SAĞLIK - 05 Eylül 2024 Perşembe 10:08

Dolgu uygulamalarına dikkat: “Körlük gelişebiliyor, zamanında müdahale edilmezse kalıcı olabiliyor”

A
A
A
Dolgu uygulamalarına dikkat: “Körlük gelişebiliyor, zamanında müdahale edilmezse kalıcı olabiliyor”

Türkiye’de ve dünyada estetik uygulamalara ilginin arttığı belirtilirken işlemlerin ehil ellerde uygun şartlarda yapılmasının gerekliliğini vurgulayan uzmanlar, “Çok fazla uygulamalar yapılıyor, uzman hekim kontrolünde yapılması, risklerin hastalara anlatılması gerekiyor. Hastaların yüzlerinde nodüller, akıntılar meydana gelebiliyor ve hasta bu şekilde aylarca da dolaşabiliyor. Dolgu enjeksiyonları sonucu körlük gelişebiliyor, zamanında müdahale edemezseniz körlük kalıcı hale gelebiliyor. Kişilerin iyice araştırdıktan sonra güvenilir merkezlere müracaat etmeleri gerekiyor” uyarısında bulundu.



Türkiye’de ve dünyada estetik uygulamalara ilginin arttığı belirtilirken uzmanlar, her fırsatta işlemlerin ehil ellerde uygun alanlarda yapılmasının gerekliliğini ifade ediyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Kutlubay ve Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. İlteriş Oğuz Topal da estetik işlemler yaptırmayı düşünen kişilere uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Kutlubay, estetik uygulamalar sonrası komplikasyonlarla baş başa kalan kişilere Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Gülşen ile fakültelerinde müdahale ederken izledikleri tedavi sürecine yönelik de bilgi verdi. İşlemlerin uygun alanlarda uzmanlar tarafından Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerle yapılmasının gerektiğini aktaran Doç. Dr. İlteriş Oğuz Topal ise dolgu uygulamaları sonrası körlüğe kadar gidebilen tablolar olabildiğini, kişilerin işlem yaptıracağı noktaları dikkatle seçmesi gerektiğini söyledi.



“Vakalara hem müdahale ediyor hem tedavi diyoruz”


İşlemler sonrası çeşitli komplikasyonlarla kendilerine müracaat eden hastalar için tedaviler gerçekleştirdiklerini anlatan Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay, hastalara önce ultrasonla bakılarak hangi bölgede problem oluştuğunu ve farklı bir hasar bırakıp bırakmadığının gözlendiğini belirtti. Prof. Dr. Kutlubay, “Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde komplikasyon dediğimiz bu tarz durumlara hem müdahale ediyor hem tedavi diyoruz. Botoksta asimetriler, yüz felci, kaşların, göz açıklığının orantısız olması gibi birtakım komplikasyonlarla kişiler karşımıza çıkıyor ama asıl botoksta korktuğumuz botulizm diye bir şey var. Çok çok nadiren maalesef ki onu da görebiliyoruz. Hareket kısıtlılığı, solunum kaslarının felç olmasına bağlı nefes almada güçlük, hareket edememe ya da en korktuğumuz; yoğun bakıma girme hatta hayatını kaybeden bir takım vaka bildirimleri var. Çoğunlukla dolgu komplikasyonlarıyla uğraşıyoruz. Yüzün, boynun ya da vücudun farklı bölgelerine dolgu enjeksiyonları yapılabiliyor. Apseleşme, yüzde birtakım cerahatlerin akması, deride nekroz dediğimiz damar tıkanıklığına bağlı meydana gelen doku kaybı da oluşabiliyor. Bizim koktuğumuz; damar tıkanmasıdır, buna bağlı deri aslında çürüyor, ölüyor. Şimdiye kadar çok şükür, biz görmedik ama literatürde de var, dolgu enjeksiyonları sonucu körlük gelişebiliyor. Eğer zamanında müdahale edemezseniz körlük kalıcı hale gelebiliyor. Bazı hastalarda görüyoruz, dolgu yapıldıktan sonra yer değiştirebiliyor ve yahut deri altında fındık, ceviz gibi kitleler tarzında karşımıza çıkabiliyor. Onları ya çıkarmak ya eritmek gerekebiliyor. Bizim Cerrahpaşa’da yaptığımız iş; bir radyolog hocamızla beraber ultrason altında dolgunun nerede olduğunu, dolgunun meydana getirdiği komplikasyonun cinsini tespit ettikten sonra onu gidermek için özel iğnelerle girip oraya eritici maddeler enjekte ediyoruz, gerekirse onu çıkarması için bir plastik cerrah arkadaşımıza yönlendirebiliyoruz. Doğru noktaya yapmadığınız zaman ya da yanlışlıkla göze giden damarlarla bağlantılı bir damara siz dolguyu verdiğiniz zaman bu basınçla verdiğiniz dolgu maddesi giderek göz damarını tıkıyor. Anında görme kaybı meydana geliyor. Siz hemen müdahale ederseniz ideali 4-5 saat içinde müdahale etmektir. Maksimum 24 saat içinde müdahale eder de o giden dolguyu eritirseniz hastanın görmesini kurtarıyorsunuz, eğer zamanında müdahale etmezseniz kalıcı körlük maalesef ki gelişebiliyor. Doğru yerde doğru dolgu maddesini enjekte ettirin, çok ucuz diye gidip de farklı yerlerde dolgu yaptırmayın. Kişi, dolgu yaparken şiddetli bir ağrı duyuyorsa dolgu yaptığı anda şiddetli ağrıyla beraber ani bir beyazlaşma, arkasından hemen bir morarma meydana geliyorsa bir damarla ilgili problem var demektir. Görmede bir takım kayıp, bir siyahlaşma ya da sinek uçuşması tarzında görmede bir sıkıntı varsa kişinin mutlak suretle hemen müdahale edilmesinde fayda var” dedi.



“Çok abartılı işlemler isteyebiliyorlar, komplikasyon riskini de artırabilir”


Uygulamaların meydana getirebileceği risklerin kişilere anlatılması gerektiğini vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. İlteriş Oğuz Topal, “Botoks, dolgu, PRP, mezoterapi uygulamaları son dönemde hastalar tarafından çok tercih ediliyor. Kadın hastalarımız daha çok aslında ama erkek hastalarımız da oluyor. Yaş aralığı çok değişken, artık gençler de biraz daha fazla işlem yaptırmaya başladı. Çok küçük yaşta hastalar da müracaat edebiliyor, onlara biraz daha ileri yaşta işlem yaptırmalarını öneriyorum. Çok abartılı işlemler isteyebiliyorlar, çok fazla uygulamalar yapmanın yüzde deformitelere neden olabileceğini ve komplikasyon riskini de artırabileceğini hastalarıma anlatıyorum. Son dönemde hekim olmayan birtakım kişiler de bu tür uygulamaları yapmaya başladılar. Komplikasyonlar olduğu zaman bu hastalar genelde sahipsiz bırakılıyor, hekimlere yönlendiriliyor. Uygulamaların uzman hekim kontrolünde yapılması gerekiyor. Çok fazla uygulamalar yapılıyor, son dönemde sayı çok artmış durumda, bu tür uygulamalar sonrası da hastaların birtakım risklerle karşılaşabileceklerini de bilmesi gerekiyor. Botoks uygulamaları sonrası göz kapağı düşüklüğü gibi durumlar söz konusu olabiliyor. Dolgu uygulamaları sonrası enjeksiyon yerinde birtakım reaksiyonlar kızarıklıklar, şişlikler ortaya çıkabiliyor. En korktuğumuz komplikasyon da aslında nekroz (Doku ölümü), doku beslenmesi bozulabiliyor. Dokuyu besleyen damara işlem yapıldığı takdirde orada skar dediğimiz birtakım yapılarla karşılaşabiliyoruz” şeklinde konuştu.



“En uç örneği körlük, acil müdahale etmek çok önemli”


Dolgu uygulamaları sonrası ciddi durumlarla karşılaşabildiklerini söyleyen Doç. Dr. Topal sözlerine şöyle devam etti:


“Bunun en uç örneği de aslında körlük. Özellikle de glabella (iki kaş arasındaki bölge) ve burun dolgusu uygulamaları sonrasında buradaki damar yapılarına eğer biz bu malzemeleri enjekte edersek gözle ortak paylaştıkları damarlar var. Oralara bunların gitmesi neticesinde göz damarlarında da tıkanıklık ve körlükle neticelenebiliyor. Bu tür risklerin de hastalara anlatılması gerekiyor. Genelde hastalara bu risk anlatılmadan direkt enjeksiyon yapılıyor. Hastaların yüzlerinde nodüller oluşabiliyor. Pü dediğimiz akıntılar meydana gelebiliyor ve hasta bu şekilde aylarca da dolaşabiliyor. Kalıcı şekil bozuklukları olabilir, benim de maalesef dönem dönem karşılaştığım hastalar oluyor. Doku kaybı sonuçta geri dönüşümsüz bir durum, yüz bölgesinde deriden kabarık skarlarla, burun kanadında kayıp gibi durumlar olabiliyor. Bazen dudakta uygunsuz enjeksiyonlar sonrası doku kaybı da görebiliyoruz. Hastaların iyice araştırdıktan sonra güvenilir merkezlere müracaat etmeleri gerekiyor. Hekim dışı kişiler tarafından uygunsuz dolgu uygulamaları yapılan hastalarla karşılaştım. Eğer hasta bize en başta anormal bir ağrı tarif ediyorsa ve uygulama bölgesinde bir solukluk gördüysek aslında biz müdahale ettiğimiz takdirde bu komplikasyonu önleyebiliyoruz. Bu dolgu materyalini eriten bazı materyaller var. Hastaya acil müdahale etmek çok önemli. Nazolabiyal dolgu yapılan bir hastada burun nekrozu görmüştüm, burun kanadında doku kaybı olmuş. Orta yaşta bir bayan hastaydı, şekil bozukluğu da kalıcıydı. O hasta beni çok etkilemişti, yakın zamanda gördüğüm bir hastaydı ve bir güzellik merkezinde işlem yaptırmıştı. Erken müdahale edilmediği için öyle kalıcı bir şekil bozukluğu gelişmişti. Hastanın psikolojisini de etkileyen bir durum, o hasta şuan çalışmıyor, toplum içine çıkmak istemediğini söylüyordu”



Dolgu uygulamalarına dikkat: “Körlük gelişebiliyor, zamanında müdahale edilmezse kalıcı olabiliyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Erciyes’te gerçeği aratmayan çığ tatbikatı AFAD Kayseri İl Müdürlüğü koordinesinde; şehirde görev yapan kamu kurum ve kuruluşları ile AFAD’a akredite olan sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Erciyes Kayak Merkezi’nde çığ tatbikatı yapıldı. Senaryo gereği kayak yaparken çığ altında kalan 3 kişi, ekiplerce yapılan çalışmalarla kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden olan Erciyes Kayak Merkezi’nde her yıl düzenlenen çığ tatbikatı bu yıl da gerçeğini aratmadı. AFAD, UMKE, JAK, jandarma, polis, itfaiye, Türkuaz Arama Kurtarma Derneği, ANDA Arama Kurtarma Derneği, Erciyes A.Ş. ve AFAD’a akredite olan STK’ların katılımıyla toplam 152 kişilik personel; senaryo gereği kayak yaparken çığ altında kalan 3 kişiyi arama çalışması başlattı. Jandarma köpeğinin de desteğiyle çığ altında kalan 3 kişi, ekiplerce yaralı olarak çıkartılarak UMKE ekiplerine teslim edildi. Tatbikatta amaçlarının her türlü afete karşı tüm kurumlarla tedbir aldıklarını ifade eden Vali Yardımcısı Erkan Kaçmaz; "Kayseri olarak her yıl düzenli olarak gerçekleştirmiş olduğumuz çığda arama kurtarma tatbikatımızı bugün de yine gerçekleştirdik. Yaklaşık 100 personelle ve bunun 50 tanesi bizzat sahada görev almak kaydıyla AFAD İl Müdürlüğümüzün koordinasyonunda ilgili kurumlarımız, itfaiyemiz, Erciyes A.Ş.’mizin personelleri ve ilgili STK’larımızla birlikte bugün de sahadaydık. Çok faydalı bir tatbikat gerçekleşmiş oldu. Biz de Kayseri olarak her türlü afete karşı her türlü tedbirleri ilgili kurumlarımızla birlikte alıyoruz, her zaman için hazırız. Temennimiz Allah; afet yaşatmasın, güzel günlerde bir araya getirsin. Ancak biz her türlü afete karşı da hazırlığımızı sonuna kadar gerçekleştiriyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. AFAD Kayseri İl Müdürü Rifat Genç ise; "Bugün Erciyes Dağı’nda her yıl yaptığımız rutin tatbikatımızdaki senaryomuzu icra ettik. İlk olarak çığda arama kurtarma çalışmalarını başlatmak üzere olay bölgesinde kayak yapan 4 kayakçının çığ altında kaldığını 112 ekiplerine arkadaşları haber veriyor. Bu sayede olay bölgesine çok hızlı bir şekilde acil durum ekipleri geliyor. Sonrasında çığ altında kalan yaralıları ya da kazazedeleri kurtarmak üzere jandarma arama kurtarma köpeği sahaya girerek ilk olarak 1 yaralıyı tespit ediyor. Hızlı bir şekilde ilk gelen ekipler, o yaralının çıkarılma işlemine başlıyor. Sonrasında destek ekip olarak diğer paydaşlar da bölgeye geldiler. Bölgede de sondalama şeklinde arama - kurtarma faaliyeti devam etti. Çalışmalarda 3 kazazede yaralı olarak çıkartıldı ve UMKE’ye teslim edilerek ambulansla hastanelere sevki gerçekleşti. Buradaki asıl amacımız; ülkemizde bütün arama - kurtarma faaliyetleri olsun, acil durumlar olsun kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket edebileceği organizasyonu canlı ve diri tutabilmek. Başarılı bir tatbikat oldu. Erciyes A.Ş. Genel Müdürü Zafer Akşehirlioğlu da; dünya çapında kayak merkezi olan Erciyes’te yapılan tatbikatın önemine değinerek katılımcılara teşekkürlerini iletti.
Bursa Karacabey’de ramazan dolu dolu geçecek Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diledi. Belediye ayrıca Ramazan ayı boyunca Kent Lokantası’nda halk iftarları, Aşevi vasıtasıyla haftada 7 gün bin kişilik evlere sıcak yemek ve Ramazan erzak kolisi yardımları gerçekleştirecek. Yanı sıra Kültür İşleri Müdürlüğü de Ramazan’ın belirli günlerinde Ergün Koç Kültür Merkezi’nde çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 1 Mart 2025 tarihinde Cumartesi günü başlayacak olan mübarek Ramazan ayı dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayımladı. Ramazan ayının tüm İslam alemine barış, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Karabatı, "Bu mübarek ayda, hep birlikte dayanışma ve yardımlaşma ruhunu en güzel şekilde yaşamak dileğiyle tüm vatandaşlarımıza sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir Ramazan dilerim." dedi. Öte yandan Belediye öncülüğünde Ramazan ayı boyunca Kent Lokantası’nda her akşam verilecek halk iftarlarının yanı sıra, Kültür İşleri Müdürlüğü de belirlenen günlerde dolu dolu etkinlikler düzenleyecek. 11 Ayın Sultanı Ramazan’ın başlaması dolayısıyla huzur ve mutluluğu bir arada yaşadıklarını belirten Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının bolluk, bereket, sağlık ve mutluluk içinde geçmesi temennisinde bulundu. Başkan Karabatı, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bereketin, bolluğun ve paylaşımın yoğun şekilde yaşandığı ve özlemle beklediğimiz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan 11 ayın sultanı Ramazan ayına erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayı, oruç ibadetinin yanı sıra yardımlaşma ve dayanışmanın ön plana çıktığı, inananların kendi içerisinde muhasebe yaptığı, nefsini terbiye ettiği ve sonunda da bayrama eriştiği önemli bir aydır. Bu mübarek ayda bizlere düşen görev yardımlaşmanın ve dayanışmanın güzelliğini en güzel şekilde yaşayıp yaşatmaktır.Bu duygu ve düşüncelerle içinde bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni bulunduran Ramazan ayının başta Karacabey’imiz olmak üzere Bursa’mıza, ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum." Öte yandan Karacabey Belediyesi öncülüğünde, mübarek Ramazan ayının başlamasıyla birlikte her akşam Kent Lokantası’nda halk iftarları verilecek. Yanı sıra, Aşevi vasıtasıyla haftada 7 gün bin kişilik evlere sıcak yemek ve Ramazan erzak kolisi yardımları da gerçekleştirilecek. Belediye Kültür İşleri Müdürlüğü de Ramazan ayı içinde belirli günlerde çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Ergün Koç Kültür Merkezi’nde saat 21.00’de başlayacak etkinlikler öncesinde saat 20.30’da Belediye önünden ücrtesiz araç kaldırılacak. Etkinliklerde ayrıca vatandaşlara sürpriz ikramlar da sunulacak.
Samsun 56. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nı kazanan öğrencilerin sevinç gözyaşları Samsun’da düzenlenen “56. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması”nda kazananlar belli oldu. Yarışmada derece kazanan öğrenciler gözyaşlarını tutamadı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) ev sahipliğinde düzenlen TÜBİTAK BİDEB Samsun Bölge Koordinatörlüğü tarafından organize edilen "Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması" sona erdi. Samsun, Sinop, Kastamonu, Çorum, Tokat, Amasya, Ordu ve Giresun illerinden başvuran 2 binin üzerindeki proje arasından seçilen 100 proje 3 gün boyunca projelerini sergiledi. Sergi sonunda 18 proje Ankara’da düzenlenen finalleri gitmeye hak kazandı. Öğrencilere ödüllerini OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ve milli eğitim müdürleri verdi. "Evlatlarınızı hayranlıkla izledik" Ödül töreni OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "Yarışmanın 56. yılında, bölgemizde 12 farklı alanda 2 bin 294; Türkiye genelinde ise toplam 22 bin 586 proje başvurusu yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda bölge sergisi aşamasına geçmeye hak kazanan 100 proje, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde geçtiğimiz 3 gün boyunca sergilenmiştir. Sergimiz, zorlu hava koşullarına rağmen gerek ziyaretçiler, gerek yerel ve ulusal basınımız tarafından büyük bir ilgi görmüştür. Projelerin şu ana kadar tamamlanmış bulunan ön inceleme, ön değerlendirme ve bölge değerlendirmesi aşamalarında 29 farklı üniversiteden, 136 akademisyen görev almıştır. 26 Şubat yani dün itibarıyla tamamlanan bölge sergisi sonucu jüri üyeleri tarafından finalist olarak seçilen 18 proje, Mayıs ayı içinde Ankara’da yapılması planlanan Türkiye finali yarışmasında bölgemizi temsil edecektir" dedi. Ödüller sahibini buldu Yarışma sonuçlarına göre Samsun 3 birincilik, 2 ikincilik, 3 üçüncülük ödülü, Giresun 5 birincilik, 1 ikincilik, 2 üçüncülük ödülü, Ordu 1 birincilik, 5 ikincilik, 2 üçüncülük ödülü, Sinop 1 birincilik, 1 üçüncülük ödülü, Kastamonu 2 birincilik, 1 üçüncülük ödülü, Amasya 2 birincilik, 3 ikincilik, 1 üçüncülük, Çorum 2 birincilik, 1 üçüncülük, Tokat 2 birincilik, 1 ikincilik ve 1 üçüncülük ödülü aldı. (FAU-
Samsun Lise öğrencileri yüzyıl çözülememiş matematik problemini dijital oyun haline getirdi Samsun Atakum Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri yaklaşık yüz yıl çözülememiş problemler listesinde yer alan ve 2015 yılında çözülen, yüksek matematik konuları içeren problemi, dijital oyun olarak tasarlayıp eğitim materyali olarak geliştirdi. Yakın zamana kadar çözülememiş problemler listesinde yer alan tutarsızlık problemi eğitsel dijital oyun haline geldi. Samsun Atakum Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinden Bilge Yağmur Yılmaz, Nisa Nur Yılmaz ve Abdullah Öztürk matematik alanında "Erdös’ün Tutarsızlık Probleminin İncelenmesi ve Oyunlaştırılması" ismini verdikleri proje yaptı. Proje çerçevesinde öğrenciler, yaklaşık yüz yıl çözülememiş problemler listesinde yer alan ve 2015 yılında çözülen, yüksek matematik konuları içeren problemi dijital oyun olarak tasarlayıp eğitim materyali geliştirdiler. Proje hakkında bilgi veren Bilge Yağmur Yılmaz, "Projemizde matematik dünyasının en üretken isimlerinden biri olan Paul Erdös’ün 1930 yılında ortaya attığı ve çocuk yaşta Erdös ile matematik sohbeti yapabilme şansı yakalamış olan Terence Tao tarafından 2015 yılında çözüme kavuşan Tutarsızlık Problemi, yenilikçi bir yaklaşımla ele alındı. Yapılan çalışmada, bu karmaşık matematiksel problem hem akademik açıdan incelendi hem de öğrencilerin daha kolay anlamasını sağlamak amacıyla mBlock programında kodlanarak eğitsel dijital oyun haline getirildi. Tutarlılık kavramı, sadece +1 ve -1 elemanlarından oluşan, olabildiğince elemanların eşit şekilde dağılmasını istediğiniz bir diziyi tüm adımlarda ve adımların katlarında ne kadar dengeli hale getirebileceğiniz ile ilgilidir. Bu oyun, Erdös’ün Tutarsızlık Problemi’ni temel alarak, dizi elemanlarının dengeli dağılımını analiz eden bir yazılım kullanır" dedi. "Oyun matematiksel kavramların anlaşılmasını kolaylaştırdığını ve eğlenceli hale getirdiğini gösterdi" Oyunun küçük yaştaki öğrenciler dahil yüksek matematik konusunu öğrenebileceklerini ifade eden Yılmaz, "Blok tabanlı kodlar ile sanal dünyada harekete geçirdiğimiz oyunu Werbach Piramidi oyunlaştırma modeline göre tasarladık. ’mBlock’ platformu kullanılarak geliştirilen bu eğitsel oyun, Bilim ve Sanat Merkezleri’nde (BİLSEM) eğitim gören 7. ve 8. sınıf özel yetenekli öğrencilere uygulandı. 30 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin bu soyut matematiksel problemi oyun ile somutlaştırarak daha kolay kavramalarına yardımcı oldu. Araştırmada tasarım tabanlı yöntem kullanılarak etkinlik sonrası öğrencilerden hem nicel hem de nitel veri toplandı. Öğrencilere Tutarsızlık Problemi ile ilgili bir test uygulanırken, yarı yapılandırılmış görüşmelerle katılımcıların düşünceleri ve öğrenme süreçleri analiz edildi. Elde edilen bulgular, oyunlaştırmanın karmaşık matematiksel kavramların anlaşılmasını kolaylaştırdığını ve eğlenceli hale getirdiğini gösterdi. Sergi alanında projemiz çok ilgi görmektedir. Oyunu deneyerek tutarlı dizi yazabilenlere ’Tutarlı Öğrenci’ rozeti takdim etmekteyiz" diye konuştu. Projenin özgünlüğü hakkında bilgi veren Danışman Öğretmen Esra İnan ise "Sevgili öğrencilerim genç araştırmacıların geliştirdiği eğitsel dijital oyunu, eğitime katkı sunması için EBA da açık kaynak kodlu şekilde paylaşacağız. Matematik alanında konular üst düzey düşünme becerilerini öğrenmeyi sağlayan birer araç görevindedir. Bu sebeple geliştirilen dijital oyun yüksek matematik konularında hazırlanmış özgün ve nadir bir oyundur" şeklinde konuştu. Geliştirilen bu oyun 56. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nda ikincilik ödülü aldı.