SAĞLIK - 26 Mart 2025 Çarşamba 13:21

Çocuklarınızı ve kendinizi alerjik rinitten korumanın yolları

A
A
A
Çocuklarınızı ve kendinizi alerjik rinitten korumanın yolları

İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mahir İğde, "Alerjik rinitten korunmanın en etkili yolu, alerjiye neden olan maddelerden uzak durmaktır. Özellikle astımı olan çocuklarda hemen doktora başvurulmalıdır. Ancak, çocuğunuzun alerjik rinit belirtileri varsa, belirtiler şiddetliyse veya uzun sürüyorsa, çocuğunuzun uyku veya okul başarısı etkileniyorsa da bir doktora başvurmanız gerekir" dedi.



Bahar aylarının gelmesiyle birlikte özellikle çocuklarda ve yetişkinlerde alerjiler artmaya başladı. Halk arasında ‘Bahar gribi’ ya da ‘Saman nezlesi’ olarak bilinen alerjik rinitten korunmanın yollarını anlatan İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mahir İğde, "Halk dilinde bahar gribi ya da saman nezlesi olarak bilinen alerjik rinit, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülür. Alerjik rinit, burun mukozasının iltihaplanmasıdır ve çocuklarda en sık görülen alerjik hastalıklardan biridir. Rinit yani nezle sık görülen, insan sağlığını ve yaşam kalitesini etkileyen bir rahatsızlıktır" ifadelerini kullandı.



"Anne ya da babada alerjik durum mevcutsa, çocuklarda da görülme sıklığı fazladır" diyen Prof. Dr. Mahir İğde, "Alerjik rinit (mevsimsel alerjik rinit), genellikle küçük yaşlarda başlar. Belirli bir alerjen ile karşılaşıldığı zaman, şikayetler ortaya çıkar. Alerjik rinit belirtileri, yıl boyu sürebilir veya çoğunlukla bahar aylarında olmak üzere bazı mevsimlerde daha belirgin olarak ortaya çıkabilir. Burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırma gibi belirtilerle kendini gösterir. Polenler, özellikle Nisan’dan Temmuz’a kadar, yaz sonu ve sonbahar başında artar. Özellikle sabah 07:00-10:00 akşam 19:00-22:00 arasında daha yoğun salınır. Bu saatlerde dışarıya çıkıldığında ya da evde camlar açıldığında özellikle de rüzgarlı havalarda polenler içeri girer. İlkbaharın erken dönemlerinde ağaç polenleri, ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında çayır polenleri, yaz ortasından sonbahara kadar da yabani ot polenleri bu şikayetlere neden olabilir" diye konuştu.



Nedeni ve belirtileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. İğde, sözlerine şöyle devam etti: "Alerjenler: Özellikle ağaç ve ot Polen alerjenleridir. Belirtileri, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, sulu, berrak burun akıntısı, burunda kaşıntı, göz zarı iltihabı, hapşırma, göz yaşarması, gözlerde kaşıntı, geniz akıntısı, damakta ve gırtlakta kaşıntı, boğazda gıcık, horlama, genizden konuşma, kronik öksürük, orta kulakta basınç problemleri, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama, baş ağrısı, ikincil sinüzit, otit ve adenoid oluşumuna zemin hazırlama, sebep olmadır."



Alerjik rinitin çocuklar üzerindeki etkilerine değinen İğde, "Alerjik rinit çocuklarda uyku sorunları, okulda ve oyunda konsantrasyon güçlüğü, akademik başarıda düşüş, alerjik rinitli çocuklar burun tıkanıklığı nedeniyle gece rahat uyuyamadığı için gündüz sersemlik, yorgunluk, iştahsızlık ve okulda başarısız olabilir. Burun tıkanıklığı uzun süre devam ettiğinde yüzde şekil bozukluğu olabilir. Burun tıkanıklığına bağlı olarak çocuklarda kulak problemleri ve kronik sinüzit gelişebilir. Ayrıca alerjik rinit yüksek oranda astımla birliktedir. Eğer alerjik rinit iyi tedavi edilmezse astım gelişimini tetikleyebilir. O nedenle erken dönemde teşhis konulması, tedavisinin iyi bir şekilde yapılması ve izlenmesi çok önemlidir" dedi.



"En önemli tedavi yöntemi alerjiye neden olan maddelerden uzak durmaktır"


Prof. Dr. Mahir İğde, şöyle devam etti: "Dikkatli ve iyi bir hikaye, aile öyküsü tanıda en önemli kısımdır. Alerjiye neden olan maddeleri belirlemek için deri testleri yapılabilir. En önemli tedavi yöntemi alerjiye neden olan maddelerden uzak durmaktır. Özellikle astımı olan çocuklarda hemen doktora başvurulmalıdır. Ancak, çocuğunuzun alerjik rinit belirtileri varsa, belirtiler şiddetliyse veya uzun sürüyorsa, çocuğunuzun uyku veya okul başarısı etkileniyorsa da bir doktora başvurmanız gerekir.



Alerjik rinitinden tamamen kurtulmak ne yazık ki mümkün değil. Özellikle hasta uzaklaşamayacağı bir alerjenin etkisi altındaysa, örneğin son yıllarda şehirlerde yaşayan insanlarda alerji görülme oranı arttı. Bunun en temel nedeni ise hava kirliğinin büyük şehirlerde daha yoğun olması. Hava kirliliği nedeniyle alerjik olan bir hastanın bu ortamdan tamamen uzaklaşması beklenemez. Ancak günlük hayatta alınabilecek bazı önlemlerle şikayetleri önemli ölçüde azaltmak mümkün.



Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken dikkat


Alınan tedbirlerle alerjik rinit şikayetlerini azaltmak mümkün. Özellikle çimleri keserken ve ev temizliği yaparken polen maskesi takmak çok önemli. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin ya da bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin, özel nevresim takımları kullanın. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. Özellikle dengeli ve az karbonhidratlı beslenin. Odanızı nemli tutmak için buharlı oda nemlendiricilerinden kullanıyorsanız nemlendiricide mantar ürememesine dikkat edin.



Ev bitkilerinin köklerinde bulunan ‘mold’ adı verilen küflere dikkat


Toprak ve ev bitkilerinin özellikle köklerinde yaşayan ve ‘mold’ adı verilen küfler etrafa yayılarak alerjilere neden oluyor. Mold’ların üremesine engel olmak için ev bitkilerini mümkün olduğunca az sayıda tutun."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yıkım için boşaltıldı 5 yıldır tehlike saçıyor Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde depremlerde hasar gören ve 2020 yılında tahliye edilen 7 katlı bina sit alanı olması sebebiyle yıkılamadı. Mahalle sakinleri kendi kendine yıkılmaya başlayan bina için önlem alınmasını istedi. Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Çarşı Mahallesi Murat Caddesindeki Uzun Apartmanı, Akhisar ve Kırkağaç ilçelerinde meydana gelen depremler sonrası hasar alarak 24 Şubat 2020’de tahliye edildi. 1992 yılında belediyeden ruhsat alarak 7 kat olarak yapılan binanın kat malikleri binayı kentsel dönüşüme sokarak yeniden inşa etmek istedi. Ancak bölgenin tarihi Çeşnigir Camiinden dolayı sit alanı olması sebebiyle 7 kat olan imar planının 2 kata düşürüldüğünü öğrendiler. 2020 tarihinde boşaltılan ve atıl durumda kalan binadan zaman zaman büyük parçalar kaldırıma düşerken sadece binanın ön ve arka kısmında zabıtanın koyduğu demir parmaklıklarla önlem alındı. Mahallede sakinleri kendi kendine yıkılmaya başlayan bina için önlem alınmasını istedi. Uzun Apartmanının hemen yanındaki binada esnaflık yapan Muhammet Al, "7 kata zamanında imar verilmiş ama burası sit alanı yıkım yapılamıyor. Sonraki 4 katın sahipleri dava açmışlar. Mahkeme sürüyor kendi dairelerinin ne olacağıyla ilgili. Yıkılmamasının sebebi budur. Zamanla 8-10 sene sonra buradaki adada bulunan binaların hepsi yıkılarak 3 kat olarak imar verilecek. Arkada tarihi cami olduğu için. Risk taşıyor. Binanın içindeki betonlar inişli çıkışlı yol yapmış çok tehlikeli. Yandaki binalar bunu ayakta tutuyor. Zaman zaman büyük parçalar düşüyor. Çok tehlikeli" dedi. Saim Etken de binanın yakında çökeceğini belirterek madde bağımlılarının da binayı mesken tuttuğunu anlattı. Kendisi de inşaat işiyle uğraşan Ramazan Güler ise şunları söyledi: "Bina tehlikeli bir bina. Yıkılabilir, biri altında kalınca ne olacak. Müdahale edilmesi için illa birinin altta mı kalması gerekiyor. Sağındaki solundaki binalarla ilgili bir durum değil. Bina yapılırken çimentosu, demiri eksik kullanılmış. Birinin canına bir şey olmadan yetkililer gerekeni yapmalı."
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti 99’uncu haftasında Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin evlat nöbeti devam ediyor. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan aileler, 99’uncu haftada da eylemlerini sürdürüyor. Evlatları değişik tarihlerde PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırılan 35 aile, ellerindeki dövizlerle DEM Parti İl Örgütü binası önüne kadar yürüdü. DEM Parti ve PKK aleyhine slogan atan aileler, bu mücadelelerinin evlatlarını alana kadar süreceğini söylediler. Eylemlerine ilişkin konuşan anne Nazlı Sancar, 6 yıldır evladı için DEM Parti önündeki nöbetini sürdürdüğünü belirtti. Evladından dolayı bütün bayramlarının buruk geçtiğini ifade eden Sancar, "Evlattan öte bir şey yoktur. Ne bayramımız var ne seyranımız. Bizim için bayram diye bir şey yoktur. Kızım gelirse o zaman benim için bayramdır. Kızım, 27 bayram sensiz geçti. Allah rızası için geri dön. Senden bir haber alamıyorum. Bana bir ses ver, telefon aç. Hasretle, özlemle seni bekliyoruz. Senin peşini asla bırakmayacağım. Allah rızası için annenin sesini duyuyorsan gel teslim ol. Sen bu bayrağın altında doğdun, bu bayrağın altında yaşa" dedi. "İki evlat acısı çekiyorum" Necibe Çiftçi isimli anne ise iki evladı için nöbette olduğunu dile getirerek, "İlk çocuğumu 2015 yılında 16 yaşındayken kaçırdılar. Diğer oğlum ise kardeşinin peşine düştü, aramadığı yer kalmadı. 2017 yılında PKK’lılar evimize gelerek oğlumu şehit ettiler. İki evlat acısı çekiyorum. Bizde bayramlar buruk geçiyor. Ben oğullarımı çok özlüyorum. Bir oğlumu mezara koydular diğer oğlumu dağa mahkum ettiler. Oğlum, yeter artık geri dön. Senin kardeşini şehit ettiler. Dayanacak gücüm kalmadı. 60 evladımız anne babalarına kavuştu. Sen de teslim ol" diye konuştu.
İzmir TBF’den, Karşıyaka Basketbol’a 260 bin TL para cezası Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, Basketbol Süper Ligi’nin 23. haftasında Bursaspor ile oynanan maçta seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle Karşıyaka Basketbol’a 260 bin TL para cezası verildiğini açıkladı. Basketbol Süper Ligi’nin 23. haftasında Karşıyaka ile Bursaspor, Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda karşı karşıya geldi. İzmir ekibi, başa baş geçen mücadelede rakibini 82-78 mağlup etti. Zorlu karşılaşmada seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle yeşil-kırmızılı ekibe Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından 260 bin TL para cezası verildiği duyuruldu. Türkiye Basketbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinden yapılan açıklama ise şu şekilde: "Karşıyaka Spor Kulübü’nün, 29.03.2025 tarihinde İzmir’de oynanan Karşıyaka - Bursaspor Yörsan Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi müsabakasında seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle; Eylemin 2024-2025 sezonu içerisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada üçüncü kez (T.07.11.2024-E.2024/290, T.09.01.2025-E.2025/1) gerçekleştirilmesinden dolayı Basketbol Disiplin Talimatı’nın 39/1. ve 39/2. maddeleri gereğince 200 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Eylemin Basketbol Süper Ligi Yönetim Esasları Talimatı’nın 69. maddesi uyarınca iki anons yapılmasına neden olduğu anlaşılmakla, ihlalin ağırlığı dikkate alınarak verilen cezaya ek olarak Basketbol Disiplin Talimatı’nın 39/7. maddesi gereğince 60 bin TL eklenmek sureti ile toplam 260 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile (K.2025/192) karar verilmiştir."
Antalya Antalya’da güneş açtı, sahiller doldu, yüzler güldü Güneşin yüzünü gösterdiği Antalya’da bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar sahillere akın etti. Denize giren, yürüyüş yapan ve manzaranın tadını çıkaran tatilciler, yazdan kalma bir gün yaşadı. Günlerdir süren yağışların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle Antalya adeta baharı değil, yazı karşıladı. Hava sıcaklığı 18 dereceye, deniz suyu sıcaklığı ise aynı seviyeye ulaşınca tatilciler sahillere akın etti. Antalya’nın simge noktalarından Konyaaltı Sahili, kalabalık görüntüleriyle yaz aylarını aratmadı. Kimi kumsalda yürüyüş yapmayı tercih ederken, kimileri sahil şeridindeki banklarda manzaranın keyfini çıkardı. Deniz kenarında çocuklar çakıl taşlarıyla oynarken, gençler ve aileler denizin serin sularında yüzdü. Bazı vatandaşlar, kayalıklardan denize atladı, bazıları ise denizi izleyip dinlendi. Tatilini Antalya’da geçirenler arasında deprem bölgesinden gelenler de vardı. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden gelen Nurhan Deveci, kardeşini ziyaret etmek için geldiği şehirde denize girerek bayramın tadını çıkardığını söyledi. "Antalya’ya daha önce defalarca geldim. Bu kez bayram için geldik. Elbistan’dan, deprem bölgesinden. Hazır fırsat bulmuşken denize girelim dedik. Su serin ama girmeye değer. Dün Olympos’a da gittik. Antalya çok güzel. Her zaman gelinmesi gereken bir yer" dedi. Nurhan Deveci’nin Antalya’da yaşayan abisi İlhan Deveci ise 35 yıldır Antalya’da olduğunu belirterek, "Yaz kış, gece gündüz fark etmez, sürekli denize giriyorum. Şu an deniz suyu çok güzel. Dışarısı serin ama deniz sıcak. Yüzmek en iyi spor. İnsan kendini özgür ve mutlu hissediyor. Antalya’da yaşamak gerçekten ayrıcalık. Atatürk’ün dediği gibi, burası dünyanın en güzel cenneti" diye konuştu. Antalya’da yalnızca deniz değil, sahil parkları ve yürüyüş alanları da doldu. Bebek arabalarıyla yürüyüş yapan ailelerden scooterla gezen gençlere, piknik yapanlardan bisiklete binenlere kadar herkes güneşi yakalayarak tatilin tadını çıkardı.
Denizli Denizli OSB Yönetim Kurulu Baltalı, "Üretim ve tüketimin aksatılması gelecek hedeflerimizi sekteye uğratır" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Türkiye genelinde gerçekleştirilen boykot çağrısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, kişilerin özgürce düşüncelerini ifade edebilmesinin demokratik bir hak olduğunu belirtirken üretimi ve ticari hayatı olumsuz etkileyecek her türlü söylem ve davranıştan kaçınılması gerektiğini ifade etti. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı , Türkiye genelinde gerçekleştirilen boykotlara ilişkin yaptığı açıklamada; "Türkiye Cumhuriyeti, demokratik bir devlettir. Kişiler fikirlerini özgürce ifade edebilme hakkına sahiptir. Fikir ayrılıkları yaşanabilir. Ancak ülke genelinde başlatılan ‘boykot’ çağrısı üretimi, ticari hayatı, sanayicilerimizi, esnafımızı olumsuz etkilemekte ve ekonomimize zarar vermektedir. Özellikle tekstil sektöründe maliyetlerin artması ile rekabet gücümüzün azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Sanayicilerimiz hem mevcut nitelikli personelini hem de müşteriyi kaybetmemek adına çok düşük kar marjı ile hatta bazı durumlarda zararına olacak şekilde çarkı döndürmektedir. Yaşadığımız bu zorlu süreci toplumun tüm kesimlerini memnun edecek ve hukukun üstünlüğünü hakim kılacak çözümlerle aşacağımıza inanıyoruz. Üretimin ve tüketimin aksamasına yol açan her türlü söylem ve davranışlar gelecek hedeflerimizi sekteye uğratmaktadır. Sanayi bir ülkenin gelişimindeki en önemli alandır ve üreten, istihdam sağlayan, ekonomiye can veren sanayicilerimiz her türlü tartışmanın, eylemin dışında tutulmadır. Kurumlarımızı ve vatandaşlarımızı bu kapsamda sağduyulu davranmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.