GÜNDEM - 07 Mart 2008 Cuma 14:58

Vatandaş Erdoğan'a affı sordu

A
A
A
Vatandaş Erdoğan'a affı sordu

Bir dizi toplantı ve açılışlara katılmak üzere Uşak'a gelen Başbakan Erdoğan, cuma namazının ardından Uşak Meydanı'nda halka hitap etti.

Başbakan Erdoğan'ın halka hitabı sırasında cezaevindeki mahkumlar için hak isteyen bir vatandaşa şöyle cevap verdi, "Af yok, suç işleyen cezasını çeker. Devletin katili affetme yetkisi yoktur" dedi. 

Erdoğan meydanlara indi

Cuma namazını kıldığı Uşak Merkez Ulu Camii'nden çıkan Başbakan Erdoğan, Belediye Meydanı'nda halka hitap etti. Bir vatandaşın, af çıkarılması isteğine karşılık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, af çıkarılmasının mümkün olmadığını belirterek, "Af yok. Suç işleyen cezasını çeker. Devletkin katili affetme yetkisi yoktur. Benim bildiğim kadarıyla, affetme yetkisi maktülün varislerine aittir. Af çıkarırsak haksızlık yapmış oluruz" dedi. Vatandaşın, "O siz de olabilirdiniz" demesi üzerine Başbakan Erdoğan şöyle karşılık verdi, "Böyle bir yasa çıkarırsak zulüm yapmış oluruz. Allah'ın yarattığı kula zulüm yapamayız. Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü" dedi. 

Dünya Kadınlar Günü

Her yıl Dünya Kadınlar Günü'nü ayrı bir ilde kutladıklarını belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yarın Ankara'da uluslararası bir kutlama yapacakları için Uşak'ta bir gün önceden kutlama yaptıklarını söyledi. Türkiye'nin güzel günler, farklı güzellikler yaşadığını belirten Başbakan Erdoğan, dünyanın bir değişim içinde olduğunu Türkiye'nin de bu değişimden nasibini aldığını ifade ederek, "Türkiye yere sağlam basıyor. Emin adımlarla yürüyoruz. Olumsuz yaklaşımlarda bulunanlar var, bunlar elbette olacaktır, doğal. Ama sizler, 81 vilayeti dolaşan hükümeti görüyorsunuz. Sıkıntı var olacak, ama nereden nereye geldik o önemli. 79 senede bu ülkenin geldiği milli gelir 181 milyar dolardı. Biz buna 5 senede 380 milyar dolar ilave ettik. Şimdi 480 milyar dolar oldu. Nereden nereye geldik. Biz geldiğimizde kişi başına düşen milli gelir 2 bin 500 dolardı. Şimdi 7 bin doları aştık. Bunlar ekonominin göstergeleridir. Hep konuşuyorlar, evet ithalat ve ihracat arasında bir açık var. Ama yapılan ithalat ihracata gidiyor. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolardı, şimdi 107 milyar dolara geldik. Neden dün yoktu da bunlar bugün var" dedi. 

Uşak'ın ekonomideki yeri

Uşak'ın bir ihracat şehri haline geldiğini belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bunun istekrar ve güvenden kaynaklandığını söyledi. Türkiye'nin limanlarının güvenli hale geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, ihracatın artışına dikkat çekti. Enflasyonun artış gösterdiğini doğrulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin dünyayı izlediğini ifade ederek, "Türkiye, enflasyonda 3 haneli rakamları yaşadı. Göreve geldiğimiz yüzde 30'du şimdi yüzde 8. Nerelerden nerelere geldik. Cebimizdeki 100 liranin 78 buçuk lirası borçtu, şimdi cebimizdekinin 39 lirası borç. Ülkeyi böyle sömürdüler. 100 liraya 60 lira borç veriyordu. Kimin cebinden çıkıyordu bunlar. Köylünün çiftçini halkımın cebinden çıkıyordu. Şimdi kalıyor. 5 sene önceki alım gücüne bak bir de şimdikine bak" dedi. 290 bin konut yapıldığını belirten Başbakan Erdoğan, hepsinin bittiğini konut kalmadığını ifade ederek, vatandaşın alım gücünün  arttığını söyledi. 

"IMF'ye borçları biz ödedik"

Başbakan Erdoğan, "Bu konutları kaymak takımı için yapmışoruz. Bu konutlar dar gelirli vatandaşlarımız için yapılıyor. Durmak yok yola devam" dedi. Muhalefetin IMF konusundaki eleştirilerine de değinen Başbakan Erdoğan, göreve geldiklerinde 23,5 milyar dolar olan borcun şimdi 6,9 milyar dolara düştüğünü söyledi. Kendilerinden önceki hükümetin sürekli borçlandığnıı belirten Başbakan Erdoğan, "Bunlar borçlandı biz ödedik. Bu borucumuzu da öderiz, ama ödemeye gerek yok. Dursun, çünkü ucusz bir borçlanma bu" dedi. Göreve geldiklerinde Merkez Bankası'nın bütçesinin 26,5 milyar dolar olduğunu belirten Başbakan Recep Tayip Erdoğan, şimdiki bütçenin 71 milyar dolar olduğunu belirterek, "Halep oraysa arşın Uşak'ta" dedi. Muhalefetin neyi eleştirip neyi eleştirmeyeceğini bilemez konuma geldiğini ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin söylemlerinin halkı sadaka alan bir konuma koyduğunu ifade etti. Türkiye'nin sosyal, demokratik, laik bir hukuk devleti olduğuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Bu hükümeti nereden vuracağız diye şaşırdılar. Halkı sadaka dağıtılan insan haline getirdiğimizi söylüyorlar. Ayıp bunlar, fakir fukara , bunların zamanında yokmuydu. Biz bunları kucağımızda bulduk. Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu ne demektir? Bu fakir fukarayı bulacaksın, elini uzatacaksın demektir. Devlet budur, benim valim yöneticilerim gidip fakir fukarayı buluyorsa bu sadaka değildir. Böyle konuşmayın bunlar ayıptır ayıp" dedi. 

"Bilgisayarlar okullar içindi"

Göreve geldikleri sür zarfında eğitime büyük destek verdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin her yerindeki okullara 550 bin bilgisayar dağıtıldığını söyledi. Bir vatandaşın, (Buraya gelmedi) demesi üzerine Başbakan Erdoğan, "Geldi, geldi. Ama vatandaşa değil okullardaki bilişim sınıflarına geldi. Git Kars'ta görürsün, Edirne'de İzmir'de heryerde görürsün" dedi. Cuma namazı sonrası cami çıkışında Başbakan Erdoğan'ın korumalar çocuklara oyuncak dağıttı. Dünya Kadınlar Günü
kutlama programına katılmak üzere, Atatürk Kültür Merkezine giden Başbakan Erdoğan'ın güzergahında bir grup vatandaş, 'Belediyelerimize dokunmayın' yazılı bir pankart açtı.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Koray Günter: "Takım adına gurur duyuyorum" Göztepe’nin deneyimli defansı Koray Günter, 3-1 yenerek yarı finale yükseldikleri Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamada, sezon başından beri Avrupa kupalarını hedeflediklerini ve bugünkü galibiyetten dolayı gurur duyduğunu belirtti. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasında Göztepe, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından Göztepe’nin savunma oyuncusu Koray Günter, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Günter, "Çok önemli bir galibiyet bizim için. Kupaya başladığımızdan beri hedefledik. Avrupa hayalimiz vardı sezon başından beri. Her iki kulvarda da bunu başarmaya çalışıyoruz. En kısa yolun kupa olduğunu biliyorduk. Bugün çok zorlu bir mücadeleydi. Özellikle kırmızı karta kadar çok zorlandık. Pozisyon üretmekte çok zorlandık. Beşiktaş güzel bir mücadele ortaya koydu. Üst düzey, kaliteli oyuncuları var. Kırmızı karttan sonra oyun bizim yönümüze geldi. Şansımıza da kırmızı kart pozisyonuyla golü bulduk. Belki golü biraz daha erken bulamasak daha çok zorlandık. İkinci yarıda basit oynayarak, risk almadan baskı kurmaya çalıştık. Bunu başarabildik. İkinci golü yine de geç bulduk ama elimizden geleni yaptık. Takım adına gurur duyduğumu söyleyebilirim. Burada 10 kişi olsa da olmasa da kazanacağımızın garantisi yok. Mutluyuz, bugün mutlu olalım. Yarından itibaren tekrar önümüzdeki maçı düşünelim" ifadelerini kullandı. "Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız" Kupada yarı finalde Trabzonspor ile eşleşmelerine dair de değerlendirme yapan tecrübeli futbolcu, "Dün tabii ki biz de o mücadeleyi takip ettik. Kim olursa olsun bu saatten sonra, biz kazanmak istiyoruz. Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız. Oraya daha var. Önümüzdeki maçı düşünelim. Çünkü lig de daha var. Ona göre hazırlanırız inşallah ve sıra Trabzon’a geldiğinde onu da değerlendiririz" diye konuştu.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir" denildi. Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İsrailli bakanların ülkemize yönelik provokatif beyanları, içinde bulundukları ruh halinin yanı sıra fundamentalist ve ırkçı İsrail hükümetinin saldırgan ve yayılmacı politikalarını yansıtmaktadır. Bölgemizin barış, istikrar ve refahı için büyük umut vaat eden ve tüm dünya tarafından desteklenen Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin neden İsrail’i rahatsız ettiği sorgulanmalıdır. Suriye sahasında kendisine yönelen herhangi bir provokasyon veya saldırı bulunmamasına rağmen, İsrail’in dün gece birçok noktaya eş zamanlı olarak düzenlediği hava ve kara saldırılarının, İsrail’in çatışmadan beslenen dış politika anlayışından başka bir izahı bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi. İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı ve Suriye ve Lübnan’a karşı sürdürülen yayılmacı emellerini gizlemelerinin mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı, Filistin halkına karşı sürdürülen topyekun savaşı, yerleşimci terörünü, Batı Şeria’yı ilhak niyetini, Suriye ve Lübnan’a saldırılarının arkasındaki yayılmacı emellerini gizlemeleri mümkün değildir. Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir. Dolayısıyla, tüm bölgede güvenliğin tesisi için İsrail öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmeli, işgal ettiği topraklardan çekilmeli, Suriye’de istikrarın tesisine yönelik çabaları baltalamayı bırakmalıdır. Uluslararası toplumun İsrail’in giderek artan fütursuz saldırganlığına engel olunması bağlamındaki sorumluluğunu üstlenmesi önem taşımaktadır."