POLİTİKA - 28 Mart 2025 Cuma 15:41

MHP Lideri Bahçeli: "DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyulu ve soğukkanlı açıklamaları değerli ve takdire şayandır"

A
A
A
MHP Lideri Bahçeli: "DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyulu ve soğukkanlı açıklamaları değerli ve takdire şayandır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyulu ve soğukkanlı açıklamaları, ‘Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz’ sözleri değerli ve takdire şayandır" dedi.


Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bahçeli mesajında, "Mübarek Ramazan ayını müteakiben müşerref ve müyesser olduğumuz bayram günlerine ulaşmanın bir yanda bahtiyarlığını, diğer yanda burukluğunu yaşıyoruz. Burukluğunu yaşıyoruz çünkü başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayını geride bırakıyoruz. Allah’tan niyazım tekrarına eriştirmesidir. Ramazan Bayramı, oruç ibadetinin, daha yerinde bir anlatımla Şehr-i Ramazan’ın maddi ve manevi mükâfatıdır" ifadelerine yer verdi.


Mesajında yasa dışı kanlı silahların gömülüp demokratik siyasetin görüş menzilini tayin ve tarif ettiği bir Türkiye’nin hızına ve yükseliş hırsına muadil ve muhatap hiçbir ülkenin yetişemeyeceğini ifade eden Bahçeli, "Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’in ifadesiyle, ümitsizlik baykuşu hiçbir insanımızın gönlüne yuva yapamayacaktır. Bayram günlerinin mehabet, merhamet ve memnuniyet iklimiyle terörsüz Türkiye mefhumunun mehtabı, membaı, sosyal ve psikolojik mekanizması inşallah terekküp edecektir. Niyetimiz halis olduğundan nihai kısmetimiz de hayır olacaktır. Hiçbir tuzak, hiçbir kumpas, hiçbir komplo, hiçbir kumandalı tertip kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. Elbette terörsüz Türkiye gaye ve gayretinden ürken, korkulu rüyalar gören iç ve dış mihraklar vardır ve bu mayası lekeli güruh son günlerde iyice ayyuka çıkmıştır. Barış, demokrasi ve kardeşlik azmimizi hazmedemeyen, bununla da kalmayıp tarihsel nitelikli gelişmeleri baltalamak ve budamak maksadıyla organize eylem halinde bulunanlar pisliğe konan sinekler gibi ortalığa üşüşmüşlerdir" dedi.



"Cumhuriyet Halk Partisi maalesef Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı şer ve şiddet cephesi açmıştır"


Terörsüz Türkiye amaç ve arzusunu bulandırmak, hatta belini kırmak için beşinci kol faaliyetinin dış bağlantılı şekilde devrede olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Nitekim Rusya ile Ukrayna arasında barış umutlarının yeşerdiği, Suriye Arap Cumhuriyeti’nde tecelli eden pozitif gündem ile siyasi istikrar özlemlerine etap etap erişildiği, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel ve küresel alanda sözü geçen, saygınlığı ve caydırıcılığı yükselen üst bir seviyeye geldiği bir dönemde hukuki bir mesele sokak ve boykot girdabına çekilmiş, iç asayiş ve huzur atmosferi zehirlenmek istenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi maalesef Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı şer ve şiddet cephesi açmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası adeta yağma malına çevrilmiştir. Dış aleminde sade, iç aleminde zengin; aynı şekilde mütedeyyin, muhterem, milli ve manevi hassasiyetleri minare gibi dimdik yükselen her vatandaşımız ülkemize yapılan saldırı ve sabotajları görmüş, melanet oyunları okumuştur" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye’yi sokaklara sıkıştırmak ve nefes alamaz hale getirmek amacıyla dışarıdan tazyikli faşizan bir kalkışma yaşanmıştır"


Mesajında hukuki bir davayı çarpıtarak sandıkla kutuplaştırmanın aymazlıktan öte art niyetlilik olduğunu dile getiren Bahçeli, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde tuz kokmuş; yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık iddiaları şüyu vukuundan beter sözünü akıllara düşürmüştür. 19 Mart 2025 ile 23 Mart 2025 tarihleri arasında Türkiye’yi sokaklara sıkıştırmak ve nefes alamaz hale getirmek amacıyla dışarıdan tazyikli faşizan bir kalkışma yaşanmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi; yan kesicilerin, yol kesenlerin, haram yiyenlerin, şehremini vazifesini cebini ve banka hesaplarını doldurmak suretiyle çiğneyenlerin eline ve siyasi emellerine hapsolmuştur. Bu skandal ve kanun dışı yolsuzluk bataklığının kurutulması, fail ve mücrimlerden hesap sorulması, hukuk devletinin ikamesi ve ihmali olamayacak bir sorumluluğudur. Türkiye Cumhuriyeti’nde üstün olan hukuktur" ifadelerini kullandı.



"CHP Genel Başkanı ve kaos sever yandaşlarının günlerce Saraçhane’de tepişmeleri ilkesiz ve iffetsiz bir zorbalıktır"


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve yolsuzluk iddialarının merkezinde bulunan 50’ye yakın kişinin tutuklandığını hatırlatan Bahçeli, "Demokrasi ile hukuku çatıştırmak, ihanetle milli iradeyi örtmeye çalışmak, seçilmiş bahanesiyle çok ciddi suçlamaların odağında yer alan şahısları haksızca aklamaya ve arkalamaya çabalamak anarşiye ve asayişsizliğe kati hizmettir. Böylesi bir mesnet ve mezuniyet hiç kimseye verilmemiş, üstelik de verilemeyecektir. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin seri şekilde ikmali yapılarak; kim suçlu, kim suçsuz tefrik ve temin edilmelidir. Hukuk herkese lazımdır. Hukuka karşı çıkmak, hukuk insanlarını aşağılamak, adalet terazisini tartışmaya açmak, devletin egemenlik haklarına, milletin varoluş haysiyetine örtülü operasyondur. Bu menfur operasyonun ezcümle muhassalası Türkiye’yi ateşe atmaktır. CHP Genel Başkanı ve kaos sever yandaşlarının günlerce Saraçhane’de tepişmeleri, yaygın ve yoğun kriz sarmalı oluşturarak toplumsal bünyeye teşmil gayretleri hiçbir demokratik ve medeni ülkede görülmemiş ilkesiz ve iffetsiz bir zorbalıktır" açıklamasında bulundu.


Türkiye’de hak arayışlarının yolunun belli ve herkese açık olduğunu kaydeden Bahçeli, "Sözde de olsa demokrasi, hukuk ve özgürlük müdafaası yaptıklarını ileri süren, nefret ve öfkelerine rehin düşen, aynı zamanda sokaklara dökülerek devletin güvenlik güçlerine asit, taş, balta, molotof kokteyli, sapan, havai fişekle saldıran müfrit ve müfsit yığının esas derdi başkadır ve bu husus netleşmiştir. Şehzadebaşı Camii ile birlikte haziresine yapılan edepsiz muameleler, hakaret ve küfürlerle sağa sola sataşmalar, Saraçhane’de oynanan oyunların hangi amaçlara matuf olduğunun açık karinesi değilse acaba nedir? CHP Genel Başkanı’nın sokak daveti, boykot çağrısı, yıkın geçin mesajları kalabalığın gazına gelen bir siyasetçinin pespaye ve pejmürde halinden ziyade bilinçli, sistemli ve milletin sinir uçlarını zedeleyici anti demokratik kalkışma denemesi ve testidir. Bilhassa yerli ve milli firmalarla bazı medya kuruluşlarının boykot edilmesiyle ilgili telkin ve telaffuzu Özgür Özel’in zıvanadan çıktığının aleni işaretidir. CHP’nin başını çektiği karanlık protestolar demokratik nitelikten daha çok despotik, değersiz, dengesiz ve son derece tehdit içeriklidir" dedi.



"CHP’nin sorunu yine CHP’dir"


Son dönemdeki protestolar ve eylemlerle Gezi Parkı olaylarında olduğu ve yaşandığı üzere Türkiye ekonomisinin hedef alındığını ifade eden Bahçeli, mesajına şöyle devam etti:


"12 farklı örgüt CHP’nin kanatları altına sığınarak sokak aralarında zehir ve zillet saçmıştır. Maskeli şehir eşkıyaları sahneye çıkmıştır. Hırsızlık ve yolsuzluğun araştırılıp gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasına destek ve yardım gerekiyorken, düşmanca tavır ve tutumlar demokratik gösteri kamuflajıyla Türkiye’mizi meşgul etmiş, milletimizi endişelendirmiştir. Ülkemizin itibarı, demokrasi ve hukuk güvenliği hedef yapılmıştır. Üniversiteler karıştırılmak istenmiştir. Boykot ile işgalin aynı uçuruma açıldığı bilinen bir gerçektir. Kaldı ki merhum İsmet İnönü’nün ’Boykot da bir, işgal de bir’ sözü milli hafızalardadır. CHP’nin gizil ve gizli hesabı iktidarı sokakla devirmek, 15 Temmuz’a benzer şekilde işgal girişimlerinin fitilini tutuşturmaktır. CHP’lilerin birbirini sattığı, birbirinin kuyusunu kazdığı, altı ok suretli itirafçıların parti içinde rakip gördüğü kimselerin kirli çamaşırlarını döktüğü biliniyorken, bir hukuki meseleyi saptırmak, asıl anlam dairesinden koparmak masum ve makul bir tercih olarak değerlendirilemeyecektir. Hiziplerin savaşından yolsuzluk damarının patladığı ortadadır. CHP’nin sorunu yine CHP’dir."


CHP Genel Başkanı’nın yabancı ülkelere Türkiye’yi şikayet etmesi, ekonomi yönetimini kötülemesi, terk edilmişlik nevrozuyla İngiltere’den aman dileyecek karanlık bir çukura düşmesinin manda ve himaye anlayışının hala canlı bir hücre olarak varlığını gösterdiğini belirten Bahçeli, "Öyle ki testide olan ne varsa dışarı sızdırmıştır. Özgür Özel’in nasıl bir çürümüşlüğün pençesine düştüğü berrak olarak anlaşılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kapsayan adli süreç turnusol kağıdı gibi CHP yönetiminin gerçek yüzünü, kemiksiz ve kifayetsiz duruşunu deşifre etmiştir. Aziz Atatürk’ün onurlu çizgisini karalayarak küresel emperyalizme bağlantı tüneli kazan, el avuç açan CHP zihniyeti tarihi ve siyasi miadını çok kötü bir sonla doldurmuştur. Mandacı CHP teklemiş, tökezlemiş, tükenmiş; dahası müflisliği, müsrifliği ve müstemleke siyaseti birbiri ardına teşekkül eden rezaletler seremonisinin ışıkları altında belgelenmiştir" ifadelerine yer verdi.



"DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyu ve soğukkanlı açıklamaları değerli ve takdire şayandır"


CHP’nin suyu bulandırma teşebbüslerinin başarısız kalmaya mahkum olup, yırtıklarını yamamaya yetmeyeceğini belirten Bahçeli, mesajına şöyle devam etti:


"DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sağduyu ve soğukkanlı açıklamaları, ’Biz CHP’nin eylemci kitlesi değiliz’ sözleri değerli ve takdire şayandır. Cumhur İttifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülküsüne sahip çıkacak; milli onuru, millet varlığını, istiklal ve istikbal vakarını sonuna kadar müdafaa edecektir. Şuurlu hürriyetperver, uyanık vatansever her vatandaşımız kaos tacirlerinin karşısındadır. Türk gençliğini sokağa dökmek için fırsat kollayanlara, Türk gençliğinin arkasına saklanıp ülkemiz ve milletimiz üzerinde ucuz ve uçuk hesap yapanlara elbette fırsat verilmeyecek, buna en başta geleceğimizin güvenceleri göz yummayacaktır. CHP’nin mandacı azınlığın fiili kayyumuyla daha fazla yol alması mümkün değildir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABD’nin yeni vergi oranlarına Bakan Bolat’tan ilk yorum: "Türkiye açısından bir miktar ’kötünün iyisi’ olarak değerlendiriyoruz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "ABD’nin çok sayıda ülkeye çok daha yüksek gümrük vergi oranları getirmesini, ABD’nin ithalatında Türkiye açısından bir miktar ’kötünün iyisi’ durumu olarak değerlendiriyoruz" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Başkanı Donald Trump’ın ek gümrük vergi oranları açıklamasını değerlendirdi. ABD’nin birçok ülkeye yüksek vergi oranı getirmesinin yanında Türkiye’ye uygulanacak olan vergi oranını ’kötünün iyisi’ olarak değerlendirdiklerini açıkladı. "Ülkemiz en düşük ilave vergi uygulanan ülkeler grubunda yer almaktadır" Getirilen vergi oranlarını tüm ülkeler bazında değerlendiren Bakan Bolat, "ABD tarafından tüm ülkelere uygulanacak asgari ilave gümrük vergisi oranı yüzde 10 olarak belirlenmiş, ülkemiz de aynı yüzde 10 oranında ithalatta ilave gümrük vergilerine tabi tutulmuştur. Bu durumda, ülkemiz en düşük ilave vergi uygulanan ülkeler grubunda yer almaktadır. Diğer taraftan, Çin’e yüzde 34, Avrupa Birliği’ne yüzde 20, Vietnam’a yüzde 46, Malezya’ya yüzde 24, Pakistan’a yüzde 29, G. Kore’ye yüzde 25, Hindistan’a yüzde 26, Japonya’ya yüzde 24, Tayland’a yüzde 36, Kamboçya’ya yüzde 49, Güney Afrika’ya yüzde 30, G. Kore’ye yüzde 25 ilave gümrük vergileri ABD tarafından açıklanmıştır. Özellikle, ABD’nin dış ticaret açığının arttığı Uzakdoğu Asya ülkelerine getirilen yüksek gümrük vergileri dikkati çekmektedir" ifadelerine yer verdi. "Küresel tedarik zincirlerindeki değişim sürecinin hızlanması beklenmektedir" Bakan Bolat Trump’ın kapıları kapatmadığına dikkati çekerek, "ABD Başkanı Trump, açıklamasında bu yüksek gümrük vergileri ile ilgili olarak tüm ülkeler ile görüşmelere açık olduğunu da duyurmuştur. Başkan Trump’ın yeni uygulamaları ile küresel tedarik zincirlerindeki değişim sürecinin hızlanması beklenmektedir. Bu kapsamda, ülkemiz, önümüzdeki dönemde ABD’ye yönelik ticaret faaliyetlerini yoğunlaştıracak ve gümrük tarifelerinin ortaya çıkaracağı yeni ticaret düzeninde doğru okumaları yaparak, ’kazan kazan’ prensibi içerisinde iş birliklerini artıracaktır. Gerçek olan o ki, ilave gümrük vergileri getirilen her ülkenin, ABD ile ikili bazda, ayrıca kendi piyasalarında ve ihracat pazarında ciddi karışıklıklar meydana gelebilecektir. Bu doğrultuda Türkiye olarak, ABD’nin de dahil olduğu ’Uzak Ülkeler Stratejisi’ gibi kapsamlı eylem planlarımızın yanı sıra, tekstil, hazır giyim, makine gibi çeşitli sektörlere yönelik de hazırlıklarımızı hayata geçirmeye başlayacağız. Bunların hayata geçirilmesi sonucunda, Türkiye ve ABD arasındaki ticaretin daha da serbestleştirilmesi için de imkanlar ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. "Mayıs ortalarında Washington D.C.’de Türk-Amerikan Konferansına iştirak edeceğim" Bu yıl Ocak ayından başlamak üzere, ABD yönetimince hayata geçirilen tüm kararları titizlikle izlediklerini belirten Bolat, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ABD Başkanı Trump ile telefon görüşmesinin ardından, Ticaret Bakan Yardımcımız ABD Ticaret Temsilcisi Yardımcısı ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Bu görüşmede, ABD ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizdeki yol haritası, ticarette karşılıklı sorunların çözümüne ilişkin hususlar ve atılabilecek yeni adımlar ele alınmıştır. Ayrıca, iki ülke arasında ticaret ve yatırım iş birliğini arttırmak için, Ticaret ve Yatırım Konseyinin (TIFA) gelecek toplantısının da en kısa süre içinde yapılması kararlaştırılmıştır. Şahsen, Mayıs ortalarında Washington D.C.’de Türk-Amerikan Konferansına iştirak edeceğim, ve bu vesile ile ABD Ticaret Bakanı ve ABD Ticaret Temsilcisi (USTR) ile mutabık kalınan bu hedefler doğrultusunda ortak iş planı için resmi görüşmelerde bulunacağım" açıklamasında bulundu. ABD ile ticari ilişkilerin büyüdüğünü belirten Bakan Bolat şu ifadelerle açıklamasına devam etti: "ABD ile ticaret hacmimiz 2024 yılında yüzde 4,7 artarak 35,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. ABD’nin 2024 yılı ihracatımızdaki payı yüzde 6,2 olurken, en fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında ABD 2. sırada yer almıştır. ABD’nin 2024’te karşılıklı dış ticaretimizde 2,4 milyar dolarlık fazlası vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başkan Trump’ın ilk döneminde belirlenen 100 milyar Dolar ticaret hedefine ulaşmak üzere çalışmalarımız aralıksız sürecektir. Türkiye olarak tüm ülkeler ile olduğu gibi, ABD ile ticareti ve ekonomik iş birliğimizi kazan-kazan prensibi çerçevesinde, dengeli bir şekilde geliştirmek için çabalıyoruz. ABD ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi artırmak için önümüzdeki dönemde temasları sıklaştıracak ve sektörler bazında bu süreci kolaylaştıracak ve güçlendirecek adımları atacağız." "İthalatında Türkiye açısından bir miktar ’kötünün iyisi’ durumu olarak değerlendiriyoruz" Getirilen vergi oranlarında Türkiye’nin en düşük kategoride yer aldığını ancak bu oranında kaldırılması için görüşmelerin devam edeceğini ifade eden Bolat, "İki ülke arasındaki dış ticarette 2024 yılı için ABD lehine 2,4 milyar dolarlık fazla olduğu için, Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen ürünlere getirilen yüzde 10 ilave gümrük vergilerinin kaldırılması konusunda, ABD Ticaret Bakanlığı ve Ticaret Temsilcisi ile müzakerelerde söz konusu durumu ele almak istiyoruz. ABD Başkanı, bu vergilerle ilgili olarak görüşmelere açık olduklarını dün zaten belirtmişti. Diğer taraftan, çok sayıda ülkeye ABD’nin çok daha yüksek gümrük vergi oranları getirmesini, ABD’nin ithalatında Türkiye açısından bir miktar ’kötünün iyisi’ durumu olarak değerlendiriyoruz. Dün ortaya çıkan yeni gelişmeler ışığında da ABD’ye yönelik ticaret ilişkilerimizi bu prensip ışığında sürdürecek, iki ülkenin ekonomik ilişkilerin artırılması yolunda çalışmalarımızı yürüteceğiz" açıklamasında bulundu.
Şırnak Şırnak’ta elektrikte kayıp-kaçak oranı yüzde 29’a düştü Dicle Elektrik’in, 2013 yılında başlayan özelleşme sürecinden bu yana Şırnak’a yaptığı yaklaşık 5.5 milyar TL tutarındaki yatırımlar, kayıp-kaçak oranlarını rekor düzeyde düşürdü. Kent merkezinde 2016’da yüzde 72 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı, 2024 sonu itibarıyla 3K alanlarında yüzde 29 seviyelerine düştü. Şirket, 2025 yılında yapacağı 1 milyar 80 milyon TL’lik yeni yatırımla bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 6 ilde elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şırnak’ta gerçekleştirdiği teknoloji odaklı yatırımlarla hem enerji altyapısını güçlendiriyor hem de kayıp-kaçakla mücadelede önemli başarılar elde ediyor. Şirket, 2025 yılında Şırnak’a 1 milyar 80 milyon TL’lik yeni yatırım yaparak bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Dicle Elektrik’in 2013 yılındaki özelleşme sürecinden bu yana Şırnak’a yaptığı yatırım miktarı yaklaşık 5.5 milyar TL’ye ulaşırken yalnızca 2024 yılında gerçekleştirilen yatırım miktarı 1.1 milyar TL oldu. Bu yatırımlar sayesinde, özellikle kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli olarak adlandırılan 3K alanlarında 2023 yılında yüzde 35 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı, 2024 itibarıyla yüzde 29’a kadar düşürüldü. Geçtiğimiz yıl şirketin saha operasyonlarını yüzde 100 oranında artırması da bu başarıda belirleyici rol oynadı. Yüzde 72 seviyelerinden yüzde 29 seviyelerine Gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Şırnak İl Müdürü Rıdvan Çatır, 7 bin 203 kilometrekarelik bir alanda 579 bin nüfusa kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji sunma hedefiyle çalıştıklarını vurguladı. Çatır, "Yaptığımız teknoloji odaklı yatırımlar sayesinde Şırnak merkezde 2016’da yüzde 72 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranını 2024 sonu itibarıyla 3K alanlarında yüzde 29 seviyelerine kadar düşürmeyi başardık. Bu düşüş, sadece altyapı yatırımlarıyla değil, aynı zamanda saha operasyonlarımızı iki katına çıkarmamız ve şebekeye entegre ettiğimiz dijital dönüşüm projeleriyle mümkün oldu" dedi. Çatır, bölgenin enerji altyapısını dijitalleştirerek sadece kayıp-kaçakla değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir enerji geleceği için de mücadele ettiklerini işaret ederek, "Dijital dönüşüm projeleri ve yüksek teknoloji kullanımı sayesinde hem kayıt dışı kullanım azalıyor hem de müşteri memnuniyeti artıyor. Enerji kalitesini yükselten bu yatırımlarla şebekemizi her geçen gün daha güçlü hale getiriyoruz" ifadelerini kullandı.