ÇEVRE - 31 Ağustos 2024 Cumartesi 09:38

Fırtınada koparak denize uçan dev Türk bayrağı 8 ay sonra dalgıçlar tarafından deniz tabanında bulunarak çıkarıldı

A
A
A

Antalya’da yaklaşık 8 ay önce fırtına nedeniyle bağlı olduğu direkten koparak denize uçan dev Türk bayrağı, 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesinde tesadüfen dalgıçlar tarafından deniz zemininde bulunarak sudan çıkarıldı.

Antalya’da Konyaaltı sahilinde dalış yapan dalgıçlar su altında tesadüfen karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştü. Dalış sırasında gruptan bir kişinin dikkatini çeken cismi inceleyen dalgıçlar dev Türk bayrağı ile karşılaştı. Kıyıdan 250 metre mesafede ve 26 metre derinlikte bulunan yaklaşık 8 metreye 12 metre ebatlarında olan bayrağı bulunduğu yerden çıkartmak için çalışma başlatan dalgıçlar ilk olarak bayrak üzerinde ki deniz tabanı mili temizlendi. Bayrağın büyüklüğü nedeniyle su yüzeyine çıkarmak için dalgıçlar paraşüt adı verilen yardımcı ekipmandan faydalandı.

Fırtınada koparak denize uçan dev Türk bayrağı 8 ay sonra dalgıçlar tarafından deniz tabanında bulunarak çıkarıldı

Sudan çıkartılarak yetkililere teslim edildi

Paraşüt yardımıyla su yüzeyine çıkartılan dev Türk bayrağı ardından kıyıya çıkartıldı. Su altında kaldığı süre içerisinde yıprandığı ve bazı noktalarının deforme olduğu görülen dev bayrak Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı yetkililerine teslim edildi. Dev Türk bayrağının bulunması ve çıkartılma anları ile ilgili bilgi veren Antalya Konyaaltı Su sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı ve Dalış merkezi yetkilisi Alim Tuğ, 30 Ağustos Zafer Bayramı’ndan bir gün önce tesadüf eseri deniz tabanında karşılaştıkları Türk bayrağını çıkarmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

8 ay boyunca arama çalışmaları sürdü

Deniz tabanında bularak yetkililere teslim ettikleri bayrağın yakın zamanda yaşanan bir fırtına sırasında Konyaaltı üzerinde bulunan yaklaşık 30 metrelik direkten koparak denize düşen Türk bayrağı olduğunu belirten Tuğ, “Bundan yaklaşık 8 ay önce aniden çıkar bir poyraz fırtınası neticesinde yukarda bulunan Türk bayrağımızın fırtına sebebiyle denize doğru uçtuğunu gördük. Hemen yetkili birimlere haber verdik, deniz polisi ve sahil güvenlik birimleri hemen geldi. Fırtına anında ve daha sonrasında bayrağı bulmak için çalışmalar yapıldı. Bizlerde yardımcı ve destek olduk çalışmalara, ancak bayrağı bulamadık” dedi.

Deniz tabanında mil altında kalmış

8 ay boyunca hem bayrağı bulmak için, hem de diğer faaliyetleri ile ilgili bölgede arama-tarama çalışmaları yaptıklarını belirten Tuğ, “Yaptığımız tüm dalışlarda arama yaptık fakat karşımıza çıkmadı. Dün ise Zafer Bayramımızdan bir gün önce bizim içinde çok anlamdı olan, duygulandıran noktada burası oldu. Yine bir dalış gerçekleştirdiğimiz sırada ekip arkadaşlarımızdan İbrahim Rehber’in dikkatini çekiyor. Deniz tabanında ve milin altında kalmış. Biraz üzerini eşeledikten sonra Türk bayrağı olduğunu gördük. Çok büyük olduğunu fark edip çalışmayı genişletince 8 ay önce fırtına sırasında buradan koparak denize uçan bayrağımız olduğu anlaşıldı” ifadelerini kullandı.

Fırtınada koparak denize uçan dev Türk bayrağı 8 ay sonra dalgıçlar tarafından deniz tabanında bulunarak çıkarıldı

“30 Ağustos’tan bir gün önce yaşanması duygulandırdı”

Bayrağın büyüklüğü ve deniz tabanında bulunması nedeniyle yüzeye çıkarmak diğer dalgıçlarla birlikte tekrar dalış yaptıklarını söyleyen Tuğ, “Bayrağımızı bulunduğu yerden çıkarmak için bütün ekip arkadaşlarımızla beraber tekrar suya girerek paraşütlerimizde bayrağımızı deniz tabanından çıkardık. Daha sonra güzel bir şekilde toparlayarak karaya çıkardık ve yetkililere teslim ettik. 30 Ağustos Zafer Bayramı’ndan bir gün önce böyle bir olay yaşanması bizi çok duygulandırdı ve mutlu etti” dedi. Dalış merkezi üyeleri bayrağın denizden çıkarılma anlarını da sosyal medyada paylaştı.

Ramazan Bozca - Begüm Aksoy - Faik Güven Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MSKÜ Rektörü Kaçar’an geleceğin hekimlerine ’Empati’ öğüdü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Beyaz Önlük Giyme Töreni, 15 Temmuz Şehitler Salonunda gerçekleştirildi. Törende, geleceğin doktorları olan 209 öğrenci beyaz önlüklerini giydi. Bu öğrencilerden 150’si Türkçe tıp, 59’u ise İngilizce tıp programında eğitim gören öğrencilerden oluştu. Törende konuşma yapan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, “Bu konuşmayı sadece geleceğin doktorları olan öğrencilerimiz için hazırladım. Konuşmamın ana teması olarak herkesin bildiği ama pek de itina etmediği bir kavramı seçtim. Empati. Geçen yıl bu törende nezaket üzerinde durmuştum. Şimdi empati kavramı üzerinde durmak istiyorum. Empatinin ve nezaketin birbirini tamamlayan kavramlar veya davranış seti olduğunu düşünüyorum. Sadece doktor olarak değil, sıradan bir insan olarak da hastalarla, meslektaşlarınızla veya sosyal hayatta normal insanlarla ilişkilerinizde empatinin gücünün farkına varmanız çok önemlidir. Kavram aslında tahmin edebileceğiniz gibi bize eski Yunanlılardan kalmış. Onlar empatheia kelimesini, tutku veya acı veya hastalık içinde anlamına kullanıyorlarmış. Günümüz Türkçesinde biz empati kavramını, başkalarının duygularını ve deneyimlerini anlama ve onlarla bağ kurma yeteneği ve birinin hissettiklerini hissedebilmek ve onların perspektifine derinlemesine anlamaya çalışmak manasında kullanıyoruz. Tıpta empati, hekimlerin aktif dinleme ve anlayış gösterme becerilerini içerir ve hastaların kaygılarını, korkularını ve ihtiyaçlarını ifade etmelerine yardımcı olur. Dolayısıyla, empatinin, hekimlerin hastalarıyla olan ilişkilerinde kritik bir rol oynayacağını söyleyebilirim. Bu tecrübeyle de sabit. Sizler, hastalarınızın duygusal ve fiziksel durumlarını anlamaya çalışarak, onlara daha etkili bir şekilde yaklaşabilir ve tedavi sürecini iyileştirebilirsiniz. Ayrıca, empatik bir yaklaşım, hastaların tedaviye uyumunu artırabilir ve duygusal destek sağlayarak iyileşme süreçlerini olumlu etkileyebilir. Empati ile yaklaşma meselesi belki biraz da bizim kişisel niteliğimizin bir parçasıdır ama biliyorsunuz ki bizler eğitilebilir canlılarız ve bu konularda da kendimizi eğitmemiz gerektiği kanaatindeyim. Bunlar aslında hepimizin bildiği ve çok da sıradan şeyler. Başkalarına saygı ve empatiyle davrandığınızda güveni, rahatlığı ve iyileşmeyi teşvik eden bir ortam hazırlarsınız. Bu meyanda empati ve saygı, etkili iletişim ve iş birliğini mümkün kılan, güçlü doktor-hasta ilişkileri çatısının önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Bu çatının diğer iki ayağını da sizlerin bilgi ve maharetleri oluşturmaktadır” dedi. MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar’ın konuşmasının ardından Tıp Fakültesi öğrencilerinin beyaz önlükleri törene katılan CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Turhan Togan, Rektör Yardımcıları ve diğer öğretim üyeleri tarafından giydirildi.