GÜNDEM - 25 Aralık 2021 Cumartesi 20:03

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAÜN’de yapılan hastaneleri hizmete açtı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAÜN’de yapılan hastaneleri hizmete açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep Üniversitesinde (GAÜN) yapımı tamamlanan Çocuk Hastanesi ile Böbrek Nakli Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında Gaziantep’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Çocuk Hastanesi ve Böbrek Nakli Hastanesi’nin açılışını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAÜN’de yapılan hastaneleri hizmete açtı

Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenden GAÜN Çocuk Hastanesi bahçesinde kurulan canlı yayın platformuna bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Gaziantep Üniversitesinde yeni açılan hastaneler hakkında bilgi verdi.

Açılış töreninde konuşan AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Gaziantep Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nin 250 yatak kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Milletvekili Bakbak, “Hastane de 31 yatak kapasiteli yoğun bakım ünitesi, 41 yatak kapasiteli yeni doğan ünitesi, 9 yatak kapasiteli kemik iliği nakil yatağı bulunmaktadır. Hematoloji, Onkoloji, İmmünoloji, Çocuk Cerrahi ve Acil bölümleri dahil olmak üzere bir çok bilim dalı yer almaktadır. Böbrek Nakli Hastanesi ise 50 yatak kapasitesine sahip olup; iki ameliyat ünitesi, 6 yoğun bakım yatağı bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAÜN’de yapılan hastaneleri hizmete açtı

Açılış programına, Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özyadın, Vali Yardımcısı Mutlu Almalı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Latif Karadağ, Rektör yardımcıları, Prof. Dr. Ayşe Balat, Prof. Dr. Recep Yumrutaş, Prof. Dr. Mustafa Sarıbıyık, İl Sağlık Müdürü Dr. Ümit Mutlu Tiryaki, GAÜN Genel Sekreteri Dr. Muhammet Musa Budak, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Can Demirel, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Bay, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Belgin Alaşehirli, Böbrek Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sacid Çoban, Genel Sekreter Yardımcısı Nuh Okumuş ve sağlık çalışanları katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAÜN’de yapılan hastaneleri hizmete açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da fetih coşkusu devam ediyor Bursa’nın fethinin 699. yıl dönümü kutlamaları coşkusu, Bursa Valiliğinin etkinliğiyle devam ediyor. Osmanlı askerlerinin şehre giriş yaptığı Pınarbaşı’ndaki Fetih Kapı önündeki tören, Fetih sâlasının okunmasıyla başlarken, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin ziyareti ile Balabanbey Kalesi önündeki gösterilerle devam etti. Bursa’nın 699 yıl önce Orhan Gazi tarafından fethinin yıl dönümü törenlerle kutlandı. Fetih Kapı’da yapılan törenlere Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, muhtarlar, mülki ve askeri erkân ile vatandaşlar katıldı. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin Fetih Kapı surlarında yerini almasının ardından törenler, İstiklal Marşı ve fetih salasının okunmasıyla başladı. Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Yakın Çağ Tarih Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Akan Yetişir, fetih sürecinde yaşananlar ve kentin gelişim sürecini anlattı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise, "Bursa’nın fethi, yalnızca Bursa için değil, tüm Osmanlı ve Türk tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Bursa Osmanlı’nın ilk göz ağrısı, ilk başkentidir. Bursa bir Ulu Çınar’ın kök saldığı yerdir. İşte o köklerdir bizi biz yapan. O kökler bu kentin camilerine, medreselerine, hanlarına ve kervansaraylarına işlemiştir. Bu anlamda kentimiz, Osmanlı mimarisinin de doğduğu yer olarak anılmaktadır. Yüzyıllarca bu topraklarda farklı inanç ve kültürden insanlar barış içinde yaşamıştır. Bizler de bugün bu kutlu mirasın varisleri olarak, tarihi doku da kültürel değerlerimize, atalarımızın bizlere bıraktığı emanetlere sahip çıkıyoruz" dedi. Protokol üyeleri, daha sonra Tophane’deki Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri önünde saygı nöbeti değişimini izledi. Yapılan duanın ardından, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri ziyaret edildi. Fetih törenleri, Balabanbey Kalesi’ndeki etkinliklerle sona erdi.
Çorum Dedesinden ve babasından kalan mirası mekanik saatleri tamir ederek yaşatıyor Çorum’da saat tamirciliği yapan Selim Kazancı, dedesi ve babasından miras kalan mesleği 55 senedir sürdürerek mekanik saatleri tamir ediyor. Çorum’da yaşayan 70 yaşındaki Selim Kazancı, babasının rahatsızlanmasının ardından devraldığı saatçilik mesleğini 55 yıldır aşkla sürdürüyor. Daha önce dedesinin ve babasının yaptığı mesleği devam ettiren Kazancı, Çorum’daki dükkanında eski ve arızalanan mekanik saatleri tamir ediyor. Çırak bulamadığı için mesleği kendi sürdüren Kazancı, her gün açtığı dükkanında büyük dikkatle çalışıyor. Mesleğin artık yok olmaya yüz tuttuğunu ifade eden Kazancı, gücü yettikçe işine devam etmek istediğini söyledi. "Artık mekanik saatçilik bitti" 3 nesildir saatçilik mesleğiyle geçimlerini sağladıklarını söyleyen Selim Kazancı, "Babam, dayım, amcam ve dedem, ailecek hepimiz saatçiyiz. Saatçilikle büyüdük, saatçilikle yaşadık. Yaşım 70, artık kemale erdi. Bundan sonra bizim meslek gidiyor, biz de gidiyoruz. Allah ne zamana kadar takdir ederse, gücüm yettikçe bu mesleğe devam etmeyi düşünüyorum. Mekanik saatlerin ömrü bitiyor ve sona yaklaştı. Bu nedenle olanlarla idare edip vaktimizi geçirmeye çalışıyoruz. Ben babamın rahatsızlığı sonrasında mecburen mesleğe başladım. Annem dükkanın anahtarlarını bana getirdi ve ’oğlum, bundan sonra ekmeğimizi sen kazanacaksın’ dedi. Böylelikle saatçi oldum. Daha önce babama yardımcı oluyordum ama onlar amatörceydi. Fakat babam rahatsızlanınca mecburen ben de saatçi oldum. 1970’ten 2025’e, askerliğim hariç, aralıksız 55 yıl ara vermeden aynı şekilde devam ettim. Yapmış olduğum meslekte ve başka mesleklerde de zorluklar hiçbir zaman bitmez. Sürekli model değişimleri, yedek parçada değişiklikler, parça bulamama gibi sorunlar, yaptığımız tamirat işlerinde sıkıntı çıkartıyor. Artık benim mesleğim olan mekanik saatçilik bitti. Yanımda yetişecek kişi sadece antik saatlerle uğraşır, bu işten de yeteri kadar kazanç elde edemez" dedi. "Saatler iyiyse ve kaliteliyse onların tamiratını yaparken zevk alıyorum" Mekanik saatlerin yerini elektronik saatlere bıraktığını kaydeden Kazancı, "Aynı cins saatleri sök, temizle, tak, çalıştır ve düzen hepsi bu kadar yani bu durum hiçbir saat için değişmiyor. Saatlerin kendisi değişiyor, fakat yapılan işlemler ortalama aynı oluyor. Saatler iyiyse ve kaliteliyse onların tamiratını yaparken zevk alıyorum. Yalnız şimdiki tabirle uyduruk al, çöpe at cinsinden saatler olduğundan insana zevk vermiyor. Arasındaki farkı şöyle dile getirebilirim; kaliteli saatin bakımını tamiratını yaparken zevk alıyor, diğerinde ise ’acaba bu tamiratını yapacağım saat elimde kalacak mı, acaba ayağa kaldırabilecek miyim’ diye tedirgin oluyoruz. Mekanik saatlerin tamiri bakımı ve sayısı azaldı. Ancak antik saatler, özellikli saatler değerli. Onların bakımı ve tamiriyle de uğraşacağını zannetmiyorum. Çünkü devir kapandı kimsenin heves etmesine gerek kalmadı. Bu işte şu an tek başıma çalışıyorum ve yetiştireceğim kimse yok. Benim dükkanımdaki saatlerimi, parçalarımı bunların hepsi artık ya dolaplara ya da çekmecelere girecek" diye konuştu.