EĞİTİM - 19 Mayıs 2022 Perşembe 11:34

'Geleceğini Renklendir' dediler, sınıfları yenilediler

A
A
A
'Geleceğini Renklendir' dediler, sınıfları yenilediler

İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Toplum Gönüllüleri Topluluğu gönüllüsü 21 öğrenci, İzmir Kadifekale İnkılap İlkokul ve Ortaokulu için kolları sıvadı. İki katlı okulun 11 sınıfında onarım ve boyama yapan gönüllüler, hayal ettikleri "çocuk dostu" sınıf ve okul ortamını oluşturdu.

İzmir'de 1932 yılından günümüze kadar eğitim-öğretim faaliyetlerine devam eden İnkılap İlkokul ve Ortaokulu, İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Toplum Gönüllüleri Topluluğu gönüllüsü öğrenciler tarafından renklendirilerek yenilendi. İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Toplum Gönüllüleri Topluluğu’nun (İKMYO-TOG) öncülüğünde İzmir’deki farklı üniversitelerin Toplum Gönüllüleri Toplulukları ile iş birliği gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesinde 21 gönüllü öğrenci yer aldı. Öğrenciler, "Geleceğini Renklendir" ismini verdikleri sosyal sorumluluk projesinde Kadifekale İnkılap İlkokul ve Ortaokulu'nun 11 sınıf ve 2 koridorunu çocuklar için renklendirdi.

'Geleceğini Renklendir' dediler, sınıfları yenilediler

Okulun eksik ve ihtiyaçlarının listesini çıkaran gönüllüler, Lipton Türkiye sponsorluğunda Kulüp Danışmanı Öğr. Gör. Hülya Karakartal ile beraber ihtiyaç listesini temin etti. İzmir ilindeki diğer TOG üniversite öğrenci topluluklarına da projeye dahil olup destek vermeleri için çağrıya çıkan İKMYO-TOG Kulüp Koordinatörü Fizyoterapi Programı 2’nci sınıf öğrencisi Hanife Çelik ve Proje Sorumlusu Sosyal Hizmetler 1’inci sınıf öğrencisi Aleyna Buse Arabacı, gönüllü arkadaşları ile projenin tamamlanması için büyük emek verdi. Projede gönüllü gençlerin yanı sıra İnkılap Ortaokulu öğretmenleri Onur Yücel Tutuman ve Ayça Dalkıran sınıf ve koridorların boyanması için büyük destek sağladı. Öğrenciler ve okul öğretmenlerinin yanı sıra, yetişkin toplum gönüllüleri Nursemin Tuskan Akkaş, Sefanur Yeşilyurt Aksakal ve Sezen Köse de projedeki çalışmalara yoğun emek harcadı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eyüpsultan’da eşi tarafından öldürülen kadının cenazesi Adli Tıp Kurumu’na getirildi İstanbul Eyüpsultan’da tartıştığı eşi tarafından araçta öldürülerek, cesedi ormana götürülmeye çalışılan kadının cenazesi Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Ölen kadının arkadaşı, “Ayşe bir sene, hatta daha fazla zamandır kocasından sürekli tehditler alıyordu” dedi. Olay, Sultangazi’de saat 16.30 sıralarında meydana gelmişti. İddiaya göre, boşanma aşamasındaki Engin Çelik ile Ayşe Çelik arasında tartışma çıkmıştı. Tartışmada adam eşini araçta silahla vurarak öldürmüştü. Ardından Engin Çelik, cesedi otomobilinin bagajına koyarak ormana götürmeye çalıştığı sırada ihbar üzerine yakalanmıştı. İlk ifadesinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülen şüphelinin sorgusu sürerken, Ayşe Çelik’in cansız bedeni ise yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu morguna getirildi. Kadının ailesi ve yakınları Adli Tıp Kurumu morgu önüne gelerek, bilgi aldı. Ayşe Çelik’in cenazesinin yapılacak otopsinin ardından memleketi Şanlıurfa’da toprağa verileceği öğrenildi. “Ayşe bir sene, hatta daha fazla zamandır kocasından sürekli tehditler alıyordu” Ayşe Çelik’in eşinden bir yıldan fazla süredir tehditler aldığını söyleyen yakın arkadaşı Zeliha Çetik, “Bugün İstanbul’da emekçi bir anne, tırnaklarıyla emek vererek, mücadele ederek çocuğuna bakmak isteyen, yaşam mücadelesi veren bir anne, kocası tarafından katledildi. Çok üzgünüz. Acımız çok büyük. Ayşe bir sene, hatta daha fazla zamandır kocasından sürekli tehditler alıyordu. Kocasından kaçıyordu. Aynı evde yaşamıyorlardı gibi bir şey. Dönem dönem barışıp, dönem dönem uzaklaşıyordu. Çaresiz ve yalnızdı. Emin değilim ama şüphelerimiz kocasının ‘madde’ kullandığı yönündeydi Ayşe’nin anlatımlarıyla. Normal olmayan davranışlarından bahsediyordu. Sürekli şiddet uyguluyordu. Ayşe sürekli dayak yiyen bir kadındı. Hiçbir sosyal hayatı olmayan bir anneydi. 5 yaşında bir kızı var. Acımı nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Kendisini 10 yıldan beri tanıyorum. Birlikte çalıştık, birlikte emek verdik, aynı sofrada yemek yedik. Kocasından ayrıldığı için aynı bölgede oturuyorduk. Bir dönem de aynı iş yerinde birlikte çalıştık. Sürekli telefonlarını kapalı tutmak durumunda kalıyordu. En son 6 ay önce kendisiyle telefonla görüştüm. Bugün internetten aldığım haberler doğrultusunda ‘İsim benzerliği olabilir. Belki Ayşe değildir’ diye araştırma sonucunda arkadaşımın olduğunu öğrendim. Cenaze Şanlıurfa’ya gidecek. Ayşe’nin ailesi gelecek, cenazeyi alıp Şanlıurfa’ya gidecekler. Kadınlar ölmesin. Kadınlar, anneler yaşamalı. Hiçbir kadın katledilmeyi hak etmiyor, şiddeti hak etmiyor. Daha kaç tane kadın ölecek? Ayşe’nin tek mücadelesi kocasının alkol kullanmasına karşıydı. ‘Alkolü bırak, ben seninle barışırım’ diyordu. Ayşe çalışıp maaş kartını bile görmeyen bir kadındı, eşinin elindeydi. Ekonomik güvencesi elinde değildi” dedi.