ASAYİŞ - 01 Aralık 2011 Perşembe 00:28

BİNGÖL`DEKİ TERÖR OPERASYONU

A
A
A
BİNGÖL`DEKİ TERÖR OPERASYONU

Bingöl’de düzenlenen operasyonda eylem hazırlığında olan 2 terörist ile bu teröristlere yardım ve yataklık yaptığı değerlendirilen 2 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, saat 23.00 sıralarında bir ticari taksi ile şehre giriş yapan 2 terörist ile onlara yardım ve yataklık yaptığı değerlendirilen 2 kişi, polisin takibi sonucu yakalandı. Saray Mahallesi Seyran Sokak’ta ticari taksiye düzenlenen operasyonda, biri yabancı uyruklu 2 terörist ile onlara yardım ve yataklık yaptıkları değerlendirilen 2 kişi, sağ olarak ele geçirildi. Daha önce keşif yaptıkları bölgeye eylem yapmak için geldikleri öğrenilen teröristlerin sırt çantasında yapılan aramada, 2
adet kaleşnikof, 1 adet uzi silah, 2 adet tabanca, 6 adet el bombası, A-4 patlayıcıyla güçlendirilmiş patlatılmaya hazır bomba düzeneği ve 1 adet telsiz ele geçirildi.
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı bölgede yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından hayat normale döndü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Yürüyemez dediler, ilk adımlarını engelsiz attı Gaziantep’te yaşayan ve nadir görülen Wiedemann-Steiner Sendromu hastası olan 3 buçuk yaşındaki Hümanur Karakurt, aldığı eğitim ve tedavilerin ardından bağımsız bir şekilde yürümeye başladı. Gaziantep’te 26 Kasım 2021 tarihinde 37 haftalık sezaryen doğumla dünyaya gelen Hümanur Karakurt’a, henüz 14 aylıkken nadir görülen Wiedemann-Steiner Sendromu (WDSTS) teşhisi konuldu. Gelişimsel gecikmelere yol açan bu sendrom nedeniyle baş kontrolü, oturma, ayakta durma, yürüme ve görsel uyaranlara tepki gibi konularda sorun yaşayan Hümanur’un ailesi, kızlarının iyi bir eğitim ve tedavi alabilmesi için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Engelsiz Yaşam Merkezi’ne başvurdu. İki yıl süren eğitim ve tedavi sürecinin ardından bağımsız şekilde yürümeye başladı Merkezde yoğun ve kapsamlı eğitim ve tedavi süreci geçiren Hümanur’a özel eğitim, fizik tedavi, Snoezelen (karanlık oda) terapisi ve mini atölye çalışmaları gibi çeşitli alanlarda destek programı uygulandı. Yaklaşık iki yıl süren eğitim ve tedavi sürecinin ardından Hümanur, bağımsız şekilde yürümeye başladı. Ailesi, bu gelişmenin kendileri için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, Engelsiz Yaşam Merkezi çalışanlarına teşekkür etti. "Hümanur’da başarılı bir şekilde gelişme kaydettik" Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Yılmaz Kayalı, Hümanur’a uyguladıkları tedavi sürecinden bahsederek, "Engelsiz Yaşam Merkezimiz 7 kategoride, 7 engel grubunda hizmet vermekte. Bunun yarı sıra nadir görülen hastalık gruplarına da hizmet vermekteyiz. Tabi sosyal becerilerin gelişmesi daha doğrusu yaşamsal becerilerin gelişmesi açısından da atölyelerimiz mevcut. Multidispliner bir yapıda kurulu bir merkez olarak faaliyetlerimize devam etmekteyiz. Hümanur kızımız yaklaşık 2 yıl önce merkezimize başvurdu. Nörogelişimsel ve büyüme geriliği olan bir çocuğumuz. Baş kontrolü, gövde kontrolü, sürünmesi, yürümesi, görsel algıda seçicilik, oyun kurma becerileri yok idi. Bilissel algının gelişmesi konusunda özel eğitim öğretmenlerimiz, ince motor ve kaba motor dediğimiz hususların gelişmesi konusunda fizyoterapistlerimiz, tarafından eğitim aldı. Bunların yanı sıra karanlık oda da eğitimler aldı ve başarılı bir şekilde gelişme kaydettik" dedi. "Erken müdahaleyi çok önemsiyoruz" Bu tür hastalıklarda erken tanıya dikkat çeken Kayalı, "Merkezimizde en önemsediğimiz hususlardan bir tanesi erken tanı ve erken müdahale. Erken müdahaleyi çok önemsiyoruz. Büyükşehir Belediye’miz bu konuda öncülük etmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’in talimatlarıyla, Gaziantep’teki ailelerimize yönelik erken müdahale kurulumuza başvuru yaparak çocuklarındaki en küçük bir bulgunun dahi değerlendirilmesinin önünü açmaktayız. Bu anlamda hem iyileşme süreçlerinin hızlandırılması ve sosyal yaşam dediğimiz hususlarda da üreten nesiller hususlarda da hayatın içerisinde yerlerini almalarının sağlanması amaçlamaktayız" ifadelerini kullandı. "Engelsiz, özel çocukların yolunu açtı" Kızı Hümanur’un aldığı eğitimlerden bahseden ve eğitimler sonucunda hayalinin gerçekleştiğini söyleyen anne Büşra Karakurt, Engelsiz Yaşam Merkezini açtığı için Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür etti. Karakurt, "Kızım, Weedman-Steiner adında nadir bir sendroma sahip. Hümanur buraya başlamazdan önce, desteksiz oturamıyordu. Emekleme yoktu. Göz kontağı yoktu. Şu anda desteksiz oturabiliyor, emekleyebiliyor, elinden tuttuğumuzda yürüyebiliyor. Komutlarımızı alabiliyor, bay bay yapabiliyor, topla oynayabiliyor, topu bize atabiliyor. İki yıl boyunca burada eğitim gördük. Buradaki öğretmenler, yöneticileri, hepsi güler yüzlü çocuklara ilgili insanlar. Eğitim konusunda da öğretmenlerimizden çok fazla pozitif anlamda karşılık aldık. Buradan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’den bu kurumu kurduğu için Allah ondan bin kere razı olsun. Ona çok teşekkür ediyorum çünkü engelsiz, özel çocukların yolunu açtı" ifadelerine yer verdi. "Kızım Hümanur büyüdüğünde elinden bir fincan kahve içmek istiyorum" En büyük hayalinin kızı Hümanur’un ellerinden kahve içmek olduğunu söyleyen Karakurt, "Bir hayalim daha var. O da, Hümanur’un kendi hayatını ileriki zamanda kendi kendisine idame ettirebilecek seviyeye gelmesi. Bir de kızımın elinden büyüdüğü zaman bir fincan kahve içmek. Bu benim en büyük hayalim, onunla sohbet etmek. Buradan bütün anne ve babalara da seslenmek istiyorum. Çocukları evi dağıttı diye, yaramazlık yaptı diye çocuklarına asla kızmasınlar. Çünkü biz çocuklarımız yaramazlık yapsın, evimizi dağıtsın diye yıllarca emek veriyoruz. Eğitimlere, rehabilitasyonlara götürüyoruz. Şu anda çok şükür ki Hümanur evimi dağıtabiliyor" diye konuştu.
Erzurum Buram buram tarih kokan mekan Millî Mücadele’nin kilit taşı olarak önemli kararların alındığı ve kongrenin toplandığı Erzurum Kongre Binası, hala o günün ruhunu yaşatıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün "Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir" sözleriyle hafızalara kazınan Erzurum Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Vilâyât-ı Şarkiyye Müdâfaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesi’nin kararı ile Kongre Binası’nda toplandı. Tarihi bina her gün yüzlerce ziyaretçiyi kabul ediyor. Erzurum Kongre Binası, 1864’de Sanasaryan Koleji olarak yapıldı. Cumhuriyet öncesinde bina satın alınarak devlete kazandırıldı. Bina 1924 sonlarında bir yangın geçirdi ve ahşap kısım tamamen yandı. Yangından sonra onarılan bina, Gazi İlkokulu olarak 1926’da hizmete açıldı, zaman içerisinde Yapı Sanat, Güzel Sanatlar Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Fen Lisesi olarak varlığını devam ettirildi. Okulun bir salonu 1960’da Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi olarak ziyarete açıldı, 2011-2013 yılları arasında TBMM Milli Saraylar Başkanlığı tarafından yapılan restorasyon sonrasında 2016 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına (Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü) devredildi. Günümüzde Kongre Binası Erzurum Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü olarak hizmet veriliyor 05.07.2017 tarihinde ihale edilen proje, yaklaşık bir yıl sürdü ve 2018 yılında tamamlanarak, Millî Mücadele’nin 100. yıl dönümü etkinliklerinde açıldı. Envanterinde 248 tablo, 47 hat, 11 özgün baskı, 6 heykel, 10 seramik olmak üzere 322 nadide eser barındıran müzede, Türkiye’de tek olan Esmaü’l-Hüsna koleksiyonu da yer alıyor. Erzurum Kongre Müzesi, şehit ve gazi yakınları, öğretmen, öğrenci ile 65 yaş üzeri vatandaşlara ve MüzeKart sahiplerine kapılarını ücretsiz açıyor. Bina yıl içerisinde çeşitli etkinlik ve sergilere de ev sahipliği yapıyor.
Erzurum 2 bin 500 yıllık heykele ziyaretçi akını 2 bin 500 yıllık ’Taş Baba’ heykelinin sergilendiği Erzurum Müzesinde, eser ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. 2020 yılında Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Ormanlı Mahallesi’nde Kıpçaklar dönemine ait olduğu tahmin edilen ve mezarlarda yatan kişilere temsilen yapılan 123 santimetre uzunluğunda, 45 santimetre çapında ’Taş Baba’ heykeli bulunmuştu. Mahallede çiftçilikle uğraşan Aytaç Alver isimli vatandaş, hayvanlarını otlatırken otların arasında üzerinde motifler olan bir heykel olduğunu fark etmiş ve Müze Müdürlüğü görevlileriyle bağlantıya geçerek, taşın değerli bir taşa benzediğini ve incelenmesi gerektiğini söylemişti. Yapılan araştırma ve incelemelerin ardından heykelin 2 bin 500 yıllık ‘Taş Baba’ heykeli olduğu ortaya çıkmıştı. Arkeologlar tarafından incelenen Taş Baba heykeli, restorasyonunun tamamlanmasıyla Erzurum Müzesine yerleştirildi. Taş babalar (taş ataları) binlerce yıl mezar taşı olarak kullanıldı. Bozkırda özellikle soylular için en yaygın mezar türü olan ’kurgan’larda kişinin önemine uygun olarak genellikle ahşaptan gömü odasının üzerine taş ve topraktan bir yığma tepe yükseltilerek, bunun üzerine de ölen kişiyi temsil eden kabaca insan biçimli heykeller dikildiğini ve bu heykellere de genellikle "Taş Baba" ismi veriliyor. Erzurum Müzesi’nde sergilenen ve elinde kase tutan, belinde sıralı 4 kemer olan Taş Baba heykelinin buluntudan sonra titizlikle bakım, restorasyon ve konservasyon çalışmaları yapıldı. Yüz kısmı, elleri ve kemerinde işlemeli motifler bulunan, 1 metre 23 santimetre uzunluğunda, 47 santimetre genişliğindeki heykel Taş Baba heykeli, müzenin ve ülkemizin ünik (tek ve eşi olmayan) eserlerinden birisi olduğu ifade ediliyor.
Denizli Başkan Arslan, "Çameli’nin yaşam kalitesini artıracak projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" Türkiye’de 31 Mart 2025 Yerel Seçimlerinde Çameli ilçesinde birinci çıkan Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, bir yıl içinde yapılan projeleri teker teker anlattı. Başkan Arslan, "Önümüzdeki süreçte de Çameli’nin yaşam kalitesini artıracak projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. 1 yılda birlikte başardık" dedi. Çameli Belediyesi Başkanı Cengiz Arslan, 31 Mart 2025 Yerel Seçimlerinde Çameli ilçesinde birinci çıkmasının ardından ilerleyen süreçte 1 yılın değerlendirmesini ve yatırımları hakkında bilgiler verdi. 1 yıl boyunca Çameli Belediyesi olarak ilçenin kalkınması ve her mahallenin eşit hizmet alması anlayışıyla çalışmaları aralıksız devam ettiklerini dile getiren Başkan Arslan, "İlçemizde ne varsa mahallelerimizde de olacak düşüncesiyle, 1 yıl içinde belediyemizin araç filosuna önemli yatırımlar yaptık" dedi. "Yapılan önemli yatırımlar, yol çalışmalarımızda büyük katkı sağlayacak" Projeler sonucu belediyeye kazandırılan yatırımları teker teker bahseden Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, "Zabıta birimimize, denetim çalışmalarında etkinliği artırmak ve halkımızın yararına daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla yeni bir araç kazandırdık. Yol yapım ve genişletme çalışmalarında hız kazanmak, vatandaşlarımızın ulaşım konforunu artırmak amacıyla, belediyemizin bütçesine yük getirmeden, sıfır kilometre ve son model bir grayderi araç filomuza dahil ettik. Ayrıca, ilçemizin her mahallesine güvenli ve sorunsuz ulaşım sağlamak adına, asfalt atma kamyonu da araç filomuza eklendi. Bu önemli yatırım, yol çalışmalarımızda büyük katkı sağlayacak" diye konuştu. "Çameli’nin yaşam kalitesini artıracak projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" Bir yıl boyunca Çameli belediyesine kazandırılan araçlar ve iş makinelerinin projelerde önemli bir parçası haline geleceklerini belirten Başkan Arslan, "Geçtiğimiz bir yıl boyunca belediyemize kazandırdığımız iş makineleri ve araçlar, sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğümüz hizmetlerin önemli bir parçası oldu. Önümüzdeki süreçte de Çameli’nin yaşam kalitesini artıracak projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. 1 yılda birlikte başardık" ifadelerini kullandı.
Elazığ Foton teorisini ispatlayan Türk profesör Yakuphanoğlu’ndan çarpıcı ABD gümrük vergisi yorumu Albert Einstein’ın 100 yıl önce ortaya koyduğu foton teorisini ispatlayan Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, ABD’nin Türkiye için gümrük vergisini yüzde 10 sabit tutmasını büyük bir fırsat olarak değerlendirdi. Yakuphanoğlu, bu avantajın yerli teknoloji firmaları için Amerika pazarında rekabet avantajı sağlayacağını, ayrıca genç girişimcilere düşük vergi ile yurt dışına teknoloji ihracatında fırsatlar oluşturmaları gerektiğini vurguladı. Albert Einstein’ın 100 yıllık foton teorisini ispatlayan Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) açıkladığı yeni gümrük vergisi düzenlemesiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Türkiye için gümrük vergisini yüzde 10 seviyesinde sabit tutmasını büyük bir fırsat olarak nitelendiren Yakuphanoğlu, bu durumun yüksek teknoloji ihracatına ciddi katkı sağlayabileceğini söyledi. Fırat Teknokent’te kurduğu Yüksek Teknoloji şirketinde, ışığın parçacık (foton) yapısını gözle görülür biçimde ortaya koyan ’kuantum parçacık algılayıcı’ sistemi geliştiren Yakuphanoğlu, bilimsel başarılarının ardından şimdi de ekonomik fırsatlara dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamasında bazı ülkelere uygulanan gümrük vergileri artırılırken, Türkiye için bu oran sabit bırakıldı. "Bu karar, Türkiye’de yüksek teknolojili ürünler üreten firmalar için Amerika pazarında önemli bir rekabet avantajı demektir" diyen Yakuphanoğlu, ihracat odaklı üretim için harekete geçme çağrısında bulundu. "Bu bizim için büyük bir fırsat" Gümrük vergilerindeki bu avantajın doğru stratejilerle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yakuphanoğlu, "Bilindiği üzere geçenlerde ABD Başkanı Donald Trump bir açıklama yaptı. Bu açıklamada özellikle gümrük vergileri oranlarını yeniden belirledi. Bunu farklı ülkeler için farklı belirledi. Bazı ülkeler için değeri arttırırken, bazı ülkeler için değiştirmedi. Bizim ülkemizi için bu oranı yüzde 10 olarak belirledi. Ben bunu ülkemiz için bir fırsat olarak değerlendirmekteyim. Yüzde 10 gibi bir gümrük vergisi ile ürettiğiniz ürünü yüksek maliyetlere satabilirsiniz. Dolayısıyla bu bizim için büyük bir fırsat. Ülkemizi, diğer ülkelere kıyas ettiğimizde orada yapılan üretimler için alınan vergiler bizden daha yüksek olduğu için bu bizim için ekstra fırsattır. Ülke olarak yüksek teknolojik ürünleri iki şekilde üretebiliriz. Birincisi, ülkemizde bulunan yüksek teknoloji ürünleri üreten firmalar kendi ürünlerini üretip ABD pazarına yönelebilirler. İkincisi ise, Türkiye’de yüksek teknoloji ürünü üreten firmalar, yurtdışındaki üreticilerle ortak iş birliği yaparak Türkiye’de ortak yatırım yapabilirler. Dolayısıyla bu yatırımının hem ülkemizdeki üreticiye katkısı hem de yurtdışındaki üreticiye bir katkısı olacak" dedi. "Yeni dünya düzeninde artık bizim yüksek teknoloji ürünlerini üretmemiz gerekir" Yüksek teknoloji ürünleri üretmek için fırsat dönemi olduğunu ifade eden Yakuphanoğlu, "Biz böyle bir pazarda yer almak istiyorsak, bunu şu anda doğru değerlendirip, hızlı adım atarak yeni iş birlikleri ve yeni fırsatlar elde ederek bunu ülkemizin ihracatına önemli ölçüde katkı sağlayabiliriz. Özellikle yeni dünya düzeninde artık bizim yüksek teknoloji ürünlerini üretmemiz gerekir. Bunları üretip Amerika pazarına satmamız ya da yüksek teknoloji pazarında yer alabilmek için yeni girişimlerde bulunmamız gerekmektedir. Dolayısıyla gençlere tavsiyem, hayallerindeki bir ürünü şu anda üretip düşük bir gümrük vergisi ile yurt dışında daha düşük bir fiyatla satarak, ürünleri için bir fırsat yakalayabilir" şekline konuştu.