KÜLTÜR SANAT - 26 Mart 2025 Çarşamba 11:49

"HisTroy" Milano Absurd Film Festivali’nden ödülle döndü

A
A
A
"HisTroy" Milano Absurd Film Festivali’nden ödülle döndü

Senaryosunu Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük’ün kaleme aldığı, yönetmenliğini ve yapımcılığını Ülkü Sönmez’in üstlendiği "HisTroy" adlı film, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Absurd Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.


"HisTroy", kelime oyunuyla başlayan ve Troya’nın tarihini alışılmışın dışında bir perspektifle ele alan bir yapım. Antik destanlar, arkeoloji ve popüler kültür hayalleri iç içe geçiren film, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük’ün sahadaki deneyiminden beslenerek, tarihin katmanlarını mizah ve şiirle alakalı yeniden yorumluyor. Homeros’un günümüzde Troya Kazı Evi’nde İlyada’yı yazmaya devam etmesi, Aeneas’ın Roma’ya yolculuğunu bir turistin tişörtünden ilham alarak minibüsle gerçekleştirmesi gibi sahneler, izleyiciyi tarihle modern zamanlar arasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.


Troya Örenyeri ve Troya Müzesi’nde çekilen film, antik atmosferle modern sinema tekniklerini birleştiriyor. Homeros’u Hakan Kumuk, Vergilius’u Uğur Akgün ve Aeneas’ı Anıl Imaca’nın canlandırdığı yapım, karakterlerin tarihi figürlerle günümüz insanı arasındaki köprüyü absürd bir dille kurmasıyla öne çıkıyor. Yanı sıra filmde, Troya Örenyeri’ndeki tahta atın içinde Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Arkeolog Fecri Polat, mitolojinin arkeolojik izlerle buluştuğu ve ikonik Troya hayaline evrilen katmanları tartışarak tarihin farklı katmanlarını bir araya getiriyor.


Yönetmen ve Yapımcı Ülkü Sönmez, "HisTroy, benim için tarihin katı kurallarını sinemanın büyülü gerçekçiliğiyle eritme denemesiydi. Rıdvan’ın senaryosu, Troya’yı bir arkeoloji alanı olmaktan çıkarıp, içinde yaşayan bir karaktere dönüştürdü. Bu projede, Homeros’u kazı evinde laptop başında hayal etmek ya da Aeneas’ı bir minibüs yolcusu olarak çekmek, sadece absürd bir mizah değil, aynı zamanda tarihin ne kadar ’şimdi’de var olduğunu göstermek içindi. Rıdvan’ın hem Troya Müzesi Müdürü hem de senarist olarak bu projeye katkısı benzersizdi. Onun tarihi derinlikle kurduğu bağ, setteki her karede hissediliyordu. Örneğin, kazı başkanı ile arkeolojik buluntuları tartışan Homeros ya da Troya Örenyeri’nde Vergilis’u modern bir yazar gibi konumlandırmak. Bu hayaller, geçmişle bugün arasında sürekli bir diyalog kuruyor. Bu filmi çekerken en büyük ilhamım, Troya’nın topraklarının bize fısıldadıkları oldu. Orada hissettiğimiz ruh, senaryodaki absürdlüğü bile gerçekçi kıldı. Hakan Kumuk, Uğur Akgün ve Anıl Imaca gibi yetenekli oyuncularımız da bu dengeyi sağlamak için inanılmaz bir emek verdi. Mesela, Homeros’u canlandıran Hakan’ın, destan yazarken takındığı o ’şaşkın dahice’ ifade, karakteri bir efsaneden çok sanki komşumuz olan bir yazara dönüştürdü. Milano’daki ödül, sadece bir jüri kararı değil; evrensel bir hikâye anlatma cesaretinin sonucu. İzleyicilerin gülümserken bile Troya’nın ruhunu hissettiğini bilmek, bu yolculuğu anlamlı kılıyor. HisTroy, bana göre, tarihin tozlu sayfalarını değil, insanlığın hiç bitmeyen masalını anlatıyor" dedi.


Senarist ve Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük ise, "’HisTroy’, benim için yalnızca bir senaryo değil, Troya’nın binlerce yıldır sessizce akan zamanını bugünün diliyle konuşturma çabasıydı. Tarih, bizden çok uzakta duran sararmış sayfalar değil; hayal gücümüzle dokunduğumuzda absürd, komik bir şekilde yeniden hayat bulan bir gerçeklik. Bu filmde, Homeros’u kazı evinde not defteriyle, Aeneas’ı ise Roma’ya giden bir minibüste hayal ettim. Çünkü Troya’nın hikayesi, insanlığın kolektif hafızasında; onu anlatmanın yolu da kuralları esnetmekten, hatta kırmaktan geçiyor. Milano’da aldığımız bu ödül, yalnızca bir başarı değil, cesaretin ve özgünlüğün taçlandırılması. Jürinin bu ’çılgın’ bakış açısını benimsemesi, sanatın sınırları olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. Ülkü Sönmez’in vizyoner yönetmenliği, Hakan, Uğur ve Anıl’ın performansları olmasaydı, bu hikâye beyazperdede bu denli güçlü yankılanamazdı. Troya’nın topraklarında çektiğimiz her kare, bize antik kahramanların ruhunu hissettirdi. Bu proje, tarihe saygı duruşundan çok, onunla dans etmek üzerine kuruldu. İnanıyorum ki HisTroy, izleyenlere ’tarih’ denen labirentte kaybolmanın ne kadar keyifli olabileceğini gösterecek" diye konuştu.


Her yıl Milano’da düzenlenen festival, sıra dışı anlatımları ve deneysel sinema örneklerini destekleyen bir platform olarak biliniyor. Film, Nisan ayında İtalya’da izleyiciyle buluşacak.



"HisTroy" Milano Absurd Film Festivali’nden ödülle döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon Valiliği: "Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için emniyet birimlerimiz ve ilgili makamlar titizlikle çalışmaktadır" Trabzon Valiliğinden, CHP standında çıkan olayla ilgili yapılan açıklamada, "Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için emniyet birimlerimiz ve ilgili makamlar titizlikle çalışmaktadır" denildi. Trabzon’un Ortahisar ilçesinde "Ekrem İmamoğlu’na Özgürlük" sloganıyla düzenlenen imza kampanyası için stant kuruldu. Kahramanmaraş Caddesi’nde kurulan stant, B.G. isimli şahıs tarafından saldırıya uğradı. CHP Gençlik Kolları üyeleri ve şahıs arasında çıkan tartışma bir süre sonra arbedeye dönüştü. B.G., bıçakla F.A. (22) isimli kişiyi bacağından yaraladı. Çıkan arbede vatandaşların araya girmesiyle son bulurken, yaralanan F.A. olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. B.G. isimli şahıs ise polis ekiplerince gözaltına alındı. Trabzon Valiliğinden yapılan açıklamada, "Bugün saat 14.30 sıralarında ilimiz Ortahisar ilçesi Maraş Caddesi’nde meydana gelen olayla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen bir imza kampanyası sırasında, farklı bir ilden gelmiş ve ilimizde inşaat işçisi olarak çalışan, iki taksirle yaralama ve bir de Cumhurbaşkanına hakaretten üç adet suç kaydı bulunan B.G. isimli şahıs ile etkinlik alanında bulunan kişiler arasında başlayan sözlü tartışma arbedeye dönüşmüş, olay sırasında F.A. isimli stant görevlisi, kesici alet ile dizinin üzerinden yaralanmıştır. Yaralanan gencimizin hayati tehlikesi bulunmamakta olup, gerekli tıbbi müdahale yapılmıştır. Olayın faili olduğu değerlendirilen şüpheli B.G, güvenlik güçlerimiz tarafından kullandığı bıçakla birlikte anında gözaltına alınmış ve Başsavcılığa bilgi verilerek konuya ilişkin adli soruşturma başlatılmıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için Emniyet birimlerimiz ve ilgili makamlar titizlikle çalışmaktadır. Trabzon Valiliği olarak, her türlü provokatif eyleme karşı vatandaşlarımızı sağduyuya davet ediyoruz, kentimizde huzur ve güvenliğin korunması adına tüm tedbirler alınmıştır" ifadelerine yer verildi.
Trabzon Ünlü sanatçı Volkan Konak’ı sevenleri yalnız bırakmıyor KKTC’de konser esnasında sahnede fenalaşarak hayatını kaybeden ünlü sanatçı Volkan Konak, dün memleketi Trabzon’da son yolculuğuna uğurlandı. Sevenleri, vasiyeti üzerine ceviz ağacının altına defnedilen ünlü sanatçının kabrini bugün de ziyaret etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) konser sırasında fenalaşarak yere yığılan ve kaldırıldığı hastanede kurtarılamayan ünlü sanatçı Volkan Konak’ın cenazesi, dün memleketi Trabzon’un Maçka ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Ünlü sanatçı, kılınan cenaze namazının ardından Güney Mahallesi’ndeki Konakoğlu Mezarlığı’nda vasiyetindeki ceviz ağacının altına defnedildi. Annesi Saynur ve babası Demirağa Konak’ın mezarının karşısına defnedilen Volkan Konak’ı sevenleri bugün de yalnız bırakmadı. Sabahın ilk saatleri ile ziyaretçi akınına uğrayan ünlü sanatçının mezarını UEFA Gençlik Ligi’nde yarı finale yükselen Trabzonspor U19 takımı da ziyaret etti. Volkan Konak’ın ailesi taziyeleri kabul ederken, Türkiye’nin birçok farklı ilinden gelen vatandaşlar ünlü sanatçının mezarı başında dua etti. İstanbul’dan Volkan Konak’ın cenazesi için Trabzon’a gelen Birgül Aydın, "Ülkemizin başı sağ olsun" dedi. Kayseri’den gelen Yusuf Çavuşoğlu, "Sanat camiasının başı sağ olsun. Volkan Konak çok sevilen bir sanatçıydı. Ailesine başsağlığı dilemek için Kayseri’den geldik" şeklinde konuştu. Volkan Konak’ın akrabası Güzide Uzun da, vasiyetinin yerine getirildiğini belirterek, "Volkan bizim canımız, ciğerimiz, akrabamızdı. Türkiye için çok büyük bir kayıp. Ülkesini çok seven bir vatanseverdi. İnsanlar arasında ayrım yapmazdı. Her zaman bu ceviz ağacını söylüyordu. O vasiyet yerine gelmiş durumda" ifadelerini kullandı.
Kayseri Başkan Kalın, Alparslan Türkeş’i vefatının 28. yılında unutmadı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın; MHP Kurucu Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş’i vefatının 28. yılında unutmadı. Başkan Kalın yayımladığı mesajında; "Türk milletinin gönlünde müstesna bir yeri bulunan merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, vefatının yıldönümünde dualarla anıyoruz. Aziz hatıralarını hürmet ve minnetle yâd ediyoruz. Onun davası için verdiği mücadelelerde karamsarlığa ve kötümserliğe yer yoktu. Türk dünyasının bilge liderini anlamanın yolu; onu tanımak, anlamak ve yaşatılmasına hizmet etmektir" dedi. MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın; MHP Kurucu Genel Başkanı Merhum Alparslan Türkeş’in ömrünü Türklüğün ebedi bekasına armağan ettiğini belirtti. Vefatının 28. yılında Türkeş’i unutmayan Başkan Kalın; "Kurucu Genel Başkanımız merhum Alparslan Türkeş, tarihin haklı çıkardığı bir dava adamı ve bir lider olarak, Türk Milleti’nin gönlünde taht kurmuştur. Onun ebedi istirahatgâhı da Ülkücü Hareketinin iman dolu kalbi olmuş, Başbuğumuzun şahsında bıraktığı, miras ve emanet olarak inandığı dava yolunda göstermiş olduğu hedefler, Ülkücü Hareketin yolunu ilelebet aydınlatacaktır. Başbuğ iyi bir askerdi, sonra vazgeçilmez bir politikacı oldu. Yüz binleri arkasından sürükleyen, heyecanlandıran liderliği, ona ’başbuğ’ unvanını kazandırdı. Türkeş’in bütün ömrü Türk milletinin hizmetinde geçti ve ülkemiz aleyhine olan bütün hareketlerin karşısına bükülmez bir irade ile çıktı. Ömrü boyunca zorluklardan asla yılmamış, inandığı doğrulardan taviz vermemiş, manevi ve tarihi değerlerimizden oluşan bir siyaset modeli kurmuş; daima yarınlara ön açmış ve feyiz vermiş, istikbâlin peşinde koşmuştur. Bizler, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaktan, çırpınmaktan, üretmekten ve mücadele etmekten yorulmayacağız. Çünkü bu, Başbuğumuzun izinden yürüyen bozkurtların, geçmişimize ve muhterem ecdadımıza vefa ve gönül borcunun bir gereğidir. Bugün de bizler, merhum Başbuğumuzun emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında, Türkiye’mizin bekası, milletimizin refahı ve devletimizin güçlenmesi için azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Başbuğumuz, davasını bayraklaştıran, ülkesini ve milletini her şeyin üstünde tutan bir irade gücüne sahipti. Onun davası için verdiği mücadelelerde karamsarlığa ve kötümserliğe yer yoktu. Türk dünyasının bilge liderini anlamanın yolu; onu tanımak, anlamak ve yaşatılmasına hizmet etmektir. Onun çizdiği kutlu yolda, milli birlik ve beraberlik şuuruyla hareket ederek, Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşımak en büyük vazifemizdir. Türk milletinin gönlünde müstesna bir yeri bulunan merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, vefatının yıldönümünde dualarla anıyoruz. Aziz hatıralarını hürmet ve minnetle yâd ediyoruz" dedi.