GENEL - 04 Şubat 2017 Cumartesi 11:09

ABD’nin ilk başörtülü milletvekili Ilhan Omar: "Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz"

A
A
A
ABD’nin ilk başörtülü milletvekili Ilhan Omar: "Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz"

ABD tarihinde Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olan Ilhan Omar, ABD Başkanı Trump’ın 7 Müslüman ülke vatandaşının ABD’ye girişini yasaklayan karanameyi onaylamasını değerlendirdi. Omar, "7 Müslüman ülkeye karşı yapılan özellikle engelleme durumuna karşıyım. Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçim yapıldı ve seçimin sonucunda seçilen bir başkan" dedi.
Uluslararası İnsan Hakları Savunucuları Konferansı’na katılmak için Türkiye’de bulunan ABD tarihinde Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olma ünvanını taşıyan Ilhan Omar, ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklayan kararnameyi İhlas Haber Ajansı’na değerlendirdi. ABD BaşkanıTrump’ın Irak, Libya, Suriye, İran, Sudan, Somali ve Yemen’den gelen vatandaşların ABD’ye girişini yasaklayan kararnameyi imzalaması dünyada birçok eleştiriye neden olurken, havaalanlarında vatandaşların durdurulması da kamuoyunda geniş yer bulmuştu.

“Havaalanındaki insanların yaşadığı korku ve acıyı gördüm"
7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişinin yasaklanmasıyla ilgili konuşan ABD Temsilciler Meclisi’ne giren ilk başörtülü milletvekili olan Ilhan Omar, “Trump’ın çıkarttığı konu anayasaya aykırı, Amerika’nın zaten çoğunlukla göçmenlerden oluşan bir yapısı var, bu birliktelik Amerika’da güzel. Bir eyalette zaten bu durumun durdurulmasıyla alakalı bir karara alındı. 7 Müslüman ülkeye karşı yapılan özellikle engelleme durumuna karşıyım. Amerika’da yaşanan bu durumla alakalı havaalanındaki insanların yaşadığı korku ve acıyı gördüm. Bunun zaten uygun olmadığıyla alakalı bir yasa düzeltmesi, değiştirilmesi yapıldı ve bu durum zaten değişecek. Biz insan hakları savunucularıyız, bu durumun değişmesi için çalışıyoruz, bu konunun kalkmasıyla ilgili bir karar alındı zaten ama tekrarlanması durumunda biz bununla alakalı tekrardan birleşip mücadelemizi veriyor olacağız" dedi.

“Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçimin sonucunda seçilen bir başkan”
ABD vatandaşı olduğu belirtilen İran kökenli 5 yaşındaki bir çocuğun kelepçelenmesi ve ailesiyle birlikte havalimanında bekletilmesiyle ilgili Beyaz Saray sözcüsü Sean Spicer’in çocuğun ABD için tehdit olduğunu söylemesini değerlendiren Omar, “Bir başkanın bunu söylüyor olması oldukça ürkütücü ve korkutucu, böyle bir yorumda bulunmaması gerekiyor. Özellikle genç, ufak bir çocuk hakkında bunu söylememesi gerekiyor. Bu insanlar savaştan kaçıyorlar ve bir şekilde bir yerlere sığınıyorlar bununla alakalı olarak yaşadıkları korkular ve endişeler var. Biz zaten bu endişeleri giderebilmek adına biz birlikte hareket edip, davranmamız gerekiyor. Daha önce Amerika’ya girip bir sinemada saldırıda bulunanlar da olmuştu. Ülkenin içerisinde de zaten bir güvenlik problemi var. Şuan ülkede olanlardan çok memnun değiliz ancak seçim yapıldı ve seçimin sonucunda seçilen bir başkan. Obama’nın 8 yıllık başkanlık sürecinde çok büyük gelişmeler kat ettik ve bu oldukça verimli bir dönemdi”

“Bu açıklamasından dolayı tabii ki ürktüm ve korktum”
ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı Steve Bannon’ın 5 ya da 10 yıl içinde Ortadoğu ile savaşa gireceğiz dediği iddiasını değerlendiren Ilhan Omar, “Bu beyanattan dolayı oldukça rahatsız oldum, çünkü tabii ki stabil bir hale gelmesi gerekiyor dünyanın ülkeler arasında bu tarz savaşların bir şekilde durması gerekiyor. Bu açıklamasından dolayı tabi ki ürktüm ve korktum, endişe duydum. Bende savaş olan bir ülkeden kaçtım ve Amerika’ya yerleştim. Biz insan hakları savunuculuğu alanında ülke olarak çok iyi bir geldik ve oradan gelecek olan özellikle kadınların ve çocukların ülkemizde alınabileceğini ve yaşayabileceğini de düşünüyorum. Bu zaten tarihi bir olay Amerika’da birçok genç kadın bunu yapabilmeli ve meclise girebilmeli” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da "Orman Benim" kampanyasıyla çevre temizliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle artan orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Çevre temizliği etkinliğinin ardından açıklamalarda bulunan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür farkındalık projelerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Özdemir, "Bir farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen bu anlamlı etkinlikte genç kardeşlerimizle bir araya geldik. Ülkemizdeki orman varlığını korumak, gelecek nesillere ormanlarımızı miras bırakabilmek için bu adımı attık. Malum, dünya genelinde ciddi bir iklim değişikliği yaşıyoruz ve küresel ısınmayla karşı karşıyayız. Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada orman yangınlarının her yıl artarak çoğalmasına sebep oluyor. Biz de en azından orman yangınlarımızı azaltabilmek, insan kaynaklı yangınları engelleyebilmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi doğal alanlarımıza, ormanlarımıza getirerek eğitimler verdik. Çöplerimizi doğaya dökmemek ve ormanda kontrolsüz ateş yakmamak gibi hayati konularda uygulamalı bilinçlendirme sağladık" dedi. Gençlerin bu konuda ciddi bir bilince sahip olması gerektiğinin altını çizen Kaymakam Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ormanlar sadece görsel bir doğal güzellikten ibaret değildir. Ormanlar; barındırdığı hayvan ve bitki varlığıyla birer doğal yaşam alanıdır. Bizim nefes almamızdan temiz su içmemize kadar hayatın her evresini doğrudan etkileyen en büyük değerlerimizdir. Bu nedenle hepimize düşen görev, ormanlarımıza sonuna kadar hassasiyetle sahip çıkmaktır. Bu bilinci yediden yetmişe tüm vatandaşlarımıza aşılamalıyız. Etkinlikte emeği geçen başta Orman İşletme Müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlara ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum." Etkinliğe; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Orman İşletme Müdürü Serdar Aksu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Sert ile orman işletme şefleri ve çok sayıda genç katıldı.
Sivas "Sessiz katil" hipertansiyona dikkat Sivas Numune Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Gülşah Altun, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Altun, "Hipertansiyon yani yüksek tansiyon kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Belirtileri baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve ara sıra burun kanaması olsa da genellikle tehlikeli boyutlara çıkmadan bulgu vermediği için ‘sessiz katil’ olarak tanımlarız" dedi. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı Toplumda her 3 kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu söyleyen Altun, "Hipertansiyon 65 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülmektedir. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı, eğer ailede kalp hastalığı ve diyabet varsa bu ölçümleri 30 yaşın üzerinde herkes senede bir yaptırmalıdır. Kronik böbrek hastalığının diyabetten sonraki ikinci en sık sebebi hipertansiyondur. Her 5 diyaliz hastasında birinin diyalize girme sebebi hipertansiyondur. Yine inme kalp krizi felç görme kayıplarının en sık sebebi hipertansiyondur" dedi. Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemelidir Hipertansiyonun sebeplerini sıralayan Altun, "Genetik yatkınlığın yanı sıra aşırı tuz tüketimi, fazla kilolu olma, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol, kronik stres, diyabetik olma önemli sebeplerdir. Özellikle Türk toplumunda tuz tüketim oranı sağlıklı insanlara önerilen tuz tüketiminden 4 kat daha fazladır. Günlük tuz tüketimi toplamda 5 gram yani bir çay kaşığını geçmemelidir. Hipertansiyonun tedavisinde ise mutlaka düzenli hekim kontrolleri, verilen tedavinin geçici görülmeyip hastaların kendini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam etmesi çok kıymetlidir. Dünyada yıllık 10 milyon kişinin ölümünden doğrudan ya da dolaylı olarak hipertansiyon sorumludur" ifadelerine yer verdi. Düzenli fiziksel aktivite çok önemli Hastalıktan korunma yollarından bahseden Altun, "Hipertansiyondan korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları kilit rol oynar. Özellikle tuz tüketime dikkat edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, ideal kiloda kalabilme, mümkün olduğunca sigara alkol ve stresten uzak kalınması önemlidir. Sonuç olarak hipertansiyon erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılması hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.