YEREL HABERLER - 21 Şubat 2013 Perşembe 10:23

YAŞAYAN TARİHTEN ÖОRENCİLERE DERS

A
A
A
YAŞAYAN TARİHTEN ÖОRENCİLERE DERS

1950 yılında Ankara Etimesgut`ta vatani görevini yaptığı sırada Kore Harbi`ne çağırılan 85 yaşındaki Gazi Ali Ayaz, Kore`de geçirdiği 9 ayı Yatağan Gazi Anadolu Lisesi öğrencileriyle tarih dersinde paylaştı.
Yatağan Gazi Anadolu Lisesi`nde eğitim gören 12. sınıfların Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Dersi`ne 85 yaşındaki Kore Gazisi Ali Ayaz konuk oldu.
Okulun Tarih gurup öğretmenleri Nevraz Şimşek, Özmen Şahin, Cem Akkaya ve Okul Müdürü Süleyman Karaman`ın da katılımıyla işlenen ``Kore Savaşı`` konusunu ilk ağız olan Kore Gazi`nden dinleyen öğrenciler savaşın iç yüzünü öğrenirken, bir öğrencinin 85 yaşındaki Ali Ayaz`a yönelttiği ``Kore`ye kaç aylığına gitmiştiniz?`` sorusuna karşılık; ``Biz dönmeye değil, ölmeye gitmiştik`` cevabını alması dikkat çekti.
Kore`de yaşananları en ince ayrıntısına kadar anlatan Kore Gazisi Ali Ayaz; ``yıl 1950`ydi. Askerliğimi Ankara Etimesgut`ta yapıyordum. Hükümetin Kore`ye asker göndereceği söylentileri vardı. Gönderilen 4500 asker arasında benimde ismim çıktı. Gitmeme gibi bir şansım yoktu. Sonuç olarak topçu birliğine tabi olarak Güney Kore`ye gönderildik. 23 günde Güney Kore`ye ulaştığımızı hatırlıyorum. Tam 9 ay boyunca savaştık. Oradaki yaşamı hiç unutamıyorum. Sırtına bağladığı 2 aylık bebeğiyle açlıktan sürünen kadınlar, eli yüzü kan içinde ki silah arkadaşları, bomba ve silah sesleri, ölüm korkusu bunların hepsi ve daha fazlası orada vardı. Bu şartlar altında geçirdiğim 9 aylık süre içerisinde hiç eve dönebileceğimi düşünmemiştim. Zaten komutanlarımızda böyle bir hayalin boş olacağını dile getiriyordu. Bir süre sonra 600 kişilik takviye kuvvet gönderildi ve bizim aramızdan bazı kişilerin Türkiye`ye geri gönderileceği söylendi. Çekilen kurada benim de ismimin olduğunu görünce gözlerime inanamadım. 23 günde ulaştığımız Kore`den 29 günlük yolculuğun ardından geri döndüm`` dedi.
Ayrıca, Kore Gazisi Unvanını gururla taşıdığını belirten Ali Ayaz Türkiye`deki terör olayları ve yürekleri yakan şehit haberlerine de değindi.
Şehitlik ve gazilik mertebelerinin kutsallığına inandığına vurgu yapan Ayaz; ``Doğu ve Güneydoğu Anadolu`dan gelen şehit haberleriyle pek çok masum insanın canı yanıyor. Ancak Koreliler için canını tehlikeye atan biri olarak şunu özellikle belirtmek istiyorum ki bu yaşta vatanım için şehit düşmeye hazırım. Gerekirse gider topraklarımızın bütünlüğü için kanımın son damlasına kadar savaşır, canımı bu vatan için feda ederim`` ifadelerini kullandı.
Kore Gazisi Ali Ayaz`ın dikkatle dinleyen öğrenciler, Kore Savaşı`nın bire bir yaşayan Gaziye teşekkür ederek; ``yıllardır izleri silinmeyen Kore Savaşı`na şahsen tanık olan ve içinde yer alan birinden olayları olduğu gibi öğrenmek heyecan vericiydi. Bizlere bu imkanı sunan öğretmenlerimize ve Kore Gazisi Ali Ayaz`a teşekkür ediyoruz`` şeklinde konuştu.
Uygulama hakkında bilgi veren Okul Müdürü Süleyman Karaman; ``Okulumuz Tarih gurubu öğretmenlerinin önerisiyle 12. sınıflar Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dersi Kore Savaşı konusuna Kore Gazisi Ali Ayaz`ı davet ettik. Amacımız öğrencilerimizin konuyu sade haliyle bizzat tanık olan birinden öğrenmesiydi ve sanırım öğrencilerin dikkatle Ali amcayı dinlemesi ve sorular sorması bunu başardığımızı gösteriyor`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa DOSABSİAD Başkanı Nilüfer Çevikel’e anlamlı ödül DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, genç yeteneklere olan desteğinin yanı sıra geçtiğimiz yıl ekibiyle başlattığı teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yatırım ve çalışmalarından dolayı ‘Dijitalleşme ve Teknolojiye Değer Katanlar’ ödülüne layık görüldü. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, genç yeteneklere olan desteğinin yanı sıra geçtiğimiz yıl ekibiyle başlattığı teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yatırım ve çalışmalarından dolayı "Muş Altın Lale Ödülleri" kapsamında ‘Dijitalleşme ve Teknolojiye Değer Katanlar’ ödülü ile onurlandırıldı. Bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen törende Çevikel ödülünü Muş Valisi Avni Çakır’dan aldı. Başkan Nilüfer Çevikel, ödül töreninde yaptığı konuşmada, Muş’un bölgedeki stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadelerde bulundu; “Burası, Anadolu’ya açılan kapı ve devlet ile milletin bütünleştiği bir noktadır. Dört ilin kesişiminde yer almasıyla son derece önemli bir konuma sahip olan Muş, tarım ve hayvancılık alanlarındaki potansiyeliyle diğer yörelerden ayrışıyor. Bu bölgede kurulacak sermaye girişim fonları, ticaretin gelişmesini ve ihracatın artmasını sağlayabilir. Bizler de bu tür fonlara destek olmak ve öncü rol üstlenmek isteriz. En büyük temennimiz, bölgenin gençlerinin kendi topraklarında kalarak bu toprakları kalkındırmasıdır.” Başkan Çevikel ayrıca, Prof. Dr. Mustafa Alican’ı ziyaret ederek, bölgesel kalkınma, yatırım ve istihdam konularında iş birliğini geliştirme hedefiyle fikir alış verişinde bulundu. Rektör Danışmanı Doç Dr. Mehmet Özalper, Muş Tanıtım Platformu Başkanı Fırat Aykan ve önceki dönem Muş Belediye Başkanı Feyat Asya’nın da katıldığı görüşmede kadın girişimciliği destekleme, yenilenebilir enerji projeleri ve üniversite-sanayi iş birliği ile bölgenin ekonomik potansiyelini artırma konuları ele alındı. Başkan Çevikel burada yaptığı konuşmada DOSABSİAD’ın bu alanlarda geliştirdiği projeleri bölgeyle paylaşma ve ortaklıklar kurma yönündeki kararlılığını vurguladı.
Antalya İş Bankası ilk turizm şubesini Antalya’da açtı Farklı alanlarda geleneksel banka şubelerinden ayrışan ihtisas şubelerini yaygınlaştıran Türkiye İş Bankası, kuruluşunun 100. yılında ilk Turizm İhtisas Şubesi’ni Antalya’da hayata geçirdi. Türkiye İş Bankası, stratejik açıdan önem verdiği sektörlerde daha verimli çıktılar elde edilmesi ve katma değerli ürünler üretilmesine katkıda bulunmak amacıyla ihtisas şubeleri açmaya devam ediyor. Şimdiye kadar tarım ve girişimcilik alanlarında teknolojiyi, finansı ve sektörü bir araya getirdiği ihtisas şubeleri açan Banka, buna turizm alanını da ekledi. Farklı konsept ve tasarıma sahip, özelleştirilmiş hizmet modeliyle geleneksel banka şubelerinden ayrışan ilk turizm ihtisas şubesi Antalya Muratpaşa’da, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve sektör temsilcilerinin katıldığı törenle açıldı. Hakan Aran, açılışta yaptığı konuşmada, 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bankanın, ilk günden bu yana ülkemizin gelişimi ve iktisadi kalkınması açısından önem taşıyan sektörleri desteklediğini söyledi. “2024-2025 yılları içerisinde turizme 1 milyar dolar ilave kaynak ayırdık, sektörün yanında olmaya devam edeceğiz” Tarım, sanayi, girişimciliğin yanı sıra turizmi de ülkenin sürdürülebilir kalkınmasını sağlayan temel sektörlerden biri olarak stratejik öncelikleri arasına aldıklarını belirten Hakan Aran, Turizme 2024-2025 yılları içerisinde 1 milyar dolar ilave kaynak aktardıklarını, bu kaynağın 500 milyon dolarının hali hazırda kullanıldığını ve Banka’nın turizm sektörüne kullandırdığı kredi bakiyesinin 1,5 milyar doları geçtiğini belirtti. Gerek finansal gerek sektörel çözümlerle turizm sektörünün güçlü bir şekilde yanında olmaya devam edeceklerini, bunun yanı sıra ihtisaslaşma ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle sektörü desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti. “2,6 milyar dolarlık yatırımın finansmanını sağlayabilecek güçteyiz” Turizmin, ülkemizdeki dış ticaret açığının kapanması ve ekonomideki dengeleme için kritik role sahip olduğunu, önümüzdeki iki yıl içerisinde Türkiye’ye 2,6 milyar dolarlık ilave yatırım yapılacağının ön görüldüğünü ve bu yatırımlara finansman sağlayabilecek güçte olduklarını belirten Hakan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz yıl, turizm gelirlerinin dış ticaret açığını kapatma oranı yüzde 51 iken bu oran şimdi yüzde 60’a çıkmış durumda. Hem dış ticaret açığının azalması hem de turizm gelirlerinin artmasıyla oluşan tablo, turizmin ekonomimizdeki dengelenme için öneminin arttığını gösteriyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde turizme olan yatırımların yerini bulacağına ve geri dönüşünü alacağımıza inanıyoruz. Turizm sektöründe düşündüğümüz, hayal ettiğimiz 60 milyar dolarlık yıllık gelir hedefini aşarak, 100 milyar dolar seviyesine doğru bir yolculuğu gerçekleştirebileceğini umuyoruz” dedi. İstanbul, İzmir ve Muğla’da da Turizm İhtisas Şubesi Bankanın ikinci yüzyılına doğru ilerlerken ihtisas şubeleri aracılığıyla turizm sektörünü güçlendirecek, ekosistemin ihtiyaçlarına dokunan daha fazla projeye katkı sağlayacaklarını belirten Aran, önümüzdeki dönemde İstanbul, İzmir ve Muğla’da da Turizm İhtisas Şubesi açmayı planladıklarını ifade etti.
Bursa "Uzun ekmek aldı" diye annesine kızdı 113 gündür eve gelmiyor Türkiye onu balkonunda gözyaşları içerisinde evi terk eden oğlunu beklerken tanımıştı. 76 yaşındaki Zeliha ninenin oğlunun evi terk etmesinin üzerinden tam 113 gün geçti. Devletin yardım eli uzattığı yaşlı kadının tek bir isteği var; kayıp oğlunun "ölü yada diri oğlunun bulunması" Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yıllar önce eşinden boşanan Zeliha Dalgın, oğlu Bülent Dalgın (44) ile beraber yaşamaya başladı. Bülent Dalgın 3 Mayıs 2024’te annesi "uzun ekmek yerine, yuvarlak ekmek aldı" diye kapıyı vurarak evi terk etti ve bir daha geri dönmedi. "Sabahına eve gelir" diye bazen kapı önünde bazen de hiç uyumadan günlerce evinin balkonunda nöbet tutan yaşlı kadının ağlamaktan neredeyse göz pınarları kurudu. Üzerinden geçen zaman sürecinde oğlundan haber alamayan Zeliha Dalgın, televizyon programına çıkarak oğlunu aramaya başladı. Bu süreçte kendi başına hayatını idame ettirmeye çalışan Zeliha ninenin aldığı yaşlı aylığı ne evinin kirasına, ne pazarına, ne de marketine yetti. Yaşadığı evi terk etmesi söylendikten sonra kayıp oğlunu ararken perişan olan talihsiz kadına devlet sahip çıktı. Bakıma muhtaçlığı üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Zeliha teyzeyi İnegöl Fatma Göztepe Huzurevine yerleştirdi. Bülent Dalgın’ın evi terk etmesinin ardından 113 gün geçti. Halen bir izine rastlanmayan Dalgın hakkında çok sayıda kayıp ihbarı yapıldı. Bu süreçte TV programlarına bile çıkan yaşlı kadın oğlundan bir haber alamadı. Halen haber alamadığı psikolojik sorunları olduğu öğrenilen oğlunun konusu açıldığında gözleri dolan Zeliha Dalgın, "Elimden geleni yaptım. Ama hastalandım. Devlet bana sahip çıktı. Allah razı olsun. Daha öncesinde de İstanbul’da otururken böyle gitmişliği var, ara sıra esiyordu ama eve geri dönüyordu sonunda. Şimdi gelmedi. Oğlum bana sağ olduğunu söylesin, anne ben sağım desin bu bana yeter” dedi. Oğlu kaybolduktan sonra kendini çok yıprattığını belirten yaşlı kadın "Allah’tan devletim var. Beni çaresizliğimden çekip kurtardı. Bana burada çok işi bakıyorlar, sağ olsunlar. Bir de oğlumdan haber alabilirsem daha ne isterim" diye konuştu.