GÜNDEM - 30 Mart 2025 Pazar 09:18

Esenyurt Belediyesi, bayramın coşkusunu ve mutluluğunu yetim çocuklarla paylaştı

A
A
A
Esenyurt Belediyesi, bayramın coşkusunu ve mutluluğunu yetim çocuklarla paylaştı

Esenyurt Belediyesi, Ramazan Bayramı dolayısıyla yetim çocuklar için anlamlı bir bayramlaşma programı düzenledi. Çocuk Üniversitesi’nde gerçekleşen etkinliğe katılan minikler, onlar için hazırlanan sihirbaz gösterisi ve geleneksel Hacivat-Karagöz oyunuyla keyifli bir gün geçirdi.


Esenyurt Belediyesi, bayramın coşkusunu ve mutluluğunu yetim çocuklarla paylaşmak için özel bir etkinlik organize etti. Çocuklar, birbirinden eğlenceli gösterilerin yer aldığı bayramlaşma programında keyifli anlar yaşarken, ailelerine de çeşitli hediyeler verildi. Etkinliğe katılan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yeşil Aytulum Turgut, çocuklarla yakından ilgilenerek onların bayram sevincine ortak oldu.


Çocukların mutluluğunun her şeyden önemli olduğu vurgulandı


Belediye yetkilileri, çocukların mutluluğunun her şeyden önemli olduğunu vurgulayarak, sosyal destek projelerinin devam edeceğini ifade etti. Aileler ise düzenlenen etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek Esenyurt Belediyesine teşekkür etti.



Esenyurt Belediyesi, bayramın coşkusunu ve mutluluğunu yetim çocuklarla paylaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak İlçenin tek demirci ustası; "Bizimle birlikte meslek de yok olacak" Zonguldak’ta ilkokul mezuniyeti sonrasında demir ustasının yanında çırak olarak mesleğe adım atan 69 yaşındaki İsmail Oktay; demir ocağının başında 55 yıldır kazma, balta ve kürek gibi aletler üreterek geçimini sağlıyor. Gelişen teknoloji ve azalan ilgiye rağmen; ilçede tek başına mesleğini yaşatmaya çalışan Oktay, çırak yetişmemesinden endişe duyduğunu dile getirdi. Karadeniz Ereğli ilçesinde yaşayan, üç çocuk ve yedi torun sahibi İsmail Oktay, 12 yaşında demirci atölyesinde çıraklığa başladı. Ocağında ısıttığı demire tokmakla demire şekil vermeyi öğrenen Oktay, o gün bugündür mesleğini sürdürüyor. Tarımın makineleşmesiyle birlikte demircilik mesleğinin de büyük değişime uğradığını belirten Oktay, geçmişle bugünü şöyle kıyasladı: "Biz önceleri saban demirinin önüne pulluk demiri yapardık. Pullukları öküzler çeker, arkadan nadas yaparak toprağı havalandırır, buğday, mısır, yulaf gibi ürünler ekilirdi. Ancak şimdi makineler var, ilkel tarım neredeyse yok oldu. O yüzden bizim meslek de bitme noktasına geldi. Ereğli’de şu anda temiz çalışan tek demirci benim." "İki yıl boyunca çıraklar kaynak makinesine dokunamazdı" Mesleğe başladığında ustaların çıraklara hemen kaynak makinesi vermediğini anlatan Oktay, önce metali tanıması gerektiğini öğrendiğini anlattı. Oktay, "11-12 yaşlarındaydım ben buraya başladığımda. Örs nedir bilmezdim. Zamanla öğrendik. Eskiden ustalar çıraklarının eline iki yıl boyunca kaynak makinesi vermezdi. Bana ‘Önce metali tanıyacaksın’ derlerdi. Sarı, tutya, bakır, çinko gibi metalleri öğrenmeden kaynak yapamazdık. Önce metalleri tanıdım, sonra elektrotla kaynak yapmanın aslında ne kadar basit olduğunu fark ettim. İki seneden önce çıraklar kaynak yapamazdı. Ben bir yılın sonunda kaynak makinesini elime aldım ve devam ettim" diye konuştu. "Askerde bile demircilik yaptım" Demircilik mesleğinin hayatının bir parçası olduğunu ifade eden Oktay, askerde bile bu mesleği yapmaya devam ettiğini belirtti. Mevzi kazma çapalarını onardığını anlatan Oktay, "Daha sonra demirci ocağına girdim, demir dövmeye başladım. O günden bugüne hâlâ demir dövüyorum. Askere gittiğimde bile demircilik yaptım. Mevzi kazma çapalarının ağızlarını açıyor, temizleyip tekrar kullanıma hazır hâle getiriyordum. Hayatım hep böyle geçti" ifadelerini kullandı. "Köylerde insan kalmadı, çırak yetişmiyor" Gençlerin artık fabrikalarda çalışmayı tercih ettiğini anlatan Oktay, el emeğine olan ilginin azaldığını belirterek "Toprak yok, herkes dışarıda. Köylerde insan kalmadı, gençler artık fabrikalarda çalışıyor. Eskisi gibi tarım da yapılmıyor. Küçük bir parça demiri ocağa atarsın, kafanda tasarladığın şeyi ortaya çıkarırsın. Ama bu öyle kolay bir şey değil. Tavlayarak, döve döve bir şeyler üretirsin. El emeği zor bir iş ama artık kimse uğraşmak istemiyor" dedi. "Gelip öğrensinler, para istemem, yeter ki meslek devam etsin" Demircilik mesleğinin bitmemesi için çırak yetiştirmeye istekli olduğunu söyleyen Oktay, "Şimdi çırak yetişmiyor. Gelsinler, hiçbir ücret talep etmiyorum. Hobi olarak bile öğretmeye hazırım. Yeter ki meslek devam etsin. Ama kimse gelmiyor. Benim en büyük kaygım bu. Bizimle birlikte bu meslek de yok olacak. Çünkü kimse öğrenmek istemiyor. Öğrenenler bile başka işlere yöneliyor. Metal işlerinin içinde en zor iş sıcak demirciliktir, o yüzden pek tercih edilmiyor" şeklinde konuştu. "Sonuna kadar çalışacağım" Yaşı ilerlemesine rağmen mesleğini bırakmayı düşünmeyen Oktay, sağlığı el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğini söyleyerek "Demircilik mesleğini çok sevdim. Sevdiğim için de şu ana kadar bırakmadım. Gelen köylülerin işlerini yapıyorum, şu anda bir kazmayı tamir edip sahibine göndereceğim. Sağlığım el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğim. Ama benden sonra ne olur, Allah bilir. Allah kerimdir" diye belirtti.
Edirne Polisler tiyatroyla uyuşturucuya savaş açtılar Edirne’de polislerin ve ailelerinin oynadığı tiyatro oyunuyla adeta uyuşturucuya karşı tiyatroyla mücadele başlatıldı. Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerin, eşlerinin ve çocuklarının oynadığı "Yarınlara Geç Kalmadan" adlı tiyatro oyunuyla uyuşturucuyla mücadelede ailenin ne kadar önemli olduğu sahnelendi. Edirne Emniyet Müdürlüğü tarafından uyuşturucuyla mücadelede ailenin önemine dikkat çekmek amacıyla "Emniyetli Yarınlar" projesi hayata geçirildi. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun’un eşi Aynur Karaburun’un koordinesinde tiyatro ekibi kuruldu. Emniyet mensupları ve ailelerinden oluşan tiyatro ekibinin "Yarınlara Geç Kalmadan" adlı tiyatro oyunu vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Tiyatro bölümünün bazı duygu dolu sahnelerinde bazı vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025’i "Aile Yılı" ilan etmesinin ardından Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, personeliyle birlikte hazırlandıkları tiyatro sahnesiyle uyuşturucuya karşı adeta savaş açtı. Yapılan tiyatro gösterisinde polisler ve aileleri tiyatroyla madde bağımlılığına dikkat çekti. Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen oyunda, aile içindeki iletişimsizlik nedeniyle yalnızlaşarak uyuşturucuyla tanışan bir gencin ölüm hikayesi anlatıldı. Farkındalık oluşturacak projenin hayata geçirilmesiyle uyuşturucu bağımlılığının son bulması hedefleniyor. "Her seferinde benim gözümden yaş geliyor" Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, "İçişleri bakanımızın uyuşturucuyla mücadelede yeni yöntemler ve mücadele usulleri geliştirilmesi konusundaki talimatları doğrultusunda, sağ olsunlar valimizin de destekleriyle bu farkındalık çalışmasına başladık. Tabii ki biz profesyonel tiyatrocular değiliz, biz polisiz. Ancak arkadaşlarımız, kıymetli eşim Aynur Karaburun’un organizasyonunda kısa sürede gerçekten çok önemli bir çalışma gerçekleştirdi ve büyük fedakârlıkta bulundu. Huzurunuzda hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Eski emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın kaleme aldığı Devlet Tiyatrosu’ndan ve Cumhurbaşkanlığı tarafından oynanması tavsiye edilen bir oyun. Pandemi döneminde Adana Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmiş, yurt dışında da farklı versiyonları oynanmış bir eser. Şu anda ise Edirne’de, bizim tiyatromuzda sahnelenmeye başladı. Yaklaşık bir ay önce prova yaptık ve her seferinde, hem şahsım adına hem de emniyet adına söylüyorum, belki yirminci kez izleyişim her seferinde benim gözümden yaş geliyor. Çünkü arkadaşlarımız duyguyu karşı tarafa çok iyi aktarabiliyorlar. Uyuşturucuyla mücadelede polis, yalnızca sokakta torbacı yakalayarak veya satışını engelleyerek değil, farkındalık oluşturarak da mücadele etmelidir. Biliyorsunuz, bu yıl aile yılı olarak belirlendi ve biz de aile içi ilişkileri vurgulayarak farklı bir çalışma yapmak istedik. Sizler de vakit ayırıp buraya geldiniz, çok mutlu olduk" dedi. "Uyuşturucu mücadelesinin de ailede başladığını belirtmek için bu oyunu oynadık" Polis memuru İzzet Dağlar, "Bizim tiyatro kulübümüzde hepimiz polis, polis eşleri ve polis çocuklarından oluşmaktadır. Amacımız, uyuşturucuyla mücadelenin sadece sokakta değil, eğitimin ailede başladığı gibi uyuşturucu mücadelesinin de ailede başladığını belirtmek için bu oyunu oynadık. Oyunumuzda başarılı bir öğrencinin yanlış yollara nasıl saptığını, aile faktörünün ne gibi zararlar yaptığını gördük. Çünkü oyunumuzda başarılı bir öğrenci, ailenin ilgisizliğinden dolayı ilgisi alakası olmayan uyuşturucuya başladı. Arkadaş ortamı, yanlış arkadaş ortamı tercihleri... Başarılı bir öğrenci, üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci maalesef uyuşturucuya bulaştı ve kayboldu. Burada verilmek istenen amaç şu: Öğrencimiz ne kadar başarılı olursa, ailemizdeki çocuğumuz ne kadar başarılı olursa olsun, sadece ona para vererek değil, sevgisini ve ilgisini vererek topluma kazandırabiliriz. Her şeyin başı sevgi, sevgi muhakkak kazanacaktır" şeklinde konuştu. "Tiyatromuzu bugünkü şehit ailelerine ve şehit çocuklarına armağan ediyoruz" Edirne İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Kader Yılmaz, "Tiyatromuzun amacı, narkotik konulu uyuşturucunun ailedeki çocuklara olan zararlarına dikkat çekmek. İzleyicilerimiz dahil buradaki herkes kamu personeli yani polis memurlarından oluşuyor. Uyuşturucunun aile içindeki bireylere karşı olan tutumunu ele aldık. Aile, toplumun en önemli yapı taşıdır ve burada birlik beraberlik olmadığı durumda uyuşturucunun çocuğa ne gibi zararlar verdiğine dikkat çekmeye çalıştık. Emniyet mensubu olarak tiyatro çalışmasında böyle bir ekiple beraber ve böyle önemli bir konuya dikkat çekerek çalıştığımız için hepimiz gerçekten çok mutluyuz. Bizi izlemeye gelen değerli misafirlerimize de teşekkürlerimizi sunuyoruz, sağ olsunlar. Tiyatromuzu bugünkü şehit ailelerine ve şehit çocuklarına armağan ediyoruz, onlara ithafen oynamış bulunmaktayız. Herkese çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Bunu bütün ailelerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum" Polis memuru Mustafa Yenikan, "Uyuşturucuya düşen gençlerin neden bu yöne itildiğini, aile kavramı üzerinden ele aldık. Burada vermek istediğimiz mesaj, ailelere ve çocuklara yönelik. Tabii ki verdiğimiz bu savaş sadece dışarıda ve sokaklarda kötü adamları yakalayarak değil, aynı zamanda bir mesaj vererek de oluyor. Bunu bütün ailelerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Eğitim anne karnında başlar" Polis memuru Soner Demir, "Aslında eğitim anne karnında başlar. Her şeyden önce, okulda da okuldan daha önce anne karnında eğitim başlar. Yani ailede bunun çok büyük bir önemi vardır, çok büyük bir rolü vardır. Aile, sadece çocuğunu okula göndermekle mükellef değil veya geldiğinde derslerini yap demekle mükellef değil, onları çok iyi tanıması lazım. Okulunu, okul çevresini, hatta arkadaşlarını, arkadaşlarının ailesine kadar çok iyi tanıması lazım. Eğer öyle olmazsa, bazı hayatlar işte bu sahnede gösterdiğimiz gibi olmayabiliyor, daha farklı yerlere gidebiliyor. Biz bunu önlemek amacıyla zaten bu yola başvurduk" ifadelerini kullandı.
Erzurum Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 EİT Turizm Başkenti için Erzurum’a gelecek 2025 EİT Turizm Başkenti Erzurum etkinlikleri çerçevesinde resmi açılış töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla 26 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilecek. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler tarafından Erzurum, 2025 yılı Turizm Başkenti seçilmişti. Bu kapsamda düzenlenecek resmi açılış töreni, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşecek Program çerçevesinde; 26 Nisan 2025 günü EİT Ülkeleri Turizm Bakanları Toplantısı gerçekleşecek. Aynı gün; Palandöken Kültür, Turizm ve Ekonomi Forumu başlayacak. Recep Tayyip Erdoğan Fuar ve Kongre Merkezi’nde Kudakaf 25 Kariyer Fuarı açılışı ve Yakutiye Buz Hokeyi Salonu’nda resmi açılış töreni yapılacak. Bu arada Palandöken Ekonomi Forumu (PEF) Oturumları çerçevesinde; "Dönüşüm Döneminde Kültür ve Turizm: Geleceğin Deneyimsel Ekonomileri" ile özel oturumda "Avrasya’nın Zeki Ekonomi Yolculuğu: İlerleme, İnovasyon ve Ortak Gelecek Stratejileri" başlıklarında programlar yapılacak. 27 Nisan 2025 gününde ise özel oturumda, "Türkiye’nin Yatırım Ufku: Fırsatlar ve Gelecek Vizyonu", diğer oturumlarda ise "Global Ekonomi Gündeminde Zeki Ekonomiler", "Geleceği Hızlandırmak: Yapay Zekânın Dönüştürdüğü Endüstri ve Hizmetler", "İklim Değişikliği, Ekolojik Dönüşüm ve Enerji Politikaları" ve "Dönüşüm Döneminin Yarattığı Eşitsizlikler: Küresel İş Birliği ve Sürdürülebilir Gelecek Stratejileri" başlıkları konuşulacak.
Çanakkale Çanakkale’de batan botta hayatını kaybedenlerin sayısı 9’a yükseldi Çanakkale’in Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenleri taşıyan botun batması sonucu ölü sayısı 9’a yükseldi. Kayıp olan 1 kaçak göçmen için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çanakkale’nin Ayvacık açıklarında saat 06.14 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezi ine gelen ihbar doğrultusunda Yeşilliman açıklarında kaçak göçmenlerin yardım talebinde bulundu. Bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri sevk edildi. Bölgede saat 06.43’te yapılan arama kurtarma çalışmaları sırasında 9 kaçak göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. 25 kaçak göçmen ise sağ olarak kurtarıldı. Küçükkuyu Sahil Güvenlik Karakoluna getirilen 25 kaçak göçmen hastanede tedavi altına alındı. 9 kaçak göçmenin cansız bedeni ise morga kaldırıldı. Bölgede kayıp olan 1 kaçak göçmen için arama çalışmalarının devam ettiği belirtilen Çanakkale Valiliği yazılı açıklamasında, "03 Nisan 2025, saat 06:14’te, 112 Acil Çağrı Merkezi tarafından, Ayvacık Yeşilliman açıklarında düzensiz göçmenlerin yardım talebi alınmıştır. İlgili ihbar üzerine, 3 Sahil Güvenlik Botu ve 1 Helikopter bölgeye sevk edilmiştir. Saat 06:43’te yapılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda, 25 göçmen sağ, 9 göçmenin cansız bedenine ulaşılmıştır. Kayıp 1 göçmen için arama çalışmaları, 4 bot, 1 helikopter ve 1 Dalış Özel Timi (82 personel) ile devam etmektedir" denildi.