GÜNDEM - 21 Eylül 2020 Pazartesi 10:23

Bir zamanlar su üstünün en gözde gemileriydi, şimdi söküm için sıra bekliyor

A
A
A
Bir zamanlar su üstünün en gözde gemileriydi, şimdi söküm için sıra bekliyor

Dünyayı etkisi altına alan Korona virüs salgını ile birlikte, insanlar hareketlerini de sınırladı. Kara üzerinde olduğu gibi denizlerdeki pandemi dolayısıyla hareketler kısıtlanınca yıllarca su üstünde hizmet gemiler İzmir Aliağa’ya söküme gelmeye başladı.

Covid-19 salgınından sonra Dünya denizlerinde seferlere çıkamayan kruvaziyer gemileri Aliağa Gemi Söküm Sanayiye sökülmeye gelmeye devam ediyor. Monarch, Sovereign, Carnival Fantasy ve Carnival İnspiration’dan sonra Carnival Kruvaziyer şirketine ait 3. Gemi de Aliağa’ya geldi. 1995 yılında denize inen gemi 260 metre uzunluğunda olup 2 bin 634 yolcu ve 920 mürettebat taşabiliyordu. Su Üstünde yetkilisi Eren Budaklı “Pandemi sürecinde yolcu taşıyamayan ve sürekli gider yazan gemileri, şirketleri tarafından satılığa çıkartıldı. Pandemi süreci uzamaya devam ederse daha birçok gemiyi söküm sanayide görmeye devam edeceğiz” dedi.

Uğur Eser
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Koray Günter: "Takım adına gurur duyuyorum" Göztepe’nin deneyimli defansı Koray Günter, 3-1 yenerek yarı finale yükseldikleri Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamada, sezon başından beri Avrupa kupalarını hedeflediklerini ve bugünkü galibiyetten dolayı gurur duyduğunu belirtti. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasında Göztepe, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından Göztepe’nin savunma oyuncusu Koray Günter, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Günter, "Çok önemli bir galibiyet bizim için. Kupaya başladığımızdan beri hedefledik. Avrupa hayalimiz vardı sezon başından beri. Her iki kulvarda da bunu başarmaya çalışıyoruz. En kısa yolun kupa olduğunu biliyorduk. Bugün çok zorlu bir mücadeleydi. Özellikle kırmızı karta kadar çok zorlandık. Pozisyon üretmekte çok zorlandık. Beşiktaş güzel bir mücadele ortaya koydu. Üst düzey, kaliteli oyuncuları var. Kırmızı karttan sonra oyun bizim yönümüze geldi. Şansımıza da kırmızı kart pozisyonuyla golü bulduk. Belki golü biraz daha erken bulamasak daha çok zorlandık. İkinci yarıda basit oynayarak, risk almadan baskı kurmaya çalıştık. Bunu başarabildik. İkinci golü yine de geç bulduk ama elimizden geleni yaptık. Takım adına gurur duyduğumu söyleyebilirim. Burada 10 kişi olsa da olmasa da kazanacağımızın garantisi yok. Mutluyuz, bugün mutlu olalım. Yarından itibaren tekrar önümüzdeki maçı düşünelim" ifadelerini kullandı. "Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız" Kupada yarı finalde Trabzonspor ile eşleşmelerine dair de değerlendirme yapan tecrübeli futbolcu, "Dün tabii ki biz de o mücadeleyi takip ettik. Kim olursa olsun bu saatten sonra, biz kazanmak istiyoruz. Önümüzdeki turda da elimizden geleni yapacağız. Oraya daha var. Önümüzdeki maçı düşünelim. Çünkü lig de daha var. Ona göre hazırlanırız inşallah ve sıra Trabzon’a geldiğinde onu da değerlendiririz" diye konuştu.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir" denildi. Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İsrailli bakanların ülkemize yönelik provokatif beyanları, içinde bulundukları ruh halinin yanı sıra fundamentalist ve ırkçı İsrail hükümetinin saldırgan ve yayılmacı politikalarını yansıtmaktadır. Bölgemizin barış, istikrar ve refahı için büyük umut vaat eden ve tüm dünya tarafından desteklenen Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin neden İsrail’i rahatsız ettiği sorgulanmalıdır. Suriye sahasında kendisine yönelen herhangi bir provokasyon veya saldırı bulunmamasına rağmen, İsrail’in dün gece birçok noktaya eş zamanlı olarak düzenlediği hava ve kara saldırılarının, İsrail’in çatışmadan beslenen dış politika anlayışından başka bir izahı bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi. İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı ve Suriye ve Lübnan’a karşı sürdürülen yayılmacı emellerini gizlemelerinin mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İsrailli bakanların, Türkiye’yi hedef alarak, Gazze’de işledikleri soykırımı, Filistin halkına karşı sürdürülen topyekun savaşı, yerleşimci terörünü, Batı Şeria’yı ilhak niyetini, Suriye ve Lübnan’a saldırılarının arkasındaki yayılmacı emellerini gizlemeleri mümkün değildir. Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne ve milli birliğine kast eden saldırılarıyla İsrail, bölgemizin güvenliği için en büyük tehdit haline gelmiştir. İsrail bölgede stratejik destabilizatör olarak hem kargaşaya neden olmakta hem terörü beslemektedir. Dolayısıyla, tüm bölgede güvenliğin tesisi için İsrail öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmeli, işgal ettiği topraklardan çekilmeli, Suriye’de istikrarın tesisine yönelik çabaları baltalamayı bırakmalıdır. Uluslararası toplumun İsrail’in giderek artan fütursuz saldırganlığına engel olunması bağlamındaki sorumluluğunu üstlenmesi önem taşımaktadır."