ASAYİŞ - 25 Mayıs 2024 Cumartesi 12:37

Bingöl’de 31 yıl önce şehit edilen öğretmenin annesi: "Acısı hala bağrımda"

A
A
A
Bingöl’de 31 yıl önce şehit edilen öğretmenin annesi: "Acısı hala bağrımda"

Bingöl’de 24 Mayıs 1993 yılında sivil ve silahsız bir şekilde bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından şehit edilen Selahattin Aysan’ın annesi Zehra Aysan, şehadetinin 31’nci yılında oğlunu kabri başında andı. Gözyaşı dökerek mezar taşını seven anne “Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Çok sıkılırsam mezarının başına geliyorum, onunla konuşuyorum, ağlıyorum, dua okuyorum” dedi.


Bingöl’de 24 Mayıs 1993 yılında sivil ve silahsız bir şekilde bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından 33 erin şehit edilmesinin üzerinden tam 31 yıl geçti. Malatya’dan otobüslere binen 33 silahsız er ve aralarında öğretmenler, sivil vatandaşların bulunduğu otobüs Elazığ-Bingöl kara yolu üzerinde teröristler durdurularak rehin alındı. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen yüreğindeki acıyı hala ilk gün ki gibi tazeliğinde hisseden şehit öğretmen Selahattin Aysan’ın 77 yaşındaki annesi Zehra Aysan oğlunun ölüm yıldönümünde kabrini ziyaret ederek gözyaşı döktü.


Bingöl’ün Genç ilçesi Çevirme Köyüne eş durumundan tayin olarak öğretmen oğlunun askerliğini yapması için o gün otobüse binerek Isparta’ya geleceğini söyleyen Zehra Aysan o kara günü anlattı. Gece haberlerde otobüsün teröristler tarafından durdurulduğunu öğrenen Aysan “Haberlerde izledim. Biz oğlumuz o arabadaydı dedik. Oğlumu defalarca aradık ulaşamadık. 3 gün boyunca evde ağladık sızladık, 3 gün sonra haberini aldık. 4 öğretmenin de raporu geldi bize ten renginden, boyundan anladık rapordan tespit ettik daha sonra verdiler çocuğumuzun cenazesini. Akrabalarımız cenazeyi almaya gittiler 1 gün bekledik daha sonra defnettik. Hiç bakmadım. Tabutuyla gömdüler yüzünü göremedim. Türk bayrağına sarmışlardı oğlumu. Hala gözümün önünde o anlar” dedi.


Oğlumla o gün ikindi vakitlerinde konuştuk


Oğluyla şehit olmadan kısa süre önce konuştuğunu söyleyen anne Aysan “Olayın olduğu gün ikindi vakitlerinde konuştuk. Anne biz arabaya bindik Isparta’ya geliyoruz, saat 6’da Ankara’ya varınca ben seni ararım dedi. Daha sonra hiç aramadı beni Isparta Gönen’e gelecekti. Oğlum öğretmendi, askerliği çıktı askerlik için geliyordu. Gelinimde vardı yanında burada biraz kalıp gelinim dönecekti oğlumda askere gidecekti. Askerde olduğunu bilemedi, öğretmen olduğunu da bilemedim. Oğlum şehit olduğunda 9 aylık evliydi. Gelinim de 20 günlük hamileydi. Torunum şimdi 30 yaşında annesinin yanında çalışıyor” şeklinde konuştu.


Eşim oğlunun acısına dayanamadı 3 ay sonra vefat etti


Oğlunun şehit edilmesinin ardından 3 ay sonra eşini kaybettiğini söyleyen Aysan eşinin oğlunun acısına dayanamadığını belirtti. Anne Aysan “Oğlum şehit olduktan sonra sürekli düşünüyordu. Ben ağlıyordum ama eşim hiç ağlayamıyordu. Kara kara düşünüyordu. Bir gün uyumak için yatağa yattı. Göğsümde bir ağrı var bu ağrı beni öldürecek dedi. Bir anda kalp krizi geçirdi. Antalya’ya götürdük orada 17 gün tedavi gördü daha sonra vefat etti. Çocuğuna dayanamadı. Oğlumla eşim arasında 3 ay zaman var” açıklamalarında bulundu.


Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Her zaman gece gündüz kalbimde


Yaşadığı acıyı hala ilk gün ki gibi hissettiğini söyleyen Aysan “Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Her zaman gece gündüz kalbimde. Bir tane oğlum vardı. Çok sıkılırsam mezarının başına geliyorum, onunla konuşuyorum, ağlıyorum, dua okuyorum daha sonra gidiyorum. Başka dayanağım yok. 1 kızım daha var onun yanında duruyorum. Elimden bir şey gelmiyor, teröre sürekli lanet ediyorum. Dalımı, budağımı kırdılar bıraktılar. Bu çok acı, çok üzüntülüyüm. Kimseye derdimi söyleyemiyorum. Oğlumun yaşıtlarını gördüğüm zaman ciğerlerim eziliyor. Onun yaşıtları belediyede çalışıyor. Benim çocuğumda keşke öyle çalışsaydı. Biz besicilik yapıyorduk, hayvanlarımız vardı besicilik mesleğini sevmediğim için oğluma oku kurtul git dedim. Bu işler zor dedim. Hep ben söyledim diye öğretmen oldu” şeklinde konuştu.


Anne Aysan konuşmasının devamında gözyaşları içerisinde oğlunun öğretmenliğinin ikinci yılında şehit olduğunu söyledi.


(SO-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Polisevi’nde sona doğru AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Polisevi’nin 2025’in ilk çeyreğinde kullanıma hazır hale gelmesini hedeflediklerini, öğretmenevinin de aralık ayı içerisinde ihalesinin yapılmasının planlandığını açıkladı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Orduzu Pınarbaşı bölgesinde inşa edilen ve geçici kabul sürecine hazırlanan Malatya Polisevi’nde incelemelerde bulundu. Malatya Polisevi’nin 2025’in ilk çeyreğinde kullanıma hazır hale gelmesini hedeflediklerini belirten Milletvekili Ölmeztoprak, “Polisevi’nin geçici kabul sürecine hazırlandığını yerinde gözlemledik. Malatya Polisevi’mizde önemli aşamalar kat edildiğini görmekten mutluyuz. Bu modern tesisimiz, sadece polislerimizin değil, tüm misafirlerimizin güvenle ve konforla hizmet alabileceği bir merkez olacak. Emniyet teşkilatımız tarafından yapılacak son tefrişat dokunuşları ile birlikte, 2025’in ilk çeyreğinde kullanıma hazır hale gelmesini, hem emniyet mensuplarımızı, hem de misafirlerini ağırlamaya başlamasını hedefliyoruz. Güzel ve doğal tabiat manzarası ile eşliğine güzel bir kamu binamız yapıldı. Polisevi projemiz, 66 oda ve 100’ün üzerinde yatak kapasitesi ile modern bir tesis. 400 kişilik etkinlik salonunun yanı sıra bireysel eğitim niteliklerine uygun salonlarda ye alıyor. 500 kişilik açık düğün alanı, seminer, toplantı ve konferans salonları gibi donanımlı alanlar ile eksi 2 kat bodrum olmak üzere toplam 10 katlı, 7.5 ve 8.0 büyüklüğündeki depremlere kadar dayanıklı bir yapı standardıyla tasarlanmış. Yeni kamu hizmet binalarımız Malatya ile birlikte bölgeye de hitap edecek. Malatya’mızın her alanda öncü bir şehir olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizin imar, ihya ve inşa sürecinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, talimatları ve kesintisiz desteği için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz, İçişleri Bakanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Malatya İl Emniyet Müdürlüğümüz ve emeği geçen tüm kamu kurum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, Malatya’mızın gelişimi için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Ölmeztoprak, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan, daha sonra yıkımı gerçekleştirilen Malatya Öğretmenevi projesi şantiye alanını da inceledi. Malatya Öğretmenevi projesinde aralık ayı içerisinde ihale aşamasına geçilmesinin planlandığını belirten Ölmeztoprak, 2025 yılının sonunda veya en geç 2026 yılı başında öğretmenevini hizmete açmayı hedeflediklerini kaydetti. Ölmeztoprak, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “6 Şubat asrın afeti sonrası yeniden imar, ihya ve inşa sürecinde hem modern bir yapılanma hem de şehir merkezine alt merkezler oluşturmak adına kamu kurum ve kuruluş binalarının farklı alanlara yapılması noktasında şehrin bütüncül bir şekilde inşa edilmesi hedefleniyor. Öğretmenevimizin alanı Milli Eğitim Bakanlığımıza ait. Projenin detaylarının incelenip onaylanıp, yatırım planına alınması biraz zaman almış olsa da bizler bu süreçte gerekli görüşmelerimizi yaparak projenin takipçisi olmaya çalıştık. Depremde yıkılan öğretmenevimizin yerine inşa edilecek yeni tesis, eşsiz doğası ve merkezi konumuyla hem modern hem de çevreye duyarlı bir yapıya sahip olacak. Şu an zemin çalışmaları devam ediyor ve projemizin ihale aşamasına aralık ayı içerisinde geçilmesi planlanıyor. Öğretmenevimiz eksi 3 kat bodrum, zemin+4 kat, 200’ün üzerinde yatak kapasitesi, 220 ve 160 kişilik iki ayrı etkinlik ve konferans salonları, yeşil ve yatay mimari anlayışı, şehir merkezinin genişlemesine katkı sağlayacak stratejik konumda yer alacak. 2025 yılı boyunca sürecek yoğun bir inşaat dönemi sonrasında, 2025 yılının sonunda veya en geç 2026 yılın başında öğretmenevimizi hizmete açmayı hedefliyoruz. Malatya Öğretmenevimiz, sadece bir konaklama alanı değil, aynı zamanda etkinlik ve toplantılar için donanımlı bir merkez olacak. Hemşehrilerimize modern bir hizmet sunarken, eğitim camiamızın ihtiyaçlarını da karşılamayı hedefliyoruz. Bu projemiz, Malatya’mızdaki eğitim altyapısına kazandırılan önemli bir eser olacak. Orduzu Pınarbaşı bölgemiz de kamu kurumu binalarının tamamlanması ile daha da gelişime açık bir bölge haline gelecek. Milli Eğitim Bakanlığımıza destekleri ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze de bu süreçte bizlerle diyalog içerisinde olarak, toplantılara katılarak, süreci doğru ve hızlı bir şekilde sürdürdükleri için ayrıca teşekkür ediyorum.” Malatya’daki eğitim yatırımlarının da devam ettiğini belirten Milletvekili Ölmeztoprak, “Malatya’mızda 100’ün üzerinde okulumuzda yeniden inşa ve güçlendirme çalışmalarımız sürüyor. Bu süreçte hayırseverlerimize, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Valiliğimize ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Kastamonu Adalet Bakanı Tunç’tan CHP Genel Başkanı Özel’e sert eleştiri Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, “Siz, karalama siyaseti yaparsanız milletten destek bulamazsınız. O nedenle sonunuz CHP’nin eski genel başkanı gibi olur diyoruz ama anlamak istemiyorlar. Çünkü işlerine gelmiyor, çünkü eser üretmek gibi, icraat yapmak gibi bir dertleri yok. Onların dertleri hep esere karşı gelmek” dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı 8. Olağan Kongresi’ne katılmak üzere Kastamonu’ya geldi. Kastamonu’da ilk olarak Vali Meftun Dallı’yı makamında ziyaret eden Bakan Tunç, ardından Hüsnü Tandoğan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye katıldı. Kongrede konuşan Bakan Tunç, “Kastamonu, Selçuklular’dan, Osmanlı’dan gelen bir medeniyet şehridir. Şehit Şerife Bacı’nın memleketidir. Kastamonu, kahraman bir şehirdir. Halime Çavuş’un memleketidir. Kastamonu, her yönüyle tarih kokan bir şehirdir. Hayatımın en güzel yılları Kastamonu’nun sokaklarında geçti. Buraları unutmamışız. Kastamonu, iktidarımız döneminde bir hayli gelişti. Özellikle belediye hizmetlerinde Tahsin Babaş döneminde çok fazla hizmetler kazandı. Tarihi evler yeniden hayata geçirildi. Kastamonu, doğa harikası bir şehirdir. Kanyonlarıyla, şelalesiyle, cam terasıyla gerçekten görülmeye değer bir şehirdir. Sahildeki güzellikleri ve llgaz Dağı’ndaki güzellikleriyle Kastamonu, hem tarih hem kültür şehri hem de turizm şehridir. İnşallah Kastamonu’ya daha güzel eserleri kazandırmanın gayreti içerisinde olacağız” dedi. “Laiklik, din ve vicdan özgürlüğüdür" Yenilenen teşkilatlarıyla birlikte 2028 yılına daha güçlü hazırlandıklarını belirten Bakan Tunç, “Bundan hiç şüphemiz yok. AK Parti bir millet hareketidir. AK Parti milletin talebiyle kurulmuş bir partidir. İstanbul’un CHP yönetiminde yaşanılmaz hale getirdiği şehri 4 yıl gibi kısa bir süre içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan yaşanılabilir hale getirmiştir. Suyu akmayan, çöpü toplanmayan, İSKİ skandallarıyla, yolu olmayan, çamur içerisindeki bir İstanbul’u 4 yılda yeniden imar etmiştir. Bu başarıyı gören milletimiz Tayyip Erdoğan bir parti kurarsa ve başına gelirse bu ülkeyi kurtarsa kurtarsa o kurtarır demiş, adeta AK Parti’nin kurulmasını talep etmiş, zorlamış, kurdurmuştur. Böylelikle 2001 yılında AK Parti kurulmuştur. Kurulduktan 14 ay sonra iktidara tek başına gelmiştir. Kurulurken tabii ki vesayetçi anlayışla da karşılaşmıştır. Darbeci anlayış istememiştir. AK Parti’nin önü kesilmek istenmiştir. Buna rağmen tek başına iktidara gelen AK Parti ile yeni bir dönem başlamıştır. Ülkemizin 81 vilayetinde hiçbir ayrım yapmadan, icraat hamlesiyle ülkemizin her tarafını eserlerle donatmaya başlamış, 90’lı yılların çekilen sıkıntılarını tek tek ortadan kaldırmaya çalışırken yine vesayetçi anlayış devreye girmiş, 367 krizi, Cumhuriyet mitingleriyle ülkenin önünü kesmeye çalışmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri mecliste krize dönüşmüştür. Anayasa tarafından meclisteki seçimler iptal ettirilmiştir. O zaman millete gidelim denilmiştir, CHP ‘Hayır millete de gitmeyelim, millette seçemez’ demiştir. Millet yanlış adamı seçer demiştir. Hayır propagandası yapmışlardır. 2007 yılındaki referandumda milletimiz ’bundan sonra Cumhurbaşkanını ben seçeceğim, bu tartışmaları bir daha istemiyorum’ demiştir. Yüzde 34 ile iktidara gelen AK Parti, oyunu yüzde 47’ye çıkartmıştır. 2008 yılına geldiğimizde de AK Parti’ye laikliğe aykırı eylemleri olmasından ötürü kapatma davası açılmıştır. Bugün Milli Eğitim Bakanımıza sataşanlar, laiklikle ilgili sözlerini eleştirenler, daha dün Mecliste, okullarda, üniversitelerde başörtüsü serbest olsun diyen kanuna Mecliste ‘evet’ diyen 411 ele, ’411 el kaosa kalktı’ diyen o günün basını değil miydi? Laiklik, din ve vicdan özgürlüğüdür. Herkesin inancında, düşüncesinde serbest olmasıdır. Laikliğin yanlış uygulamalarını sona erdiren bir iktidarız. O nedenle milletimizden 22 yıldır destek alıyoruz" diye konuştu. "Sonunuz CHP’nin eski genel başkanı gibi olur diyoruz ama anlamak istemiyorlar" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e eleştirilerde bulunan Tunç, "Herkes inandığı gibi yaşayacak, herkes düşüncesini serbestçe aktarabilecek. Biz, reformcu olduğumuzdan, özgürlükçü olduğumuzdan, hukukun üstünlüğünü savunduğumuz için, biz demokrasiyi savunduğumuz için, biz icraatçı olduğumuz için 22 yıldan bu yana iktidardayız. Milletin sesi olduğumuz için iktidarda bizi tutuyorlar. Eser ürettiğimiz için iktidarda tutuyor. AK Parti eser siyaseti yapıyor, AK Parti karalama siyasetine hayır diyor. Bakın bugün CHP’nin eski genel başkanı da, yeni genel başkanı da, ne eskiden ders çıkardıkları var, ne akıllandıkları var. Sürekli bu ülkenin kalbinde yer etmiş, milletin sevdalısı olmuş bir lidere siz her gün hakaret ederseniz işte sonunuz CHP’nin eski genel başkanı gibi olur diyoruz. Hakaret siyasetiyle bir yere varılamaz. Millet hakaret siyasetine sıcak bakmaz, bu sizi bir yere getirmez diyoruz. 10 yıldan fazla genel başkanlığı yapıp, çok sayıda seçim geçirip, bir yere varamamış eski genel başkanınıza bakın, bugün aynı duruma düşmeyin diyoruz. Bu sefer de diyorlar ki ’Adalet Bakanı olarak siz bunları nasıl söylersiniz. Siz, bize yargı sopasını mı gösteriyorsunuz.’ Hayır diyoruz, o ifadelerin, o kabul edilemeyecek çirkin sözlerin, suç teşkil edip etmediğine karar verecek olan bu ülkenin bağımsız ve tarafsız yargısıdır diyoruz. Siz, karalama siyaseti yaparsanız milletten destek bulamazsınız. O nedenle siyasette başarılı olamazsınız. O nedenle sonunuz CHP’nin eski genel başkanı gibi olur diyoruz ama anlamak istemiyorlar. Çünkü işlerine gelmiyor, çünkü eser üretmek gibi, çünkü icraat yapmak gibi bir dertleri yok. Onların dertleri hep esere karşı gelmek, rahmetli Menderes’in yaptıklarına neler dediler. Merhum Menderes, 27 Mayıs Yassıada mahkemesinde ifade verirken, ’CHP yaptığımız eserlere şöyle dönüp bakmadılar’ demedi mi? ’Bu ülkenin kazanımlarına bir gün çıkıp teşekkür etmediler’ demedi mi? Bu Yassıada zihniyeti aynı, maalesef değişmiyor. Biz eser üretmeye devam edeceğiz, biz icraat yapmaya devam edeceğiz. 2008 yılında kapatmanın eşiğinden döndük. Sonra 2012’de MİT krizi, ardından Gezi olayları. Sokak darbesi ile iktidarı düşürmeye kalkıştılar, başaramadılar. 17-25 emniyet-yargı darbesiyle iktidarı düşürmeye çalıştılar, başaramadılar. 2015’te terörü azdırarak ülkede bir kaos ortamı oluşturmanın gayretinde oldular, yine başaramadılar. 15 Temmuz hain FETÖ kalkışması ile bu ülkenin kutlu yürüyüşünü sona erdirip, dışardaki sahiplerinin bölgedeki planları gerçekleştirmeleri, Ortadoğu’daki enerjiye hakim olabilmek için uygun bir yönetim oluşturabilmeleri için asker kılığına giren teröristler milletin üzerine silah çektiler. Milletimiz o gece öyle bir kahramanlık gösterdi ki, Şerife Bacı, Halime Çavuş gibi meydanlara koştu. O gece lideriyle darbecilere karşı durdu ve o karartılmak istenen Türkiye’yi aydınlığa taşıdı. Şimdi sıra enflasyonda. 2002’de çift haneli aldığımız enflasyonu nasıl tek haneye düşürdüysek yine tek haneye düşüreceğiz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun alım gücünü artırarak yolumuza devam edeceğiz. AK Parti eser siyaseti yapmaya devam edecek. AK Parti hep önce insan dedi. İnanı güçlendirmeye devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan ülkemizi kalkındırmanın gayreti içerisinde olduk. Ayrım yaptık mı hiç? Havalimanı yaparken Hakkari’ye de yaptık, İstanbul’a da yaptık. Baraj yaparken Kastamonu’ya da yaptık, Sinop’a da yaptık. Üniversiteler yaparken Ardahan’a da, Muğla’ya da yaptık. Bölünmüş yolların gitmediği bir memleket kaldı mı? Hiçbir ayrım yapmadan ülkemizin her köşesine yatırım götürdük. AK Parti’nin en önemli özeliği ayrım yapmaması. Doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkemizin her bir köşesinde eserler ürettik. Eserler ürettiğimiz için milletimiz 22 yıldır iktidarda tuttu. 2028 geldiğinde milletimiz yine icraata, esere evet diyecek, karalama siyasetine, boş konuşmaya hayır diyecek, Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti diyecek, Cumhur İttifakı diyecek” şeklinde konuştu. “Anayasamızda darbeci anlayışa fırsat vermeyecek yapısal reformları hayata geçirdik” Türkiye’nin bir taraftan fiziki kalkınmasını sağlarken, diğer yandan demokrasisini güçlendirdiklerini belirten Tunç, “Darbelere karşı daha dayanıklı hale getirdik. Vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Hak arama yollarını genişlettik. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin maddeler darbe anayasasında yoktu. Bunların hepsini anayasamıza sizlerin desteği ile getirdik. Anayasamızda, bundan sonra darbeci anlayışa fırsat vermeyecek yapısal reformları hayata geçirdik. Hakimler savcılar kurulu, anayasa mahkemesinin yapısı, milli güvenlik kurulunun yapısı demokratik hukuk devleti ilesine uyarlandı. Anayasamızda darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı, kaldırdık. 12 Eylül darbecileri ahir ömürlerinde milletin huzurunda yargının huzuruna çıkıp hesap verdiler” ifadelerini kullandı. “Türkiye Yüzyılı’na yeni bir anayasayla başlarız” Ülkede demokratik, katılımcı, sivil bir anayasayla Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceklerini söyleyen Tunç, “Tabii ki bu bir uzlaşmayla olacak şey. Mecliste siyasi partilerimizin bir araya gelip ‘biz bir toplum sözleşmesi yapmalıyız’ demeleri gerekiyor. ‘Biz herkesi kucaklayan, her düşünceyi temsil eden, ayrı gayrımız olmayan bir anlayışla yeni bir anayasayı yapmalıyız’ diyen parlamenterler, diyen partiler milletin gönlünde taht kurar. Ama buna karşı çıkanlar 2028’de konulacak sandıkta da milletten cevabını alır. İnşallah böyle bir olumlu tabloyu Mecliste sergiler ve Türkiye Yüzyılı’na yeni bir anayasayla başlarız" dedi. “Terörsüz bir Türkiye’yi, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında hep beraber bu adımı atarak yolumuza devam edeceğiz” Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olduğunu belirten Bakan Tunç, şu ifadelere yer verdi: “Dolayısıyla burada hiçbir ayrım yapmadan iç cephemizi güçlendirerek, inşallah ülkemizin birlik beraberliğini daha da kuvvetlendirerek terörsüz bir Türkiye’yi Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında hep beraber bu adımı atarak yolumuza devam edeceğiz. Bundan da hiç şüphemiz yok. Bunu başardığımız zaman Türkiye daha güçlü olacak. Dünyada mazlumun hakkını daha güçlü savunacağız. Dünyadaki haksızlıklara daha çok karşı gelecek. İşte Filistin’deki mazlumun hakkını savunabilen, dik duran ve ’Dünya 5’ten büyüktür’ diyebilen dünyada kaç lider var. Recep Tayyip Erdoğan dünyada insan haklarını savunan, dünyada hakkı, hukuku, hakkaniyeti savunan ve dünyanın en tecrübeli lideri. O Türkiye için büyük bir avantaj. İnşallah 2028’e doğru giderken bu avantajı en iyi şekilde kullanarak Türkiye’yi terörden arınmış, her türlü şiddetten arınmış, insanlarımızın huzurlu bir şekilde geleceğe baktığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz inşallah." Konuşmasının ardından AK Parti Merkez İlçe Başkanı Şenol Kızılabdullah, Kastamonu’da eğitim gören Bakan Tunç’a okul çağındaki fotoğrafı ile diplomasını hediye etti. Bakan Tunç, okul çağında çekilmiş olan fotoğrafın kendisinde dahi olmadığını belirterek teşekkür etti. Bakan Tunç, Avrupa ve dünya şampiyonalarında başarılı olan sporculara da plaket takdim etti. AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu da Bakan Tunç’a adına bir yetimin 6 aylık giderlerini karşıladıklarını gösteren belgeyi verdi.