GÜNDEM - 26 Mart 2025 Çarşamba 11:01

Yaşlıların misafiri olan minikler, bayram geleneğini öğrendi

A
A
A
Yaşlıların misafiri olan minikler, bayram geleneğini öğrendi

İzmir'de ilkokul öğrencileri, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde yaşlılarla bir araya geldi. Duygusal anlara sahne olan etkinlikte miniklere, geleneksel bayramların önemi aktarıldı.

İzmir'in Gaziemir ilçesinde bulunan Fatih ilkokulu öğrencileri, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde Gaziemir Belediyesine bağlı Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi'ndeki yaşlıların misafiri oldu. Miniklere bayram geleneğini aktarmak ve büyükleri ziyaret etmenin önemini vurgulamak amacıyla başlatılan ‘Geçmişten Geleceğe Doğru' projesi kapsamında öğrenciler, yaşlılara el emeği atkıları hediye etti. Yaşlılar, geçmiş yıllardaki bayramlarla ilgili hatıralarını da öğrencilerle paylaştı. Duygusal anların yaşandığı etkinlikte, yaşlılar ile öğrenciler birlikte şarkı söyledi.

"Kültürlerimizi yeni nesillere aktarmak gerekiyor"

Öğrencilere geleneksel bayramları aktarmanın önemine vurgu yapan Müdür Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Gözde Geçtan Plana, "Günümüzde bayramlar eski heyecanını yitirmiş durumda. Bayramlar artık çoğu kişinin aklında tatil olarak yer ediniyor. Yeni nesillere bu kültürel aktarımı sağlamak, bizlerin büyüdüğü bayramları öğrencilere anlatarak onlarda merak uyandırmak gerekiyor. Manevi kültürlerimize sahip çıkmak, bu duyguları yeni nesillere aktarmak ailede başlamalıdır. Eğitimciler olarak değerlerimize sahip çıkmayı, korumayı ve devam ettirmeyi sağlamak en büyük görevlerimizden biridir" diye konuştu.

Yaşlıların, öğrencilerle bir araya gelmesinden dolayı çok mutlu olduklarını kaydeden Plana, "Kimi yaşlılar çocuklarından bahsederek duygu dolu anlar yaşarken, kimileri de öğrencilerimizi kendi torunları yerine koyarak onlarla kucaklaştı. Öğrencilerimiz için oldukça farklı bir deneyim oldu. Merakla etrafı gezdiler, yaşlılarımızla müzik eşliğinde sohbet ettiler. Öğrenciler, yaşlılara kolonya ve çikolata dağıttı, onların ellerini öperek bir bayram havası yaşattılar.

Yaşlılarımızdan eski bayramlarla ilgili hikayelerini, bugünkü bayramlarla arasındaki farkı dinlemek oldukça keyifliydi. Öğrenciler, yaşlılara küçük hediyeler verip hep beraber şarkılar söyledi. Biz de yaşlıları okulumuza davet ettik" açıklamalarında bulundu.

Okul Müdürü Melike Tenkoğlu da öğrencilerin gelenekleri öğrenmeleri için bu tarz projelerin devam edeceğini aktardı.

Mehmet Pamuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Leishmaniasis hastalığı köpeklerde kalıcı etki bırakıyor Zonguldak’ta veteriner hekim Gökmen Koç, yaklaşık yedi yıldır Leishmaniasis hastalığıyla mücadele eden bir köpeğin tedavi sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hastalığın, halk arasında "yakarca" olarak bilinen tatarcık sinekleri tarafından bulaştırıldığını belirten Koç, sürecin zorlu ve pahalı olduğunu vurguladı. Leishmania adlı parazitin insanlara ve hayvanlara tatarcık sinekleri aracılığıyla bulaştığını ifade eden Koç, şu bilgileri paylaştı: "Leishmania, zoonotik yani hayvandan insana bulaşabilen bir parazittir. Ancak doğrudan köpekten insana geçmez. Enfekte bir köpeği ısıran sineğin, daha sonra insanı ısırması gerekir. İnsanlarda genellikle hafif seyreder, ancak bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir." Veteriner hekim Koç, köpeklerde hastalığın seyrinin daha ağır olduğunu belirterek, tedavi sürecinin tam iyileşme sağlamadığını dile getirdi. Koç, hastalığa yakalanan köpeklerin deri lezyonları, tırnakların normalden daha fazla uzaması ve patilerde yaralar gibi belirtiler gösterdiğini ve tedavi sürecinin uzun vadeli bakım gerektirdiğini ifade etti. 7 yıldır hastalıkla mücadele veren köpeğin tedavi sürecini anlatan Koç, "Köpeğimizin durumu önceki evrelere kıyasla daha iyi, ancak bu hastalığın tamamen iyileştiği anlamına gelmez. 2019 yılında ilaçlarını temin ettik ve o zamandan beri düzenli olarak bakım ve pansuman yapıyoruz. Hastalığın seyri mevsim geçişlerinde kötüleşebiliyor, özellikle ayaklar, patiler ve pati altlarında yaralar oluşabiliyor" dedi. Leishmania parazitinin hayvanın vücudunda kalıcı olarak bulunduğunu ve tam anlamıyla yok edilemediğini vurgulayan Koç, uygulanan tedavilerin sadece semptomları hafifletmeye ve hayvanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik olduğunu belirtti. Hastalığın insanlardaki etkilerine de değinen Koç, Leishmaniasis’in yüzde ve kollarda çıban benzeri ülseratif yaralara neden olabileceğini söyledi. Erken teşhisle kontrol altına alınabilen bu hastalığın, köpeklerde ise çok daha zor bir sürece yol açtığına dikkat çeken Gökmen Koç, "Maalesef durum biraz daha komplike. İyileşmesi dediğim gibi zor ve pahalı bir tedavi gerektiriyor. Parazit, hayvanın kanından hiçbir zaman tamamen temizlenmiyor. Biz sadece konforunu artırmaya yönelik tedaviler uygulayabiliyoruz" şeklinde konuştu. Koç, hastalığın yayılmasını önlemek için tatarcık sinekleriyle mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, köpek sahiplerini erken teşhis ve koruyucu önlemler konusunda duyarlı olmaya çağırdı.