ASAYİŞ - 27 Ocak 2025 Pazartesi 18:00

PTT kargo aracı şarampole uçtu: 1 yaralı

A
A
A
PTT kargo aracı şarampole uçtu: 1 yaralı

Ankara’nın Keçiören ilçesinde PTT Kargo’ya ait araç, iddiaya göre frenlerinin tutmaması nedeniyle yokuş aşağı giderken şarampole uçtu. Kazada yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.


Kaza, Şehit Kubilay Mahallesi 1783. Sokak’ta meydana geldi. Yokuş aşağı inen PTT Kargo’ya ait araç, iddiaya göre frenleri tutmayarak şarampole uçtu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, sürücüyü sıkıştığı yerden aracın ön camını keserek çıkardı. Bacağının sıkışması nedeniyle yaralanan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.



"Fren tutmadı"


Kazaya tanık olan bir vatandaş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Araç yukarıdaki rampadan aşağıya fren tutmadı ya da zapt edilemedi. Buradan aşağıya doğru uçup, yanlamasına devrilmiş” ifadelerini kullandı.


Adem Bozok adlı vatandaş ise, “Arabayı fark ettik. İlk görenler bizdik. İçeriden aynı zamanda çocuğun da sesleri geliyordu. Aşağı hemen indiğimizde baktık çocuk hareket ediyor, sesi çıkıyor. Sorduk bilinci yerinde mi diye” şeklinde konuştu.


Sağlık ekiplerine hemen haber verdiklerini söyleyen Bozok, “Hemen onlar da sağ olsunlar geldiler. İtfaiye yardımıyla ön camı kesip çıkarttılar çocuğu. Çocuğun sağlık durumunda bir problem olduğunu düşünmüyorum. Çünkü hem konuşuyordu hem de bilinci yerindeydi” ifadelerini kullandı.



"Artık buraya bir bariyer yapılsın"


Bölgede çok fazla kaza olduğunu vurgulayan Bozok, “Burada sadece bu kazayı şu an görüyoruz ama sürekli oluyor. Artık buraya bir bariyer yapılsın istiyorum. Çünkü insanların canı bu kadar değersiz değil. Orada çocuğun o halini gördüm, ben daha hala iyi değilim” diye konuştu.



PTT kargo aracı şarampole uçtu: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’ndan 28. Şubat’ın yıl dönümünde açıklama -AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından 28 Şubat Darbesi’nin 28. yıl dönümü nedeniyle 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. İstanbul’da yapılan basın açıklamasında konuşan AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Muammer Birdal, "28 Şubat, millet iradesine silah çekilen, seçilmiş hükümetin zorla görevden alındığı ve dini inançları nedeniyle toplumun geniş kesimlerine yönelik karalama ve zulmün başlatıldığı düpedüz bir darbedir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu millet hukuk ve sandık yoluyla içerideki ve dışarıdaki tüm darbe yandaşı güruhların planlarını boşa çıkarmıştır. 15 Temmuz direnişi bunun en büyük nişanesidir" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından 28 Şubat Darbesi’nin 28. yıl dönümü nedeniyle 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Muammer Birdal yaptı. "28 Şubat başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbedir" diyen Birdal, "Bugün 28 Şubat Darbesinin 28’inci yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini bir kez daha kınamak için bir araya geldik. Burada şunun altını kalın çizgilerle bir kez daha çiziyoruz ki 28 Şubat başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbedir. Millet iradesine silah çekilmiştir. Seçilmiş hükümet süreç içinde silahların gölgesi altında görevinden el çektirilmiştir. Sözde irtica bahanesiyle bu ülkenin öz evlatlarına sırf dini inançlarından dolayı karalama, aşağılama, işten çıkarma, fişleme ve engelleme gibi yöntemlerle topyekun bir karanlık kampanya başlatılmıştır. Çok geniş toplum kesimleri katsayı adaletsizliği ve başörtüsü zulmü gibi hukuk dışı uygulamalarla kamusal alandan adeta silinmeye çalışılmıştır. Gençlerin hayatları karartılmıştır. İnsanların gelecekleri ellerinden alınmıştır. Darbeci zihniyet bu ülkenin vatandaşlarına yönelik gözü dönmüş bir nefretle hem toplumu hem de siyaseti dizayn etmeye çalışmıştır. Ancak aziz milletimize bin yıl sürecek projeler dayatanlar en net cevabı yine milletin kendisinden sandıkta aldılar. 2002 yılında iktidara gelen AK Parti, geçen yıllar içinde sadece bu ülkede altyapı hamlesi yapmakla kalmamış; medyadan bürokrasiye sermayeden siyasete darbe ve vesayet odaklarını teker teker bozguna uğratmıştır. Bunların artıklarıyla da her şartta mücadele devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz direnişi, milletin darbecilere karşı duruşunun en büyük nişanesidir" Milletin bir daha 28 Şubat gibi süreçleri tecrübe etmemesi için demokrasi bilincini ve millet iradesi fikrini her zaman canlı tutacaklarını söyleyen Birdal, "Bugün gurur duyduğumuz, başta savunma sanayimiz gibi alanlardaki başarılar vesayet odaklarının çökertilmesinden sonra elde edilmiştir. Bu büyük dönüşümün en büyük mimarı olan Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu millet hukuk ve sandık yoluyla içerideki ve dışarıdaki tüm darbe yandaşı güruhların planlarını boşa çıkarmıştır. 15 Temmuz direnişi bunun en büyük nişanesidir. Yine son zamanlarda bazı çevrelerin vesayet günlerini çağrıştıran açıklamaları da bizlere 28 Şubat dönemine özlem duyanların olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Dünyaya gıpta ettirecek bir demokratik seçim sonucu iş başına gelmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanımızın sandıkta bükemedikleri bileğini demokrasi dışı hukuk dışı yollarla bükme arayışında olanların tarihten ders alması gerekmektedir. Bu ülke için taş üstüne taş koymayı bırakın bilakis milletin sırtından kazandıklarıyla millete istikamet çizmeye çalışanları da yine en iyi milletin kendisi görüyor. Bizler AK Parti olarak Allah’ın izni, milletimizin oyu ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde bugüne kadar ülkemize hizmet üretme aşkı ve darbecilerin karşısında dik durma azmiyle durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Milletimizin bir daha 28 Şubat gibi süreçleri tecrübe etmemesi için demokrasi bilincini ve millet iradesi fikrini her zaman canlı tutacağız" diye konuştu.
Van Uzmanlardan Ramazan ayı tavsiyeleri Van’da, Ramazan ayında sıklıkla karşılaşılan bilinçsiz beslenme alışkanlıklarının farklı şikâyetlere davetiye çıkarabildiğini ifade eden uzmanlar, vatandaşlara tavsiyelerde bulundular. Oruç tutmanın İslam dininin getirdiği farzlardan bir tanesi olduğunu belirten uzmanlar, bir ay kadar süren bu sürede beslenme programının biraz daha dikkat gerektirdiğini söylediler. Ramazanda beslenme ile ilgili vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Diyetisyeni Funda Budak, uzun süreli açlık sonucu birden ve fazla yemek yemenin beraberinde birçok sorunu ortaya çıkarabileceğini vurgulayarak, ‘‘Yapılan çalışmalar sonucu açlık sonrası hızlı ve fazla yemek yemenin kalp krizi riskini arttırdığını göstermiştir. Uzun süren açlık sonrası yaklaşık 12 saat metabolizma az enerji harcar, vücut hareketlerinde yavaşlama oluşur, bazal metabolizma hızı düşer. Bu nedenle Ramazan ayında doğru beslenme programı uygulanmazsa kilo alma kaçınılmaz olur" dedi. "Sahursuz bir Ramazan düşünülemez" Oruç tutanların genelde çok yedikleri için hazmedemediklerini ve fazla kilo sorunu nedeniyle kendilerine başvurduğunun altını çizen Budak, "Ramazan ayımızı küçük püf noktaları ile sorunsuz geçirmemiz mümkündür. Genelde 5 ya da 6 öğün olan beslenme sayımız, Ramazan ayında 2 ya da 3’e düşmektedir. Bunun sonucunda kişilerin beslenme şekilleri de değişmiş olur. Bu mübarek ayda öğünlerimiz 4 ya da 5 olacak şekilde düzenlenmelidir. Sahursuz bir Ramazan düşünülemez. Mutlaka sahura kalkılmalıdır. Zira açlık zamanı uzar ve bunun sonucunda hem kan şekerinde problemler oluşur hem de açlık hissinin daha çok artması ile iftarda tıka basa yeme durumu meydana gelir" ifadelerini kullandı. "Sahurda hafif bir kahvaltı en idealidir" Sahurda hafif bir kahvaltının en ideal olduğunu belirten Budak, "Sahurda çay ya da süt, peynir, zeytin, domates, salatalık, birkaç ceviz içi, yumurta, kepekli ekmekten oluşan hafif bir kahvaltı en ideal olanıdır. İftarda birden karın doyurmak sakıncalıdır. Mutlaka yemek araları verilmelidir. İftarı bir bardak su ve yanında bir zeytin ya da hurma ile açtıktan sonra 1 kase çorba içip, 15 dakika kadar beklenilmelidir. Sonuçta tokluk merkezimiz bu süreç içerisinde uyarılacaktır ve aşırı açlık hissi biraz daha bastırılacaktır. 15 dakika sonra ana yemek (ızgara et, köfte, tavuk, kuru baklagil, etli ya da etsiz sebze yemekleri, pilav, makarna, erişte, salata, yoğurt, ayran, cacık gibi besinlerden oluşan yemekler daha idealdir) küçük porsiyonlar halinde tüketilebilir. Ekmeğin mutlaka kepekli ekmek olmasına özen gösterilmelidir. Lif oranı zengin besinlerin tüketimi ile kabızlık problemi de önlenmiş olur. Yine midenin tıka basa doldurulmamasına özen gösterilmelidir. Yemekler iyi çiğnenerek, yavaş yavaş yenmelidir. Bu öğünden sonra da bir buçuk saatlik bir öğün arası verilmelidir. İftar sofralarının vazgeçilmezi olan tatlılarımızın baklava, şöbiyet, sargı burma, kadayıf gibi ağır hamur tatlıları yerine sütlaç, güllaç, komposto puding, muhallebi gibi hafif tatlılardan oluşması tercih edilmelidir. Tercihen bu tatlıların yapımında yapay tatlandırıcılardan faydalanılabilir. Ana yemek tüketiminden bir buçuk saat geçtikten sonra üçüncü öğünümüz hafif bir sütlü tatlı ya da meyve yiyerek geçirilebilir. Bunun yanında Ramazan ayında su tüketimi de oldukça özen gösterilmesi gereken diğer bir durumdur. Gün içindeki su kaybını mutlaka sahurda ve iftar sonrası bol bol içerek telafi etmek gerekir" diye konuştu. Bazı özel durumlarda oruç tutulmasının sağlık açısından risk oluşturduğunu da sözlerine ekleyen Budak, "Hipoglisemi ve diyabet hastalığı gibi uzun süre aç kalması sakıncalı olanlar, karaciğer yetmezliği, böbrek hastalığı, psikolojik bozukluklar, akli dengesizlikler, hipertansiyon, gelişme çağındaki çocuklar, gebe ve emziren annelerin oruç tutması risk oluşturur. Ben bu çerçevede tüm halkımıza ve İslam alemine hayırlı Ramazanlar diliyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Fatih Belediyesi Ramazan ayı hazırlıklarını tamamladı Fatih Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini en güzel şekilde yaşatmak amacıyla ilçede kapsamlı bir hazırlık süreci gerçekleştirdi. Camilerden iftar sofralarına, sosyal yardımlardan kültürel etkinliklere kadar geniş çaplı hizmetler sunulacak. Fatih’te bulunan selatin camileri başta olmak üzere 365 cami detaylı bir şekilde temizlendi, ilaçlandı ve gül suyu ile kokulandırıldı. Vatandaşların ibadetlerini huzur içinde gerçekleştirebilmeleri için güvenlik ve hijyen tedbirleri artırıldı. Denetimler ve Sosyal yardımlar artırıldı Ramazan boyunca fırın, market ve gıda satışı yapan işletmeler zabıta ekipleri tarafından sıkı denetimden geçirildi. Ayrıca, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik kumanya dağıtımları devam ederken, yaşlı, engelli ve yemek yapamayacak bireylere sıcak yemek hizmeti sunulacak. Fatih Belediyesi’nin sosyal destek çalışmaları dahilinde Butik Fatih aracılığıyla çocuklar ve aileler için bayramlık kıyafet yardımı yapılacak. İftar Sofraları ve Kültürel etkinlikler Fatih Belediyesi, Ramazan boyunca geleneksel iftar sofraları ve vefa iftarları düzenleyerek şehit ve gazi aileleri, yetimler ve sivil toplum kuruluşlarını ağırlayacak. Fatih Kütüphanelerinde her gün 2 bin kişiye iftar ve sahur ikramı yapılacak. Ramazan’ın ilk gününde Sultanahmet Meydanı’nda mehteran gösterisi ve top atışıyla coşkulu bir başlangıç yapılacak. Ayrıca, tasavvuf müziği konserleri, mukabele programları ve kadınlara özel türbe ve cami ziyaretleri ile Ramazan’ın ruhu ilçede en güzel şekilde yaşatılacak. Başkan Ergün Turan: "Fatih’te Ramazan ayları hep farklı ve manevi atmosferde yaşanır." Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, yaptığı açıklamada Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışmayı güçlendiren bir dönem olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Fatih, geçmişten günümüze Ramazan aylarını büyük bir coşku ve manevi atmosfer içinde yaşamış bir ilçedir. Biz de bu kutlu ayın feyiz ve bereketini mahalle mahalle hissettirmek için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan, bereketin ve paylaşmanın ayıdır. Biz de ihtiyaç sahiplerine destek olarak, iftar sofralarında buluşarak bu manevi atmosferi hep birlikte yaşayacağız." Başkan Turan, Ramazan’da yapılan duaların başta Filistin ve Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
İstanbul Beylikdüzü’nde çevre bilinci seferberliği Beylikdüzü Belediyesi, çevre bilincini artırmak ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak amacıyla kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte iklim krizi, su ve gıda israfı, sıfır atık ve sürdürülebilir enerji konuları ele alındı. Gençlerin çevre bilinciyle donatıldığı etkinlik, sürdürülebilir yaşam için atılacak adımlara ışık tuttu. Beylikdüzü Belediyesi tarafından çevre bilincini artırmak ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak amacıyla kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda gerçekleştirilen ve iklim krizi, su ve gıda israfı, sıfır atık ve sürdürülebilir enerji konularının ele alındığı eğitim programı, iki oturum halinde gerçekleşti. Her iki oturumda toplamda 700 öğrenci çevresel farkındalık konusunda bilgilendirildi. Gençler çevre için harekete geçiyor Eğitimde, doğal kaynakların hızla tükenmesine dikkat çekilirken, bilinçsiz tüketimin çevreye verdiği zararlar detaylı bir şekilde anlatıldı. Öğrencilere, bireysel olarak çevreyi koruma adına alabilecekleri önlemler ve sürdürülebilir yaşam pratikleri aktarıldı. Sıfır Atık Hareketi kapsamında geri dönüşümün önemi vurgulanarak, günlük hayatta atıkların nasıl azaltılabileceğine dair pratik öneriler sunuldu. Teknoloji destekli farkındalık çalışmalar Etkinlik kapsamında, öğrencilere QR kod okutularak bir anket uygulaması yapıldı. Bu çalışma ile öğrencilerin çevresel konulara bakış açıları değerlendirilirken, farkındalık seviyeleri ölçüldü. Anket sonuçları, Beylikdüzü Belediyesi tarafından incelenerek gelecekteki çevre projelerine yön vermek için kullanılacak.