EĞİTİM - 25 Kasım 2024 Pazartesi 16:58

Fizyoterapi ve rehabilitasyon öğrencileri beyaz önlük giydi

A
A
A
Fizyoterapi ve rehabilitasyon öğrencileri beyaz önlük giydi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü 2024-2025 akademik yılında eğitime başlayan öğrenciler beyaz önlük giydi.


Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) ‘Origo Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. Törene; Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Afitap Özdelikara, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ercan Tural, akademisyenler, fizyoterapistler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program müzik dinletisiyle devam etti.




"OMÜ mezunu olmanın haklı gururunu meslek hayatları boyunca taşımaktadır"


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin sağlık ordusunun profesyonellerini yetiştiren bir kurum olduğunu belirten Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Afitap Özdelikara, “Hemşireden beslenme ve diyetetik uzmanına, fizyoterapistten dil ve konuşma terapistine kadar 10 farklı sağlık disiplini kurumumuzda nitelikli eğitim almakta ve OMÜ mezunu olmanın haklı gururunu meslek hayatları boyunca taşımaktadır. Öğrencilerimizin fakültemize geldiği ilk günden itibaren, işinde uzman akademik personel kadromuz, sizin bizlere emanet ettiğiniz biricik evlatlarınızı mesleğe yakışır, bilgi, beceri ve donanımla yetiştirmenin sorumluluğunu hissetmektedir. Bu bilinç ve gayretle hareket eden bölümümüzün kıymetli hocalarına çok teşekkür ediyorum" dedi.



“Sizden en büyük beklentimiz doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamanızdır”


Öğrencilerin mezuniyet törenlerinde de aynı sevinci ve heyecanı paylaşacaklarını söyleyen Doç. Dr. Özdelikara, öğrencilere seslenerek, “Bugün burada aslında meslek hayatınız boyunca sürecek bir hareket noktasında bulunuyorsunuz. Sağlıkta yaşam hakkını ve insan onuruna saygıyı konuştuğumuz bu günlerde sizden en büyük beklentimiz doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamanızdır. Birazdan burada giyeceğiniz beyaz önlük sadece sağlık ve esenliğin değil aynı zamanda mesleki ahlakın, insan onuruna yakışır yaşam sürmenin ve dürüstlüğünde temsili niteliğindedir" diye konuştu.



"Geleneksel hale getirdik"


Önümüzdeki yıl ilk mezunlarını vereceklerini söyleyen Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ercan Tural, “Fizyoterapistler, sağlık alanında çalışan sağlık profesyonelleri olarak birçok alanda hizmet vermektedirler. Kamuda ve özel sektörde çalışan fizyoterapistler olduğu gibi kendi merkezleri açan, sağlıklı yaşam merkezlerinde hizmet veren ve ’Hayata hareket kat’ sloganıyla çalışan meslektaşlarımız, önümüzdeki yıl ilk mezunları vererek bölümümüzden bu aşamada büyük sağlık neferleri olarak başlayacaklar. Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Origo Beyaz Önlük Giyme Töreni’ni geleneksel hale getirdik. Origo, tıp literatüründe kasların kemiklere yapıştığı yer ve hareketin başladığı nokta olarak isimlendirilmektedir. Dolayısıyla biz de ’Hayata hareket kat’ sloganıyla bu beyaz önlük giyme törenine bu ismini taktık ve aynı şekilde devam etsin istiyoruz” şeklinde konuştu.


Tören, öğrencilerin beyaz önlüklerini giymesinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.



Fizyoterapi ve rehabilitasyon öğrencileri beyaz önlük giydi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Fatma Sude’nin emaneti hayat oldu: 9 Yıllık bekleyiş sona erdi Burdur’un Gölhisar ilçesinde trafik kazasında ağır yaralanan ve 8 gün sonra beyin ölümü gerçekleşen 19 yaşındaki Fatma Sude Uran’ın bağışlanan sağ böbreği, 9 yıldır diyalize giren Nezahat Mercan’a nakledildi. Medical Park Antalya Hastanesi Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva Asuman Yavuz ve ekibi tarafından yapılan nakille sağlığına kavuşan Mercan, Sude’nin ailesine teşekkür ederek, “Kızlarının emaneti bende. Onların emanetine ben gidene kadar da güzelce bakacağım” dedi. Burdur’un Gölhisar ilçesinde 12 Kasım’da saat 03.00 sıralarında Burdur’un Gölhisar ilçesi Yamadı köyü Gölhisar-Çavdır karayolunda Mustafa K. (21) idaresindeki 07 DB 099 plakalı hafif ticari araç kontrolden çıkarak takla atmış, kazada sürücü Mustafa K. ile yolculardan İrem M. (18) yaralanırken Hasret Akbaş (21) olay yerinde hayatını kaybetmiş, Fatma Sude Uran (19) ise ağır yaralı olarak Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Yoğun bakımda tedavisi süren Fatma Sude Uran’ın beyin ölümü gerçekleşmiş. Kalbi, karaciğeri ve böbrekleri bağışlandı Burdur Devlet Hastanesi Organ Nakil Birimi tarafından aile ile yapılan görüşme sonrasında Fatma Sude Uran’ın organları bağışlandı. Yapılan tetkikler sonrasında genç kızın kalbi, karaciğeri ve 2 böbreğinin alınması kararlaştırıldı. Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Doku ve Organ Nakil Merkezi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doku ve Organ Merkezi’nden özel ekipler nakil için Burdur’a geldi. Burdur Devlet Hastanesi’nde sabah saatlerinde başlayan ve başarılı bir şekilde gerçekleşen ameliyat sonrasında alınan kalp, Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde nakil bekleyen hastaya, karaciğer Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde organ bekleyen bir hastaya, sağ böbrek Antalya Medical Park Hastanesi’nde organ bekleyen bir hastaya, sol böbrek ise Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere gönderildi. Bağışın ardından Sude’nin sağ böbreğinin 9 yıldır nakil bekleyen Nezahat Mercan’a (57) uyumlu olduğu belirlendi. 9 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele eden Mercan, organ nakli bölümünde görev yapan Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla ikinci bahara başladığını ifade etti. Gece saatlerinde gelen telefonla nakil haberini aldı Ankara’da yaşayan Nezahat Mercan, ilk olarak 9 yıl önce Ankara’da 3 yıl önce ise Medical Park Antalya Hastanesi’ne nakil için başvurduklarını kaydetti. Umudunu kaybetmişken, nakil haberini vermek için gece saatlerinde gelen telefonla yeniden hayata tutunduğunu açıklayan Mercan, bilinçsiz ağrı kesici ve antibiyotik kullanımı nedeniyle böbrek yetmezliği hastası olduğunu açıkladı. Bilinçsiz ilaç kullanımı, böbrek yetmezliğine neden oldu Nezahat Mercan, “Ağrı kesiciler ve antibiyotik kullanımından böbrek yetmezliği oluşmuş. Migren nedeniyle bilinçsizce çok ağrı kesici kullanıyordum. Onlar böbreği mahvetmiş, 8 sene kadar tedavi süreciyle geçti. Ondan sonra böbreğin yüzde 10 çalıştığını öğrendiğimizde kadavraya yazıldım, diyalize başladım. 9 yılımı bitirmiştim, diyaliz hastasıyım. 9 yıldır diyalize giriyordum. Ankara’da yaşıyorum normalde, orada yazılmıştım. Üç yıl önce kaydımı buraya aldırdım. Üçüncü senemde böbrek çıktı. İlk başta tabii ki inanmıyorsunuz. Hani olur mu, olmaz mı? Bütün gün üzülüp ağlarken, şans bana güldü” şeklinde konuştu. “Tek başıma bir yere gidememeye başlamıştım” 9 yıldır haftada üç kez diyaliz aldığını ve çok zorlandığını dile getiren Nezahat Mercan, diyaliz sürecinde yaşadıklarını şu şekilde aktardı: “Kemiklerim aşırı yıprandı, ister istemez psikolojiniz de bozuluyor. Yorucu ve can sıkıcı. İstediğin şeyleri yapamıyorsun. Kısıtlı kalıyorsun. Zor bir dönemdi. İnşallah bundan sonra ikinci baharım başlıyor. Haftada üç kez diyalize giriyordum. Kemiklerim yıpranmıştı, kalçam protez. Son dönemlerde daha fazla yoruluyordum. Artık, tek başıma bir yere gidememeye başlamıştım, eşimin yardımıyla gidiyordum.” “Antalya’ya sabah saatlerinde son iki bilet kalmış” Umudu tükenmişken gece saatlerinde çalan telefonla nakil haberini alan Nezahat Mercan, Ankara’dan Antalya’ya kalan son 2 uçak biletiyle oğluyla birlikte Antalya’ya uçtuklarını ifade etti. Mercan, “Umudum hiç kalmamıştı. Şans eseri gece telefonum titreşimdeydi, kramp girerek uyandım. Telefonu duydum, irtibata geçtik. İnanamayarak geldim ve çocuklar bana hayret etti. Arabayla gelsek belki yetişememe ihtimalimiz vardı. Ve şans, Antalya’ya sabah saatlerinde son iki bilet kalmış, oğlumla beraber geldik. En geç bizi bekliyorlarmış, en erken de biz geldik. Bana uyumlu oldu. Ailesine çok teşekkür ediyorum, bu kadar bilinçli olmalarına çok sevindim. Kızların emaneti bende. Onların emanetine ben gidene kadar da güzelce bakacağım. Darısı önce gençlerin başına, sonra isteyen herkese” dedi. “Artık diyalize girmesine ihtiyaç kalmayacak” Organ Nakli Merkezi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Havva Asuman Yavuz ise, “Nezahat hanımın büyük bir şans, kadavradan nakil eskisi gibi kolay çıkmıyor. Özellikle Covid sonrası ciddi bir azalma var, keşke daha çok kadavradan böbrek nakli şansı olabilse de bekleyen hasta sayımız yararlansa. Diyalizde olup da böbrek nakli sırasına yazılan yaklaşık 26-30 bin civarında diyaliz hastası, kadavradan böbrek çıksın diye bekliyor. Nezahat hanım 9 yıldır diyalize giriyor, 3 yıl önce de biz de yazıldı. Şükür şimdi çıktı, gayet de güzel gidiyor. Diyalizde hiç idrar çıkarmıyorken, şu an günlük 4-5 litre idrar çıkarıyor. Yavaş yavaş böbrek testleri normale dönüyor. Kendisi yakın takibimizde, artık diyalize girmesine ihtiyaç kalmayacak” diye konuştu. 26 bin hasta böbrek bekliyor Prof. Dr. Havva Asuman Yavuz, ayrıca kadavradan yapılan bağışların artması gerektiğini söyleyerek, “İlginç bir derecede kadavradan bağış oranları çok düştü, nakil bekleyen çok sayıda hasta var. Onlara şans, yeni bir hayat vermek lazım. 60 bin kişi diyalize giriyor, kabaca 26 bin hasta böbrek çıkması için sırada bekliyor” dedi. “Sağlık açısından son görevini yapmış oldu” Nezahat Mercan’ın eşi Hüseyin Mercan, eşi hastalanmadan çok önce organlarını bağışladığını belirterek, eşine yapılan nakilden duyduğu mutluluğu aktardı. Mercan, “İnanılmaz derecede mutlu oldum, ölen kardeşimizin acısını duyunca çok üzüldük. 4 kişiye can verdi, kardeşimiz sağlıkçıymış. Sağlık açısından son görevini yapmış oldu. Kendisine minnettarız” şeklinde konuştu.