EKONOMİ - 23 Nisan 2025 Çarşamba 13:19

ATSO’dan ruhsat sorununa çözüm çağrısı: "Ortak akıl şart"

A
A
A
ATSO’dan ruhsat sorununa çözüm çağrısı: "Ortak akıl şart"

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, turizm sektöründe yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekti ve özellikle Kaleiçi gibi tarihi bölgelerdeki ruhsat sorunlarının acilen çözülmesi gerektiğini ifade etti. Başkan Hacısüleyman, "Kaleiçi sadece Antalya’nın değil, ülkemizin de kültürel ve turistik mirasıdır. Burada yaşanan ruhsat sorunlarının çözülmesi hayati öneme sahiptir" dedi.


Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıda ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, kent ve ülke ekonomisine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.



Kaleiçi’nde Çözüm Bekleyen Ruhsat Sorunları


2007 yılında çıkarılan "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" doğrultusunda, Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde turizm işletmelerine bazı yükümlülükler getirildi. Ancak, Kaleiçi gibi tarihi bölgelerdeki tescilli yapılarda bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi, koruma kurullarının mevzuatları nedeniyle mümkün olmuyor. Başkan Hacısüleyman, bu durumun hem yatırımcıyı, hem de işletmeciyi zora soktuğunu belirterek, "Bu yönetmelik gereği otel odalarının dışarıya açılan kapılarının en az 30 dakika yangına dayanıklı olması gerekiyor. Biz de Oda olarak, ilgili belediyelerin ruhsat birimleri, koruma kurulu temsilcileri ve itfaiye yetkilileriyle bir araya geldik. Ancak her kurum kendi mevzuatına göre hareket ettiğinde ortak bir çözüm üretilemiyor. Bu yüzden bugün buradan çağrıda bulunuyorum, lütfen bu üç önemli kurumun ve bağlı oldukları bakanlıkların uzmanları bir araya gelerek, özellikle Kaleiçi gibi tarihi bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlayacak bir çözüm geliştirsin" dedi. Başkan Hacısüleyman, sadece turizm sektörü için değil, Antalya’nın kültürel mirası için de çözüm üretilmesinin gerektiğine dikkat çekti.



Turizmin anahtarı: İmaj, hukuk ve demokratik değerler


Hacısüleyman, turizm sektörünün kırılgan yapısına da değinerek, "Turizm, pamuk ipliğine bağlı bir sektör. Dünya üzerindeki herhangi bir olumsuz olay, bir uçak kazası, bir kişisel hak ihlali, hatta sadece bir sosyal medya haberi sektörü derinden etkileyebiliyor" diye konuştu. Başkan Hacısüleyman, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ticaret savaşlarının yalnızca mal ihracatını değil, aynı zamanda turist sayısını da olumsuz etkilediğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü; "Amerika Birleşik Devletleri’nin yaşadığı ticaret savaşları sadece mal ihracatını değil, ülkeye gelen turist sayısını da olumsuz etkiledi. Bir ülkenin imajı, hukuku, demokratik değerleri turizm verilerine doğrudan yansıyor. Bizde de Ocak ayından bu yana geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 6 oranında daha az turist ağırlamışız. Bu oran, 150-160 bin kişilik bir kayba işaret ediyor. Korkulacak bir seviye değil, bu kaybı toparlayabiliriz. Özellikle Rusya-Ukrayna arasında kalıcı bir ateşkes sağlanırsa çok daha yüksek rakamlara ulaşabiliriz."


"Yatırımcıları çekmek için hukuk ve demokrasi"


Başkan Hacısüleyman, yatırımcıları Türkiye’ye çekebilmek için yalnızca ekonomik avantajların değil, aynı zamanda güvenli bir ortamın da gerekli olduğunu vurgulayarak, netleşmemiş politikalar ve devam eden ticaret savaşları nedeniyle Türkiye’nin küresel ticaretteki yerini tam olarak tespit edemediklerini kaydetti. Yatırımcıların sadece para kazanmak için değil, aynı zamanda uzun vadeli güvenli bir ortamda bulunmak için tercih yaptıklarını ifade eden Yusuf Hacısüleyman, "Diğer ülkeler gümrükte oranı daha yüksek belirlerken biz daha düşük bir oranla hareket edersek, Türkiye yatırımcılar için cazip hale gelebilir mi? Yatırımcıyı ülkemize çekebilirsek, burada üretim yapılması halinde ihracatımızı artırma imkânımız olabilir. Yüzde 10’luk bir avantajla, en azından Avrupa’ya kıyasla daha iyi bir tarife politikası uygulayabiliriz. Ancak yatırım kararlarında bir ülkenin hukukun üstünlüğü ve yerleşmiş bir demokrasiye sahip olması da en az ekonomik göstergeler kadar önemlidir. Bu nedenle hukuk sistemimizin güven verici olması büyük önem taşıyor."



Faiz Oranları ve Ekonomik Göstergeler


Son dönemde yaşanan faiz artışı ve ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Başkan Hacısüleyman, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 46’ya çıkarmasının ardından, kredi faiz oranlarının da yüzde 60’lara kadar yükseldiğini belirtti. Yüksek faiz oranlarının üretim sürecini olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Hacısüleyman, "Bugün kredi kullanmak istediğimizde yüzde 60’lara varan oranlarla karşılaşıyoruz. Ürün kalitesini nasıl artıracağız? Enflasyon oranı yüzde 38,10 olarak açıklanırken, politika faizi yüzde 46 seviyesinde. Bu iki oran arasındaki fark, birçok soru işaretini beraberinde getiriyor. Ayrıca, 19 Mart’taki İstanbul’da gelişmeler sonrası ülkemizden 30 ila 40 milyar dolar arasında bir para çıkışı yaşandı. Bu gelişmeler altın fiyatlarından döviz kurlarına kadar birçok unsuru etkiledi. Kur, enflasyon ve faiz gibi temel göstergeleri hem ihracatçılar hem de turizm sektörü yakından takip etmek zorunda" diye konuştu. Hacısüleyman, ülke ekonomisini yakından etkileyen kur, enflasyon ve faiz gibi temel göstergelerin, hem ihracatçılar hem de turizm sektörü tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.



ATSO 143. yıl dönümünü kutladı


Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 143’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlendi.


Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Valisi Hulusi Şahin, şehrin ekonomik kalkınmasında ATSO’nun önemli bir rol oynadığını vurguladı. Şahin, 143 yıl önce temelleri atılan bu köklü kurumun, sadece Antalya’nın değil, Türkiye’nin de en güçlü ticaret odalarından biri haline geldiğini ifade etti. Vali Şahin, "Bugün, Antalya’nın 143 yıllık ticaret ve sanayi geçmişi, sadece ekonomik büyüklükle değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal katkılarıyla da büyük bir öneme sahiptir, şehrin ticaret mirası, girişimcilik, üretim ve dayanışma temelleri üzerine kurulmuştur" dedi. Vali Şahin, "ATSO’nun bugüne kadar yaptığı çalışmalar ve sahip olduğu vizyon sayesinde Antalya, sadece Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir ticaret merkezi olmayı başarmıştır. Bugün Antalya, güçlü ekonomisi, sanayisi, turizmi ve tarımıyla dünya çapında bir başarı öyküsüdür. Bu başarıda ATSO’nun katkısı tartışılmazdır" şeklinde konuştu.


Hulusi Şahin, konuşmasında şehrin geleceğinin ekonomik olarak daha ileriye gideceğini kaydederek, "Antalya’nın kalkınmasında, güçlü bir ekonomi ve toplumsal refah için kamu ve özel sektörün el birliğiyle çalışması gerektiğini biliyoruz. ATSO’nun vizyonu, bu yolda bizlere ışık tutmaktadır" dedi. ATSO’nun 143 yıllık serüveninin, Türk iktisat hayatının önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Antalya Valisi Şahin, Antalya’daki ticaretin, kültürün, sanatın ve eğitimin gelişmesine katkı sağlayan tüm eski ve mevcut ATSO yöneticilerine teşekkür etti. Vali Şahin, "Bu güzel şehirde hep birlikte daha güzel günlere doğru ilerleyeceğiz. Antalya’nın başarıları bizlere gurur veriyor. Hep birlikte, şehri daha da büyütmek için el birliğiyle çalışacağız" diye konuştu.


"ATSO, 143 yıldır Antalya’nın ekonomik gücünü artıran bir kurum"


Törenin açılışında konuşan Başkan Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın ticaret hayatındaki önemli dönüm noktalarına ve ATSO’nun 143 yıllık köklü geçmişine değindi. 1882 yılında kurulan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın, bugün 143 yaşına ulaşarak ülkenin en büyük ve güçlü odalarından biri haline geldiğini belirten Başkan Hacısüleyman, bu başarıda, özellikle Mustafa Nafiz Efendi ve ekibinin, güçlü bir vizyonla attığı temellerin etkisi olduğunu ifade etti. Hacısüleyman, "O dönemde Antalya’nın nüfusu oldukça düşüktü, ancak bu vizyonu sahiplenen heyet, Odamızın güçlü temellerini atmıştır. Bugün Antalya, 2 milyon 700 bin kişiye ulaşan nüfusuyla Türkiye’nin önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Bu başarıda, bizlere yol gösteren değerlerimizin ve özgürlükçü yapımızın büyük katkısı bulunmaktadır" şeklinde konuştu.



"Kentimizin güçlü geçmişi, geleceğe yön veriyor"


Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın, 65 bin üyeyle Türkiye ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu belirten Başkan Hacısüleyman, "Bizim asıl gücümüz, paylaşımcı ve demokratik bir anlayışla hareket etmemizde yatıyor. Bu güçlü yapıyı, geçmiş dönem başkanlarımızın, meclis üyelerimizin ve tüm katılımcılarımızın emeğiyle inşa ettik. Hep birlikte, iş dünyasında saygılı ve dürüst ticaretin temelini atmayı amaçladık" diye konuştu. Başkan Hacısüleyman, konuşmasında merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak, "Rahmetli Ali Bahar Başkanımız, odamızın gelişimine büyük katkılar sağlamış ve vizyonuyla bu kurumu her zaman ileriye taşımıştır. Bizler de onun gösterdiği yolda, aynı kararlılıkla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlamak için kendilerine büyük görevler düştüğünü belirten Hacısüleyman, "20 milyar dolarlık ihracat hedefimiz çok ulaşılabilir bir rakam. Bu hedefi aşmak, bizim elimizde. Yeter ki birbirimize saygı duyalım, sevgiyle çalışalım ve zor zamanlarda birbirimize destek olalım. Antalya’nın güçlü geçmişi, geleceğimize ışık tutuyor ve iş dünyasının daha fazla kalkınması için hep beraber çalışacağız" dedi.



"Antalya’nın kalkınmasında odamızın rolü büyük"


ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, yaptığı konuşmada, 1882 yılında kurulan Odanın, sadece bir meslek kuruluşu olmanın ötesinde, Antalya’nın ekonomik ve ticari hafızasının en güçlü temsilcisi olduğunu vurgulayarak, "Odamız, Antalya’nın kalkınması, ticaretin büyümesi ve sanayinin gelişmesi yolunda önemli bir misyon üstlenmiştir ve her dönemde kentin karar mekanizmalarında söz sahibi olmuştur" dedi. ATSO’nun 65 bin üyesi ve 550 milyon liralık bütçesiyle Türkiye’nin en büyük odalarından biri olduklarını ifade eden Öztürk, "Bu görevi bugün aktif olarak sürdürenler olarak, geçmişten devraldığımız bu kıymetli mirası daha geliştirerek gelecek nesillere aktarma sorumluluğunun bilincindeyiz" dedi. Öztürk, geçmiş başkanlar ve üyelerin katkılarıyla, ATSO’nun güçlü temeller üzerine inşa edilen bir kurum olduğunu dile getirdi.



"Güçlü bir mirasın temsilcisi"


Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Sert, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) 143. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, "143 yıl önce bu topraklarda girişimcilik, üretim ve dayanışmanın temelleri atıldı. O günden bugüne, ATSO sadece Antalya ekonomisinin değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel hayatımızın da öncülerinden biri olmuştur" dedi. Sert, ATSO’nun güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirterek, "Bu güçlü miras, vizyoner değerler ve çalışkan üyeler sayesinde bugüne kadar gelmiştir. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de bu köklü yapının değerini biliyor, ATSO ile iş birliği içinde çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Vekili Sert, güçlü bir ekonomi, planlı bir şehirleşme ve toplumsal refahın ancak kamu ve özel sektör iş birliğiyle mümkün olabileceğini belirterek, Antalya’nın kalkınması için her iki sektörün birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.



10. yılını dolduran meclis üyelerine plaket


Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) meclisinde görev yapan ve 10’uncu yılını dolduran meclis üyeleri, ATSO 33. Grup (Motorlu Taşıtlar Alım ve Satımı) Meclis Üyesi İlker Özsoy ve 28. Grup (Kırtasiye, Fotoğraf ve Tercümanlık Hizmetleri) Meclis Üyesi Halil Öztürk’e 10. yıl plaketleri ile kuruluş tarihi itibariyle bugüne kadar ödül almamış ATSO üyesi gerçek ve tüzel kişiler, Fazilet Abikoğlu, Behçet Ayözcan, Atila Kulaksızlar, TERAŞ- Terzioğluları İnşaat Ticaret A.Ş. adına Cevdet Başkan, Saraçoğlu Turizm Ve İnşaat Yatırımları A.Ş. adına Nedim Saraçoğlu, Ulu Zeytin İnşaat Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi Adına Mustafa Fettahoğlu’na plaketleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.


Törende, 10 yılını doldurmuş meclis üyeleri ile kuruluş tarihi itibariyle bugüne kadar ödül almamış ATSO üyesi gerçek ve tüzel kişilere plaketleri takdim edildi.



ATSO’dan ruhsat sorununa çözüm çağrısı: "Ortak akıl şart"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Aksa Siirt Batman Doğalgaz, ikinci etap kaçak tarama faaliyetlerini tamamladı Aksa Siirt Batman Doğalgaz, güvenli ve kesintisiz doğal gaz arzı için yılda iki kez gerçekleştirdiği kaçak tarama çalışmaları kapsamında bin 500 kilometrelik doğal gaz şebekesini tarayarak şebeke güvenliğinin kontrolünü sağladı. Bin 500 kilometreyi aşkın şebeke uzunluğu ile 200 binden fazla aboneye doğal gaz hizmeti veren Aksa Siirt Batman Doğalgaz, şebeke unsurlarına verilmiş olabilecek muhtemel hasarların tespit edilebilmesi amacıyla yılda en az iki kez gerçekleştirdiği tarama çalışmalarının ikinci etabını da başarıyla tamamladığını açıkladı. Aksa Siirt Batman Doğalgaz Şirket Müdürü Adnan Doğan, "Üçüncü taraf kazı çalışmalarından kaynaklanabilecek olası şebeke hasarlarını tespit etmek amacıyla yılda iki kez kaçak tarama çalışması gerçekleştiriyor, dağıtım şebekemizi oluşturan tüm yer altı ve yer üstü unsurları kontrol ediyoruz. Siirt ve Batman illerindeki ikinci etap çalışmamızı, yasal prosedürler çerçevesinde 20 günlük sürede tamamladık" diye konuştu. Uluslararası standartlar Dağıtım şebekesinin malzeme, ekipman ve kalite açısından üst standartlara sahip olduğunu belirten Doğan, çalışmaların tüm teknik usul ve esasların uluslararası normlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Doğan, "Boru hatları, vanalar, vana odaları, servis kutuları, şehir giriş ve ölçüm istasyonlarını detaylı şekilde kontrol ediyoruz. İncelemelerimizi motorlu araçlara entegre edilen özel optik teknolojisine sahip cihazların yanı sıra lazer sensör teknolojisiyle çalışan hassas el tipi kaçak arama cihazlarıyla da detaylı biçimde yapıyor, gerekli noktalara anında müdahale ediyoruz" dedi. 160 hat hasarından 9 bin 832 abone etkilendi Şirket, il merkezleri ile Baykan, Beşiri, Kozluk, Kurtalan, Sason, Tillo ilçelerinin yanı sıra Gökçebağ, Kayabağlar ve Veyselkarani beldelerindeki vatandaşları doğal gazla buluşturuyor. İzinsiz gerçekleştirilen kazı çalışmaları doğal gaz altyapısı bulunan lokasyonlarda hat hasarına neden olabildiği gibi can ve mal güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Doğan, "İzinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2025 Ocak-Kasım aylarında 160 hat hasarı yaşandı. Bu hasarlar nedeniyle 9 bin 832 abonemiz ortalama 240 dakika boyunca doğal gazdan faydalanamadı" dedi. Şüpheli durumlar için 187 Doğal Gaz Acil Hattımızı arayın Güvenli ve kesintisiz gaz arzını prosedürler çerçevesinde büyük bir titizlikle gerçekleştirdiklerinin altını çizen Doğan, şunları söyledi: "Can ve mal güvenliğinin sağlanması, emniyet risklerinin önlenmesi için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve çocuk parkı yapımı gibi kazı çalışmaları Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği ve bağlı kalınan diğer mevzuatlar kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde yapılmalı, bunun için 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilmelidir. Herhangi bir şüpheli kazı çalışmasıyla karşılaşan vatandaşlarımız 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilir."
Ankara Genç Memur-Sen tarafından Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni gerçekleştirildi Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amacıyla düzenlenen Türk Dünyası Akademisi kapsamında ödül töreni gerçekleştirildi. Genç Memur-Sen tarafından düzenlenen ve TİKA ve YTB iş birliğiyle hayata geçirilen Türk Dünyası Akademisi programı gerçekleştirildi. Yapılan Program ile Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amaçlandı. "Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan, "Genç Memur-Sen’le tanışmam Türkiye Gençlik STK’ları Platformu’nda (TGSP) beraber çalıştığımız döneme dayanıyor. Gerçekten 10 yıla yaklaşan bir gençlik STK’larını bir araya getiren platformda benim de herhalde 4-5 sene kadar yönetimde bulunduğum dönemde gençlik üzerine çalışan bütün sivil toplum kuruluşlarının beraber çalışmasını sağladık. Çok da mesafe aldık. Genç memur sende önemli paydaşlarımızdan bir tanesi olarak önceki Başkan Mustafa kardeşim döneminde çok yoğun çalıştılar, faal çalıştılar. Gerçekten sadece Memur-Sen’in genç üyelerine değil daha geniş anlamda okullarda öğrencilere kampüslerde hitap eden, kitap okuma grupları ondan sonra medeniyete dair çalışmalar ve bu akademi çalışmalarıyla da güzel bir çizgiyi ortaya koydular. Çok daha güçlü olacağına da inanıyorum. Çünkü Memur-Sen’in potansiyeli çok yüksek Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" açıklamasında bulundu. Erdoğan, yaklaşık 15 yıldır Türkiye’de sivil toplum alanında, eğitim alanında gençlikle ilgili çalışmalar yaptığını Belirterek, asıl meselenin Türkiye’de insanların kendi kimliğini, kültürünü ihya edilerek yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması olduğunu sözlerine ekledi. Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genç Memur-Sen’in büyük bir heybet ve kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Yalçın, "35 yaş altı kamudaki görevliler olduğu gibi üniversitedeki gençler ve dışarıdaki gençlerin tamamını kuşatan geniş bir yelpazeye sahibiz. Bu çalışmalar içerisinde Genç Memur-Sen’imiz az önce burada ifade edilen uluslararası öğrencilerimize yönelik misafirlerimize yönelik liderlik akademisinden tutun, Kudüs Akademisi, Balkan Akademisi, Aile Akademisi, şimdi Türk Dünyası Akademisi gibi çalışmaların yanında 2 milyonu bulan kitabı 500 bini aşan 600 bine varan öğrenciyle buluşturduğumuz kitabı okuyup üzerinde kritikler yapıp makaleleri yazıp daha sonra ödüllendirme süreçlerini yaptığımız 60 binden fazla öğretmenin içerisinde görev aldığı bir bilen ve bilge nesil çalışmasıyla Türkiye genelinde yoğun bir çalışma trafiği yürütüyor. Genç Memur-Sen’imiz yine 7 güzel adam kütüphaneleri diyerek 7 bölgede 7 güzel adam kütüphanesi diye başladığı çalışmasını 81 ilin tamamına yaymayı başarmış ve bu konuda hakikaten ilme, kültüre dokunuş noktasında çok kıymetli kayıtlar düşmüş bir teşkilatımız" ifadelerini kullandı. "Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok" Genç Memur-Sen’in afetler için yaptığı hazırlıklardan bahseden Yalçın, "Deprem için, afet için, felaket için ülkemizin sıkıntılı günleri için hazırlık yapmış ve 270 kişilik arama kurtarma ekibiyle devasa bir müdahale ekibi acil müdahale ekibi oluşturduğu gibi 6 Şubat depreminde bir fiil sahaya ilk intikal eden ekip olmanın yanında onlarca canı kurtarabilmiş ve yüreklerimizi rahatlatabilmiş vatani görevini mesuliyet duygusuyla yapan bir teşkilatımız. Onun için Genç Memur-Sen’in çalışması, çalışma yelpazesi geniş. Emek mücadelemiz içerisinde hakikaten lider kadro yetiştirmeye yönelik. Yüreğe dokunan değerle ilişkin sorumluluk alabilecek düzeyde kendini hazırlayan bir gençlik yetiştirme konusunda iddiası olan bir teşkilatımız. Onun için biz burada gençlerle öğreniyoruz aslında. Genç Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok. Beraber çalışma yapalım, birlikte öğrenelim diye bir ortak gayretimiz var. Bu çalışmaların genelini takip eden ve hakikaten takdirlerimizi ifade etmekte de asla cimri davranmayan bir yönetimimiz var. Genel başkanlarımız var, genel yönetimlerimiz var. Bu açıdan bu gayret devam edecek. Bu bereket devam edecek. Çünkü burası Cahit Zarifoğlu’nun ifadesiyle 7 güzel adam diye son devrin münevverlerinden aksiyoner kimlik ve kişiliğiyle nüfuz etmiş emek mücadelemizin yolbaşçısı, şair, yazar, iyi bir öğretmen, sözlerinden bütün hatiplerin ilham aldığı iyi bir hatip olan Akif İnan gibi bir münevverin başlattığı bir teşkilat burası. Onun için emek mücadelemiz sadece salt ücret mücadelesi değil ücret mücadelesini de içerisinde barındıran bir hizmet sendikacılığı mefkûresiyle yolculuğuna devam eden bir mesuliyetle bu bugüne kadar geldi. Bundan sonra da aynen istikamette yürüyor" dedi. "Bu bereket, bu heybet devam edecek" Anadolu’nun bir mesuliyet yurdu olduğunu ifade eden Yalçın, "Bunun farkındayız. Bu geniş yelpazede yaptığımız çalışmalar aslında bu mesuliyet yurdunda mesuliyeti taşıyabilecek liyakatte kabiliyette donanımda ve altyapıda gençlerle bu yolculuğu sürdürme iddiamızın ortaya çıkışı halidir. Yaptığımız tüm çalışmalar. Onun için gayretimiz sürecek. Bu bereket, bu heybet devam edecek. Ben bu vesileyle bizim bu çalışmalarımızla YTB’ye, TİKA’ya Türk Dünyası Teşkilatımıza ve bütün çalışmalarımızda destek aldığımız sendikalarımıza, üniversitelerle birlikte hareket ettiğimiz çalışmalardaki rektörlerimize, sivil kuruluşlarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ali Gürbüz: "Başkanımızın haklılığına, söylediklerine güveniyoruz" Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gürbüz, Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’a güvendiklerini belirterek, "Bu süreç içerisinde hukukun temel ilkelerinin işlemesi için biz, başkanımız ve avukatları olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bununla ilgili doğrunun ortaya çıkması için bütün gayreti gösteriyoruz" dedi. İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ’imza atmak’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Bu kararın ardından Fenerbahçe yönetim kurulu üyeleri Ertan Torunoğulları ve Ali Gürbüz, Çağlayan Adliyesi’nin önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Türk adaletine inandıklarını ve güvendiklerini söyleyen Ertan Torunoğulları, "Türk adaletinin en doğru kararını vereceğine hiç kuşkumuz ve şüphemiz yoktu. Bugün o karar çıktı, başkanımız serbest. Biz yönetim kurulu adına bütün taraftarlarımıza soğukkanlı ve duyarlı davrandıkları için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Ali Gürbüz: "Doğrunun ortaya çıkması için bütün gayreti gösteriyoruz" Ali Gürbüz ise geçen hafta cuma gününden beri yürüyen hukuki süreç olduğunu hatırlatarak, "Dün başkanımız tekrar ifadeye çağrıldı. Bugün de ifadesi tamamlandı ve serbest bırakıldı. Bu süreç içerisinde hukukun temel ilkelerinin işlemesi için biz, başkanımız ve avukatları olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Başkanımızın haklılığına, başkanımızın söylediklerine itimat ediyoruz, güveniyoruz. Bununla ilgili doğrunun ortaya çıkması için bütün gayreti gösteriyoruz. Bugün buraya başkanımıza desteğe gelen taraftarlarımıza özellikle teşekkür ediyoruz. Bu soğuk havada dün beri desteğini esirgemediler. Süregelen gelen bir hukuki süreçle ilgi daha fazla ayrıntı vermeye gerek yok. Başkanımızın da dediği gibi biz bu sene şampiyon olacağız. Kimse merak etmesin" şeklinde konuştu.