EKONOMİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek önceliğimizdir" 25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:38:26 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve artık eski küresel ve liberal dünyanın olmadığını aktaran Yılmaz, "Uluslararası kuralların, kurumların zayıfladığı, ülkelerin korumacı eğilimlerinin güçlendiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı, ‘güçlüysem istediğimi yapabilirim’ gibi bir anlayışın dünyada giderek hakim hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu çok iyi bir dönem değil. Bunu tasvip ettiğimiz için söylemiyorum ama bu gerçeği de görmemiz lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Eski düzen, eski kurallar giderek zayıflıyor ve yeni bir düzen de ortada yok. Dolayısıyla bu tür dönemler, en tehlikeli dönemlerdir. Bunun temelinde ne var diye baktığınız zaman dünyada ekonomide yeni bir güç dağılımı var. Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’nun yükselişi, dünya ekonomik hiyerarşisinin dönüşümü siyasi gerilimleri de besliyor. Dünyanın bu yeni ekonomik gerçekliğiyle siyasal gerçekliği örtüşmüyor. Dolayısıyla bir çatışma ortamı içindeyiz. Ekonomideki bu güç dağılımı siyasette de jeopolitik gerilimleri besliyor. Bölgemizde de bunu yaşıyoruz, görüyoruz, dünyanın birçok farklı bölgesinde de bu gerilimlere şahit oluyoruz" ifadelerine yer verdi. Dünyada belirsizliklerin yükseldiği ve risklerin arttığı bir dönemde ülkelerin kendi iç cephelerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada daha öngörülebilir politikaların izlenmesi, sağlıklı, sağlam ve ihtiyatlı politikalarla hareket etmenin önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın içinde bulunduğu bu riskli dönemde Türkiye’nin realiteleri gördüğünü ve bu doğrultuda orta ve uzun vadeli hedefleri belirlediklerini dile getiren Yılmaz, bu hedeflere dönük çabayı kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaptı. "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" Ekonomi politikalarında son dönemlerde istikrarı daha fazla ön plana çıkardıklarını belirten Yılmaz, "Malum dünya bir pandemi yaşadı. Pandemi sonrasında hala etkilerin belli oranlarda devam ettiğini söyleyebiliriz. 2020-2024 dönemine baktığımızda dünya ekonomisi kümülatif olarak 100 iken ancak 115 olabilmiş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Dünyanın iki katı kadar bir büyüme kaydetmiş. Dolayısıyla reel ekonomi tarafında güçlü bir performans ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Bu süreçte finansal açıdan istikrarsızlıklar yaşadık. Enflasyon oranımız yükseldi, dolayısıyla reel ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları olabildiğince koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir. Başta enflasyon oranını aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor. Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında enflasyon 75 buçuğa kadar yükseldi. O günden bu güne 45 puan civarında enflasyon oranında düşüş var" diye konuştu. Temel mallarda yüzde 17’lere kadar enflasyon oranının indiğini söyleyen Yılmaz, özellikle kira, eğitim gibi kalemlerde de giderek iyileşme gördüklerine dikkati çekti. "2026 yılı özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılının özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını dile getirerek, "Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda ama bir taraftan da bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz. Reel sektör içinde özellikle emek yoğun şirketlerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu sektörlerimize dönük politikalar izliyoruz" dedi. "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak" Enflasyonla beraber büyümeyi de dengeli bir şekilde sürdürdüklerine vurgu yapan Yılmaz, "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak. Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11’inci büyük ekonomisi olacak" açıklamasında bulundu. Para politikası ve maliye politikasını eşgüdüm içerisinde uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütüncül bir politika setini ortaya koyduklarını ve buna göre hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca Yılmaz, para politikası ve maliye politikası dışında yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalarında çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Hep birlikte ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere taşıyacağımıza gönülden inanıyoruz" Sağlıklı para ve maliye politikaları başta olmak üzere arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yola devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Doğru bir program izliyorsanız elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprize hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır, ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce veya üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:07 GSO’DAN firmalara yönelik yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik danışmanlık programı UR-GE Destekli Yeşil Sanayi Danışmanlık Faaliyeti ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) programı kapsamında yürütülen "Gaziantep Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilir Tekstil Kümesi" projesi çerçevesinde firmalara yönelik Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Danışmanlık Programı faaliyeti başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında katılımcı firmaların sürdürülebilirlik performanslarının geliştirilmesi, çevresel etkilerinin ölçülmesi ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması amacıyla kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüldü. Yaklaşık 4 ay süren program boyunca firmaların mevcut durumları analiz edilerek çevresel performanslarına ilişkin detaylı değerlendirmeler yapıldı ve sürdürülebilir üretim için stratejik yol haritaları oluşturuldu. Danışmanlık çalışmaları kapsamında firmaların sürdürülebilirlik seviyeleri ölçülürken çalışanların çevre bilinci de farkındalık anketleri ile değerlendirildi. Yeşil olgunluk ölçümleri yapılarak çevresel performansa ilişkin detaylı raporlar hazırlandı ve mevcut durum ile hedefler arasındaki farkı ortaya koyan GAP analizleri gerçekleştirildi. Ayrıca firmalar için ISO 14064 standardına uygun şekilde kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları yapılarak profesyonel raporlar oluşturuldu. Elde edilen veriler doğrultusunda kısa ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini içeren stratejik yeşil yol haritaları belirlendi. Süreç boyunca danışmanlık firması tarafından sunulan dijital raporlama sistemi üzerinden veri girişleri yapıldı ve 3 ay boyunca haftalık firma ziyaretleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Böylece firmaların dönüşüm süreci yakından takip edilerek uygulamaya yönelik somut adımlar planlandı. Danışmanlık programı sayesinde firmalar; çevre dostu üretim süreçlerine geçiş, enerji ve kaynak verimliliği, maliyet tasarrufu ve uluslararası pazarlara uyum konularında önemli kazanımlar elde etti. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde firmaların rekabet gücünü artıracak altyapı oluşturuldu. Program kapsamında katılımcı firmalara, Yeşil Olgunluk Raporu, GAP Analizi,ISO 14064-1 standardına uygun Karbon Ayak İzi Raporu, Stratejik Yeşil Yol Haritası sunularak sürdürülebilir üretime geçiş için kapsamlı bir rehber sağlandı.Ticaret Bakanlığı yüzde 75 destekleriyle gerçekleşen faaliyet firmaların yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandıran önemli bir destek mekanizması oldu.
EGİAD ’Dönüşüm Sahnesi’ ile iş dünyasının liderlerini İzmir’de buluşturdu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:55 EGİAD ’Dönüşüm Sahnesi’ ile iş dünyasının liderlerini İzmir’de buluşturdu Ege Genç İş İnsanları Derneğince (EGİAD) hayata geçirilen ’EGİAD Dönüşüm Sahnesi’ programının ilk etkinliği, Türkiye’nin önde gelen iş adamlarının katılımıyla İzmir’de gerçekleştirildi. Programda dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün iş dünyasındaki etkileri ve geleceğe dair öngörüler masaya yatırıldı. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Türk iş dünyasının liderlerini üyeleriyle buluşturan yeni etkinlik konsepti ’EGİAD Dönüşüm Sahnesi’ni başlattı. EGİAD Sanayi ve Sürdürülebilirlik Komisyonu koordinasyonunda düzenlenen programın ilk konukları, Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ile n360 Teknoloji A.Ş. kurucu ortakları Emre Çubukçu ve Cem Leon Menase oldu. EGİAD Başkan Vekili Arda Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, liderlik süreçleri ve teknolojik dönüşüm ele alındı. "Dönüşüm bir tercih değil, zorunluluktur" Organizasyonun açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, iş dünyasının tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini vurgulayarak, "Dijitalleşme, yapay zekâ, iklim krizi ve yeni üretim modelleri bize tek bir gerçeği söylüyor. Artık dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu nedenle EGİAD olarak stratejik merkezimize dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü kapsayan ’Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımını yerleştirdik. Bizler bu dönüşümü yalnız takip eden değil, yön veren bir nesil olmak istiyoruz. Dayatılan kurallara uyum sağlayan değil, oyunu yeniden yazan bir iş dünyası vizyonunu savunuyoruz" dedi. İzmir’in gelecek haritası belirleniyor Ekonomik sistemlerin yeniden tasarlandığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Özhelvacı, "Yapay zekanın 2030 yılına kadar dünya ekonomisine 15,7 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor. İzmir’in gelecekteki ekonomik ve insan kaynağı haritasını bugünden tasarlıyoruz. Bu dönüşümü bir tehdit değil, sıçrama fırsatı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Deneyim yapay zekâ hızıyla birleşiyor" Etkinlikte bir sunum gerçekleştiren Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ise günümüzde başarının doğru ağları kurabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirtti. Eczacıbaşı, n360 platformunun insan deneyimini yapay zeka hızıyla birleştirerek kurumların veri temelli ve stratejik kararlar almasına imkan tanıdığını ifade etti. Program, iş dünyasında liderlik boyutu, teknoloji ve insan odaklı dönüşümün kesişimi konularının ele alındığı soru-cevap bölümüyle devam etti.
İş Bankası Malatya lojmanları sahiplerine teslim edildi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:51 İş Bankası Malatya lojmanları sahiplerine teslim edildi 6 Şubat 2023’teki deprem felaketlerinden etkilenen illerde ilk günden itibaren acil ihtiyaçların karşılanmasından uzun soluklu projelere kadar pek çok destek çalışması yürüten İş Bankası, bölgedeki çalışanları için lojman inşaatlarını sürdürüyor. Geçen yılın sonunda Hatay’daki çalışanlar için inşa edilen lojmanların ardından Malatya’da oluşturulan kalıcı konutlar, şehirdeki banka ve iştirak çalışanlarına düzenlenen törenle teslim edildi. Törene Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Meclis Üyesi Yusuf Kocaman, İş Bankası yöneticileri ve çalışanları katıldı. "Gönüllü çalışma hali yaraların sarılmasına katkı sağladı" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, törende yaptığı konuşmada, 3 yıl önce 6 Şubat deprem felaketlerinin hemen ardından deprem bölgesini ilk ziyaret ettiklerinde büyük bir belirsizlik, derin bir acı ve geleceğe dair çok sayıda soru işaretinin olduğu bir tabloyla karşılaştıklarını belirterek, o günlerde yaşananlara dair şunları paylaştı: "Depremin ilk haftasından itibaren deprem bölgesinde yaşayanlarla yan yana, iç içe olmaya, sorunları beraber hissetmeye çok özen gösterdik. Bölgede ne yaşanıyorsa onların hepsini yüreğimizde hissetmek için buraya gelip çadırda kalınıyorsa çadırda kaldık, konteynere çıkıldıysa konteynere çıktık. Şubelerimizi kapattık, prefabrik şubeye geçtik, yenisini inşa ediyorsak inşasını yaptık ama tüm süreci beraber yönetmeye çalıştık. ‘Deprem sonrası ben burada yaşamaktan korkuyorum ve kendi memleketime gitmek istiyorum’ diyen İş Bankalıların haklı taleplerini dinledik ve ‘nerede istiyorsanız orada çalışabilirsiniz’ dedik. Ama aynı zamanda Türkiye’nin diğer tüm bölgelerinde olan İş Bankalılara da ‘-deprem bölgesine gitmek istiyorum- diyorsanız sizin de gönüllülük talebinizi gerçekleştireceğiz’ dedik. Ve bir hafta içinde deprem bölgelerinden çıkmak isteyenlerle deprem bölgelerine dönmek isteyen çalışanlarımızın sayısı eşitlendi. Çalışanlarımızın ‘Ben bu bölgede çalışmak istiyorum" demesinin, deprem sonrası süreçte fark oluşturduğumuz birinci konu olduğunu düşünüyorum. O gönüllülük hali, gönüllü çalışma hali bölgede deprem yaralarının sarılmasına çok büyük katkı sağladı." İş Bankası çalışanları için yaklaşık 200 konutluk lojman Aran, ikinci önemli konunun da Malatya, Adıyaman, Antakya gibi yerlerde önemli bir sorun haline gelen konut sorununun kirayla aşılmasının mümkün olmaması nedeniyle bölgede lojman yapmaya dönük kararları olduğunu vurguladı. 80 konutluk ilk lojmanları Antakya’da teslim ettiklerini, bugünkü törenle 80 konutluk lojmanın teslimini Malatya’da gerçekleştirdiklerini belirten Aran, Adıyaman’daki konutlarla beraber yaklaşık 200 konutlu lojmanı İş Bankası çalışanlarına teslim edeceklerini söyledi. Aran, konuşmasında, 6 Şubat deprem felaketlerinin ilk gününden itibaren bankanın bölgeye yönelik desteğine işaret ederek, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) yaptıkları bağışa, AFAD ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğinde inşa edilen 1.000 konutluk projeye olan katkılarına değindi. Hakan Aran, bu tarz projelerde konutların depreme dayanıklı ve bir daha böyle felaketlere neden olmayacak sağlamlıkta olmasının önemine vurgu yaparak, inşaat sürecinde destek aldıkları Consera firmasına da teşekkür etti. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise 6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirilen projelerin Malatya için umut ve örnek teşkil ettiğini söyledi. İş Bankası tarafından gerçekleştirilen projenin mühendislik ve enerji tasarrufu açısından örnek niteliği taşıdığını belirterek, "6 Şubat’ta burada acı ve belirsizlik vardı bugün ise umudun sıvasını görüyoruz" dedi. İş Bankası’nın başarısına da değinen Başkan Geçit, projenin akademik çalışmalara konu olabilecek düzeyde olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. 3+1 şeklinde tek tip 80 daire Konuşmaların ardından sembolik olarak İş Bankası Malatya Şubesinde memur olarak görev yapan Abdülkadir Sarman’a anahtar teslimi yapıldı. Balkon dahil brüt 127 metrekare büyüklüğünde, 3+1 olarak planlanan tek tip 80 dairede ocak + fırın + davlumbazdan oluşan ankastre mutfak cihazları, kombi ve klima bulunuyor. 4 bloktan oluşan Malatya Afet Konutlarında yağmur suyu toplama deposu, jeneratör gibi ekipmanların yanı sıra basketbol ve voleybol için spor sahası, çocuk oyun parkı ve çardaktan oluşan sosyal donatı alanları yer alıyor.
MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:57 MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, "Manavgat OSB ile Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" dedi. MATSO 2026 yılı şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Sedat Öz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda sanayi yatırımlarından turizm tanıtımına, küresel ekonomik gelişmelerden finansmana erişim sorunlarına kadar birçok başlık ele alındı. Toplantıda konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, oda faaliyetleri ile Manavgat ekonomisine ilişkin güncel istatistiki verileri interaktif sunum eşliğinde meclis üyeleriyle paylaştı. Güngör, Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşımak amacıyla geride kalan ayda iş dünyasının talep ve beklentilerini gündeme taşımak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Güngör, Manavgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ön tahsis sürecine ilişkin çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Bölgenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesinin ardından katma değeri yüksek ve nitelikli yatırımların hayata geçirileceğini, Manavgat’ın sanayileşme vizyonuna güç katacağını vurgulayan Güngör, üretim kapasitesinin artacağını ve doğrudan ile dolaylı istihdam imkânları oluşturulacağını söyledi. Bölgenin kentin ekonomik çeşitliliğini artırarak uzun vadede üretim, istihdam ve yatırım gücüne önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Güngör, "Manavgat OSB ile Manavgat’ın ekonomik potansiyelini daha ileri taşıyacağız" dedi. ITB Berlin’de Manavgat-Side destinasyonu tanıtılacak Turizm alanındaki çalışmalara da değinen Güngör, 3–5 Mart tarihleri arasında düzenlenecek ve dünyanın en önemli turizm fuarları arasında gösterilen ITB Berlin’e Manavgat–Side destinasyonunu tanıtmak için stant açacaklarını söyledi. Fuarda başta Avrupa pazarı olmak üzere farklı ülkelerden tur operatörleri, seyahat acenteleri ve sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini belirten Güngör, bu temaslarla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Manavgat ve Side’nin yalnızca deniz, kum, güneş turizmiyle değil, kültür, spor, gastronomi ve alternatif turizm imkanlarıyla da ön plana çıkarılması için kapsamlı bir tanıtım stratejisi yürüttüklerini vurgulayan Güngör, uluslararası platformlarda gerçekleştirilen bu çalışmaların bölgenin marka değerine ve 12 ay turizm hedefine önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Güngör, ITB Berlin’de yapılacak tanıtım çalışmalarının mevcut pazarların güçlendirilmesinin yanı sıra, Manavgat–Side destinasyonunun uluslararası turizm pastasından daha fazla pay alması için tanıtım çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi. "Her daim üyelerimizin yanındayız" MATSO olarak üyelerin taleplerini ve beklentilerini ilgili mercilere kararlılıkla aktarmaya devam ettiklerini belirten Güngör, MATSO olarak üyelerin finansmana erişim taleplerini ilgili kurumlara ilettiklerini, sektör bazlı sorunları raporlayarak çözüm ürettiklerini vurguladı. Güngör, "Dün olduğu gibi bugün ve yarın da üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Başkan Sayın’dan Afyonkarahisar için yeni Organize Sanayi Bölgesi müjdesi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:28 Başkan Sayın’dan Afyonkarahisar için yeni Organize Sanayi Bölgesi müjdesi Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (AFSİAD) Başkanı Kadir Sayın, 100’üncü Yıl Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarının derneklerinin stratejik kalkınma vizyonunun önemli bir ayağını oluşturduğunu kaydetti. Sayın, "Süreç artık somut sonuç üretme aşamasına geldi. Şehrimize ve ülkemize sağlayacağı katma değeri hep birlikte yaşayacağımız günlerin heyecanını şimdiden paylaşıyoruz" dedi. Afyonkarahisar iş dünyasının en köklü ve etkili sivil toplum kuruluşlarından Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (AFSİAD) geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği 23. Olağan Genel Kurulu ile kurumsal istikrarını ve gelecek vizyonunu güçlü bir şekilde ortaya koydu. Termal bir otelde yüksek katılımla düzenlenen genel kurul, yalnızca bir seçim süreci olmanın ötesinde; 35 yıllık kurumsal hafızanın onurlandırıldığı, yeni dönem hedeflerinin netleştirildiği ve birlik mesajının pekiştirildiği bir buluşma niteliği taşıdı. Mevcut Başkan Kadir Sayın, üyelerin oy birliğiyle yeniden seçilerek üçüncü dönemine başladı. Katılım yoğunluğu, AFSİAD’ın kent ekonomisindeki karşılığını ve üyeleri arasındaki güçlü dayanışma kültürünü bir kez daha ortaya koydu. "Üyelik yapısı derneğimizin kurumsal sürekliliğinin en güçlü göstergesidir" Yeniden başkan seçilen ve 3’ncü dönemde de AFSİAD başkanlığı ipini göğüsleyen Kadir Sayın, konuşmasında, pandemi sürecinin AFSİAD için bir duraksama değil; yeniden yapılanma ve kurumsal güçlenme dönemi olduğunu vurguladı. Sayın, "Genç iş insanlarının artan katılımı ile kuşaktan kuşağa devam eden üyelik yapısı, derneğimizin kurumsal sürekliliğinin en güçlü göstergesidir. AFSİAD bugün temsil kabiliyeti, kurumsal itibarı ve iş dünyasındaki saygın konumuyla yalnızca Afyonkarahisar’da değil, Türkiye genelinde öne çıkan bir sivil toplum kuruluşudur" dedi. "Federasyon önemli bir adım" Başkan Sayın konuşmasında, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bursa ve İstanbul’daki AFSİAD derneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu federasyon yapısına da dikkat çekti. 29 Ekim 2025 tarihinde kurulan federasyon yapısı ile temsil gücünün ulusal düzeye taşındığını belirten Sayın, bu yapılanmanın Afyonkarahisarlı iş insanlarının hem bulundukları şehirlerde hem de memleketleriyle bağlarını güçlendiren stratejik bir adım olduğunu ifade etti. "Süreç artık somut sonuç üretme aşamasına geldi" Yeni dönemin önemli başlıklarından biri AFSİAD Yapı Kooperatifi projesi oldu. Kat karşılığı model üzerinden yürütülen çalışmalarla üyeler için nitelikli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı hedefleniyor. 100. Yıl Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları da AFSİAD’ın stratejik kalkınma vizyonunun önemli bir ayağını oluşturduğunu kaydeden Başkan Sayın, "Süreç artık somut sonuç üretme aşamasına geldi. Şehrimize ve ülkemize sağlayacağı katma değeri hep birlikte yaşayacağımız günlerin heyecanını şimdiden paylaşıyoruz" diye konuştu.
BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:07 BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide değişim ve dönüşüme karşı geliştirdikleri stratejik hamleleri değerlendirerek, "İşletmelerimizin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetleridir" dedi. BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, "Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir" dedi. "Mekanlar betonla değil içindeki fikirlerle büyür" Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. "Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik" diyen Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. "Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok" Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. "‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız" ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum." KFA fuarcılık ile savunma sanayinde küresel rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, "IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Ortak akıl ve dayanışma en büyük gücümüz" Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, "Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan iş dünyasına yardım teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
Balıkesir, ulaşımda vatandaşın cebini düşünüyor
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:55 Balıkesir, ulaşımda vatandaşın cebini düşünüyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi artan akaryakıt maliyetlerine rağmen vatandaşın cebini düşünerek bilet fiyatlarını en uygun seviyede tutmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyeleri arasında yapılan karşılaştırmaya göre Balıkesir Büyükşehir belediyesi, tam bilet fiyatlarında ilk onda yer alıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi rekor kıran akaryakıt fiyatlarına rağmen ulaşım ücretlerini düşük tutarak halkçı bir politika izlemeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, yalnızca tam bilet fiyatlarında ilk onda yer almakla kalmayıp aynı zamanda öğrenci biletlerinde de on birinci sırada yer alıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet akın, Türkiye genelinde devam eden yüksek fiyatlı ulaşım maliyetlerine inat bilet ücretlerini makul seviyede tutarak vatandaşın ulaşım ihtiyacında da yanında duruyor. 30 büyükşehir belediyesi arasında gerçekleştirilen karşılaştırmada tam bilet ücretlerinde 25 TL ile dokuzuncu sırada yer alan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, öğrenci bilet ücretlerinde de 15 TL ile on birinci sırada yer alıyor. Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’da tam bilet ücreti 42 TL, öğrenci bilet ücreti ise 20,50 TL olarak uygulanıyor. Kırsal mahallelere ulaşımı ve coğrafyanın büyüklüğü açısından ele alındığı zaman uygulanan ücret politikasının oldukça makul seviyelerde olduğu göze çarpıyor.
Turizm profesyonelleri öğrencilerle buluştu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:36 Turizm profesyonelleri öğrencilerle buluştu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen ‘Okul-Sektör Buluşması’ Üniversite Atatürk Kültür Merkezi fuaye alanında bölgede faaliyet gösteren önemli turistik oteller, tatil köyleri ve diğer işletmelerin katılımı ile yapıldı. 20 yıldır devam eden ve Turizm Fakültesi öğrencileri ile sektör temsilcilerini buluşturan ‘Okul Sektör Buluşması Kariyer Günleri’ etkinliğine Muğla’nın Marmaris, Ortaca, Dalaman, Bodrum, Fethiye, Ula ve Datça gibi ünlü turistik ilçelerinde hizmet veren sektörün önde gelen 100 firma katıldı. Her firma açtığı stantlarda hem kendi tanıtımlarını yapıyor, hem de ihtiyaç duydukları alanlarda turizm fakültesi ve yüksekokullardaki öğrenciler ile iş görüşmesi yapıyor. Turizm sektörünün en önemli ihtiyaçlarından kalifiyeli personel ihtiyacının karşılandığı ‘Okul-Sektör Buluşması’ ile öğrenciler alanları ile ilgili yaz aylarında turisti tesislerde staj yapma imkanı da buluyor. Başta turizm ve gastronomi yönetimi, turizm işletmeciliği, turizm rehberliği, gastronomi ve mutfak sanatları ile yiyecek ve içecek işletmeciliği alanlarında öğrenciler işletme yetkilileri ile ikili görüşme yaparak form dolduruyorlar. Turistik işletmeler sezon öncesi ihtiyaç duydukları alanlara yapılan iş başvuru formlarından tarayarak istihdam sağlıyorlar. "Hem öğrenciler, hem sektör kazanıyor" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Ayazlar, okul sektör buluşmasının her iki taraf için de ’kazan kazan’ modeli oluşturduğunu açıkladı. Ayazlar, "Bu sene 20’ncisini düzenliyoruz etkinliğimizin, okul sektör etkinliğimizin. Yaklaşık 100 firma akredite oldu, kendilerine stant verdik. Etkinliğimizin temel amacı aslında öğrencilerimizi henüz öğrenim süreçleri içerisindeyken sektörün kendilerinden ne beklediği yönünde bir farkındalık oluşturabilmek. Henüz öğrenciyken kariyer basamaklarında ileride kendilerinde neler beklediğine yönelik bir farkındalık oluşturabilmek. Sektörün de beklentisi nitelikli bir insan kaynağıyla bu aktiviteyi devam ettirebilmek. Üniversitemizin bu anlamda vermiş olduğu eğitim modelleriyle nitelikli bir fırsat sunuyor aslında işletmelere insan kaynağı açısından. Onlar da bu bilinçte oldukları için üniversitemizin her yıl düzenlemiş olduğu bu etkinlikte yer almak istiyorlar. Her yönüyle yani hem eğitimciler yönüyle, hem öğrenciler yönüyle hem de sektör profesyonelleri yönüyle kazanan çok olduğu bir etkinlik olarak değerlendiririz. Gün içerisinde yaklaşık 3 bin civarında belki daha fazla öğrencinin burada stantlarda olmasını bekliyoruz" dedi. Öğrenciler memnun Etkinliğe katılan öğrencilerden Mert Öztürk, "Burada çok resmi, ciddi kurumlar var ve benim de görüşmek istediğim Türkiye’nin birçok ünlü ve sağlam otelleri şu an burada. Açıkçası güzel bir etkinlik oldu. Hem burada bir sürü öğrencinin sektörle buluşması için ve özellikle birinci sınıfların staj vesaire bulmaları için çok güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum" dedi. Bilge Uslu da, "Beklentilerim ileride iyi bir şef olmak açıkçası. Yani iyi bir gelecek. Bence çok güzel. Yoğun bir ilgi, bir talep var. Biz de talep alıştırıyoruz ama bakacağız artık nasıl olacak diye" diye konuştu. Damla Ahmetoğlu ise, "100 küsur otelle bir araya gelip görüşme şansını yakalamak çok güzel bir fırsat. İş deneyimi açısından ve kariyer hedefim açısından çok güzel" dedi.
Turizm profesyonelleri öğrenciler ile buluştu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:35 Turizm profesyonelleri öğrenciler ile buluştu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen ‘Okul-Sektör Buluşması’ Üniversite Atatürk Kültür Merkezi fuaye alanında bölgede faaliyet gösteren önemli turistik oteller, tatil köyleri ve diğer işletmelerin katılımı ile yapıldı. 20 yıldır devam eden ve Turizm Fakültesi öğrencileri ile sektör temsilcilerini buluşturan ‘Okul Sektör Buluşması Kariyer Günleri’ etkinliğine Muğla’nın Marmaris, Ortaca, Dalaman, Bodrum, Fethiye, Ula ve Datça gibi ünlü turistik ilçelerinde hizmet veren sektörün önde gelen 100 firma katıldı. Her firma açtığı stantlarda hem kendi tanıtımlarını yapıyor, hem de ihtiyaç duydukları alanlarda Turizm Fakültesi ve Yüksekokullardaki öğrenciler ile iş görüşmesi yapıyor. Turizm sektörünün en önemli ihtiyaçlarından kalifiyeli personel ihtiyacının karşılandığı ‘Okul-Sektör Buluşması’ ile öğrenciler alanları ile ilgili yaz aylarında turisti tesislerde staj yapma imkanı da buluyor. Başta turizm ve gastronomi yönetimi, turizm işletmeciliği, turizm rehberliği, gastronomi ve mutfak sanatları ile yiyecek ve içecek işletmeciliği alanlarında öğrenciler işletme yetkilileri ile ikili görüşme yaparak form dolduruyorlar. Turistik işletmeler sezon öncesi ihtiyaç duydukları alanlara yapılan iş başvuru formlarından tarayarak istihdam sağlıyorlar. "Hem öğrenciler, hem sektör kazanıyor" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Ayazlar, okul sektör buluşmasının her iki taraf için de kazan kazan modeli oluşturduğunu açıkladı. Ayazlar, "Bu sene 20’cisini düzenliyoruz etkinliğimizin, okul sektör etkinliğimizin. Yaklaşık 100 firma akredite oldu, kendilerine stant verdik. Etkinliğimizin temel amacı aslında öğrencilerimizi henüz öğrenim süreçleri içerisindeyken sektörün kendilerinden ne beklediği yönünde bir farkındalık oluşturabilmek. Henüz öğrenciyken kariyer basamaklarında ileride kendilerinde neler beklediğine yönelik bir farkındalık oluşturabilmek. Sektörün de beklentisi nitelikli bir insan kaynağıyla bu aktiviteyi devam ettirebilmek. Üniversitemizin bu anlamda vermiş olduğu eğitim modelleriyle nitelikli bir fırsat sunuyor aslında işletmelere insan kaynağı açısından. Onlar da bu bilinçte oldukları için üniversitemizin her yıl düzenlemiş olduğu bu etkinlikte yer almak istiyorlar. Her yönüyle yani hem eğitimciler yönüyle, hem öğrenciler yönüyle hem de sektör profesyonelleri yönüyle kazanan çok olduğu bir etkinlik olarak değerlendiririz. Gün içerisinde yaklaşık 3 bin civarında belki daha fazla öğrencinin burada stantlarda olmasını bekliyoruz" dedi. Öğrenciler memnun Mert Öztürk, "Ben açıkçası beklentilerim güzel. Burada çok resmi ciddi kurumlar var ve de benim de görüşmek istediğim Türkiye’nin birçok ünlü ve sağlam otelleri şu an burada. Açıkçası güzel bir etkinlik oldu. Hem burada bir sürü öğrencinin sektörle buluşması için ve de özellikle birinci sınıfların staj vesaire bulmaları için çok güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum" Bilge Uslu, "Yani beklentilerim ileride iyi bir şef olmak açıkçası. Yani iyi bir gelecek o şekilde. Bence çok güzel. Hani çok beğendim. Yoğun bir ilgi, bir talep var. Biz de talep alıştırıyoruz ama bakacağız artık nasıl olacak diye" Damla Ahmetoğlu, "Birden fazla otellerle 100 küsur otellerle bir araya gelip görüşme şansını yakalamak çok güzel bir fırsat. İş deneyimi açısından ve kariyer hedefim açısından çok güzel" dedi.
Kaymakam Altuntaş drone ile gübreleme çalışmalarını inceledi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:21 Kaymakam Altuntaş drone ile gübreleme çalışmalarını inceledi Manisa’nın Kula ilçesinde başlatılan dron destekli gübreleme uygulamasıyla tarımda maliyetlerin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Körez Mahallesi’nde tarım arazilerinde başlatılan dron destekli gübreleme çalışmaları düzenlenen programla yerinde incelendi. Modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında 3 adet zirai ilaçlama dronu ile üretim alanlarında etkin mücadele yürütüleceği bildirildi. İnceleme programına Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Ziraat Odası Başkanı Nuri Topal, Kula İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Özel ile Körez Mahalle Muhtarı Ali Çıplak katıldı. Programda drone ile gübreleme öncesi hazırlık süreci, ilaç karışım oranları, uçuş planlaması ve uygulama aşamaları detaylı şekilde değerlendirildi. Kula Ziraat Odası Başkanı Nuri Topal, çiftçilerle sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Sahadaki ihtiyaç ve beklentileri yerinde değerlendiriyoruz. Tarımda işleri kolaylaştıracak, maliyetleri düşürecek ve verimi artıracak yenilikleri yakından takip ediyoruz. Dron ile gübreleme de bu anlamda önemli bir adımdır. Üreticilerimize daha uygun şartlarda hizmet sunulabilmesi için firmalarla görüşmelerimiz sürüyor. Amacımız Kula’daki çiftçimizin modern tarım imkânlarından en iyi şekilde faydalanmasını sağlamaktır" dedi. Kaymakam Talha Altuntaş ise teknolojinin tarımsal üretimde etkin kullanımının önemine dikkat çekerek, drone destekli uygulamaların bitki sağlığının korunması, verim kaybının önlenmesi ve maliyetlerin azaltılması açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Altuntaş, kamu kurumlarının üreticinin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Programda ayrıca dron teknolojisinin geniş arazilerde hızlı ve homojen uygulama imkânı sunduğu, zor arazi şartlarında dahi etkili sonuç verdiği ve ilaç kullanımını optimize ederek çevresel riskleri azalttığı belirtildi. Üreticiler de uygulamadan memnuniyet duyduklarını ifade ederek bu tür teknolojik desteklerin yaygınlaşmasının üretime olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi. Körez Mahallesi’nde başlatılan drone destekli uygulamanın ilerleyen süreçte Kula’nın diğer mahallelerinde de yaygınlaştırılmasının planlandığı öğrenildi. İlçede modern tarım tekniklerinin sahada yaygınlaştırılmasıyla verimliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretimin güçlendirilmesi hedefleniyor.