. Eğlenmek için geldim" dedi.


Yeşildere köyü sakinlerinden şenlik ağası Muhammet Tatlı; "Bu sene ikincisini düzenlediğimiz tahta araba yarışmamıza katılım bu yıl oldukça fazlaydı. Diğer yıllarda da tüm vatandaşlarımızın bu şekilde katılmasını bekliyorum." şeklinde konuştu.


Denizli’de ikamet eden ve yarışmanın birincisi olan Yeşildereli Veli Ekiz ise; "Geleneksel tahta araba yarışmamıza bu yılda katıldım. Geçen yıl ikinci olmuştum. Bu yıl birinci oldum. Seneye ise tüm yarışmacılarımıza başarılar diliyorum." dedi.


Köy sakinlerinden Dernek Başkan Yardımcısı Hasan Karabaş; "Bu yarışmamız uzun yıllardır yapılıyordu ama bizler bu yıl resmi olarak ikincisini düzenledik. Bu seneki yarışmayı 40-45 yarışmacımız ile tamamladık. Yağmurla birlikte bereket içerisinde bir şenliğimiz oldu. Rabbim tekrarını göstersin inşallah" ifadelerini kullandı.


Yeşildere Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Sait Yıldırım ise; "Her Ramazan Bayramının 2. günü bu şenliğimizi organize ediyoruz. Yağışlı havaya rağmen rekor bir katılımla yarışmalarımızı tamamladık. Köyümüz dışında gurbetteki hemşerilerimizin köyümüzle daha da kaynaşması için bu etkinliklerimizi yapıyoruz. Katılımcıların her birine ayrı ayrı teşekkür ederiz." Sözlerini sarf etti.


Yeşildere Köyü Muhtarı Şinasi Çalar da; "Geçen yıl olduğu gibi bu yılda tahta araba yarışmamızı yaptık. Her yıl üzerine koyarak gidiyoruz. Derneğimiz ile ortak istişare içerisinde her şey Yeşildere için diyerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Katılım sağlayan, uzaktan yakından gelen herkese teşekkür ediyorum." dedi.




Fren yok, heyecan çok, geleneksel tahta araba yarışı nefesleri kesti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da ilkbaharın gelmesiyle yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi Türkiye’nin önemli küçükbaş hayvan yetiştiriciliği merkezlerinden biri olan Erzincan’da, ilkbaharın gelmesiyle birlikte yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi. Yaklaşık 1 milyona yakın küçükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin önde gelen hayvancılık merkezlerinden biri olan Erzincan’da, karların erimesiyle birlikte doğa yeniden canlandı. Kış mevsiminin sert geçtiği kentte uzun süre karla kaplı kalan meralar, havaların ısınmasıyla birlikte koyun, kuzu, keçi ve oğlaklarla şenlendi. Kışın çetin geçtiği ve yılın büyük bir bölümünde soğuk hava ve kar yağışının etkili olduğu Erzincan’da ilkbaharın gelmesi ve meralardaki karların erimesiyle otlar büyümeye başladı. Besiciler, hayvanlarını doğal ortamda otlatmanın mutluluğunu yaşarken, ortaya çıkan manzara ise güzel bir görüntü oluşturdu. Hayvanlarını meraya çıkaran Kadir Akkaya, "Baharın gelişi ile birlikte hayvanlarımızı meralara çıkardık. Son günlerde güzel bir yağmurda yağdı. Ova yağmurdan sonra yeşerdi. Yem ve samandan tasarruf ediyoruz. Son 6 aydır hayvanlarımıza içerde bakıyorduk. Artık dışarı çıkardık ve oldukça rahatladık" dedi. Zorlu bir kış mevsiminin ardında hayvanlarını meraya çıkardıklarını söyleyen çiftçilerden Muhammed Demir ise, "Bu sene kırsalda kış mevsimi oldukça zorlu geçti. Karların erimesi ile birlikte hayvanlarımızı dışarı çıkardık. Şuan hayvanlarımızı merada otlatıyoruz" şeklinde konuştu.
Bayburt Besiciler oğlak ve kuzuları büyütme telaşında Bayburt’ta yaşayan besiciler, köylerinde sesleri yankılanan yeni doğmuş oğlak ve kuzuları sağlıkla büyütme telaşına girdi. Demirözü ve Aydıntepe ilçelerine bağlı köylerde, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor. Köylerde yaşayan besiciler de yıllardır sürdürdükleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlıyor. Her mevsim hayvanlarıyla ilgilenen besiciler, yaklaşık bir ay önce dünyaya gelen baharın müjdecisi oğlak ve kuzuların bakımı nedeniyle meşakkatli günler geçiriyor. Günün belirli saatlerinde ahırlara giden besiciler, yüzlerce keçi ve koyunu samanlıklarda istifledikleri yem bitkileriyle besledikten sonra oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturuyor. Ahırlardaki kapıların açılmasıyla sürünün içine karışan oğlak ve kuzular, kısa sürede annelerini koku ve seslerinden bulup emdikleri sütle besleniyor. Tüm zorluklara göğüs geren besiciler, aç kalan bazı oğlak ve kuzuları da biberonla besleyip sağlıklı büyütmeye çalışıyor. Sevimli halleriyle ahırları şenlendiren oğlak ve kuzular, havaların iyice ısınınca meralara çıkarılıp otlatılacak. Besicilerden Murat Turgut, uzun yıllardır küçükbaş hayvancılıkla ilgilenerek geçimini sağladığını söyledi. Koyun ve keçilerin genellikle mart-nisan arasında yavruladığını ifade eden Turgut, "Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz. Belirli bir süreden sonra da oğlak ve kuzuları annelerinin yanından alıp farklı bölmelerde tutuyoruz." dedi. Turgut, annesi tarafından sahip çıkılmayan oğlak ve kuzuları biberonla beslediklerini anlatarak, "Küçükbaş hayvancılığın biraz zorluğu var ama bu iş hoşumuza gidiyor ve güzeldir. Sürekli doğadayız ve farklı canlılarla karşılaşıyoruz. Hayvanlar bana çok güzel enerji veriyor." ifadelerini kullandı.
Erzincan Erzincan’da çiftçiler mesaiye başladı Erzincan’da havalarının ısınmasıyla birlikte çiftçiler, tarlalarını sürmeye başladı. Uzun süren kışın ardından mesaiye başladı. Tercan ilçesine bağlı Mercan Beldesinde çiftçiler, baharın gelmesiyle birlikte tarla ekimine başladı. Karlı dağlar arasında yer alan tarlalarına arpa, buğday, korunga ve fiğ ekimi yapan çiftçiler, bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Erzincan’da, uzun süren kış mevsiminin ardından çiftçiler traktörleriyle tarlalarına gelerek ekim çalışmalarına başladı. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftçiler, ekim alanlarında toprakla buluştu. Tarlasına arpa ve buğday ektiğini belirten çiftçilerden Murat Özdemir, "Her yıl nisan ayının başında ekim yapmaya başlıyoruz. Yedinci ayda biçim işine giriyoruz. Hayvanlarımızın yemi için saman ve ot üretimi yapıyoruz. Tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli bir sezon diliyorum" dedi. Çiftçi Kenan İpek ise, "Sezonumuzu açtık, inşallah bereketli ve hayırlı mahsuller alırız. Şu an kuraklık olsa da Nisan ayında yağmur yağarsa bol verim elde ederiz. Yeğenimle birlikte ekim yapıyoruz, şimdi arpa ekeceğiz" ifadelerini kullandı. Çiftçiler, zorlu kış şartlarının ardından umutla başladıkları ekim sezonunda bereketli bir yıl geçirmeyi temenni ediyor. Erzincan’da Nisan ayı ile birlikte başlayan çiftçilerin mesaisi, hasat döneminde ektikleri mahsulleri alınca son buluyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de "koku" faciası: 23 küçükbaş hayvan telef oldu, 77’si son anda kurtarıldı Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde menfezdeki dereden yayılan keskin koku küçükbaş hayvanları zehirledi, 23 hayvan telef oldu. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 77 hayvan da son anda kurtarıldı. Olay, Ankara-Kırıkkale karayolunun 16’ncı kilometresindeki menfezde meydana geldi. Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde hayvancılıkla uğraşan 2 çocuk babası Sakin Ulusoy (49), her gün olduğu gibi 100 küçükbaş hayvanını otlattıktan sonra menfezden geçirdiği sırada yoğun bir kokuyla karşılaştı. Dere yatağından akan atık suyun yaydığı keskin koku hayvanları etkiledi. Zehirlendiği iddia edilen hayvanlardan 23’ü olay yerinde telef olurken, 76’sı köylülerin ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Telef oldu sanılan bir hayvan da ekiplerin müdahalesiyle menfezden çıkarıldı. AFAD, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, Kırıkkale Valisi Mehmet Makas’ın talimatıyla bölgede inceleme başlattı. Uzman ekipler, menfezden akan sudan numune alırken, telef olan hayvanlar üzerinde de inceleme başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Uğur Atar, olay yerinde bulunan vatandaşlara yaptığı açıklamada, hayvanların ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar analizlerinin ardından netlik kazanacağını bildirdi. "Acayip bir koku vardı" Dereden yayılan kokudan dolayı hayvanlarının telef olduğunu ifade eden yetiştirici Sakin Ulusoy, "Hayvanların arkasından geliyordum, acayip bir koku vardı. Hayvanlar etkilendi. Hayvanları ben çıkartayım dedim ama baktım, zehirleneceğim. Mecburen bıraktık, muhtarı aradım. Komutanlar geldi, Allah razı olsun, onlar da yardımcı oldu. Daha sonra itfaiye ekipleri geldi, gaz maskesiyle içeri girdiler. Normalde girilmiyor. Sayın Valimiz de sağ olsun, bütün ekipleri gönderdi. Yardımcı oldu. Allah işini gücünü rast getirsin" şeklinde konuştu. "Hayvanları kurtarmak istedim ama müdahale edemedik" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, olayın akşam saatlerinde meydana geldiğini belirterek, "Bugün akşam saatlerinde köylümüz Sakin Ulusoy beni aradı. ’Muhtarım yetiş, hayvanlarım telef oluyor’ dedi. Olay yerine geldiğimizde menfezin altında hayvanların içeri girdiğini ve ağır bir koku olduğunu fark ettik. Kendisi de biraz içeride durmuş, yarı baygın durumdaydı. Ben de hayvanları kurtarmak için müdahale etmek istedim ama giremedik. Daha sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Allah razı olsun, onlar müdahale etti. İtfaiye ekipleri ise içeride kalan hayvanları dışarı çıkardı. Özellikle Sayın Valimize çok teşekkür etmek istiyorum. Gecenin bu saatinde tüm ekipleri yönlendirdi, sağ olsun" dedi. Köy sakinlerinden çiftçi Dursun Doğan ise, "Telefon ettiğimizde jandarma ekiplerimiz geldi gerekeni yaptı. İtfaiye geldi maskeyle bir kısmını kurtardı. Herkes geldi, yoksa biz giremiyorduk kokudan. Çoban bayılıyordu, neredeyse ambulansı arıyorduk, temiz havaya çıkınca geri ayıldı" ifadesini kullandı.