DÜNYA - 24 Temmuz 2021 Cumartesi 21:41

İngiltere'de yeni bir Covid-19 mutasyonu tespit edildi

A
A
A
İngiltere'de yeni bir Covid-19 mutasyonu tespit edildi

İngiltere'de korona virüsün (Covid-19) yeni bir mutasyonu tespit edildiği ve yeni mutasyonun şu ana kadar 16 kişide görüldüğü belirtildi.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu (PHE), Covid-19 virüsüne ilişkin yeni bir mutasyonunun saptandığını ve şimdiye kadar 16 kişide tespit edildiğini belirtti. Sağlık yetkilileri, B.A.621 olarak bilinen yeni mutasyonun "ciddi hastalıklara neden olduğunu gösteren bir kanıt bulunmadığını" söylerken, mutasyon tespit edilen vakaların çoğunun "denizaşırı seyahatlerle bağlantılı" olduğunu açıkladı.

İngiltere Halk Sağlığı, mutasyonun daha iyi anlaşılması için laboratuvar testlerinin uygulandığını ve incelendiğini ifade etti.

İngiltere'nin 3 farklı bölgesinde tespit edilen yeni mutasyona ilişkin 10 vakanın Londra'da olduğu ve çoğunlukla 20 ila 29 yaşlarındaki kişilerde görüldüğü belirtildi. Vakalardan çoğunun yurtdışı seyahat bağlantıları olduğu belirtilirken, mutasyondan kaynaklanan ölüm kaydedilmediği aktarıldı.

Öte yandan İngiltere İstatistik Ofisi, geçen hafta İngiltere'de her 75 kişiden 1'inde Covid-19 görüldüğünü açıkladı. Verilere göre, Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek enfeksiyon seviyesine ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca Delta varyantının Birleşik Krallık'ta en baskın tür olmaya devam ettiği ve geçen haftadan bu yana kaydedilen vakaların yüzde 99'unu oluşturduğu belirtildi. Verilere göre, 21 Haziran ve 19 Temmuz tarihleri arasında Delta varyantı için pozitif test edenlerden bin 788 kişinin hastaneye kaldırıldığı, bunların yüzde 54.3'ünün aşısız olduğu, yüzde 29.6'sının ise aşının her iki dozunu aldığı belirtildi. Toplamda ise Delta varyantı sebebiyle 3 bin 692 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı Müdürü Dr. Jenny Harries ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu en son hastaneye yatış verileri, aşılamanın bizi ciddi hastalık ve ölümden korumada ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Aylin Karadeniz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Koray Günter: "Takım adına gurur duyuyorum" Göztepe’nin deneyimli defansı Koray Günter, 3-1 yenerek yarı finale yükseldikleri Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamada, sezon başından beri Avrupa kupalarını hedeflediklerini ve bugünkü galibiyetten dolayı gurur duyduğunu belirtti. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasında Göztepe, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından Göztepe’nin savunma oyuncusu Koray Günter, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Günter, "Çok önemli bir galibiyet bizim için. Kupaya başladığımızdan beri hedefledik. Avrupa hayalimiz vardı sezon başından beri. Her iki kulvarda da bunu başarmaya çalışıyoruz. En kısa yolun kupa olduğunu biliyorduk. Bugün çok zorlu bir mücadeleydi. Özellikle kırmızı karta kadar çok zorlandık. Pozisyon üretmekte çok zorlandık. Beşiktaş güzel bir mücadele ortaya koydu. Üst düzey, kaliteli oyuncuları var. Kırmızı karttan sonra oyun bizim yönümüze geldi. Şansımıza da kırmızı kart pozisyonuyla golü bulduk. Belki golü biraz daha erken bulamasak daha çok zorlandık. İkinci yarıda basit oynayarak, risk almadan baskı kurmaya çalıştık. Bunu başarabildik. İkinci golü yine de geç bulduk ama elimizden geleni yaptık. Takım adına gurur duyduğumu söyleyebilirim. Burada 10 kişi olsa da olmasa da kazanacağımızın garantisi yok. Mutluyuz, bugün mutlu olalım. Yarından itibaren tekrar önümüzdeki maçı düşünelim" ifadelerini kullandı. "Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız" Kupada yarı finalde Trabzonspor ile eşleşmelerine dair de değerlendirme yapan tecrübeli futbolcu, "Dün tabii ki biz de o mücadeleyi takip ettik. Kim olursa olsun bu saatten sonra, biz kazanmak istiyoruz. Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız. Oraya daha var. Önümüzdeki maçı düşünelim. Çünkü lig de daha var. Ona göre hazırlanırız inşallah ve sıra Trabzon’a geldiğinde onu da değerlendiririz" diye konuştu.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir" denildi. Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İsrailli bakanların ülkemize yönelik provokatif beyanları, içinde bulundukları ruh halinin yanı sıra fundamentalist ve ırkçı İsrail hükümetinin saldırgan ve yayılmacı politikalarını yansıtmaktadır. Bölgemizin barış, istikrar ve refahı için büyük umut vaat eden ve tüm dünya tarafından desteklenen Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin neden İsrail’i rahatsız ettiği sorgulanmalıdır. Suriye sahasında kendisine yönelen herhangi bir provokasyon veya saldırı bulunmamasına rağmen, İsrail’in dün gece birçok noktaya eş zamanlı olarak düzenlediği hava ve kara saldırılarının, İsrail’in çatışmadan beslenen dış politika anlayışından başka bir izahı bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi. İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı ve Suriye ve Lübnan’a karşı sürdürülen yayılmacı emellerini gizlemelerinin mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı, Filistin halkına karşı sürdürülen topyekun savaşı, yerleşimci terörünü, Batı Şeria’yı ilhak niyetini, Suriye ve Lübnan’a saldırılarının arkasındaki yayılmacı emellerini gizlemeleri mümkün değildir. Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir. Dolayısıyla, tüm bölgede güvenliğin tesisi için İsrail öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmeli, işgal ettiği topraklardan çekilmeli, Suriye’de istikrarın tesisine yönelik çabaları baltalamayı bırakmalıdır. Uluslararası toplumun İsrail’in giderek artan fütursuz saldırganlığına engel olunması bağlamındaki sorumluluğunu üstlenmesi önem taşımaktadır."