MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı "Yerçekimi" Berlinale’de yarışacak
17 Şubat 2026 Salı - 13:47 Genç oyuncusu Mustafa Konak’ın rol aldığı "Yerçekimi" Berlinale’de yarışacak Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmin Berlin Uluslararası Film Festivali’ndeki (Berlinale) gösterimine katılmak için Almanya’ya gitti. Havalimanındaki açıklamasında Filistin ve Doğu Türkistan’da yaşananlara dikkat çeken Konak, "Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. TRT 1’de yayınlanan ve büyük ilgi gören Mehmet Fetihler Sultanı dizisinde Şehzade Mustafa karakterini canlandıran Mustafa Konak, uluslararası arenada önemli bir film festivalinde yer alıyor. Konak’ın rol aldığı kısa film "Yerçekimi", dünya sinemasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Berlin Uluslararası Film Festivali’ne (Berlinale) davet edildi. Yapımcılığını Didem Nur Yayman’ın, yönetmenliğini Dalya Keleş’in üstlendiği kısa filmin başrollerini Sudem Beril Dinç ile Mustafa Konak paylaşıyor. Festivale katılmak için İstanbul’dan Almanya’ya giden genç oyuncu Mustafa Konak, havalimanında soruları yanıtladı. Böylesine önemli bir festivalde yer almanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Konak, "Heyecanlıyım açıkçası. Festivalde yer almak gerçekten gurur verici. İnsanın emek verdiği bir işin karşılığını alması da çok güzel bir his. İlk defa katılıyorum. Ben bu haberi ilk duyduğumda çok mutlu oldum. Çok sevindim. Etrafımdaki insanlardan duyduğum tepkiler beni daha çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. Filmde canlandırdığı Umut karakterinden bahseden Konak, "Umut ile Mustafa arasında hiçbir benzerlik yok. Çünkü tamamıyla benden uzak karakterdi. Oyunculuk dediğiniz şeyin de aslında size hiç benzemese de bir karakteri canlandırabilmek olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Büyüklerin kirli savaşında ölenler hep çocuklar oluyor" "Film gösteriminden sonra ödül töreninde bir konuşma yapacak mısın" sorusuna yanıt veren Konak, "Özel olarak bir konuşma hazırlamadım. Bir konuşma yapmam gerekirse dünyada Filistin’den daha önemli bir konu olduğunu düşünmüyorum. Bir de Doğu Türkistan’da yapılan zulümler var. Büyüklerin kirli savaşlarında ölenler hep çocuklar oluyorlar. Bu konuyu ben siyasi olarak dile getirmek yerine insani olarak dile getirirdim. Onlar sesini duyuramıyor ama ben birilerinin onlara ses olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Başarılı oyuncu Yerçekimi filminin festivalden ödülle dönebileceğine inandığını belirterek, "Ben bütün canlandırdığım rollerde inanarak oynuyorum. Bu rolde de inanarak oynadım. Ne kadar başarılı olduğumu seyircilerimiz belirliyor. Oynadığım Yerçekimi filminde de belirli bir aşamaya geldik. Umarım yapımcımız Didem Nur Yayman ve yönetmenimiz Dalya Keleş’in ellerinde bu ödülü hayaya kaldırırken görebiliriz" açıklamalarında bulundu.
Nilüfer Genç Caz Evrencan Gündüz ile final yaptı
17 Şubat 2026 Salı - 10:40 Nilüfer Genç Caz Evrencan Gündüz ile final yaptı Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve dört gün boyunca kente caz müziğinin enerjisini taşıyan "Nilüfer Genç Caz" konserleri, Evrencan Gündüz’ün sahne aldığı final gecesiyle sona erdi. Nazım Hikmet Kültürevi önünde gerçekleşen kapanış konserine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katılarak vatandaşların coşkusuna ortak oldu. Nilüfer’de dört gündür devam eden ve 15’ten fazla sanatçının sahne aldığı Nilüfer Genç Caz konserleri, yoğun katılımlı bir finalle tamamlandı. Etkinliğin son gününde sahneye çıkan sevilen sanatçı Evrencan Gündüz ve grubu Uzaylılar, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Nazım Hikmet Kültürevi önünde düzenlenen konseri, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de vatandaşlarla birlikte izledi. Hem kendi şarkılarını hem klasikleri seslendirdi Yaklaşık iki saat sahnede kalan Evrencan Gündüz; "Sen Aşkımızdan", "Oreo" ve "Yeni Bir Şarkı" gibi sevilen eserlerini seslendirdi. Repertuvarında Türk ve dünya müziğinin klasiklerine de yer veren Gündüz; "What A Wonderful World", "Sunny", "Anlıyorsun Değil Mi?", "Burçak Tarlası" ve "Gönül Salıncağı" gibi parçaları Nilüferliler için yorumladı. Sahne enerjisiyle dikkat çeken Gündüz, performansı sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karıştı. Gecenin en dikkat çekici kısımlarından biri ise Gündüz’ün genç hayranı Kamelya’yı sahneye davet etmesi oldu. Gündüz ve orkestrası, bir şarkıyı Kamelya sahnedeyken seslendirerek geceye renkli bir anı bıraktı. Başkan Şadi Özdemir’den caz festivali müjdesi Konserin sonunda sahneye gelerek Evrencan Gündüz’e günün anısına hediye takdim eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinlik boyunca sahne alan sanatçılara ve ilgi gösteren seyircilere teşekkür etti. Nilüfer’in kültür, sanat ve sporun başkenti olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yaz aylarında kapsamlı bir Caz Festivali düzenlemek istediklerini belirtti. Festivali toplumun her kesimi için erişilebilir kılmaya özen gösterdiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu sayede çok sayıda engelli vatandaşımız da konserleri rahatlıkla takip edebildi. Herkesin kendini iyi hissettiği bir Nilüfer sevdamız var. Özellikle kadınlar ve gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan için özel şarkı Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözüne atıfta bulunan Başkan Şadi Özdemir, Nilüferlileri güçlü sanatçılarla buluşturmayı sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından Evrencan Gündüz, Ajda Pekkan’ın unutulmaz eseri "Bir Günah Gibi" şarkısını Başkan Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir için seslendirdi.
Sevgililer gününde eşini yalnız bırakıp Sivasspor’u seçti
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:05 Sevgililer gününde eşini yalnız bırakıp Sivasspor’u seçti Sevgililer gününde gerçek aşkım dediği Sivasspor için uçağa atlayıp Sivas’a geldi. Sivasspor aşığı bazen uçak, bazen tren bazen de otomobili ile binlerce kilometre yol yaparak Sivasspor’un tüm maçlarını tribünde izliyor. İstanbul’da yaşayan 44 yaşındaki Serkan Çelikel, Sivasspor’a duyduğu sevgi ve bağlılıkla dikkat çekiyor. Çelikel, takımının Sivas’ta ve deplasmanda oynanan tüm maçlarını takip edip, maçları tribünde izliyor. Sivasspor’un peşinde her ay bazen uçak, bazen tren bazen de otomobiliyle binlerce kilometre yol yapıyor. Sevgililer gününde Sivaspor’u tercih etti Serkan Çelikel, 14 Şubat sevgililer gününe denk gelen Sivasspor-Vanspor maçında da Svasspor’u yalnız bırakmadı. Eşini İstanbul’da bırakan Çelikel maçı izlemek için uçakla Sivas’a geldi. Çelikel yaptığı açıklamada, "Bizim Sivasspor aşkımız çocukluktan bu yana geliyor. Bu bana babamın bıraktığı mirastır. Ben Sivasspor maçlarına uzun zamandır gidiyorum. Geçen sene deplasmanda toplam 9 bin 300 kilometre yol gittim. Şartlar elverişli olduğu sürece bu armanın peşini bırakmayacağım. Biz Sivasspor’un bütün iç ve dış daha maçlarına İstanbul’dan uçakla, trenle ve kendi şahsi arabalarımızla geliyoruz. Bugünde 14 Şubat sevgililer günü, biz de bu günde sevgilimizin yanında olmamız lazım diyerek, Sivasspor’umuzun yanında geldik. Benim en büyük sevgilim Sivasspor. Eşim benim en büyük destekçim. Eşim bana göre programlarını yapıyor. Eşime ve çocuklarıma teşekkür ederim. İşimiz İstanbul’da ama gönlümüz ve aklımız hep Sivassporda’dır. İstanbul’dan her geldiğimde formamı giyip gelirim. Hiçbir zaman gidene kadar çıkartmam" şeklinde konuştu.
90’ların duygusal şarkıları yeni albümde hayat buldu
13 Şubat 2026 Cuma - 12:49 90’ların duygusal şarkıları yeni albümde hayat buldu Lise ve üniversite yıllarında temelleri atılan müzikal dostluk, 30 yıl sonra profesyonel bir albüme dönüştü. Yol ve Yolcu grubu, 90’ların ruhunu taşıyan 5 şarkıdan oluşan "Ben mi?" albümüyle müzik piyasasına hızlı bir giriş yaptı. Serkan Urgancı ve Mert Atalay tarafından kurulan Yol ve Yolcu grubu, müzik dünyasına anlamlı ve nostaljik bir giriş yaptı. Yaklaşık 30 yıl önce üniversite sıralarında başlayan ve o dönemde sadece yakın çevrelerinde bilinen besteler, aradan geçen uzun yılların ardından profesyonel kayıtlarla ölümsüzleştirildi. Grubun beş şarkıdan oluşan ve "Ben mi?" adını taşıyan ilk stüdyo albümü, dijital müzik platformu üzerinden dinleyicilerin beğenisine sunulurken, eserler 90’lı yılların melodik yapısını günümüze taşıdı. Gençlik hayali gerçeğe dönüştü Grubun üyelerinden Serkan Urgancı, müziğin hayatlarında her zaman önemli bir yer tuttuğunu ancak profesyonel adımların yaşam şartları nedeniyle ertelendiğini ifade etti. Bestelerin ortaya çıkış sürecini ve yaşadıkları heyecanı dile getiren Urgancı, "Öğrenci evimizde aklımıza gelen küçük bir melodi, birkaç kelime söz üstüne heyecanla günlerce uğraşır, ortaya çıkan bestelerimizden büyük haz alırdık. O günün şartları ve kendimizi içinde bulduğumuz hayat telaşı bestelerimizin derli toplu hale getirilmesini engellemişti. Ancak aradan geçen uzun yıllar sonunda nihayet bestelerimiz profesyonel dokunuşlarla hayat buldu. Bu bizim gençlik hayalimizdi" dedi. 90’ların duygu yüklü ruhu Yol ve Yolcu grubunun diğer üyesi Mert Atalay ise albümün müzikal kimliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kendi kuşaklarının müzikal rengini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini belirten Atalay, "Bizler 90’lar gençleriyiz. 90’ların melodik ve duygu yüklü şarkılarıyla büyüdük. Elbette ki zaman içerisinde müzik tarzları ve yeni kuşakların beğenileri değişti. Fakat görüyorum ki sadece bizim yaş grubumuz değil gençler de 90’ların şarkılarına ilgi gösteriyor. Bizim de müziğimizin temelini, içinde yoğrulduğumuz 90’ların duygu yüklü melodik tarzı oluşturuyor" şeklinde konuştu. Albümün özellikle akustik ve duygusal tınıları ilgi duyan müzikseverler tarafından listelerde üst sıralarda yer almaya başladı.
Balıkesir’de, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseri
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:18 Balıkesir’de, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseri Balıkesir, bu akşam eşsiz bir müzik ve dans ziyafetine ev sahipliği yaptı. Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde dev bir sanat hareketine dönüşen Maarif Orkestrası ve Halk Dansları Topluluğu, "Selanik’ten Balıkesir’e Atatürk Ezgileri" konseriyle izleyenlerin alkışlarını topladı. 2024 yılında 110 öğretmenle yola çıkan ve bugün 51 şehirde 5 binden fazla öğretmene ulaşan bu anlamlı proje, Balıkesir’de meyvelerini verdi. Balıkesir’de kurulan topluluk bünyesinde, farklı branşlardan 44 orkestra üyesi ve 65 halk dansçısı olmak üzere toplam 109 öğretmen sahne alarak "sanatçı" kimlikleriyle izleyicilere ilham kaynağı oldu. Tarih ve Kültür türkülerle yeniden hayat buldu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te başlayan hayat yolculuğunun, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin ve Kuvay-i Milliye şehri Balıkesir’in millî ruhunun türkülerle harmanlandığı gecede duygusal anlar yaşandı. Geçmişten geleceğe uzanan bu anlamlı yolculukta, müziğin birleştirici gücü bir kez daha vurgulandı. Program sonunda emeği geçen tüm öğretmenler, sahne performanslarıyla büyük alkış toplarken; Balıkesir’in kültürel mirasına ve eğitim camiasının sanatçı yönüne dikkat çekilen bu özel gece hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştirildi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi Fatih Salonu’nda düzenlenen geceye; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal, protokol üyeleri, öğretmenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Mehmet Çevik’ten samimi itiraflar: "Sahne aşkım hiç bitmedi"
08 Şubat 2026 Pazar - 13:59 Mehmet Çevik’ten samimi itiraflar: "Sahne aşkım hiç bitmedi" Sahnedeki enerjisiyle yıllardır geniş bir hayran kitlesine ulaşan Mehmet Çevik, müziğe olan tutkusunu, aile hayatını ve unutamadığı anlarını içten sözlerle anlattı. Ünlü sanatçı, "İşini seviyorsan sahneye koşa koşa çıkarsın" diyerek müziğin hayatındaki yerini özetledi. 24 yıldır sahnelerde olduğunu hatırlatan Çevik, sahnede olmanın kendisi için bir meslekten çok bir yaşam biçimi olduğunu söyledi. Sevenleriyle yüz yüze gelmenin ve onlara şarkı söylemenin en büyük motivasyonu olduğunu dile getiren Çevik, her sahnede aynı heyecanı yaşadığını ifade etti. Ailesi her şeyin önünde Sahne ışıkları kapandığında bambaşka bir Mehmet Çevik olduğunu söyleyen sanatçı, eşi Gizem, çocukları Çınar ve Zeynep’le sade ve huzurlu bir yaşam sürdüğünü belirtti. "Evdeyim, bahçedeyim, çocuklarımla vakit geçiriyorum" diyen Çevik, kendisini tam anlamıyla evcimen biri olarak tanımladı. O konserde gözyaşlarını tutamadı Mehmet Çevik’in hafızasından silinmeyen an ise 4 Haziran’da Kültürpark Açıkhava’da verdiği konser oldu. Kapasitesi 3 bin 500 olan mekânın 5 bin 500 kişiyle dolduğunu söyleyen Çevik, o gece sahnede duygularına hâkim olamadığını dile getirdi. Çevik, "Hayranlarımın karşısında gözyaşlarımı tutamadım" sözleriyle yaşadığı gururu paylaştı. "Bursa vazgeçilmezim" Türkiye’nin dört bir yanından sahne teklifleri aldığını belirten Çevik, buna rağmen Bursa’dan kopamadığını söyledi. Programlarının büyük bölümünü Bursa’da yaptığını dile getiren sanatçı, şehir dışındaki dinleyicilerinin de kendisini izlemek için Bursa’ya geldiğini anlattı. "Yeni şarkılar yolda ama acele yok" Yoğun sahne temposu nedeniyle yeni şarkı çalışmalarını daha planlı yürütmek istediğini ifade eden Mehmet Çevik, "Sevenlerimle yılda bir ya da iki kez yeni projelerle buluşuyorum" diyerek müjdeyi de verdi. Sözlerinin sonunda hayranlarına teşekkür eden Çevik, "Onlar olduğu sürece ben sahnelerde olacağım" dedi.
Selçuk Balcı Başkentli sanatseverlerle buluştu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 22:59 Selçuk Balcı Başkentli sanatseverlerle buluştu Karadenizli sanatçı Selçuk Balcı, Ankara’da düzenlenen konserde hayranları ile buluştu. Karadenizli sanatçı Selçuk Balcı, CSO Ada Ana Salon’da sevenleri ile buluştu. Sanatseverler konsere büyük ilgi gösterdi. Balcı, konser öncesi İHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yıllardır çalmıyorduk bu konseptte. Biraz heyecan yaptım ben. Günlerce hazırlığı sürdü. Provasına İstanbul’a gidip geldim. İnsanları güzel bir müzik şöleni bekliyor. Güzel de bir seyircimiz var. İnşallah güzel geçecek. Heyecanlıyız, bekliyoruz. Orkestrayı biraz daha büyüttük. İçinde yaylılar var. Bakır üflemeli enstrümanlar var. Hepsi yazılı çizili. Bende böyle bir konsept olduğu zaman, her zaman böyle çıkmadığımız için sahneye biraz daha heyecan yapıyorum açıkçası. Ama güzel bir müzik yolculuğu olacak. Ben gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Böyle bir müzik yolculuğumda, böyle bir durum içerisinde beni yalnız bırakmadıkları için sağ olsunlar var olsunlar" dedi. Şubat ayında yeni parça çalışmaları olacağını söyleyen Balcı, "Şubat ayında yeni parçalarım olacak. Stüdyo çalışmalarım olacak, stüdyo aşamalarım olacak. Ama ne zaman çıkacağına dair kesin bir bilgi veremiyorum. Çünkü elimde kayıt var ama daha klibini çekmedik. Klip çekeceğim, onun için de karların erimesini bekliyorum. Çünkü eleştiri alıyorum, bütün kliplerim karlı diye eleştiri almaya başladım. O yüzden karlar eridikten sonra baharda çekeceğim klipleri. Başkentin asil ve müziksever seyircisini yürekten kutluyorum. Özellikle bu salondaki etkinlikleri hiçbir zaman kaçırmıyorlar. Ben de onlara hitap edeceğim için mutluyum. Sevinçliyim, güzel bir konser bizi bekliyor" diye konuştu.