GÜNDEM - 12 Mart 2025 Çarşamba 13:14

Manisa’dan İzmir’e su kuyusu tepkisi

A
A
A
Manisa’dan İzmir’e su kuyusu tepkisi

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından İzmir’e içme su sağlayan Manisa’nın Göksu ve Sarıkız bölgesinde 11 yeni su kuyusu açacağı ve kente yılda yaklaşık 32 milyon metreküp ilave su sağlanacağı haberlerine Saruhanlı Ziraat Odası Bakanı Aydoğan Okur sert tepki gösterdi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU’nun Manisa’nın Saruhanlı ilçesi ve mahallelerini kuraklaştırmaya devam ettiğini vurgulayan Başkan Okur, "Kurumuş olan sondajların yerlerine yenilerini vurmaya devam ediyorlar. Gördes Barajından İzmir’e giden su olmasına rağmen yaklaşık 300 bin dönüm tarımsal bağ arazisi artık tamamen kuraklaşmasına mahkum ediliyor. Sorun sadece Saruhanlı’nın değil tüm Manisa’nın sorunudur. Tüm Manisa’yı suyumuza sahip çıkmaya çağırıyorum" diye konuştu.



Saruhanlı MHP İlçe’den tam destek


Saruhanlı Ziraat Odası’nın ’Suyumuza birlikte sahip çıkalım’ çağrısına tepkisiz kalmayan Saruhanlı MHP İlçe Başkanı Baki Ulu, beraberinde Manisa Büyükşehir Belediyesi MHP Meclis Üyesi İsmet Ceylan, Saruhanlı Belediyesi MHP Meclis Üyesi Murat Güleryüz, Saruhanlı MHP İlçe Başkan Yardımcısı Mehmet Eroğlu ve MHP Saruhanlı İlçe Sekreteri Nazif Baydar ile Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur’u ziyaret etti.


Ziyarette konuşan Başkan Okur, Manisa’dan giden suyun içme suyu olarak kullanılmadığını belirterek "Bu suyla çamaşır, bulaşık yıkanacak, banyo yapılacak o tür ihtiyaçların giderilmesini kullanılacak. Burada 100 bin kişinin hakkını gasp edemezsiniz. Yaklaşık 350 bin dönümlük araziyi çölleştiremezsin. Bu izinleri kim verdiyse bunların araştırılması istiyoruz" dedi.



"Kenan Evren döneminde çıkan yasa iptal edilmeli"


1980 sonrası kurulan darbe hükümet döneminde Kenan Evren döneminde çıkan yasayla Manisa’dan İzmir’e şu verilmesinin önünün açıldığını ileri süren Başkan Okur, "Yasa ile Saruhanlı’nın Sarıkız dediğimiz su kaynaklarından yıllardır su veriliyor. Eskiden az bir derinlikte gelen su, şimdi toprağın altına çekildi ve 200-300 metre derinlerden çıkarılıyor. Bizler bu suyu içiyorduk. 1980 yılında çıkan bir kanunla Saruhanlı’dan ve Gördes’ten İzmir’e su veriliyor. Bizler çiftçiyiz, bu insanlar şu olmazsa ne yiyip ne içecek. Eğer ki bahsedilen son kuyularda faaliyete geçer ve su çekilmeye başlanırsa 5 sene sürmez Saruhanlı çöl olur. Obruklar meydana gelir, çölleşme başlar çöker ve kuraklaşırız. Şu anda bile İZSU pompaları çalışmaya başladığı zaman bölgede su kesiliyor. Çıkan yasa 25 yılı kapsıyordu, bırakılacağı söyleniyordu. Üzerinden 45 sene geçmiş hala İzmir’e suyumuzu veriyorlar." şeklinde konuştu.


Aynı zamanda çiftçilik yaptıklarını belirten MHP Saruhanlı İlçe Başkanı Baki Ulu, yaşanan su sorununun farkında olduklarını ve sonuna kadar destek olacaklarını kaydetti.



"Sonuna kadar destek olmaya hazırız"


Konuyla ilgili olarak MHP Gurup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay’a durumu aktardıklarını anlatan İlçe Başkanı Ulu, "Biz çiftçiler olarak sorunu en iyi şekilde yaşayan ve bilen bizleriz. Konuyu Sayın Akçay’a ilettik ve sayın Bakan’a sorun hakkında bilgi verildiğini bize bildirdi. Bu konuyla ilgili olarak hukuki açıdan gereken desteği sonuna kadar vermeye hazırız. Ayrıca ülkemizde Kenan Evren’in çıkardığı yasaların yüzde 99’u değiştirilmesini rağmen, DSİ’nin çiftçinin, üreticinin yanında olması gerekirken, Kenan Evren yasalarıyla bizim suyumuzu buradan alıp başka yere götürmesi çiftçiye yapılan en büyük suçtur. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Bakanımıza, Sayın Genel Başkanımıza ve sayın Gurup Başkanvekilimize iletiyoruz. Ancak DSİ’nin bu Kanunu acilen değiştirilmesi ve Saruhanlı olarak suyumuz sahip çıkmamız gerektiğine inanıyoruz." dedi.



"İZSU’ya bu izni kim veriyor"


Saruhanlı MHP İlçe Teşkilatının verdiği desteğe teşekkür eden Başkan Okur, "Yasanın 1980 yılında Kenan Evren tarafından çıkarılan bir yasa olduğu söyleniyor. Kenan Evren’in adını sokaklardan sildiriyorsunuz ama o zaman çıkarılan yasayla su verilmesine izin veriyorsunuz. Burada bir tezat oluşuyor. Bunun bir an önce araştırılarak soruna çözüm bulunması gerekiyor. Bizler çiftçiler olarak suyumuzun verilmesine karşıyız. Çiftçilerimiz mağdur. Oda olarak gerekli yerlere başvurularımızı yapmaya hazırlanıyoruz. Çiftçilerimiz de şikayet olarak CİMER’e yazıyorlar." dedi.



Yenişehirlioğlu’na sorun aktarıldı


Okur, "Şimdi İZSU’ya bu sondaj izni veren kim, DSİ mi veriyor, İZSU kendi başına mı karar veriyor. Burada hukuksal bir hata var. Saruhanlı ilçemizde çiftçimiz kendi tarlasına tulumba çakamıyor DSİ kuyu için çiftçiye izin vermiyor. 11 kuyu sondajı çakıyorsun, buna nasıl izin veriliyor." diyerek tepkisini dile getirdi.


Konunun bölgesel olduğunu ifade eden Oda Başkanı Okur, "Dün gece AK Parti Gurup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehrlioğlu’na konuyu ilettim, durumu bakana ilettiğini ve konunun incelendiğini mesajla tarafıma bildirdi." dedi.


Öte yandan, İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından İzmir’e su sağlayan kaynaklardan biri olan, Saruhanlı’daki Sarıkız bölgesinde yeni su kuyusu açma çalışmalarına başladığı görüldü.



Manisa’dan İzmir’e su kuyusu tepkisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Ağaçlara bahar bakımı Bayburtlu üreticilere, meyve ağaçlarının budanmasıyla ilgili bilgilendirmede bulunuldu. Yapılan bilgilendirmede şu ifadeler kullanıldı: "Budama yapılmayan ağaçlarda; fazla verim nedeniyle dallar kırılır, sık dallanma sonucu iç kısımdaki dallar ışık almaz, periyodisite (ürün bir yıl var ve bir yıl yok) görülür. Meyve ağaçlarında budama, dal kesme, dal eğme, dal seyreltme, uç alma ve dalların açılarının genişletilmesi veya daraltılması gibi işlemlere denir. Bu işlemler genel olarak şunlar için yapılır; Ağaçlara istenilen şekli vermek, ağaçlarda meyve verimi ile sürgün oluşumunu dengelemek, periyodisitenin (ürün bir yıl var ve bir yıl yok) etkisini azaltmak, dal kırılma ve sarkmalarını azaltmak. Ne zaman budama yapılmalıdır? Kışları çok soğuk geçen bölgelerde ise budama yerlerinin soğuktan zarar görmemeleri için budamayı soğuklar geçtikten sonra; fakat ağaçlar uyanmadan önce yapmalıdır. Meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim şartlarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak şartlarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Bazı kurallar şu şekilde sıralanmıştır; Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır, zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir, şekil oluşturma amacıyla ana dalların açılarının düzenlenmesinde ana dalların gövde ile açıları 45-60 olmalıdır, bu işlem yaz aylarında da yapılabilir, budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır, kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır, dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Budama şekilleri nelerdir? Şekil budaması; Bir meyve ağacından en yüksek verimi alabilmek için ana dalların iyi oluşturulması yanında yardımcı dalların da düzenli seçilmesi gerekir. Genellikle genç ağaçlar kuvvetli ve uzun sürgünler meydana getirirler. Ana dalı oluşturacak bu sürgünler üzerinde yardımcı (tali) dalların meydana gelmesi için dalların uçları kesilmelidir. Bilhassa yan dal vermeyen meyve tür ve çeşitlerinde bu çok önemlidir. 80-100 cm ve daha uzun sürgün veren genç ağaçlarda dalların uçları alınmadığında istenilen yönde ve sayıda tali dallar oluşmayacağı için ilerde ana dallar üzerinde boşluklar meydana gelir. Bu da ağaçtan genelde daha az meyve alınmasına neden olur. Mahsul budaması; Budama sonucunda ağaçta bırakılacak en uç dallar veya gözler daha öncede belirtildiği gibi tacın dışına doğru bakmalı, diğer dallar ise ağacın boşluklarını doldurmalı ve güneş görebilmelidir. Kalın dallar üzerinde bulunan küçük meyve dalları çok sık değillerse kesilmemelidir. Böylece ağaç tacının maksimum hacminden yararlanılarak verim artırılabilir. Mahsul budamasında meyve dallarının uzunluğu iri meyveli şeftali, elma ve armut gibi meyve türlerinde en fazla 40 cm kadar olmalıdır. Zayıf dallar daha kısa, kuvvetli dallar daha uzun bırakılmalıdır. Bir yıllık uzun bir dalın ucu kesilmeden bırakılırsa, üzerinde meydana gelen fazla sayıdaki meyve, dalın kırılmasına neden olabilir. Ayrıca böyle dallar yeterli uzunlukta yeni sürgün veremezler. Bilhassa şeftali ağaçlarında daha sonraki yıllar verimde azalma ve ağacın gelişmesinde zayıflama görülür. Mahsul budaması sonucunda ağaç hem o yıl yeterli ürün vermeli, hem de daha sonraki yıllarda verim verecek yeni sürgünler oluşturmalıdır. Bir dalın hem meyve vermesi ve hem de yeni sürgün oluşturması o dalın ortalama üçte birini (1/3’ünü) kesmekle sağlanabilir. Daha fazla kesim meyvenin az olmasına, fakat sürgünlerin kuvvetli gelişmesine, az kesim ise meyvenin çok olmasına ve sürgünlerin zayıf gelişmesine neden olur. Ortalama 30 cm’den kısa olan meyve dallarında genellikle uç alma işlemi yapılmamalıdır. Meyve ağaçları yaşlandıkça genellikle verimi fazlalaşır ve sürgün gelişmesi zayıflar. Bu tür bir gelişmenin uzun süre devam etmesi, zamanla verimin de azalmasına neden olur. İyi, kaliteli ve her yıl düzenli meyve elde etmek, ancak ağaç fizyolojik dengede olduğu zaman mümkündür. Yaşlı ağaçlarda diğer bakım tedbirleri yanında, ağaçta yapılacak kalın dal kesimleri yani gençleştirme budaması da ağacın verimini ve sürgün gelişmesini dengeler. Bazı meyve türleri çok kalın dal keserek ağacı gençleştirmeye karşı zamk çıkarma, kuruma gibi olumsuz tepki gösterirler. Bu gruba giren erik, kiraz, vişne, kayısı, şeftali ve badem gibi meyve türlerinde gençleştirme budaması, daha genç ve ince dalları keserek yapılmalıdır. Elma, armut, zeytin, ayva ve turunçgiller gibi meyve türlerinde gençleştirme budaması başarıyla uygulanır. Budayıcı budama sırasında şu konulara dikkat etmelidir; Ağacın gelişme gücünü, meyve dallarındaki çiçek tomurcuğunun miktarını budamaya etkili olabilecek diğer faktörleri, başka bir ifade ile budayıcı ağacı iyi tanımalı ve onun kesime karşı göstereceği tepkiyi, dolayısıyla kesimin verime ve meyve kalitesine etkilerini iyi tahmin edebilmelidir. Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıklar, kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Budama sonunda meyve ağaçlarında kış ilaçlamalarının da yapılması zorunludur."