SAĞLIK - 25 Mart 2025 Salı 11:00

Anne karnında ölen ve yaşayan kardeşler doğum olana kadar birlikte kalacak

A
A
A
Anne karnında ölen ve yaşayan kardeşler doğum olana kadar birlikte kalacak

Batman’da, Türkiye’de ender görülen tıbbi müdahalelerden 10’ncusu yapıldı. İkiz kardeşini ve annesini zehirlemek üzere olan ikizlere anne karnında mikrodalga yöntemi ile yapılan müdahale sonucu anne ve çocuklardan biri sağlığına kavuştu. Doğum gerçekleşene kadar ölen ve yaşayan kardeşler birlikte kalacak.


İkiz bebeklere 27 haftalık hamile olan anne adayı Büşra Güneş, rutin kontrolleri için gittiği Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ikizlerden birinde gelişim geriliği olduğu belirlendi. Aynı hastanedeki Perinatoloji(riskli gebelik) Yan Dal Uzmanı Uzman Doktor Bülent Babaoğlu’na yönlendirilen anneye yapılan tetkiklerde ikizlerden birinin 1 kilogram iken diğerinin 350 gram olarak ölçüldü, bunun üzerine aile il dışına sevk edildi.


Ankara’daki hastaneye giden aileye şu an için müdahale yerine takip edilmesi önerilmesi üzerine aile Batman’a geri döndü. Bir süre sonra tekrar Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Yan Dal Uzmanı Uzman Doktor Bülent Babaoğlu’na kontrole giden annenin yapılan kontrollerinde 350 gram olan ikiz bebeğe giden kan akışının azaldığı ve kalp atışlarının durmak üzere olduğu tespit edildi.


Aile ile görüşen Dr. Babaoğlu, bebeğe anne karnında müdahale edilmesi gerektiği aksi taktirde bebeğin anne karnında ölmesi durumunda hem ikizini hem de annesini zehirleyebileceği söylendi.


Ailenin kararı üzerine Türkiye’de bugüne kadar görülen 10’uncu vaka olan anneye mikrodalga ile anne karnına girilerek gelişim geriliği ve kalp atışı durma noktasına gelen ikiz bebeğe giden kordonlar tıkatılarak kan akışı kesildi. Böylece hem anne hem ikizlerden biri sağlığına kavuşmuş oldu. İlk kez anne-baba olacak olmanın heyecanını yaşayan anne Büşra ve baba İslam Güneş, çocuklarını kucaklarına alacakları günü sabırsızlıkla bekliyor.


Yaklaşık 8 ay önce Batman’a geldiğini söyleyen Perinatoloji Yan Dal Uzmanı Uzman Doktor Bülent Babaoğlu, Türkiye genelinde ortalama hasta sayısı günde 10-15 iken Batman’da 40’ın altına düşmediğini kaydetti.


Bu yoğunluğa rağmen Türkiye’de ender görülen müdahaleleri de gerçekleştirdiklerini belirten Babaoğlu, "Bu süreçte yaptığımız bazı girişimsel müdahaleler de oluyor. Bunlarda biri tek yumurta ikizi monokoryonik bir gebede bebeklerden birisi 1 kilogram iken diğeri 350 gramdı yani gelişme geriliği vardı. Takiplerde gelişme geriliği olan bebeğe anneden giden kan akımlarının azaldığı ve geriye gittiği yani o bebeği kaybetmek üzere olduğumuzu tıbbi bilgiler eşliğinde tanısını koyduk. Bu süreçte ya hiçbir şey yapmadan diğer bebeğin de etkilenmesini bekleyecektik ya da etkilenmiş olan zaten kalp atışlarının durmasını beklediğimiz bebeğe anne karnında bir müdahale ile diğer bebeği yaşatmayı yani gebeliğin devamını sağlamayı planladık" dedi.



"Aile ilk olarak Ankara’ya sevk edilmek istendi"


Ailenin ilk olarak Ankara’ya sevk edildiğini belirten Babaoğlu, Ankara’daki doktorların bebeklerin takip edilmesinin önerildiğini aileye iletildiğini söyledi.


Ailenin Batman’a geri döndükten sonra yapılan kontrollerde gelişim ikiz bebeklerden birine giden kan akışının azaldığını ve kalp atışlarının durma noktasına geldiğinin belirlendiğini ifade eden Babaoğlu, "Aile ile görüştük, daha öncesinde büyükşehre Ankara’ya yönlendirmiştik ama onlar daha çok takip olması yönünde düşündüler. O zaman kan akımlarında bozukluk yoktu, gelişme geriliği vardı. Ancak son 2 hafta içerisinde gelişme geriliği arttı. Yani diskordans dediğimiz her iki bebek arasındaki fark yüzde 60 üzerinde. Kan akımları bozulunca aileyle görüşüp ‘ya dışarıya yönlendirelim ya da müdahale edelim’ dedik. Aile bize güvendi, biz de hastane yönetimiyle de iletişime geçtik, onlarda gerekli lojistik desteğin sağlanacağını söylediler" şeklinde konuştu.



"Bebeğe giden kordonlar mikrodalga ile tıkatıldı"


Doktor Babaoğlu, gerekli hazırlıkların ardından mikrodalga ile anne karnına girildiğini aktarak, "Yapılan müdahale ile hem anne hem de ikizlerden biri sağlığına kavuştu. Nihayetinde müdahaleyi yaptık. Mikrodalga yöntemiyle kalp atışları sonlanmak üzere olan bebeğin vücuduna gelen kordonu lazer yöntemiyle tıkadık. Bundaki amaç, o bebekten ortak beslenme olan kanala vefat ettikten sonra ya da olumsuz etkilendikten sonra zehir ya da olumsuz akımın oraya geçmesini engellemekti. Müdahalemiz başarılı oldu. Şu an için kontrollerimizde anne de bebekte sağlıklı. İnşallah gebeliğe devam edeceğiz bu şekilde" diye konuştu.


Müdahale edilmese gelişim geriliği olan bebeğin hem anneye hem ikizine zarar vereceğini vurgulayan Babaoğlu, şunları söyledi, "Müdahale edilmeseydi, sağlıklı olan kilosuyla uygun olan ve haftasında olan sağlıklı bebekte çok büyük bir ihtimalle o da hayatını kaybedecekti. Ama yaşasaydı da yüzde 70 oranında zeka ya da engelli olacaktı. Şimdi ise onun olmayacağı ve sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyoruz."



"Bu operasyonun Batman’da yapılıyor olabilmesi çok büyük bir şans"


Kadın Hastalıkları ve Doğum Sorumlu Hekimi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Doktor Halit Ataç ise, normal şartlarda intrauterin cerrahi Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılmakta olduğu bilgisini paylaşarak, "Bunun hastanemizde yapılıyor olabilmesinin temel sebebi Bülent hocamızın özverili çalışması ve yöneticilerimizin verdiği desteklerdir. Böyle bir işlem sayılı merkezlerde yapılmakta. Böyle bir işlemin Batman’da yapılabiliyor olması tabi ki çok büyük bir şans. Bülent Hocamız hastasına gerekli müdahale ile sağlığına kavuşmasını sağlamıştır. Bu da bizleri mutlu etmiştir" ifadelerini kullandı.



"Ankara veya İstanbul’a sevk edilecektik"


İlk kez baba olmanın heyecanını yaşayacak olan baba İslam Güneş, "İkiz bebeklerin babası olarak bu işlem için Ankara ve İstanbul’a sevk edilecekti. Bülent Hocamızın bize verdiği güven sonucu burada müdahale edilmesine karar verdik. Buradaki operasyonla çok şükür çocuğumun biri sağlığına kavuştu, eşim de çok iyi çok şükür hocamıza ve hastane yönetimine çok teşekkür ediyorum" dedi.



Anne karnında ölen ve yaşayan kardeşler doğum olana kadar birlikte kalacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Uludağ’daki otel yangınıyla ilgili 4 kişi tutuklandı Uludağ’da milli kayakçı Berkin Usta ile babası eski milli kayakçı ve kayak hocası Yahya Usta’nın hayatını kaybettiği otel yangını ile ilgili soruşturma kapsamında 4 kişi tutuklandı, 2 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Dün sabaha karşı Uludağ Birinci Oteller Bölgesi’nde bulunan Kervansaray Otel’de çıkan yangında Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı ve eski milli kayakçı Yahya Usta, eşi Fikriye ve milli kayakçı oğlu Berkin Usta (25), dumandan etkilenmişti. Otelden bilinci kapalı çıkarılan Usta ailesinden Yahya Usta ve oğlu Berkin, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında dün otel müdürü Tekin D. gözaltına alındı. Aynı soruşturma kapsamında oteli işleten firmanın yöneticisi C.K.A. ile kapalı alanda yapılan mangal sonrası söndürülmeden açıkta bırakılan közler nedeniyle yangına neden oldukları iddia edilen otel çalışanları T.K, M.K.Ç. ve E.T. gözaltına alındı. 5 kişiden 4’ü tutuklandı Aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanı bulunan 5 kişi tutuklama talebi, otel mülk sahibi 1 şüpheli ise adli kontrol talebiyle ’Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 4 şüpheli hakkında tutuklama, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
Diyarbakır Diyarbakır’da Ramazan ayının son teravih namazı eda edildi Diyarbakır’da Ramazan ayının son teravih namazı, binlerce kişinin katılımıyla camilerde eda edildi. İslam alemi için büyük önem taşıyan bu gecede, vatandaşlar manevi atmosferi doyasıya yaşadı. Diyarbakır’ın tarihi camileri ve mahalle mescitleri, Ramazan’ın son teravih namazı için doldu taştı. Namaz sonrasında yapılan dualarda, İslam dünyasının barış ve huzura kavuşması, Filistin başta olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için niyazda bulunuldu. Ayrıca, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi heyecanın hissedildiği gecede, vatandaşlar Ramazan’ın manevi ikliminden ayrılmanın hüznünü yaşadı. Vatandaşlardan Rıdvan Engin, Ramazan ayının bu sene de rahat geçtiğini ifade etti. Engin, "Ramazan’ın son gününe doğru havanın da güzelleşmesi bir nevi bayramın da geldiğinin göstergesi oldu hepimiz için. Ben şöyle söyleyeyim, üç ayları tutuyorum benim için biraz daha duygusal oluyor. Ben her sene Ramazan’ın son teravih namazını gözlerim dolu dolu kılıyorum. 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayı herkese bolluk, bereket getiren bir aydır" dedi. Ramazan ayının kendileri için güzel geçtiğini fakat Gazze’deki Müslümanlar için öyle olmadığını aktaran Engin, ’’Tüm İslam aleminin bayramı mübarek olsun Allah herkesin tuttuğu oruçları kabul etsin’’ diye konuştu. Vatandaşlardan Mehmet Emin Şenol ise Ramazan ayının çok güzel geçtiğini belirtti. Şenol, "Herkese iyi bayramlar dilerim selamlarımı iletirim. Allah cümle alemin tuttuğu oruçları kabul etsin" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul’da izinsiz gösterilere katılan 74 şüpheliye iddianame hazırlandı İstanbul’daki izinsiz gösterilere katıldıkları gerekçesiyle 59’u tutuklu 74 şüpheli hakkında 3’er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik "terör ve yolsuzluk" soruşturmalarının ardından İBB Binası ve bazı cadde ve sokaklarda yaşanan izinsiz gösterilerle ilgili soruşturmada iddianame hazırlandı. Soruşturmaya ilişkin 59’u tutuklu 74 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Valiliğinin kararıyla 19-23 Mart tarihlerinde toplanma, yürüyüş ve protesto gibi eylemlerin yasaklandığı, ardından bu kararın 4 gün daha uzatıldığı belirtildi. İstanbul genelinde farklı noktalarda söz konusu yasaklama kararlarına uyulmayarak çeşitli toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin düzenlendiğinin tespit edildiğinin aktarıldığı iddianamede, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce kanuna aykırı olarak faaliyetlerde bulunan gruplar içerisinde yer alan şüphelilerin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda şüphelilerin tespit edildiği anlatıldı. İddianamede, eylem görüntüleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde her bir şüpheli yönünden ayrı ayrı araştırma tutanakları düzenlendiği, şüphelilerin İstanbul Valiliği’nin yasaklama kararına rağmen toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde yer aldığının sabit olduğu belirtildi. 3’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi Hazırlanan iddianamede, ifade tutanakları, sorgu zaptları, kollukça düzenlenen araştırma tutanakları, yasaklama kararı ve dosya kapsamına göre şüphelilerin, İstanbul Valiliği’nce alınan yasaklama kararına, dağılmaları yönünde ikaz edilmelerine rağmen kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünde bulunmaya devam ettikleri, uyarılara rağmen dağılmamakta ısrar ederek 2911 sayılı ’Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda’ belirtilen suçu işlediklerine dair yeterli şüphe oluştuğu kaydedildi. İddianamede şüphelilerin, ’kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılarak, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme’ suçundan, 6’şar aydan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamede, dosya kapsamında haklarında yakalama kararı düzenlenen ya da ayrıca değerlendirme yapılacak 25 şüpheli için de ayırma kararı verilerek, dosyanın ayrı soruşturma numarasına kaydedildiği bilgisine yer verildi.