SAĞLIK - 01 Nisan 2025 Salı 09:15

Kısmi felç geçirip doktora başvurdu, ameliyatla sağlığına kavuştu

A
A
A
Kısmi felç geçirip doktora başvurdu, ameliyatla sağlığına kavuştu

Adana’da boyun fıtığı şikayetiyle kısmı felç geçirerek doktora başvuran kadın, geçirdiği ameliyat sonucu yeniden sağlığına kavuştu.


Adana’da yaşayan boyun fıtığı hastası emlakçı Münevver Çelenk (50), fıtığının aniden patlaması üzerine doktora gitti. Doktorlar, ‘Ameliyatın çok riskli, masada kalma riskin var’ deyince Çelenk, ameliyat olmaktan vazgeçti. Aradan geçen sürede kısmi felç kalan Çelenk, çalmadık kapı bırakmadı ve en son Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’e başvurdu.


Yapılan tetkikler sonucu ameliyat olan Çelenk, sağlığına kavuştu ve yeniden işine döndü.



"Sağlığıma kavuştum, çok mutluyum"


İhlas Haber Ajansı’na konuşan Münevver Çelenk, "Evde patates keserken elimi kesmişim ve haberim bile olmamış. Bunun ardından ameliyat olmaya karar verdim. Ameliyattan ilk çıktığımda hocamın elini tuttum ve gücüm yerine gelmişti. Ameliyat sonrası tedavim çok güzel yapıldı, 3 sezaryen ameliyatım vardı ama bu ameliyat onlardan bile hafif geçti. Bana hep, ‘Yürüyemezsin, ameliyat masasında kalırsın’ denilerek korkuttular. Şu anda sağlığıma kavuştum, çok mutluyum" dedi.



"Uygun dil çok önemli"


Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen ise ameliyatın riskli olduğunu ancak bazı durumlarda riskin oranının çok önemli olduğunu belirterek, "Hekim olarak bizlerin hastaya her şeyi güllük gülistanlık değil ama riskleriyle beraber doğru bir dille anlatmamız gerekiyor. Benim Münevver hanıma yaptığım bu. Diğer meslektaşlarımız riskleri anlatırken kendisi biraz korkmuş, meslektaşlarımızın dışında ayrıca hasta yakınları da korkutmuş. Acıyı çeken Münevver hanım ama herkes ameliyat olma diyerek hastayı korkutuyor. Kendisi en son noktada ameliyatını oldu ve kolunun kuvvetini kazanınca normal eski aktivitelerini yapmaya başlayınca her şeyden önemlisi ağrısı kalmayınca mutlu mesut günlük hayatına devam ediyor" ifadelerini kullandı.



Kısmi felç geçirip doktora başvurdu, ameliyatla sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da ilkbaharın gelmesiyle yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi Türkiye’nin önemli küçükbaş hayvan yetiştiriciliği merkezlerinden biri olan Erzincan’da, ilkbaharın gelmesiyle birlikte yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi. Yaklaşık 1 milyona yakın küçükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin önde gelen hayvancılık merkezlerinden biri olan Erzincan’da, karların erimesiyle birlikte doğa yeniden canlandı. Kış mevsiminin sert geçtiği kentte uzun süre karla kaplı kalan meralar, havaların ısınmasıyla birlikte koyun, kuzu, keçi ve oğlaklarla şenlendi. Kışın çetin geçtiği ve yılın büyük bir bölümünde soğuk hava ve kar yağışının etkili olduğu Erzincan’da ilkbaharın gelmesi ve meralardaki karların erimesiyle otlar büyümeye başladı. Besiciler, hayvanlarını doğal ortamda otlatmanın mutluluğunu yaşarken, ortaya çıkan manzara ise güzel bir görüntü oluşturdu. Hayvanlarını meraya çıkaran Kadir Akkaya, "Baharın gelişi ile birlikte hayvanlarımızı meralara çıkardık. Son günlerde güzel bir yağmurda yağdı. Ova yağmurdan sonra yeşerdi. Yem ve samandan tasarruf ediyoruz. Son 6 aydır hayvanlarımıza içerde bakıyorduk. Artık dışarı çıkardık ve oldukça rahatladık" dedi. Zorlu bir kış mevsiminin ardında hayvanlarını meraya çıkardıklarını söyleyen çiftçilerden Muhammed Demir ise, "Bu sene kırsalda kış mevsimi oldukça zorlu geçti. Karların erimesi ile birlikte hayvanlarımızı dışarı çıkardık. Şuan hayvanlarımızı merada otlatıyoruz" şeklinde konuştu.
Bayburt Besiciler oğlak ve kuzuları büyütme telaşında Bayburt’ta yaşayan besiciler, köylerinde sesleri yankılanan yeni doğmuş oğlak ve kuzuları sağlıkla büyütme telaşına girdi. Demirözü ve Aydıntepe ilçelerine bağlı köylerde, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor. Köylerde yaşayan besiciler de yıllardır sürdürdükleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlıyor. Her mevsim hayvanlarıyla ilgilenen besiciler, yaklaşık bir ay önce dünyaya gelen baharın müjdecisi oğlak ve kuzuların bakımı nedeniyle meşakkatli günler geçiriyor. Günün belirli saatlerinde ahırlara giden besiciler, yüzlerce keçi ve koyunu samanlıklarda istifledikleri yem bitkileriyle besledikten sonra oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturuyor. Ahırlardaki kapıların açılmasıyla sürünün içine karışan oğlak ve kuzular, kısa sürede annelerini koku ve seslerinden bulup emdikleri sütle besleniyor. Tüm zorluklara göğüs geren besiciler, aç kalan bazı oğlak ve kuzuları da biberonla besleyip sağlıklı büyütmeye çalışıyor. Sevimli halleriyle ahırları şenlendiren oğlak ve kuzular, havaların iyice ısınınca meralara çıkarılıp otlatılacak. Besicilerden Murat Turgut, uzun yıllardır küçükbaş hayvancılıkla ilgilenerek geçimini sağladığını söyledi. Koyun ve keçilerin genellikle mart-nisan arasında yavruladığını ifade eden Turgut, "Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz. Belirli bir süreden sonra da oğlak ve kuzuları annelerinin yanından alıp farklı bölmelerde tutuyoruz." dedi. Turgut, annesi tarafından sahip çıkılmayan oğlak ve kuzuları biberonla beslediklerini anlatarak, "Küçükbaş hayvancılığın biraz zorluğu var ama bu iş hoşumuza gidiyor ve güzeldir. Sürekli doğadayız ve farklı canlılarla karşılaşıyoruz. Hayvanlar bana çok güzel enerji veriyor." ifadelerini kullandı.