GÜNDEM - 24 Mayıs 2024 Cuma 11:35

Rus ev sahibi, kiracısını çıkaramayınca aynı binanın deposunda yaşamaya başladı

A
A
A

Antalya’da 10 yıl önce satın aldığı evini kiraya veren Rus vatandaşı Zhanna Khudiakova, kiracısı evi terk etmeyince yaklaşık 2 yıldır aynı binanın depo katında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Khudiakova hukuki sürecin işlediği davanın sonuçlanmasını bekliyor.

10 yıl önce Antalya’nın Konyaaltı ilçesinden dubleks bir daire alan Rus vatandaşı Zhanna Khudiakova, yaklaşık 2 yıl önce yaşamını Türkiye’de sürdürmeye karar vererek Antalya’ya geldi. Ancak emlakçı aracılığıyla kiraya verdiği evindeki kiracı kontrat evi boşaltmadı. Bunun üzerine Khudiakova konuyu yargıya taşıdı ve 1 yıl süren dava sonucu mahkeme kiracının evi tahliye etmesine karar verdi. Ancak mahkemenin verdiği tahliye kararı istinafa taşındı.

Rus ev sahibi, kiracısını çıkaramayınca aynı binanın deposunda yaşamaya başladı

Kiracısı lüks içinde, kendisi depoda yaşıyor

1.5 yılı geçen süredir evin tahliyesi için hukuk mücadelesi veren Zhanna Khudiakova, kiracısı dubleks dairede yaşamanını sürdürürken kendisi ise aynı binanın bodrumunda bulunan ve diğer apartman sahiplerinin depo olarak kullandığı alanda hayatını sürdürmeye çalışıyor. Khudiakova, kiracısının evi boşaltmakta direndiğini ve kendisinin de Türkiye’deki hukuk sistemini bilmediği için sürecin uzadığını belirtti. Khudiakova, ‘Ben yalnız bir kadınım, korkudan geceleri bodrumda yatarken yanımda bıçak taşıyorum” dedi.

Rus ev sahibi, kiracısını çıkaramayınca aynı binanın deposunda yaşamaya başladı

"Kendisini 5 bin 700 lira kira ile rahat rahat yaşıyor, ben burada zorluk çekiyorum, akşamları korku içerisindeyim”

Uzun süredir devam eden dava süreci nedeniyle ihtiyacı olmasına rağmen tapulu dairesinde yaşayamadığını belirten Khudiakova, “Davamız hala devam ediyor. 1.5 yıldır apartmanın deposunda yaşıyorum. Su, elektrik, mutfak, tuvalet, banyo yok. Kendisini 5 bin 700 lira kira ile eşyalı dairede rahat rahat yaşıyor. Ben burada zorluk çekiyorum, akşamları korku içerisindeyim” ifadelerini kullandı.

Rus ev sahibi, kiracısını çıkaramayınca aynı binanın deposunda yaşamaya başladı

Ramazan Bozca - Faik Güven Yılmaz 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Milletvekili Öztürk, "Düzce küllerinden doğdu" AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, 12 Kasım Depreminin yıldönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) yaptığı konuşmada "Düzceliler olarak zor günde, yardım çığlıkları, enkaz altındaki umutlu bekleyişler hala hafızalarımızda ilk günkü tazeliğini korumaktadır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Milletvekili Ercan Öztürk, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi’nin 25. yıl dönümü hakkında konuştu. Öztürk, "Düzce’mizin yüreğinde derin izler bırakan, merkez üssü Kaynaşlı ilçemiz olan 12 Kasım 1999 Düzce Depremi’nin bugün 25. Yıl dönümünde acılarımız hala taze bir şekilde duruyor. 87 gün arayla yaşadığımız iki büyük deprem, Düzce’de çok derin yaralar açtı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin etkisi henüz geçmeden, 12 Kasım 1999’da bir kez daha sarsıldık. 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından, Düzce’miz adeta yerle bir oldu. Biz 12 Kasım’da birbirimizi kaybetmekten daha fazlasını öğrendik; birbirimize sahip çıkmayı, acıları birlikte paylaşmayı ve yeniden ayağa kalkmayı öğrendik. O günlerde, Düzce’miz henüz Bolu iline bağlı bir ilçe iken, yaşadığımız felaketin bilançosu Bolu’ya göre çok daha ağırdı. Depremin merkez üssü Kaynaşlı’dan Düzce merkezine kadar her bir köşe, her bir sokak, her bir mahalle enkaz altında kaldı. 6 binden fazla bina, 16 bini aşkın konut ve 5 bin’e yakın işyeri kullanılamaz hale geldi" dedi. "Hayata tutunabilmek için hep birlikte mücadele verdik" Depremin geride bıraktığı etkinin sadece enkaz olmadığının altını çizen Milletvekili Öztürk, "Bu yapılar sadece taş yığınına dönmedi; o taşların altında insanların hayalleri, umutları, yaşamları vardı. O yıkıntıların arasında kalan her bir Düzceli kardeşimiz, o kara günü unutmak ve yeniden hayata tutunabilmek için hep birlikte mücadele verdi. Hepimiz için tarifsiz hatıraların barındığı 12 Kasım Düzce Depremi’nde 845 vatandaşımız hayatını kaybetti, 4 bin 948 vatandaşımız yaralandı. 12 Kasım’ı hatırladıkça, sadece kayıplarımızı değil, o anlarda birbirimize duyduğumuz umudu, dayanışmayı, yardımlaşmayı da hatırlıyoruz. Yıkıntıların arasında birbirini arayan, birbirine el uzatan insanları hatırlıyoruz. Düzceliler olarak, o zor günde, yardım çığlıkları, enkaz altındaki umutlu bekleyişler hala hafızalarımızda ilk günkü tazeliğini korumaktadır" ifadelerine yer verdi. "Düzce küllerinden yeniden doğdu" İki büyük depremin ardından Düzce’nin küllerinden yeniden doğduğunu söyleyen Öztürk, "25 yıl sonra bugün, Düzce’miz yeniden ayağa kalktı. Birçok binamız yeniden inşa edildi ama hiçbir zaman o kayıpları unutmadık. Düzce’miz ve hemşehrilerimiz yeniden hayata tutunmuşsa, bunu her bir kaybımızın, her bir acımızın hatırasına borçluyuz. Bakanlar Kurulu Kararı ile ülkemizin en genç ve 81. Vilayeti olan Düzce’miz, bugün üniversitesi, sanayisi, tarımı ve turizmiyle hükümetlerimiz döneminde adeta küllerinden yeniden doğmuştur" dedi. "Düzce’nin yapı stoku yüzde 80 yenilendi" Düzce’nin yapı stokunun daha dirençli ve afetlere hazırlık olduğunu vurgulayan Ercan Öztürk, "Depremin ardından hükümetimizce ortaya koyduğumuz politikalar sayesinde depremin izlerini ortadan kaldırmakla yetinmedik, yapı stokumuzu yüzde 80 oranında yenileyerek şehrimizi daha dirençli bir hale getirdik. Son yaşadığımız 23 Kasım 2022 Düzce Depremi’nde ortaya koyduğumuz yenilenme süreci kendini kanıtlamış, Düzce’mizin depreme en hazırlıklı şehirlerden bir tanesi olduğunu göstermiştir. Can kaybı olmaması hepimizi sevindirirken, panikten kaynaklı olarak ufak çaplı yaralanmalar ile depremin izlerini geride bıraktık" ifadesini kullandı. "TOKİ konutları hak sahiplerine teslim edildi" 23 Kasım 2022 Düzce Depremi’nde evleri ağır hasar alan vatandaşların TOKİ tarafından teslim edilen yeni evlerinde oturmaya başladıklarını söyleyen Öztürk, "Çok kısa sürede ağır hasar alan konutları TOKİ tarafından hak sahibi ilan edilen vatandaşlarımıza da teslim etmenin bahtiyarlığını yaşadık. Bunca acıyı, bunca kederi geride bırakmak yaraları sarmak elbette önemlidir fakat geçmişten ders çıkarmak ve geleceğe güvenle ilerleyebilmek için hepimize çok büyük sorumluluklar düştüğünü de unutmamamız gerekiyor" dedi. Öztürk, "12 Kasım 1999 Düzce Depremi’nde kaybettiğimiz tüm canlarımıza yüce Allah’tan rahmet, geride kalanlara bir kez daha sabırlar diliyorum. Her bir kayıptan bir ders alarak, her bir acıyı ortak bir güçle aşarak, daha güçlü, daha dirençli, daha umutlu bir Düzce’yi inşa etmek için devlet ve millet olarak el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.