Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Rize
Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:18:35
Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı. 2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi. "Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor" Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, "Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor" dedi. "Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım" Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, "Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor" ifadelerini kullandı. "Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor" Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, "Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz" şeklinde konuştu. "Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim" Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, "Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04
Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor
Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı tutmayan, çalışan katılımını merkeze alan yaklaşımıyla güçlü bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Bireysel farkındalığı kolektif bir refleks haline getiren bu anlayış, güvenliği bir zorunluluk ya da öncelik değil, ortak bir değer olarak konumlandırarak sürdürülebilir ve güvenli bir çalışma ortamının temelini oluşturuyor. Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor. Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor. 2025 yılını kaza olmadan tamamladı Çayeli Bakır, Düşün! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı. 2023 yılında hayata geçirilen program, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen bin 300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı. Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı yüzde 30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor. Risk değerlendirmesi süreçlerinde birey kart ile ‘Dur ve Konuş’ uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61 bin 103 birey kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13 bin 153 kez ‘Dur ve Konuş’ uygulaması gerçekleştirildi. Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen ‘Dur ve Konuş’ uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor. Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor. Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti. Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi. Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz da ’Dur ve Konuş’ uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Sahada yaptığı ‘Dur ve Konuş’lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti. Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2 bin 710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:18
2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor
Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:12
Böylesi ancak Karadeniz’de olur
Rize'nin İkizdere ilçesi Cimil Vadisi'ndeki derenin üzerine kurulu köprünün girişinde yer alan demir kapı görenleri şaşırtıyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:18
Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor
Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı. 2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi. "Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor" Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, "Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor" dedi. "Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım" Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, "Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor" ifadelerini kullandı. "Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor" Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, "Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz" şeklinde konuştu. "Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim" Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, "Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04
Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor
Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı tutmayan, çalışan katılımını merkeze alan yaklaşımıyla güçlü bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Bireysel farkındalığı kolektif bir refleks haline getiren bu anlayış, güvenliği bir zorunluluk ya da öncelik değil, ortak bir değer olarak konumlandırarak sürdürülebilir ve güvenli bir çalışma ortamının temelini oluşturuyor. Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor. Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor. 2025 yılını kaza olmadan tamamladı Çayeli Bakır, Düşün! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı. 2023 yılında hayata geçirilen program, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen bin 300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı. Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı yüzde 30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor. Risk değerlendirmesi süreçlerinde birey kart ile ‘Dur ve Konuş’ uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61 bin 103 birey kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13 bin 153 kez ‘Dur ve Konuş’ uygulaması gerçekleştirildi. Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen ‘Dur ve Konuş’ uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor. Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor. Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti. Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi. Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz da ’Dur ve Konuş’ uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Sahada yaptığı ‘Dur ve Konuş’lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti. Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2 bin 710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:18
2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor
Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:12
Böylesi ancak Karadeniz’de olur
Rize'nin İkizdere ilçesi Cimil Vadisi'ndeki derenin üzerine kurulu köprünün girişinde yer alan demir kapı görenleri şaşırtıyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:33
Hastanede bile birbirlerinin ellerini bırakmadılar
Rize’de el ele yürüyen yaşlı çifte kamyonetin çarpması sonucu çift yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Yaşlı çift hastanede birbirini elini bırakmayarak destek oldu. Olay Pazar ilçe merkezinde bugün öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cevdet Sarıgül (87) ve eşi Selime Sarıgül (85) isimli çift ilçe merkezinde el ele yürüdükleri sırada, dönüş yapmak isteyen bir kamyonetin çarpmasıyla bir anda yere savruldu. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sarıgül çifti olay yerine gelen ambulansın ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Kaçkar Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan çiftin birbirinin ellerini bırakmayarak destek olduğu görüldü. Kaza ise çevredeki işletmelerin kameralarında anbean yansıdı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:18
Rize’de boğalar arenaya hazırlanıyor
Rize’de her yıl Temmuz ayında geleneksel olarak Ayder Yaylası Galerdüzü mevkiinde düzenlenen boğa güreşleri öncesinde boğa sahipleri hayvanlarına antrenman niteliğinde çalışmalar yaptırmaya başladı. Çamlıhemşin ilçesi Çat Vadisi içerisinde yer alan Şenyuva Köyü’nde boğacılar, genç boğalarını arenaya hazırlamak amacıyla antrenman niteliğinde hazırlık güreşleri düzenledi. Doğayla iç içe bir alanda gerçekleştirilen organizasyon, bölge halkının da yoğun ilgisini gördü. Boğa sahipleri, özenle yetiştirdikleri genç boğaları sırayla güreşe alarak hem fiziksel durumlarını hem de reflekslerini test etti. Kontrollü şekilde yapılan karşılaşmalarda boğaların zarar görmemesi için deneyimli boğacılar tarafından anlık müdahaleler yapıldı. Etkinlikte, genç boğaların cesareti, dayanıklılığı ve rakibe karşı duruşu dikkatle gözlemlenirken, ilerleyen süreçte hangi boğaların büyük arenalara çıkacağına dair ilk sinyaller de alınmış oldu. Organizasyonu yakından takip eden boğacılardan Ömer Gümba, genç boğaları doğrudan arenaya çıkarmamak için öncesinde alıştırma yaptırdıklarını dile getirerek "Yeni yetişen boğalarımızı doğrudan büyük arenalara çıkarmak yerine bu tür hazırlık güreşleriyle alıştırıyoruz. Hem boğalarımızın gücünü hem de tepkilerini ölçüyoruz. Bu bizim için ciddi bir hazırlık süreci. Katılımın yoğun olması da bu geleneğin ne kadar güçlü şekilde devam ettiğini gösteriyor. Bu ‘Güreş’ten geçemeyenlerin çoğu kurbana gider sözü de aslında buradan geliyor. Yani bir boğa, güçlü rakipler karşısında kendini ispat edemezse, güreşlerde devam etmez; çoğu zaman kurbanlık olarak değerlendirilir. Bu yüzden bu antrenmanlar boğaların gidişatını belirleyen önemli bir aşama" ifadelerini kullandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:38
‘Miray kuş’ imza gününde
Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:34
Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, hokeyde Türkiye 3.’sü oldu
Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, Okul Sporları Gençler A Hokey Türkiye birinciliği müsabakasında 3. oldu. Gaziantep’te düzenlenen Okul Sporları Gençler A Hokey Türkiye Birinciliği müsabakalarında Rize’yi temsil eden Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, büyük bir başarıya imza atarak Türkiye 3.sü oldu. 25-29 Nisan tarihleri arasında 3 farklı bölgeden gelen 9 seçkin takımın mücadelesine sahne olan şampiyonada Ardeşen ekibi, turnuva boyunca sergilediği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti. Turnuva süresince normal sürede hiç mağlup olmayan Rize temsilcisi, yarı finalde seri penaltı atışları sonucunda final kapısından döndü. Finali kaçıran Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, üçüncülük müsabakasında İstanbul temsilcisi ile karşı karşıya geldi. Sahadan galibiyetle ayrılan Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, Rize’ye bronz madalya ile dönme başarısı gösterdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Ramazan Öztürk, elde edilen bu başarının ardından teknik ekip ve sporcuları tebrik ederek, "Gaziantep’te düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda ilimizi en iyi şekilde temsil eden, turnuvayı namağlup tamamlayıp sadece penaltılarla finalin kıyısından dönen Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarıda emeği geçen teknik ekibimizi, antrenörlerimizi ve okul idaremizi tebrik ederim. Gençlerimizin sporun her branşında gösterdiği bu azim, bizler için en büyük gurur kaynağıdır." İfadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:56
Rize’nin ilk Togg T10F taksisi yollarda
Rize şehir merkezinde taksicilik yapan Şenol Yazıcı, yerli ve elektrikli otomobil Togg T10F ile hizmet vererek kentte bir ilke imza attı. Yaklaşık 6 yıldır taksicilik yapan Yazıcı, hem yakıt maliyetlerini düşürmek hem de teknolojiye ayak uydurmak amacıyla bu adımı attığını söyledi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 20:38
Recep Uçar: "İyi bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık"
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Konyaspor maçının ardından "İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık" dedi Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, "Maçın geneline baktığımızda aslında bizim için çok anlamlı, çok değerli ve çok önemli bir takıma karşı oynadık bugün. Maçın genelinde aslında ilk 30-35 dakikalık sürede belki çok fazla üretemedik ama kendi kalemizde de çok fazla pozisyon vermedik, bizim kalecimize de çok top gelmedi. Ancak oyunun kontrolünü elimizde tutmaya çalıştığımız bir bölümdü. Geriye düştüğümüz anlarda bile vazgeçmeyen, sahada karakter koyan bir oyuncu grubu vardı. İyi bir takıma karşı, oyun disiplininden kopmadan mücadele ederek güzel bir galibiyet aldık. Tabii ki eksiklerimiz var, hatalarımız var ama kazanırken bunları düzeltmek çok daha kolay. Bugün sahada doğruları yapan taraf bizdik. Ortaya koyduğumuz bu mücadele ve özellikle kazanma isteği, gelecek adına gerçekten çok iyi sinyaller veriyor. Bunu daha fazla geliştireceğiz ve kendimizi daha üst sıralara atacağız. Bunun için daha fazla antrenman yapmamız, daha çok çalışmamız gerekiyor. Öncelikli hedefimiz bu alt gruptan kendimizi tamamen sıyırıp üste atmak. Sonrasında ise çok daha farklı hedefler koymak istiyoruz; çünkü bunu yapabilecek bir oyuncu kalitemizin olduğunu net bir şekilde düşünüyoruz. Bugün bu inancı sahada gördüm" diye konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 20:33
Osman Demir: "Oyuncularımızın mücadelesinden mutluyuz"
Konyaspor Yardımcı Antrenörü Osman Demir, Çaykur Rizespor maçının ardından, "Oyuncularımızın mücadelesinden, ortaya koydukları karakterden ve performanstan mutluyuz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Konyaspor, deplasmanda Çaykur Rizespor’a 3-2 mağlup oldu. Karşılaşmadım ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Konyaspor Yardımcı Antrenörü Osman Demir, "Çok kısa sürede zorluk seviyesi yüksek maçlar oynadık. Bu süreçte yıpranan oyuncularımız oldu, yorgunluk binen oyuncularımız oldu. Ve bu bir hafta içinde üç maçımız daha var; bunlardan bir tanesi Rizespor, salı günü İstanbul’da Beşiktaş, daha sonrası cumartesi günü ligde tekrar Fenerbahçe’yle oynayacağız. Burada tabii bir programlama yapmamız gerekiyordu. Bu konuda buraya da daha az süre alan oyuncularımızla ve akademiden genç oyuncularımızla geldik. Oyuncularımızın mücadelesinden, ortaya koydukları karakterden ve performanstan mutluyuz. Güzel bir maç oldu, karşılıklı goller oldu. Hem Rizespor adına hem bizim adımıza daha fazla goller olabilir miydi? Evet, olabilirdi. Ama genel manada hem bizim adımıza sevindirici olan diğer oyuncularımızı görmek oldu, onların mücadelesi de açıkçası bizi mutlu etti" diye konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:59
Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 3 - Konyaspor: 2 (Maç sonucu)
Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 58. dakikada ceza sahasına derinlemesine atılan pasla buluşan Mebude’nin vuruşunda top filelerle buluştu. 2-1 65. dakikada ceza sahası dışı sol tarafından Augusto’nun şutunda top direğe çarparak ağlara gitti. 3-1 89. dakikada Eren’in sağ kanattan ceza sahasına ortasında Yhoan topu fileler gönderdi. 3-2 Hakemler: Ömer Faruk Turtay, Kemal Elmas, Orhun Aydın Duran Çaykur Rizespor: Fofona, Hojer, Samet Akaydin (Emir Ortakaya dk. 81), Mocsi, Mithat, Taylan (Papanikolaou dk. 72), Augusto (Taha Şahin dk. 72), Laçi, Olawoyin (Halil Dervişoğlu dk. 81), Mebude, Sowe (Buljubasic dk. 88) Yedekler: Erdem Canpolat, Pierrot, Sagnan, Furkan Orak, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Konyaspor: Deniz, Arif, Yasir (İsmail Esat Buğa dk. 72), Uğurcan (Rayyan Baniya dk. 62), Jo Jin-Ho, Bazoer (Eren Cemali Yağmur dk. 80), Bjorlo, Olaigbe (Bardhi dk. 62), Gonçalves (Jevtovic dk. 62), Yhoan, Svendsen Yedekler: Ömer Çobanoğlu, Eren Doğan, Egemen Aydın, Ahmet Kusay Dağdevir, Ahmet Tırpancı Teknik Sormlu: Osman Demir Goller: Laçi (dk. 18), Mebude (dk. 58), Augusto (dk. 65) (Çaykur Rizespor), Jo Jin-Ho (dk. 16) (Konyaspor) Sarı kartlar: Augusto (Çaykur Rizespor), Jo Jin-Ho, Bardhi (Konyaspor)
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder