GÜNDEM - 28 Mart 2025 Cuma 15:56

Bakan Uraloğlu basın mensupları ile iftarda bir araya geldi

A
A
A
Bakan Uraloğlu basın mensupları ile iftarda bir araya geldi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da basın mensuplarıyla düzenlenen iftar programında Suriye ile ulaştırma temaslarından süper hızlı tren projesine, metro ve otoyol yatırımlarından dijital platformlara yönelik değerlendirmelerde bulundu.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma vizyonunu, dijitalleşme adımlarını ve demiryolu hedeflerini anlattı.


Suriye ile 5 sektörde temas


Uraloğlu, Türkiye’nin Suriye ile karayolu, demiryolu, havayolu, denizcilik ve iletişim alanlarında temas halinde olduğunu belirterek, "Karayollarına baktığımızda istenen standartlarda olmasa da hali hazırda işleyen bir sistem var." dedi. Mevcut karayollarının geliştirilmesinin bir ihtiyaç olduğunu belirten Uraloğlu, söz konusu faaliyetlerin bir eylem planı çerçevesinde gerçekleştirileceğini; ancak karayolundaki iyileştirmenin ilk öncelik olmadığını da sözlerine ekledi.


Demiryolu için de Suriye tarafında yaklaşık 50 kilometrelik bir hattın tamamen tahrip edildiğini belirten Uraloğlu, "Onu yapma noktasında bir programlama yapmaya gayret ediyoruz. Yapabilirsek Şam’a kadar demiryolunu bağlamış olacağız. Bu gündemimizde." dedi.


Şam Havalimanı uluslararası uçuşa hazırlanıyor


Şam Havalimanı’nın Türkiye’nin teknik desteğiyle ayağa kaldırıldığını vurgulayan Uraloğlu, "Bazı sistemleri kurduk. Bir kısım radarların da temin edilerek kurulması lazım. Yerli ve milli de olsun istiyoruz. ASELSAN üretimlerini yürütüyor. Arkadaşlarımız sahada." açıklamasında bulundu.


Türk Hava Yolları’nın ilk etapta haftada 3 şimdi ise 5 olan Şam-İstanbul seferleriyle Suriye’yi bütün dünyaya bağladıklarını da dile getiren Uraloğlu, diğer hava yolu şirketlerinin de Sabiha Gökçen ve Esenboğa’dan Şam’a uçuş talebi olduğunu söyledi.


Demiryolu ağımız 28 bin 500 kilometreye çıkacak


Türkiye’nin mevcut 13 bin 919 kilometrelik demiryolu ağını 2028’e kadar 17 bin 500 kilometreye çıkaracaklarını açıklayan Uraloğlu, bu hedefte Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Halkalı-Kapıkule ve Bilecik-Bursa-Osmaneli, Karaman-Ulukışla gibi hatların bulunduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Tabii bizim hedefimiz 28 bin 500 kilometre. Ona yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz." dedi.


"Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek hattın kredisini temin ettik diyebiliriz"


Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek olan demiryolu için Dünya Bankası ile yapılan görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirten Uraloğlu, "Gebze, Sabiha Gökçen, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı, oradan Halkalı’ya kadar inecek olan yaklaşık 120 kilometrelik hattın aşağı yukarı kredisini temin ettik diyebiliriz. Önümüzdeki aylarda ihalesini yapacağız." açıklamasında bulundu.


"80 dakikada İstanbul-Ankara"


Uraloğlu, mevcut hızlı trenlerle Ankara-İstanbul arasında 4 saat 20 dakikada seyahat edilebildiğini, Bilecik’teki tüneller tamamlandığında bu sürenin 3,5 saate düşeceğini belirtti. Uraloğlu, "Bu da yetmeyecek. Biz doğrudan süper hızlı trenin de proje çalışmalarına başladık. Saatte 350 kilometre hızla 80 dakikada gitmiş olacağız" diye konuştu.


"İstanbul’un bin 4 kilometre metro hattına ihtiyacı var"


İstanbul’un trafiğini yüzeyden çözme şansının olmadığını vurgulayan Uraloğlu, çözümün raylı sistem hatları olduğunu belirtti. Uraloğlu, "İstanbul’un bin 4 kilometre metro hattına ihtiyacı var." dedi.


"Bakanlık, Cumhurbaşkanımızın onayıyla bunu üzerine alırsa yapabilir"


Şehir içinde ulusal ve uluslararası bağlantıları sağlayan hatlar haricinde metro hatlarının yapımının ilgili belediyelere ait olduğunu belirten Uraloğlu, "Eğer belediye bunu Bakanlık üzerinden yaptırmak ister de Bakanlık, Cumhurbaşkanımızın onayıyla bunu üzerine alırsa yapabilir. Mesela bakın tam pandemi sürecinde Çam-Sakura Hastanesinin metro hattı. Metroyu belediye ben yapmıyorum dedi ve Valiliğin koordinasyonuyla da o talep bize iletildi. Biz aldık yaptık" şeklinde konuştu.


Uraloğlu, ayrıca Ankara Esenboğa Havalimanı Metro Hattı hakkında da açıklamada bulundu. Etlik Şehir Hastanesi ile Pursaklar ve Çubuk bölgesindeki yapılaşmayı da dikkate alarak projede bir revizyon başlattıklarını kaydetti.


Ankara-İstanbul arasına yeni otoyol


Ankara-İstanbul arasında, özellikle İstanbul’dan gelirken, Kuzey Marmara Otoyolu’ndan çıktıktan sonra neredeyse şehir içi trafiğe girilmiş gibi olduğunu anlatan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Şu anda Bolu Dağı’ndaki trafik 50 binlere yaklaştı. 80 binler hizmet seviyesinin iyice düştüğü, artık saatlik akım hızının 80 kilometrelerin altına düştüğü bir seviyedir. Bize 10 yıl sonra burada yeni bir otoyol lazım olacak diye hesap ediyoruz."


Proje çalışmalarını başlattıklarını da kaydeden Uraloğlu, "Burada en uygun güzergah, coğrafyanın en müsaade ettiği güzergah, Sincan, Nallıhan, Beypazarı üzerinden doğrudan Akyazı’ya çıkan hattır" dedi.


Yap-İşlet-Devret Projelerinin bugünkü değeri 83 milyar dolar


Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirilen projelere ilişkin eleştirilere de yanıt veren Uraloğlu, bu modelle projeleri hayata geçirirken, kamu kaynağını diğer bölgelerdeki köprü, tünel, yol projelerine ayırabildiklerine işaret etti. Bakanlığın 70 civarında projeyi bu modelle hayata geçirdiğini belirten Uraloğlu, "51 milyar dolarlık bir yatırım yaptık. Hangi fiyatlarla? Yapıldığı yıldaki döviz fiyatları 51 milyar dolar yaklaşık. Bugün yapacak olsak 83 milyar dolardır" ifadelerini kullandı.


Yap-İşlet-Devret modeliyle projeler yapmaya devam edeceklerini de kaydeden Uraloğlu, Ankara-İstanbul arasındaki Süper Hızlı Trenle ilgili dünya çapında 3-4 ülkenin, firmanın buna talip olduğunu kaydetti.


Garanti ödemeleri hakkında da Osmangazi Köprüsü’nden örnek veren Uraloğlu, "Garanti ettiğimiz rakamın bir buçuk katını geçmiş durumda. 98 kilometrelik bir hattı bypass ediyor. Orada insanlara kazandırdığımız zamanı, yakıtı düşünün" değerlendirmesinde bulundu.


Esenboğa yeni pistinde sona doğru


Ankara Esenboğa Havalimanı’nda üçüncü pistte ve kule yapımında sona yaklaştıklarını kaydeden Uraloğlu, Antalya Havalimanı’nda da çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.


Antalya’ya özel yangın pisti


Uraloğlu, Antalya’da ayrıca yangın müdahale uçaklarının trafiği etkilemesini önlemek için Orman Genel Müdürlüğü ile koordineli olarak yalnızca acil durumlarda kullanılacak bir hava kampüsü üzerinde çalıştıklarını da belirtti.


Google’ın algoritma değişikliğine yakın takip


Bakan Uraloğlu, Google’ın algoritma değişikliği hakkında da açıklamada bulundu. Google’ın zaman zaman kendi kriterlerinde algoritma değişikliğine gittiğine işaret ederek, "Bu değişikliklerin kimseyi hedef almadığını ve kimseye avantaj sağlamadığını söylediler ama bu açıklamalar bizim için yeterince tatmin edici olmadı" dedi.


Google ile ilgili süreci Bakanlık olarak doğrudan yetkileri olmasa da yakından takip ettiklerini kaydeden Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Hafta sonu yine dijital mecralardaki basın mensubu arkadaşlarla beraber de görüştük. Onların da düşüncelerini aldık ve şimdi Kültür Turizm Bakanımızla da görüşüp bazı kanuni düzenlemeler yapma noktasında da bir çalışmamız olacağını söyleyebilirim."


Sosyal medya için yaş sınırı


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birinci derecede, İçişleri ve Adalet Bakanlığı ile de genel anlamda sosyal medyada yaş sınırlamasını değerlendirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ekipleri bir araya geldik. Aşağı yukarı bir yol haritası tespit ettik. Onu artık metne dökme noktasında hazırlıklarımızın hepsini yaptık. Geldiğimiz nokta şudur: Sosyal medyada 13’le 16 yaş arası ebeveyn iznine tabi olsun, 13 yaş altı izin verilmesin şeklinde. Genel bir mutabakat sağladığımızı söyleyebiliriz. Bunu ete kemiğe büründürüp Meclisimizin takdirine AK Parti grubumuz tarafından bu getirilecek. Böyle bir düzenlemeyi bu sene içerisinde inşallah yapmış oluruz".


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Orhan Özalp: "Başkanımıza değil 45 gün, 100 maç ceza da verseniz sizinle mücadelemizden geri atmayacağız" Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Özalp, hakem Atilla Karaoğlan’ın bütün takdir haklarını Göztepe’den kullandığını ve haklarının yendiğini söyledi. Özalp ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu’na seslenerek, "Başkanımıza değil 45 gün, 45, 100 maç da verseniz sizinle olan mücadelemizden bir adım bile geri atmadan devam edeceğiz" dedi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Beşiktaş evinde karşılaştığı Göztepe’ye 3-1 mağlup oldu ve kupaya veda etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Özalp, "Başkanımız Serdal Adalı’nın burada yaptığı tarihi konuşmanın her satırı gerçeklerle ve doğrularla dolu konuşmanın diyetini öncelikle gündüz açıklanan PFDK kararları neticesinde başkanımıza 45 gün hak mahrumiyeti sonrasında bugün futbol adına yaşananlarla da o konuşmanın diyeti ödetildiği için karşınızdayız. Riva’dan dizayn edilmiş bir lig, dizayn edilmiş bir kupa ile aynen devam ediyor. Ön yargılı hakemle takımımızın elinden gelen her şeyi yapmamıza rağmen 35. dakikadan itibaren hakemin aldığı kararlar neticesinde yapabileceğim futbol adına bir şey kalmamıştır. Bir misyonla atanmış bu hakemin 35. dakikadan başlayan ve ilk yarının sonuna kadar süren iki kritik karar maçın gidişatını değiştirmiştir. Maçın hakemin yönetimi açısından iki kırılma noktası vardır. Birincisi maçın hakemi Talha’nın kırmızı kartı pozisyonunda rakip oyuncu topa sahip olmadığı halde topa sahip olma olasılığını Göztepe lehine takdir edip, kırmızı kart göstermiştir. İkincisi de devre arasına sadece dakikalar kala 2-1 önde girme imkanımız önümüzden alınmış, Gedson’a yapılan müdahale birleşik hareket olduğu için net penaltı olmasına rağmen hakem bu şekilde karar vermemiştir. Maçın senaryosunu ve ikinci yarıdaki oyun stratejimizi değiştirecek bu kritik ve yanlış kararlar maçın sonucu daha o dakikada maalesef tayin etmiştir. Pozisyonda hakem doğru karar vermediği gibi VAR’da uyuya kalmış olduğundan dolayı VAR kayıtlarının acilen açıklamasını istiyoruz. Her pozisyonda takdir haklarını rakipten yana kullanan bu hakem ligin ilk yarısında aynı şekilde Kayseri maçında da benzer pozisyonda penaltımızı vermemiştir. Beşiktaş olarak soruyoruz; operasyon yapılacağı zaman maçın sonucu önceden belirlediği zaman mı bu hakemi görevlendiriyorsunuz?" diye konuştu. "Bundan sonra anladığınız dilden konuşmaya devam edeceğiz" Müsabakanın hakemi Atilla Karaoğlan’ın takdir haklerini Beşiktaş aleyhinde kullandığını ifade eden Özalp, "Hakem özetle maçta bütün haklarını Beşiktaş aleyhine kullanarak hakkımızı yemiş, maçın momentumunu bizden alıp, rakibe vermiştir. Birileri aklında Beşiktaş’a söylediği doğrulara karşılık hesap kesmeye kalkmış olsa da biz her zaman söyledik, Beşiktaş burada son hesabı keser. Başkanımıza bugün eşi görülmemiş ceza vereceksiniz, maça gelmesine engel olacaksınız, üstüne de maçın ve takımın bütün dengesini adeta bir operasyonla bir hakemi maşa olarak kullanarak bozacaksınız. Biz planlarınızı da oyununuzu da görüyoruz. Ligi dizayn etmeye çalıştığınız gibi bu akşam kupada da yaptığınız ve elde etmeye çalıştığınız şeyleri futbol adına üzülerek izliyoruz. Çünkü futbolumuzun marka değerini yerle yeksan etmeye devam ediyorsunuz. Bundan sizinle sonra anladığınız dilden konuşmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Başkanımıza değil 45 gün, 100 maç da verseniz sizinle mücadelemizden geri atmayacağız" Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin Riva’da olduğu sürece Türkiye’de futbolun devam ettirilemez olduğunu vurgulayan Orhan Özalp, "Bu şekilde lig de, kupa da herhangi bir yere varamaz. Başkanımıza değil 45 gün, 45, 100 maç da verseniz sizinle olan mücadelemizden bir adım bile geri atmadan devam edeceğiz. Bu sonuç neticesinde üzgün olduğumuzu paylaşmak isteriz. Ancak bize geçtiğimiz son 1 hafta içerisinde her maçta, her anda destek olan taraftarımıza bize gösterdikleri destek için maçta gerçeği görüp bizi 90 dakika boyunca desteledikleri için ve bu oyunu bozmak için gösterdiğimiz çabada arkamızda oldukları için teşekkür ederiz" diyerek sözlerini tamamladı.