ÇEVRE - 31 Mart 2025 Pazartesi 18:58

Bayburt’ta kar sularının erimesiyle arazilerde su baskınları yaşandı

A
A
A
Bayburt’ta kar sularının erimesiyle arazilerde su baskınları yaşandı

Bayburt’ta etkili olan sağanak nedeniyle kar sularının da erimesiyle birçok köyün tarım arazisinde su baskınları yaşandı. İl Özel İdaresi ekiplerinin yetersiz kaldığı noktalarda köylü sakinleri kendi imkânlarıyla su taşkınlarıyla mücadele ediyor.


Bayburt genelinde etkili olan sağanak nedeniyle Oruçbeyli, Çatalçeşme, Manas, Sırakayalar, Rüştü, Kırkpınar ve Beşpınar köyleri başta olmak üzere birçok köyde su taşkınları oluştu. Taşkınlar nedeniyle bazı köy yollarında ulaşım aksarken, tarım arazileri de zarar gördü.


Bayburt’un Oruçbeyli köyünde, kar sularının hızlı erimesi sonucu tarla ve bahçeler su altında kaldı. Ani su yükselmesi nedeniyle zarar gören köylüler, kendi imkânlarıyla suyun yönünü değiştirerek tahliye etmeye çalışıyor. Köy sakinleri, su baskını yüzünden tarım arazilerinin kullanılamaz hale geldiğini belirterek yetkililerden destek istedi. Köylülerin birlikte çalışarak suyu kontrol altına almaya çalıştığı görülürken, eriyen karların etkisiyle oluşan suyun daha fazla hasara yol açabileceği endişesi kaydedildi.


Yetkililer, bölgede inceleme yaparak gerekli müdahalenin yapılacağını açıkladı. Köylüler ise acilen makine ve ekipman desteği beklediklerini ifade etti.


Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Bayburt ve çevresinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle kar erimelerinin devam edebileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, vatandaşların su baskınına karşı tedbirli olması gerektiğini vurguladı.



Bayburt’ta kar sularının erimesiyle arazilerde su baskınları yaşandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ani kalp krizine karşı toplu alanlarda şok cihazı bulundurulmalı Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Ercan, havalimanları, konser salonları, okullar ve diğer kalabalık alanlarda acil durumlarda kalp ritmini düzenleyen şok cihazlarının (otomatik defibrilatörlerin) bulunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu tür cihazlar, ani kalp durmalarında hayat kurtarıcı olabilir" dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ertuğrul Ercan, kalp krizinin nedenleri, belirtileri ve erken teşhis ile korunma yöntemleri konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ertuğrul Ercan, "Kalp krizi, kalp kasını besleyen koroner damarların tıkanması sonucu meydana gelir. Kalp, tüm vücuda kan pompalarken aynı zamanda kendisinin de oksijene ihtiyacı vardır. Ancak bu hayati damarların tıkanması durumunda ciddi ritim bozuklukları gelişebilir ve ani ölümler yaşanabilir" dedi. Kalp krizinin belirtilerinin yalnızca göğüs ağrısı ile sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ercan, "Bazen sırt, çene, diş, kol veya karın ağrısı gibi farklı semptomlarla da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler erken bir uyarı niteliğinde olabilir" ifadelerini kullandı. Hızlı müdahale hayat kurtarıyor Kalp krizinin öncesinde veya sırasında ortaya çıkan ani ritim bozukluklarının hayati tehlike taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Ercan, "Bu nedenle havalimanları, konser salonları, okullar ve diğer kalabalık alanlarda acil durumlarda kalp ritmini düzenleyen şok cihazlarının (otomatik defibrilatörlerin) bulunması büyük önem taşıyor. Bu tür cihazlar, ani kalp durmalarında hayat kurtarıcı olabilir" dedi. Dünyanın pek çok ülkesinde bu cihazların toplu alanlarda bulundurulmasının zorunlu hale getirileceğini belirten Prof. Dr. Ercan, "Türkiye’de de bu konuda daha fazla bilinç oluşturulmalı" diye ekledi. "Kalp krizini önlemenin en iyi yolu risk faktörlerini belirlemektir" Prof. Dr. Ercan, ailede kalp hastalığı geçmişi olanların, tansiyon ve şeker hastalarının, sigara kullananların ve obezite sorunu yaşayan bireylerin kalp krizi açısından çok daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekti. Erken teşhis için en yaygın yöntemlerden biri olan efor testinin her zaman kesin sonuç vermediğini belirten Ercan, "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kalp tomografisi gibi yüksek hassasiyete sahip yöntemler kullanılmaya başlandı. Sanal anjiyo olarak da bilinen kalp tomografisi, damarların detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayarak erken tanıya imkan tanıyor. Bu sayede ani kalp krizleri ve ritim bozuklukları önceden tespit edilebilir" dedi. Son olarak, "Herhangi bir semptom ya da risk faktörü olmasa bile 40 yaşın üzerindeki erkekler ve menopoz sonrası kadınlar kardiyolojik muayeneden geçmelidir. Erken teşhis ve uygun tedavi sayesinde ölümcül vakaların büyük ölçüde önüne geçebiliriz" çağrısında bulundu.
Gaziantep Gaziantep’teki Oyun ve Oyuncak Müzesi bayram tatilinde çocukların gözdesi Farklı tarihlere ve ülkelere ait yüzlerce çeşit oyuncağın sergilendiği Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, Ramazan Bayramı tatilinde yoğun ilgi gördü. Tarihi çarşılarıyla, hanlarıyla ve müzeleriyle yıl boyunca milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Gaziantep’teki Oyun ve Oyuncak Müzesi, Ramazan Bayramı boyunca ve ardından devam eden tatil günlerinde çocukların severek gezdiği mekanlar arasında yer alıyor. Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde ziyaretçi yoğunluğu yaşanırken, müze en çok çocuklar tarafından ilgi görüyor. Birçok ülkeye ait oyuncaklar sergileniyor Gaziantep’in eski yerleşim yerlerinden olan Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi’nde bulunan Büyükşehir Belediyesi’ne ait Oyun ve Oyuncak Müzesi, bayram tatilinde Türkiye’nin değişik illerinden kente gelen ziyaretçilerin ve en çok da çocukların ilgi gösterdiği mekanların başında geliyor. Azerbaycan, İran, Irak, İngiltere, Almanya, Japonya, Bosna Hersek ve Afrika ülkeleri gibi birçok ülkeye ait oyuncaklarıyla ziyaretçilerini adeta kültürlerarası yolculuğa çıkaran ve farklı tarihlere ait yüzlerce çeşit oyuncağın sergilendiği müze, bayram tatilinde çocukların gözdesi oldu. Bayram tatili boyunca çocukların ziyaret ettiği gözde mekanlar arasında Türkiye’nin yanı sıra çeşitli ülkelerden her dönemin özelliklerini yansıtan oyuncakların yer aldığı müze bayram tatili boyunca çocukların ziyaret ettiği gözde mekanlar arasında yer alıyor. Aileleriyle birlikte müzeyi ziyaret eden çocuk ziyaretçiler, müzede geçmişten günümüze yer alan oyuncakları ve maketleri büyük bir heyecan ve mutlulukla inceliyor. Bayram tatili nedeniyle Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’ni ziyaret ettiklerini belirten İsa Bozyel isimli vatandaş, "Gaziantep’e müzeleri gezmeye geldik. Batman’dan geliyorum. Yeğenlerimle toplandık ve müzeleri geziyoruz. Onlarla beraber önce Gaziantep Müzesine geçtik. Daha sonra da Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’nin olduğunu öğrendik. İlk defa geziyorum. Çocukları da bir gezdirelim istedik. Onlarla beraber gezmeye devam ediyoruz" dedi. Aileleri ile birlikte Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’ni ziyaret eden çocuklar, bayram tatilinde güzel vakit geçirmek istediklerini ve Gaziantep’e geldiklerini belirterek, müzedeki oyuncakları ve maketleri çok beğendiklerini dile getirdiler. Müzede keyif dolu vakit geçirdiklerini ifade eden çocuklar, farklı tarihlere ve ülkelere ait yüzlerce çeşit oyuncağı görmenin mutluluğunu yaşadıklarını ve ziyaret boyunca müzede güzel zaman geçirdiklerini belirtti.
Eskişehir Görme engeline rağmen tek başına yaşayıp hayata dört elle sarılan kadın azmiyle taktir topluyor Eskişehir’de doğuştan görme engelli olan ve bir oğlunun arada uğradığı evde tek başına yaşayan kadın azmiyle örnek oluyor. Eskişehir’in Orhangazi Mahallesi’nde tek başına yaşayan doğuştan görme engelli 58 yaşındaki Şükran Bilgiç azmi ve neşesiyle takdir topluyor. 1990 yılında evlenen ve daha sonra eşinden boşanan Bilgiç’in, iki oğlu dünyaya geldi. Bir oğlunun arada uğradığı evde tek başına yaşayan ve babasından kalan emekli maaşı ile hayatını idame ettiren Bilgiç’in destekçileri ise mahalle muhtarı ve komşuları oluyor. Doğuştan görme engelli olan 58 yaşındaki kadın, yemek ve temizlik konusunda biraz zorlandığını aktardı. "Hayatın zorlukları var ama yavaş yavaş yapıyorum" Evin her bir noktasını ezberlediğini dile getiren Şükran Bilgiç, "Doğuştan görme engelliyim rehabilitasyona gittim, yatılı bir okulda kaldım. 1990’da evlendim çocuklarım oldu. Ben kendime iyi kötü bakıyorum ama bazı zorlukları oluyor, çarşıya gidemiyorum, alışveriş yapamıyorum. Bazen kendi ihtiyacımı göremiyorum birisi alıp getiriyor bana. Eşimle anlaşmalı ayrıldık. Fikir yönünden anlaşamadık. Büyük oğlum çalışıyor küçük oğlum da işe girecek. Biri babasında kalıyor diğeri de başka bir yerde kalıyor. Ben alıştım aslında hayat kolay ama zorlukları var. Yemek yapma konusunda zorlukları var, ev temizliği gibi zorlukları var ama ben aştım, yavaş yavaş yapıyorum. Evin her yerini ezberledim, ne istersem arayıp bulabiliyorum. Komşularım da bana yardımcı oluyorlar. Allah razı olsun çok iyiler onları seviyorum. Muhtarımızın hizmetlerini beğeniyorum çok iyi yardımları oluyor mesela erzak koli gibi yardımı oluyor. Kendime bakıyorum arkadaşlar, komşular, akrabalar geliyor onlar beni gezdiriyorlar. Pikniğe ve eğlencelere gidiyoruz" dedi. "Gülten hanımı yaklaşık 40 senedir tanıyorum" Orhangazi Mahallesi Muhtarı Hüseyin Erdemir, tek başına yaşayan görme engelli mahalle sakini Şükran Bilgiç’in oldukça mutlu biri olduğuna değinerek, "Gülten hanımı yaklaşık 40 senedir tanıyorum. Mahallemizin insanı, yaşamayı başaran ve hayatına şükreden bir kadın. Hiçbir zaman insanlara küsmedi. Mahallemiz de ona yardımcı oluyor. Kendi halinde yaşayan bir vatandaşımız. Her ay arıyorum. Telefonu da var. Kendisine de tembih ettim. Bir ihtiyacı olduğu zaman gece 24 saat hiç fark etmez vatandaşlarımızın yanında oluyorum. Dört duvar arasında olmasına rağmen kendini dünyaya koparmamış. Aynı zamanda çocukları var kendini çocuğuna adamış, vatanını, insanları seviyor. Bizim mahallemiz eski bir mahalle olduğu için komşuluk çok güzel devam ediyor. Komşular da her türlü ihtiyacını karşılıyorlar. Fitre, zekat vermek ve yardımda bulunmak isteyenlere kendileri gidip görmelerini söylüyorum. Hem nasıl bir insan olduğunu hem de yardımların yerine ulaştığını görmeleri için. Babasının vefatından sonra babasının maaşıyla geçinmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.