ASAYİŞ - 31 Mart 2025 Pazartesi 09:38

Eve yürüyerek gitmeye üşendi, araç çaldı yakıtı bitti, başka araç çalıp kaza yaptı

A
A
A
Eve yürüyerek gitmeye üşendi, araç çaldı yakıtı bitti, başka araç çalıp kaza yaptı

Bursa’da bir kişi arkadaşlarıyla çıktığı gezinti sonrası eve dönmeye üşenince kapısını yokladığı kamyoneti çaldı. Bir süre ilerledikten sonra yakıtı biten aracı yolda bırakan şüpheli başka bir kamyonet çalıp yolda kazaya karıştı. Polis ekiplerinin fark ettiği şüpheli verdiği ifadesinde "Kötü niyetle çalmadım, taksi amaçlı kullandım" dedi.


Merkez Osmangazi ilçesinde arkadaşlarıyla gezmeye çıkan G.T., gece saatlerinde yolda ilerlerken sokak arasındaki bir kamyonetin kapısını yokladı. Kapının açık olduğunu fark eden şüpheli, arkadaşlarıyla bir süre vakit geçirdikten sonra eve dönmek için yola koyuldu. Yürüyerek eve gitmeye üşenen şüpheli, yokladığı kamyoneti çalmak için harekete geçti. Etrafı kolaçan eden G.T., kamyoneti düz kontak yaparak çalıştırdı. Çaldığı kamyonetle bir süre ilerleyen şüpheli aracın yakıtı bitince aracı park edip, yine aynı ilçede bir başka kamyoneti aynı yöntemle çalıp kayıplara karıştı. Araç sahipleri ise kapıda bulamadıkları araçları için ihbarda bulundu.



"Kötü niyetle çalmadım, taksi amaçlı kullandım"


İhbar üzerine harekete geçen Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, aradıkları şüphelinin, kontrolden çıkıp bir iş yerine çarptığını öğrenince olay yerine hızla intikal etti. Şüpheliyi kaçmak üzereyken yakalayan ekipler G.T.’yi ifadesini almak üzere emniyete götürdü. İfadesinde, "Kötü niyetle çalmadım, taksi amaçlı kullandım" diyerek kendisini savunan şüpheli ekiplere ikinci bir şoku yaşattı. Adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine götürüldü.



Eve yürüyerek gitmeye üşendi, araç çaldı yakıtı bitti, başka araç çalıp kaza yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da fetih coşkusu devam ediyor Bursa’nın fethinin 699. yıl dönümü kutlamaları coşkusu, Bursa Valiliğinin etkinliğiyle devam ediyor. Osmanlı askerlerinin şehre giriş yaptığı Pınarbaşı’ndaki Fetih Kapı önündeki tören, Fetih sâlasının okunmasıyla başlarken, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin ziyareti ile Balabanbey Kalesi önündeki gösterilerle devam etti. Bursa’nın 699 yıl önce Orhan Gazi tarafından fethinin yıl dönümü törenlerle kutlandı. Fetih Kapı’da yapılan törenlere Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, muhtarlar, mülki ve askeri erkân ile vatandaşlar katıldı. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin Fetih Kapı surlarında yerini almasının ardından törenler, İstiklal Marşı ve fetih salasının okunmasıyla başladı. Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Yakın Çağ Tarih Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Akan Yetişir, fetih sürecinde yaşananlar ve kentin gelişim sürecini anlattı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise, "Bursa’nın fethi, yalnızca Bursa için değil, tüm Osmanlı ve Türk tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Bursa Osmanlı’nın ilk göz ağrısı, ilk başkentidir. Bursa bir Ulu Çınar’ın kök saldığı yerdir. İşte o köklerdir bizi biz yapan. O kökler bu kentin camilerine, medreselerine, hanlarına ve kervansaraylarına işlemiştir. Bu anlamda kentimiz, Osmanlı mimarisinin de doğduğu yer olarak anılmaktadır. Yüzyıllarca bu topraklarda farklı inanç ve kültürden insanlar barış içinde yaşamıştır. Bizler de bugün bu kutlu mirasın varisleri olarak, tarihi doku da kültürel değerlerimize, atalarımızın bizlere bıraktığı emanetlere sahip çıkıyoruz" dedi. Protokol üyeleri, daha sonra Tophane’deki Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri önünde saygı nöbeti değişimini izledi. Yapılan duanın ardından, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri ziyaret edildi. Fetih törenleri, Balabanbey Kalesi’ndeki etkinliklerle sona erdi.
Çorum Dedesinden ve babasından kalan mirası mekanik saatleri tamir ederek yaşatıyor Çorum’da saat tamirciliği yapan Selim Kazancı, dedesi ve babasından miras kalan mesleği 55 senedir sürdürerek mekanik saatleri tamir ediyor. Çorum’da yaşayan 70 yaşındaki Selim Kazancı, babasının rahatsızlanmasının ardından devraldığı saatçilik mesleğini 55 yıldır aşkla sürdürüyor. Daha önce dedesinin ve babasının yaptığı mesleği devam ettiren Kazancı, Çorum’daki dükkanında eski ve arızalanan mekanik saatleri tamir ediyor. Çırak bulamadığı için mesleği kendi sürdüren Kazancı, her gün açtığı dükkanında büyük dikkatle çalışıyor. Mesleğin artık yok olmaya yüz tuttuğunu ifade eden Kazancı, gücü yettikçe işine devam etmek istediğini söyledi. "Artık mekanik saatçilik bitti" 3 nesildir saatçilik mesleğiyle geçimlerini sağladıklarını söyleyen Selim Kazancı, "Babam, dayım, amcam ve dedem, ailecek hepimiz saatçiyiz. Saatçilikle büyüdük, saatçilikle yaşadık. Yaşım 70, artık kemale erdi. Bundan sonra bizim meslek gidiyor, biz de gidiyoruz. Allah ne zamana kadar takdir ederse, gücüm yettikçe bu mesleğe devam etmeyi düşünüyorum. Mekanik saatlerin ömrü bitiyor ve sona yaklaştı. Bu nedenle olanlarla idare edip vaktimizi geçirmeye çalışıyoruz. Ben babamın rahatsızlığı sonrasında mecburen mesleğe başladım. Annem dükkanın anahtarlarını bana getirdi ve ’oğlum, bundan sonra ekmeğimizi sen kazanacaksın’ dedi. Böylelikle saatçi oldum. Daha önce babama yardımcı oluyordum ama onlar amatörceydi. Fakat babam rahatsızlanınca mecburen ben de saatçi oldum. 1970’ten 2025’e, askerliğim hariç, aralıksız 55 yıl ara vermeden aynı şekilde devam ettim. Yapmış olduğum meslekte ve başka mesleklerde de zorluklar hiçbir zaman bitmez. Sürekli model değişimleri, yedek parçada değişiklikler, parça bulamama gibi sorunlar, yaptığımız tamirat işlerinde sıkıntı çıkartıyor. Artık benim mesleğim olan mekanik saatçilik bitti. Yanımda yetişecek kişi sadece antik saatlerle uğraşır, bu işten de yeteri kadar kazanç elde edemez" dedi. "Saatler iyiyse ve kaliteliyse onların tamiratını yaparken zevk alıyorum" Mekanik saatlerin yerini elektronik saatlere bıraktığını kaydeden Kazancı, "Aynı cins saatleri sök, temizle, tak, çalıştır ve düzen hepsi bu kadar yani bu durum hiçbir saat için değişmiyor. Saatlerin kendisi değişiyor, fakat yapılan işlemler ortalama aynı oluyor. Saatler iyiyse ve kaliteliyse onların tamiratını yaparken zevk alıyorum. Yalnız şimdiki tabirle uyduruk al, çöpe at cinsinden saatler olduğundan insana zevk vermiyor. Arasındaki farkı şöyle dile getirebilirim; kaliteli saatin bakımını tamiratını yaparken zevk alıyor, diğerinde ise ’acaba bu tamiratını yapacağım saat elimde kalacak mı, acaba ayağa kaldırabilecek miyim’ diye tedirgin oluyoruz. Mekanik saatlerin tamiri bakımı ve sayısı azaldı. Ancak antik saatler, özellikli saatler değerli. Onların bakımı ve tamiriyle de uğraşacağını zannetmiyorum. Çünkü devir kapandı kimsenin heves etmesine gerek kalmadı. Bu işte şu an tek başıma çalışıyorum ve yetiştireceğim kimse yok. Benim dükkanımdaki saatlerimi, parçalarımı bunların hepsi artık ya dolaplara ya da çekmecelere girecek" diye konuştu.