GÜNDEM - 16 Ocak 2015 Cuma 13:23

Nasuh Mahruki’den eğitim sistemine eleştiri

A
A
A
Nasuh Mahruki’den eğitim sistemine eleştiri

Rize’de öğrencilere hitaben konuşan Nasuh Mahruki, Türkiye’de eğitim sisteminin herkesi aynı tornadan geçirmeye çalışarak, gençlerin içerisindeki potansiyeli kısıtladığını söyledi.

Rize Valiliği tarafından yürütülen Rize’de Eğitime Nitelik Kazandırma (RENK) projesi kapsamında Rize Anadolu Lisesi’nin misafiri olarak Rize’ye gelen AKUT’un kurucu başkanı ve dünyaca ünlü doğa sporcusu Nasuh Mahruki Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde kişisel gelişim üzerine “Kendi Everestinizi oluşturun” konulu bir konferans verdi.

Rize Valisi Ersin Yazıcı’nın da katıldığı konferansı yüzlerce öğrenci dinledi. Mahruki’den önce Vali Ersin Yazıcı bir konuşma yaptı. Yazıcı, konuşmasında gençlerden, hedeflerini kendileri için belirlemelerini ve hedeflerine varmak için neler yapılması gerekiyorsa onları yapmalarını istedi. Yazıcı, “Hayallerinizi oluştururken, hedeflerinizi koyarken, bunları asla bir başkası için yapmayın. Kendiniz için yapın. Kendi gönlünüzden geçtiği için yapın. Anne ve baba evladı için en iyi olanı yapmayı ister. Bende öyle istiyorum. Hayatta mutlaka ulaşmak istediğiniz bir Everestiniz olsun. Ama gönlünüze yatan bir Everest olsun. Bir başkası için kendinize Everest belirlemeyin. Kendinize belirlediğiniz hedefinize ulaşmak için ne yapmanız gerekiyorsa lütfen onu yapın. O hedefe ulaşmak için günün 5-6 saatini sosyal medyada geçirmeniz gerekiyor ise onu yapın. 3-4 saat televizyon izlemeniz gerekiyor ise onu yapın. Ama o hedefe ulaşmak için ders çalışmanız gerekiyor ise onu yapın. Ne yapmanız gerekiyor ise lütfen onu yapın. Ham hayaller ile işimiz olmaz. Hayal zirveye ulaşmanın ilk adımıdır” dedi.

"DÜNYAYA BİR KEZ GELİYORUZ"
Mahruki, gençlere hitaben yaptığı konuşmasında insanların dünyadaki hayat deneyimini sadece bir kez yaşayabileceklerine vurgu yaparak gençlikte alınacak yanlış kararların gelecekte telafisinin zor olacağına vurgu yaptı. Mahruki, “Bir kere dünyaya geliyoruz. Bir kere çocuk oluyoruz. Bir kere ergen ve yetişkin olup bir kere ölüyoruz. Bu yalnızca bir kere yaşayacağınız bir yaşam deneyimi. Bunun tekrarı yok. Telafisi de yok. Provası da yok. O nedenle erken yaşlarda hata yaparsak bu hataları geri döndürmemiz gerçekten çok zor. 77-78 milyonluk bir ülkede yaşıyoruz. Aşağı yukarı 30 yaşında altında 35 milyon insan var bu ülkede. Genç nüfusumuz ile orantılı bir başarı grafiğini hiçbir disiplinde elde edemiyoruz. Türkiye son Londra ve Çin olimpiyatlarına büyük kafileler ile gitti. Ama nüfusumuz ile doğru orantılı bir başarı grafiği elde edemeden geri döndük. Atletizm de iki başarı elde ettik. Birinde sporcumuz dopingli çıktı” diye konuştu.

HERKES AYNI TORNADAN GEÇİRİLMEK İSTENİYOR
Türkiye’deki eğitim sistemini eleştiren Mahruki, eğitim sisteminin herkesi aynı tornadan geçirmeye çalışarak, gençlerin içerisindeki potansiyeli kısıtladığını söyledi. Mahruki, “Avrupa’da başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde toplum nüfusu 10 milyon bile olmayan bizden çok daha küçük ülkeler, genç nüfusunu ele alınsanız 3 milyon bile genç nüfus çıkartamayacakları halde biz 39 milyon gencimiz ile onların 3 milyon genci ile rekabet bile edemiyoruz. Yanlarına bile yaklaşamıyoruz. Neden dersiniz. Türk insanı kabiliyetsiz olduğu için mi? Yok. Dünyada kabiliyetli veya kabiliyetsiz milletler diye bir ayrım yok. Gençlerin sahip olduğu potansiyeli erken keşfetmiş ve buna göre sistemini kuran devletler ve milletler vardır. Yada bu sistemi kurmayan ve kuramayan devletler ve milletler vardır. Türkiye maalesef ikinci kategoride. Türkiye’de gençlerin içerisindeki özel yetenekleri ortaya çıkartmayı sağlayacak bir sistem maalesef yok. Herkesi aynı tornadan geçirmeye çalışan. Herkesi birbirine benzetmeye çalışan. Bir sisteme sahibiz. Bu hepinizin içerisindeki potansiyeli kısıtlayan bir sistem” şeklinde konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de "koku" faciası: 23 küçükbaş hayvan telef oldu, 77’si son anda kurtarıldı Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde menfezdeki dereden yayılan keskin koku küçükbaş hayvanları zehirledi, 23 hayvan telef oldu. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 77 hayvan da son anda kurtarıldı. Olay, Ankara-Kırıkkale karayolunun 16’ncı kilometresindeki menfezde meydana geldi. Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde hayvancılıkla uğraşan 2 çocuk babası Sakin Ulusoy (49), her gün olduğu gibi 100 küçükbaş hayvanını otlattıktan sonra menfezden geçirdiği sırada yoğun bir kokuyla karşılaştı. Dere yatağından akan atık suyun yaydığı keskin koku hayvanları etkiledi. Zehirlendiği iddia edilen hayvanlardan 23’ü olay yerinde telef olurken, 76’sı köylülerin ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Telef oldu sanılan bir hayvan da ekiplerin müdahalesiyle menfezden çıkarıldı. AFAD, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, Kırıkkale Valisi Mehmet Makas’ın talimatıyla bölgede inceleme başlattı. Uzman ekipler, menfezden akan sudan numune alırken, telef olan hayvanlar üzerinde de inceleme başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Uğur Atar, olay yerinde bulunan vatandaşlara yaptığı açıklamada, hayvanların ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar analizlerinin ardından netlik kazanacağını bildirdi. "Acayip bir koku vardı" Dereden yayılan kokudan dolayı hayvanlarının telef olduğunu ifade eden yetiştirici Sakin Ulusoy, "Hayvanların arkasından geliyordum, acayip bir koku vardı. Hayvanlar etkilendi. Hayvanları ben çıkartayım dedim ama baktım, zehirleneceğim. Mecburen bıraktık, muhtarı aradım. Komutanlar geldi, Allah razı olsun, onlar da yardımcı oldu. Daha sonra itfaiye ekipleri geldi, gaz maskesiyle içeri girdiler. Normalde girilmiyor. Sayın Valimiz de sağ olsun, bütün ekipleri gönderdi. Yardımcı oldu. Allah işini gücünü rast getirsin" şeklinde konuştu. "Hayvanları kurtarmak istedim ama müdahale edemedik" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, olayın akşam saatlerinde meydana geldiğini belirterek, "Bugün akşam saatlerinde köylümüz Sakin Ulusoy beni aradı. ’Muhtarım yetiş, hayvanlarım telef oluyor’ dedi. Olay yerine geldiğimizde menfezin altında hayvanların içeri girdiğini ve ağır bir koku olduğunu fark ettik. Kendisi de biraz içeride durmuş, yarı baygın durumdaydı. Ben de hayvanları kurtarmak için müdahale etmek istedim ama giremedik. Daha sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Allah razı olsun, onlar müdahale etti. İtfaiye ekipleri ise içeride kalan hayvanları dışarı çıkardı. Özellikle Sayın Valimize çok teşekkür etmek istiyorum. Gecenin bu saatinde tüm ekipleri yönlendirdi, sağ olsun" dedi. Köy sakinlerinden çiftçi Dursun Doğan ise, "Telefon ettiğimizde jandarma ekiplerimiz geldi gerekeni yaptı. İtfaiye geldi maskeyle bir kısmını kurtardı. Herkes geldi, yoksa biz giremiyorduk kokudan. Çoban bayılıyordu, neredeyse ambulansı arıyorduk, temiz havaya çıkınca geri ayıldı" ifadesini kullandı.